İzmir BAM 11. HD 2021/1937 E. 2024/1139 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1937
2024/1139
5 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1937
KARAR NO : 2024/1139
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19.01.2021
NUMARASI : 2018/1290 E. 2021/50 K.
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 05.06.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 05.06.2024
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2021 tarih 2018/1290 E. 2021/50 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin davacı bankanın ...-... şubesi kredi müşterisi olduğunu, davacı banka, belirtilen müşterisi tarafından, tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere ciro yoluyla teslim alınan ve davalı-borçlu ... ...-Adi Ortaklığının tanzim edip imzaladığı çekten dolayı alacaklı olduğunu, söz konusu çek bedelinin ödenmediğini, davacı banka tarafından, söz konusu çekle ilgili olarak 14/11/2016 tarihinde, İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2016/15113 Esas sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra takibine geçildiğini, davalı ve diğer ciranta tarafından, takibe karşı alacaklı bankayla herhangi bir iş ilişkisi bulunmadığını, hiçbir borcunun olmadığını, ödeme emrinde belirtilen 5932952 no'lu çekin tarafından düzenlenmediğinden bahisle takibe konu borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, icra dosyasında bulunan çek fotokopisinden de anlaşılacağı gibi çeke Adi Ortaklık olmasına rağmen kasıtlı biçimde sadece ... tarafından imza atıldığını ve çekin yürürlüğe sokulduğunu, davalının işbu itirazlarının kötü niyetli olarak yapıldığını, çekin lehtarı olup çekte cirosu bulunan ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin davacı bankanın kredi müşterisi olduğunu, söz konusu firmaya kredi kullandırıldığını ve kullandırılan kredinin geri ödememesi nedeni ile kredi hesabı kat edilerek borçluya ihtarname keşide edildiğini, ... San. ve Tic. Ltd. Şti firması tahsilinde bedeli kullandığı krediye mahsup edilecek çeki davacı bankaya verdiğini, esas kredi borçlusunun temerrüde düşmesi nedeni ile, tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere davacı bankaya teslim edilen çekin de icra takibine konu edildiği ve davalı borçluların haksız ve mesnetsiz bir şekilde takibe itiraz ederek, sebepsiz olarak davacı banka aleyhine zenginleştiği miktarı ödemekten kaçınmak istediğini, kötü niyetle hareket eden davalıların alacağın tahsilini geciktirmek istediğini, bu nedenle alacaklarının tahsili için TTK 730/14. maddesi hükmü atfıyla TTK 664 md. ve genel hükümlere göre sebepsiz iktisap koşullarının doğduğunu belirterek davalıların bedelini ödemediği çekten dolayı sebepsiz iktisaba dayalı olarak asıl alacak 145.700,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek %9 oranındaki yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili; sebepsiz zenginleşmeye neden olduğu iddia edilen 145.700,00-TL tutarlı, 31/10/2016 keşide tarihli çekin kambiyo senedi niteliğine haiz olmadığını, söz konusu çekte keşideci ...-... Adi Ortaklığı olduğunu, davalı ...'in ise ciranta konumunda olduğunu, iş hayatındaki teamüller gereği yalnızca iki ortağı bulunan adi ortaklıklarda genellikle münferiden temsile yetkili olunduğunu, bu hususun basiretli bir tacir ve özellikle bir bankadan beklenilmesi gereken bir özen yükümlülüğü kapsamında araştırılması gerektiğini, bu husus hakkında adi ortaklık sözleşmesine göre hüküm verilmesi gerektiğini, taraflarına gönderilen çek suretinde ise tek imza atıldığının açıkça görüldüğünü, imzanın çekte bulunması zorunlu unsurlardan olduğunu, imzanın bulunmamasının çekin kambiyo senedi özelliğine haiz olmasını engellediğini, davacı yanın bu hususu gözettiğinden davalı aleyhine ilamsız yolla genel icra takibi olarak başlatıldığını, söz konusu çekin kambiyo senedi vasfına haiz olduğu halde davacının çok daha lehine olan Kambiyo Senetlerine Mahsus Haciz Yoluyla İcra Takibi imkanı bulunduğunu, kambiyo taahhüdü vasfına haiz olmayan işbu çekte ciranta olan davalı aleyhine alacak davası açılmasının açıkça davacı yanın kötü niyetini gösterdiğini, davacı yanın sebepsiz iktisap hükümlerine göre alacak talep ettiğini, söz konusu beyanlar birlikte değerlendirildiğinde davacı yanın neresinden tutarsa mantığıyla elindeki sermaye gücünü kötü niyetli olarak bir tehdit gibi kullanarak davalı aleyhine mesnetsiz davalar açtığını, açılan bu davalardaki beyanların kendi içinde çeliştiğini, davalının ticari hayattaki itibarını mahvetmek saikiyle kamu gücünden faydalanıldığını, davacının bu fiilleri nedeniyle hukuki çarelere başvurulacağını, davanın konusunun sebepsiz zenginleşmeye dayandırıldığını, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için davacı aleyhine, davalı lehine kazanç söz konusu olması gerektiğini, ancak bu şartın gerçekleşmediğini, davacı yanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı olarak göstermesi gereken tarafın kredi borçlusu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. oldugunu, husumet noksanlığı sebebiyle davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, İzmir 19.Noterliğinin 22.02.2013 tarihli ve ... yevmiye numaralı adi ortaklık sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin 12 maddeden ibaret olduğu ve yönetim ve temsili noktasında ortakların münferiden yetkili bulunduğu ancak kararların oy çokluğu ile alınabileceği, kazanç ve zarardan yarı yarıya sorumlu olmakla birlikte katılım paylarının da yine aynı miktarda olduğu yine açıkça sözleşmenin 9.maddesinde ''ortaklığın kendisine yönetim görevi verilen bütün ortaklar 3.kişilere karşı münferiden temsil etmeye yetkilidir.'' şeklinde belirtildiği, sözleşmenin 11.maddesinin asıl konusunun ortaklar arasındaki hususlar olduğu ve bu anlamda sözleşmenin 11.maddesinin 3.kişileri etkilemeyeceği ancak adi ortakların iç ilişkisinde geçerlilik ifade edileceği sözleşmenin bütününden ve bu anlamda maddelerinden anlaşıldığı, dolayısıyla mahkemece alınana bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere ... tarafından çekin adi ortaklık adına tek kişinin talebi üzerine verildiği, yine söz konusu adi ortaklık sözleşmesinde yer alan yukarıda ifade edilen maddenin işleyişi de ortaklar arasında söz konusu olduğuna göre kendisini ticaret sicil gazetesinde de ilan ettiren adi ortaklığın tacir yükümlülüklerine tabii olduğunun açık olduğu, bu anlamda adi ortaklık adına çek keşide ederken tek imza olarak kendi imzasını atan davalı ...'nın dosya kapsamında yer alan adi ortaklık sözleşmesi ve ticaret sicil gazetesinde yapılan ilan da dikkate alınmak suretiyle 3.kişilere karşı tek başına yani münferiden yetkili olduğu adi ortaklık adına işlem yaptığının anlaşıldığı, bunun dışında bir kıymetli evrak olan çeke keşideci olarak imza attığı da dikkate alındığında söz konusu keşidecinin yasal bir sebeple tek imza ile temsil edilememesi halinde dahi kıymetli evrak hukukuna hakim olan imzaların istiklali ilkesi gereğince şahsen sorumluluğunun da bulunduğu, bu anlamda davalı ...'ın çek altına atmış olduğu imzadan dolayı çek bedelinden sorumlu olduğunun da açık olduğu, davaya konu 31.10.2016 keşide tarihli çekte lehtar olarak görülen diğer davalı ...'ın kendi cirosu ile çeki devrettiği ve bu anlamda kendi cirosundan sorumlu olduğu anlaşıldığından söz konusu borçtan dolayı diğer davalı ...'ın da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 145,700,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, dosyaya konu alacağın davacıya ciro edilen 31/10/2016 tarihli ve 145.700,00-TL bedelli muhatabı ... olan çeke dayandırıldığını, söz konusu çek adi ortaklık tarafından tek imza ile piyasa sürülmüş olmakla yerel mahkemece yapılan incelemede adi ortaklık sözleşmesi uyarınca münferiden imzaya yetkili olunmasından dolayı çekin kambiyo vasfının bulunduğu değerlendirilmesi yapıldığını, bu doğrultuda ilgili çek yönünden ciranta konumda bulunan davalınında sorumluluğunun var olduğu değerlendirilmesi yapılmış ise de, bu değerlendirmelerin yanlış olduğunu, söz konusu yargılamanın kambiyo senedine itirazın sonucu olarak görülen yargılama olmayıp, 6102 sayılı TTK md. 732 kapsamında sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak açılmış alacak davası olduğunu, davacı yanca ibraz edilen dava dilekçesi uyarınca 6762 Sayılı TTK madde hükümleri ifade edilmişse de 2012 yılı uyarınca yürürlüğe konmuş olan yeni TTK kapsamında istemi TTK md. 732 bağlamında olduğunu, bu kapsamda sebepsiz zenginleşmeye dayalı isteme yönelik bir inceleme yapılmalı ve davacı ile çek alımını gerçekleştirdiği firma arasında gerçekleşen temel ilişkiye dayalı olarak sebepsiz zenginleşmenin varlığının araştırılması gerektiğini, mezkur çekte davalı ciranta konumunda olmakla banka ile birebir herhangi bir ticareti bulunmadığını, söz konusu evrak delil gösterilerek sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak davalıdan hak talep edebilecek kişi hamil/davacı banka değil ilgili çeki davalıdan ciro ile alan kişi olduğunu, yerel mahkemece iş bu husus araştırılmaksızın eksik inceleme ile söz konusu hükmün kurulduğunu, davanın konusunun sebepsiz zenginleşmeye dayandırılmış olup, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için davacı aleyhine, davalı lehine kazanç söz konusu olması gerektiğini, ancak bu şartın gerçekleşmediğini, davacı yanın sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı olarak göstermesi gereken taraf, kredi borçlusu ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğunu, husumet noksanlığı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ilgili yargılama kapsamında 6762 S. TTK md. 644 uyarınca bir değerlendirme yapıldığının kabulü halinde dahi davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kararda davalı yönünden kabule ilişkin hiçbir gerekçe sunulamadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, davaya konu çeke dayalı olarak alacak istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile 145,700,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporunun alındığı, adi ortaklık sözleşmesinin dosyaya kazandırıldığı, buna göre İzmir 19.Noterliği'nin 22.02.2013 tarihli ve 3997 yevmiye numaralı "Adi Ortaklık Sözleşmesi"yle ... ve ...'nın %50 oranında yarı yarıya ortak olduğu ,katılım paylarının 500 er TL olmak üzere toplam 1.000 TL'den oluştuğu ve yarı yarıya olduğu, adi ortaklığın süresiz olarak kurulduğu, ... Sanayi Ticaret ünvanına sahip olduğu, kararların oy çokluğu ile alınacağının belirtildiği, yönetimin bütün ortaklar tarafından münferiden yetkili olduğu temisilin ise yine münferiden olacağının belirtildiği, 11.maddesinde ortaklar arasındaki ve ortaklık yapısındaki değişikliklere ilişkin olarak kaleme alındığı, buna göre ortaklardan herhangi birinin ortaklık adına başkalarına diğer ortakların haberi olmadan borçlanamayacağı, çek, bono, senet veremeyeceği ve kefil olamayacağının belirtildiği görülmüştür.
Dava konusu ... ... ... Şubesine ait ..., ... adi ortaklığının keşidecisi bulunduğu, İzmir 31.10.2016 keşide tarihli lehtarı ... ... olan, 145.700 TL bedelli çekin ... tarafından ciro edildiği ve neticeten ... Bankası ... ... şubesi tarafından ''31.10.2016 tarih ibraz edilen işbu çek keşideci adi ortaklığa ilişkin sözleşmenin 11.maddesi karşısında keşideci imzası eksik bulunduğundan işleme alınamamıştır.'' şeklinde şerh düşülerek ... adına ... Bankası A.Ş. tarafından imzalandığı, çekin keşidecisi altında tek imzanın bulunduğu, yine genel kredi sözleşmesi ve devamında yer alan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 05.09.2014 tarih ve 8647 sayılı nüshasının 160.sayfasında 165724 ticaret sicil numarası ile ... ticaret ünvanı adı altında ilan edildiği anlaşılmıştır.
İstinafa gelen tarafın istinaf nedenlerinin irdelenmesinde; alınan bilirkişi raporunda tespit olunduğu üzere davacı banka nezdindeki 21.06.2016 tarihli çek tevdi bordrosuna göre, gerek keşideci davalı ...'ın, gerekse çekte ciranta olan davalı ...'ın, dava dışı kredi borçlusu ile ticari ilişkisinin bulunduğu, dava konusu çekin tevdi bordrosuna göre de, davalı ...'ın dava dışı kredi borçlusuna dava konusu çek dışında başka bir çek de keşide ettiği, bankanın bu çeki de tahsilinde kredi alacağından düşmek üzere ciro yolu ile teslim aldığı, davalı ...'ın davaya konu 145.700,00 TL bedelli çekte hem lehtar hem de ciranta olarak yer aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde genel hükümler, Borçlar Kanunu'ndaki (77 vd. maddeleri) sebepsiz zenginleşme hükümlerine nazaran ilk derece mahkemesince verilen; ... tarafından çekin adi ortaklık adına tek kişinin talebi üzerine verildiği, yine söz konusu adi ortaklık sözleşmesinde yer alan yukarıda ifade edilen maddenin işleyişi de ortaklar arasında söz konusu olduğuna göre kendisini ticaret sicil gazetesinde de ilan ettiren adi ortaklığın tacir yükümlülüklerine tabii olduğunun açık olduğu, bu anlamda adi ortaklık adına çek keşide ederken tek imza olarak kendi imzasını atan davalı ...'nın dosya kapsamında yer alan adi ortaklık sözleşmesi ve ticaret sicil gazetesinde yapılan ilan da dikkate alınmak suretiyle 3.kişilere karşı tek başına yani münferiden yetkili olduğu adi ortaklık adına işlem yaptığının anlaşıldığı, bunun dışında bir kıymetli evrak olan çeke keşideci olarak imza attığı da dikkate alındığında söz konusu keşidecinin yasal bir sebeple tek imza ile temsil edilememesi halinde dahi kıymetli evrak hukukuna hakim olan imzaların istiklali ilkesi gereğince şahsen sorumluluğunun da bulunduğu, bu anlamda davalı ...'ın çek altına atmış olduğu imzadan dolayı çek bedelinden sorumlu olduğunun da açık olduğu, davaya konu 31.10.2016 keşide tarihli çekte lehtar olarak görülen diğer davalı ...'ın kendi cirosu ile çeki devrettiği ve bu anlamda kendi cirosundan sorumlu olduğunun kabulü yönündeki kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı ... istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 9.952,77 TL'den peşin alınan 2.488,19 TL'nin mahsubu ile bakiye 7.464,58 TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45