SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2021/1810 E. 2024/1098 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2021/1810

Karar No

2024/1098

Karar Tarihi

30 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1810

KARAR NO : 2024/1098

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 15.06.2021

NUMARASI : 2019/576 E. - 2021/485 K.

BİRLEŞEN İZMİR 2.ATM'NİN 2020/762 E.SAYILI DOSYASINDA;

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 30.05.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 30.05.2024

İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.06.2021 tarih 2019/576 E. - 2021/485 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

ASIL DAVA :Davacı vekili, 23/07/2019 tarihinde, davalı ...'ın sürücüsü, davalı ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olduğu ... plakalı aracın müvekkiline ait ... yabancı plakalı araca çarptığını, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, kaza sonrası müvekkiline ait aracın 22/08/2019 tarihinde İzmir'de bulunan ...'de tamir edildiğini, tamir ücretinin KDV dahil 31.718,84 TL olarak müvekkiline faturalandırıldığını, davalı tarafın ZMMS sıfatıyla zarar görene gerçek zararını ödemek zorunda olduğunu, Almanya'da bulunan ... Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile müvekkiline ait araçta kaza sebebiyle meydana gelen değer kaybının 1.300 Euro olarak tespit edildiğini, müvekkilinin Almanya'da ikamet ettiğini, aracının değer kaybının Alman rayicine göre hesaplanması gerektiğini, müvekkilinin tamirat sürecinde araç kiralamak için toplam 2.750,00 TL ödediğini, değer kaybının tespiti amacıyla 100,00 Euro bilirkişi ücreti ödediğini, bunun yargılama giderlerine dahil edilmesi gerektiğini iddia ederek, toplam 31.718,84 TL tamirat tutarı ve 1.300 Euro değer kaybı bedelinin davalı ... bakımından kaza tarihinden, davalı ... A.Ş. bakımından 01/11/2019 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2.750,00 TL ikame araç bedelinin davalı ... bakımından kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, müvekkilinin bilirkişi ücreti olarak ödediği 100 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili, davacının gerekli bilgi ve belgelerle usulüne uygun şekilde hasar başvurusu yapmadığını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve gerçek zarar miktarı ile sorumlu olduğunu, fahiş nitelikteki faturaların gerçeği yansıtmadığını, değer kaybı tazminatını da kabul etmediklerini, sadece gönderilen bir ihtarname ile birlikte müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşürüldüğünden söz edilemeyeceğini, dava konusu alacağa ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, aracı 19/07/2019 tarihinde satın aldığını, eski malik tarafından ...dan 09/07/2019 tarihinde yaptırılmış, bir yıllık bir ZMM sigortasının mevcut olduğunu, müvekkilinin tırı aldıktan sonra, sigortacısına ZMM sigortasını kendi üzerinden yenilemesi talimatı verdiğini, kazanın verdiği şaşkınlık hali ile sigortanın kazadan sonra yeni yapıldığını ve geçerliliğinin öğlen saat 12:00'de başlayacağını bilmeyen müvekkilinin önceki malikin yaptırdığı sigortanın bilgileri yerine hata ederek yeni yapılan ...ya ait poliçe bilgilerini tutanağa yazdırdığını, ancak o saat itibariyle ...nın güvencesinin devam ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, değer kaybına ilişkin bilirkişi raporunu ve 100 Euro masrafı kabul etmediklerini, davacının aracında hasarlı olmayan parçaların da değiştirildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, davalı ...'nın davalı asıl davada davalı ...'a ait aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, ZMMS poliçesi teminatı dahilinde kalan 31.718,84 TL tamirat tutarının sigortanın temerrüt tarihi olan 23/07/2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı sigortadan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ... A.Ş. Cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, 08.06.2020 tarihli heyet raporuna göre davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, 08.10.2020 tarihli ek raporda ise her iki sürücünün de %50 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 17.02.2021 tarihli raporda ise 08.06.2020 tarihli heyet raporundaki kusur oranına iştirak edildiğinin belirtildiği, böylece davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun kabul edildiği; davalı ...'ın ... plakalı aracı 19.07.2019 tarihinde satın aldığı, aracın önceki maliki dava dışı ... tarafından 09.07.2019-09.07.2020 tarihleri arasında geçerli ZMSS poliçesini birleşen davada davalı ... A.Ş'den yaptırmış olduğu, davalı ...'ın ise kazadan sonra 23.07.2019 tarihinde saat 11.44'de asıl davada davalı ... A.Ş'den ZMSS sigortası düzenlettirdiği, KTK 94. md göre, sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişinin 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorunda olduğu, sigortacının sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde feshedebileceği, sigortanın fesih tarihinden onbeş gün sonrasına kadar geçerli olduğu, asıl davada davalı ... A.Ş'ye husumet yöneltilemeyeceği, hükme esas alınan 08.06.2020 tarihli heyet raporu ve ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapora göre kaza nedeniyle davacıya ait araçta yedek parça, işçilik ve KDV dahil 31.718,84 TL hasar meydana geldiği, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değerinin 38.800,00 Euro civarında olduğu, kaza sonrası 2. el piyasa değerinin 37.500,00 Euro olduğu, buna göre dava konusu araçta 1.300,00 Euro değer kaybı oluşacağı, 100,00.