İzmir BAM 11. HD 2021/2027 E. 2024/1115 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/2027
2024/1115
31 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/2027
KARAR NO : 2024/1115
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14.09.2021
NUMARASI : 2020/459 E. 2021/650 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 31.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31.05.2024
İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.09.2021 tarih 2020/459 E. 2021/650 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde zarar gördüğünü, zararın giderilmesine ilişkin sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen zararın karşılanmadığını ileri sürerek hasar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacıya ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, hasar ile zararın tespit edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ... plakalı aracın KTK madde 56/1-c ve trafik yönetmeliği 107.maddesi hükümlerine aykırı davranış nedeniyle bu kazanın oluşumuna neden olduğu, ... plakalı aracın seyir sırasında arkadan çarpılması şeklinde karıştığından kazanın oluşumunda kusurlu olmadığını, kaza nedeniyle araçta KDV dahil 20.011,30-TL hasar meydana geldiği ve kasko poliçesi kapsamında 14.05.2020 tarihinde 13.392,76-TL ödeme yapıldığını, ödenmeyen tutarın 6.618,54-TL olduğunu, zarar tutarının ilgili kasko poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini, 6.618,54-TL hasar bedeli maddi tazminatın 14.05.2020 kısmi ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti dahilinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ :Davalı taraf vekili davalı tarafından 14.05.2020 Tarihinde 13.392,76-TL ödendiğini, davacının bakiye alacağının bulunmayıp zararının tamamen karşılandığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun fahiş olduğunu, öncelikle kaza ile hasarın uyumlu olduğuna ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, parça bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, davalının KDV bedelinden sorumlu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, 31.03.2020 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle olaya sebebiyet verdiği iddia olunan aracın kasko sigortacısı olan davalıdan zararın tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Sigorta poliçesinin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1425. maddesine göre; sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Sigortacı sigorta ettirenin gerçek zararını karşılamakla yükümlüdür. Kasko sigortasında aslolan gerçek zararın giderilmesidir.
Davalı sigortacı ile anlaşmalı veya yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulaması davacı sigortalıyı bağlamaz. Bu kapsamda iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti ve gerçek zararını oluşturan KDV'nin de hesaplanarak istenmesi gerekir.Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca hasar bedelinden iskonto uygulanmaması ve gerçek zarar üzerinden tazminata hükmedilmektedir.3065 Sayılı KDV Kanunu 1. maddesi gereği; Türkiye'de yapılan ticari , sınai , zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu düzenlemesi sebebiyle tazminat hesabında KDV dahil iskonto uygulanmaksızın tazminat miktarı belirlenmelidir. Bu nedenle tazminat hesabında anlaşmalı servis iskontosunun yapılamayacağı, hesaplamanın orijinal parça fiyatı üzerinden yapılması ve hesaba KDV değerinin dahil edilmesi gerektiğinden bu yönüyle ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 02.03.2023 T. 2021/24871 E. 2023/2809K.,Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24.10.2023 T. 2022/5654 E. 2023/11289 K. )
Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Bu durumda iskonto yapılmadan, günün ekonomik şartlarına ve piyasa rayiç fiyatlarına göre araçta oluşan hasar bedelinin ve davacının talep edebileceği gerçek zararının tespiti gerekir. Mahkemece, iskonto yapılmadan düzenlenen bilirkişi raporu benimsenerek tespit edilen bedelin davacının talep edebileceği gerçek zarar olduğu hususları gözetilerek verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
Mahkemece bilirkişi incelemesine başvurulduğunda, raporun, olayın özelliklerine ve uyuşmazlığın çeşidine göre yapılması gerekli olan inceleme ve değerlendirmeleri içermesi, raporda hakimin uyuşmazlığı çözmesi için gerekli olan tüm özel ve teknik bilgilere açıklamalara usulünce yer vermesi, tarafların iddia, savunma ve itirazlarını gerekçeleriyle ve olayın teknik özellikleriyle tartışması, bu tartışmanın da denetime elverişli olması gerekmektedir. Bilirkişi raporunun teknik özellikleri taşıdığı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı tarafın istinaf itirazları yerinde değildir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 452,11. TL'den peşin alınan 53,72. TL'nin mahsubu ile bakiye 398,39. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 31.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45