İzmir BAM 11. HD 2024/251 E. 2024/1125 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2024/251
2024/1125
3 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/251
KARAR NO : 2024/1125
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 23.03.2023
NUMARASI : 2022/1105 E. - 2023/181 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 03.06.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03.06.2024
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.03.2023 tarih 2022/1105 E. - 2023/181 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, müvekkilinin, Plastik Enjeksiyon Makinasını finansal kiralama sözleşmesi ile 23/07/2020 tarihinde teslim aldığını, makinenin 25/04/2022 tarihinde arızalandığını, meydana gelen arızanın metal yorgunluğundan olduğunun bildirildiğini, makinenin kolunun değişimi yapıldıktan sonra sigortalı olması nedeniyle bedelinin şirket tarafından poliçe kapsamında karşılanmasının talep edildiğini, ancak sigorta şirketinin metal yorgunluğunun sigorta kapsamında olmadığından ödemeyi reddettiğini, söz konusu bedelin müvekkili tarafından karşılandığını, Salihli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/9 Diş sayılı dosyası ile servis raporunun hatalı olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine dava konu zararla ilgili olarak 16/06/2022 tarihinde başvuruda bulunulmasına karşın cevap verilmediğini belirterek, müvekkili tarafından ödenen hasar bedelinin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasında 23/07/2020 -23/07/2023 tarihli Leasing All Risk Sigorta Poliçesi akdedildiğini, müvekkili şirket ile enjeksiyon makinesinin maliki olan ... A.Ş. arasında tanzim edilen satış sözleşmesinde davacı tarafın hiçbir şekilde taraf olarak yer almadığını, sigortalı konumunda olmayan davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir tazminat talep etme hakkı söz konusu olmadığını ve ayrıca dava konusu uyuşmazlığın poliçe kapsamı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, mahkemece tüm deliller toplanmadan karar verildiğini, leasing sözleşmesinin getirtilmediğini, Yargıtay'ın üretim hatası nedeniyle ayıplı olan bir maldan kaynaklanan zararın tazmini için açılan davada, kiralayanın yetkisini devredip devretmediğinin araştırılması gerektiğini vurguladığını, delil tespitine ilişkin raporda makinenin üretim hatası sebebiyle zarar gördüğünün belirtilmesi karşısında Mahkemece davacının yetkili olup olmadığının, vekaletsiz iş yapıp yapmadığının Leasing sözleşmesinin tarafı olan kurumdan sorulması gerektiğini, zararın müvekkili tarafından sigorta şirketinden talep edilmesinin hem kiralayan, hem de kiracının menfaatine olduğundan kiracıya kiralayan ad ve hesabına vekaleten hareket etmesi için yetki verilmemesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketi ile finansal kiralama sözleşmesinin tarafı olan kurumun üst yapılanmasının aynı banka olması sebebiyle ve de sözleşmeye konu olan makinedeki ayıbın makinenin imalatından kaynaklanması sebebiyle sigorta şirketine başvurunun hem kiralayan hem de müvekkili şirketin menfaatine olduğunun kabulüyle finansal kiralama şirketi muvafakat vermese bile müvekkilin davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, sigorta hasar bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
6361 sayılı FKK'nun 24/4 maddesine göre kiralama konusu malın sigorta ettirilmesi borcu malik sıfatıyla kiralayana verilmiş olup, buna göre kiralayan mülkiyeti kendisine ait olan kiralama konusu malı sözleşme süresince sigorta ettirmekle yükümlüdür. Kiralayanın malı sigorta ettirmesi borcunun karşılığında sigorta primlerinin ödenmesi borcu ise kiracıya yüklenmiştir. Diğer taraftan TBK'nun 136. Maddesinden farklı olarak 6361 sayılı kanunun 24/5 maddesi uyarınca finansal kiralama sözleşmesine konu malın sözleşme süresi içerisinde uğrayacağı hasar veya ziyadan sorumluluk kiracıya ait olacaktır.
Dosya içinde bulunan sigorta poliçesi incelendiğinde, poliçenin davalı şirket tarafından düzenlendiği, sigortalının dava dışı ... A.Ş. olduğu görülmektedir.
6102 sayılı TTK 1454 maddesine göre sigorta ettiren üçüncü bir kişinin menfaatini, onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebilir. Sigorta sözleşmesinden doğan haklar sigortalıya aittir. Sigortalı, aksine bir sözleşme yoksa sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebilir veya onu dava edebilir.
Taraf sıfatı, dava konusu subjektif hakka ilişkindir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi, kural olarak o hakkın sahibine aittir. (Aktif husumet) Subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi ise, o hakka yükümlü olan kişidir. (Pasif husumet) Bir davanın tarafları, o davada gerçekten taraf sıfatını haiz değil ise, mahkemece, dava konusunun esası hakkında inceleme yapılıp karar verilemez, davanın reddi gerekir. Sıfat yokluğu, bir def’i değil, 6100 sayılı HMK'nun 114. maddesine göre dava şartı olup, hakim bunu kendiliğinden gözetir.
Bu nedenle, dosya içinde bulunan poliçe ve eklerine göre davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu itibarla yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.(Aynı yönde Yargıtay 11.HD'sinin 21/11/2018 tarih ve 2017/1713 E-2018/7247 K sayılı kararı)
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45