-Euro ekspertiz ücretinin Almanya koşullarına göre makul olduğu, aracın makul tamir süresinin 10 iş günü olduğu, aynı özellikte bir aracın günlük kira bedelinin 275,00 TL olduğu, bu süre zarfında ikame araç bedelinin; 10 x 275,00 TL = 2.750,00 TL olduğu, her ne kadar ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda ikame araç bedelinin 1.375,00 TL olduğu belirtilmiş ise de, dosyaya sunulan İslamoğulları ... Ltd. Şti tarafından düzenlenen faturalara göre ikame araç bedelinin 2.750,00 TL olduğu, ikame araç bedelinin 08.06.2020 tarihli bilirkişi raporunda araçtaki hasara göre tamir süresinin makul olduğu belirtildiğinden ikame araç bedeli yönünden ATK raporundaki tespitin hükme esas alınmadığı, davalı sigorta şirketinin KTK 99/1 maddesi ve ZMSS poliçesi genel şartlarının B2/2. maddesi uyarınca rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte kendisine ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde ödeme yükümlülüğü bulunduğu, davacının davalı ... A.Ş'ye 13.07.2020 tarihinde başvurduğu, kaza saati itibariyle geçerli olan ZMSS'ye göre davalı ... A.Ş tarafından davacıya ödeme yapılmadığından 25.07.2020 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davalı ... A.Ş. ve davalı ... yönünden davanın kabulü ile 31.718,84 TL hasar tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden (police teminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 25/07/2020 tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.300 Euro değer kaybı tazminatının davalı ...’ın temerrüde düştüğü 23/07/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru esas alınarak TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.750,00-TL ikame araç bedelinin davalı ...’ın temerrüde düştüğü 23/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 100 Euro ekspertiz giderinin fiili ödeme tarihi itibariyle Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının yargılama gideri olarak davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... A.Ş yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, trafik tespit tutanağında yer alan davalı beyanına dayanılarak kaza tarihinde geçerli ZMMS sigortası sıfatıyla davanın ... A.Ş.'ye açıldığını, bu bilgilerin doğru olmadığının bilmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tarafından ... A.Ş. hasar servisinden poliçenin geçerliliğinin kontrol edildiğini, bu şirket tarafından kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçesi olduğunu teyit ettiğini, bunun dışında sigorta şirketleri tarafından poliçe suretinin kendilerine gönderilmesinin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu gereği mümkün olmadığını, davalı ... A.Ş.'nin davadan önce hasar ihbarı ve arabuluculuk aşamasında kaza saatini kapsayan bir poliçe bulunmadığına dair savunmada bulunulmayarak dava açılmasına sebebiyet verdiğini, davalı ...'ın cevap dilekçesinde bu husustaki düzeltme beyanından sonra HMK 124/3 md gereği taraf değişikliği talep etmelerine rağmen mahkemece bu talebin kabul edilmemesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın müvekkili aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, ilk derece mahkemesince ayrıntılı ve karar kurmaya elverişli bir inceleme yapılmadığını, tek ispat vasıtası olan kaza tespit tutanağı ve müvekkilinin sunduğu kaza fotoğraflarından davacının kusurlu olduğunun anlaşıldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili, dava konusu kazanın 23.07.2019 tarihinde gerçekleştiğinin ileri sürüldüğünü, ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 09.07.2019 başlangıç tarihli ZMMS poliçesinin satış sebebiyle iptal edildiğini, kaza tespit tutanağına göre kazanın saat 11.15'de gerçekleştiğini, aracın poliçesinin ... A.Ş. tarafından kaza tarihi olan 23.07.2019 tarihinde saat 11.00 itibariyle düzenlendiğini, bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bilirkişi raporlarının Yargıtay'ın yerleşik kararlarına aykırı ve denetime elverişsiz olduğunu, itirazların gereği gibi değerlendirilmediğini, 08.10.2020 tarihli keşif bilirkişi raporuna göre sigortalı araç sürücüsü %50 kusurlu olmasına rağmen, 17.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda %100 kusurlu bulunduğunu, kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesini talep ettiklerini, ancak bu taleplerinin karşılanmadığını, aracın rayiç değeri ve parça değerlerinin yüksek alındığını, değer kaybı hesaplamasının da fahiş olduğunu, kazanın Türkiye sınırları içerisinde meydana geldiğini, kaza meydana gelir gelmez derhal sigortaya bildirerek yetkili serviste tamiri yapılmışken, yurtdışına geri döndükten sonra ve üstelik olay tarihine göre döviz kurları da çok yükseldikten sonra yöneltilen talebin usul ve yasaya aykırı olduğunu, olayın haksız fiile dayalı tazminat talebi olduğunu, araçta meydana gelen hasarın kaza tarihi itibariyle kaç TL'ye onarılabileceğinin tespit edilmesi, hasar tazminatının buna göre hesaplanması gerektiğini, Türk Mahkemelerinde TL üzerinden hesap yapılabileceğini ve hükmün Türk Parası üzerinden kurulabileceğini, bilirkişi raporunda hasarlanan parçaların dökümünün yapılmadığını, aracın marka, model, renk, ekstra özellikleri, donanım seviyesi, kilometresi, eski kazalarının bulunup bulunmadığı hususlarının ve davacı yan tarafından sunulan faturanın araçta meydana geldiği ileri sürülen hasarla uyumlu olup olmadığının irdelenmediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, trafik kazası sonucu davacıya ait yabancı plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybının, kazaya sebebiyet veren aracın işleten/sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle, davalı ... A.Ş. ve davalı işleten/sürücüye karşı açılan davanın kabulüne, davalı ... A.Ş.'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu olduklarını amirdir. (Yargıtay HGK 15.06.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K.; 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.)

Dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak, araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, kazanın meydana gelmesinde hangi sürücünün kusurlu olduğuna dair bir görüşün bulunmadığı anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesince trafik bilirkişisi ve otomotiv bilirkişisinden oluşan heyetten alınan 08.06.2020 tarihli raporda, davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonu ile petrol istasyonundan çıkarken yolun sağ tarafına dönüş yaptığı sırada aracının sağ yan tarafları ile bu sırada seyir istikametine göre yolun sağ tarafında ve yine petrol istasyonundan sağ tarafına dönüş yapmak için beklemekte olan davacının sevk ve idaresindeki aracı fark etmeyerek sol yan taraflarına çarptığı, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında tam kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davalıların itirazları üzerine aynı bilirkişiler refakatinde mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen 08.10.2020 tarihli raporda ise, davalı sürücünün ...'ın kaza günü itibarıyla yol çalışması nedeniyle gidiş-gelişli bir yol konumunda olması nedeniyle dönüşü dar kavisle alarak ve bu sırada seyir istikametine göre sağ tarafında bulunan ve yine petrol istasyonundan yolun sağ tarafına dönüş yapmak sağ tarafına yanaşmış olan ve kendi beyanına göre de kendisine göre kör noktada kalmış olan davacı idaresindeki aracı fark etmeyerek trafik kazasına sebebiyet verdiğinden, tarafların kazanın meydana gelmesinde %50'şer oranda eşit kusurlu oldukları yönünde görüş bildirilmiştir.

Mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17.02.2021 tarihli raporda, kaza tespit tutanağı, çarpışmanın yeri, şekli ve dosyada mevcut diğer veriler nazara alındığında, davalı sürücünün petrol istasyonundan çıkışı esnasında sağa manevra yaptığı esnada aracın sağ kısmını gerekli ve yeterli şekilde kontrol etmediği, bu oluş şartlarında davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu, önceki raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette, olaya ve dosya kapsamına uygun, açık anlaşılır ve denetime elverişli bulunduğundan Davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin kusur oranlarına ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli 2019/40 E-202/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD'nin 03.12.2020 tarih 2019/6271 E. -2020/8104 K.). Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir. Dava tarihinden sonra 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanunun 18. maddesiyle KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklikle bu maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinden sonra gelmek üzere "Bu tazminatlardan; a) Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı olarak dikkate alınarak ... hesaplanır" ibareleri eklenmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin iptal kararına uygun şekilde bir düzenleme yapılmıştır. Böylelikle poliçe tarihi itibariyle ister eski genel şartlar ister yeni genel şartlar yürürlükte olsun Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararından sonra değer kaybı tazminatının yeni genel şartlara göre hesaplanması mümkün değildir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD 07.03.2016 tarih ve 2015/15003 E.- 2016/2856 K. sayılı ilamı) Somut olayda, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 17.02.2021 tarihli raporda az yukarıda açıklanan ilke ve esaslara göre davacıya ait araçta 1.300,00 Euro değer kaybı meydana geldiği tespit edilmiş olmakla, ilk derece mahkemesince bu tutarın davalılardan tahsiline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Davalı ... A.Ş. vekilinin değer kaybına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E. - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. HD 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Davalı ... A.Ş. vekilinin, davacının ikamet ettiği ülkeye geri döndükten ve döviz kurları yükseldikten sonra talepte bulunamayacağı ve Türk Lirası üzerinden hüküm kurulması gerektiği yönündeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.

ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 17.02.2021 tarihli raporda, davacıya ait araçta meydana gelen toplam hasar miktarının 08.06.2020 tarihli heyet raporunda 22.08.2019 tarihli faturaya dayalı olarak 31.718,84 TL tutarında tespit edildiği, bu tutarın hasar miktarı, kaza sonrası oluşan hasar kalemleri, oluş şekline ve alınan darbelere uygun olduğu belirtilmiş olup, davalı ... A.Ş. vekilinin hasar bedeline ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.

Davacı vekili, trafik tespit tutanağında yer alan davalı beyanına dayanarak kaza tarihinde geçerli ZMMS sigortacısı sıfatıyla ... A.Ş.'yi davalı gösterdiklerini, bu davalıya karşı davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağında kaza tarih ve saatinin 23.07.2019 günü saat 11.15 olarak belirtildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ... A.Ş. poliçesinde ise poliçenin başlangıç tarih ve saatinin açıkça 23.07.2019 saat 12.00 olarak gösterildiği dikkate alındığında, davacı vekilinin dava açarken davalıya ait aracın ZMMS sigortacısını ... A.Ş. olarak bildiklerine dair iddiası yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf sebebi de reddedilmiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 2.928,64 TL'den peşin alınan 819,10 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 2.109,54 TL'nin davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,

4. Davalı ... A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 2.166,71 TL'den peşin alınan 820,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.346,71 TL'nin davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,

5. İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminathükümgerekçekonusumahkemesibirleşenözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim