İzmir BAM 11. HD 2021/1858 E. 2024/1097 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1858
2024/1097
30 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1858
KARAR NO : 2024/1097
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24.06.2021
NUMARASI : 2020/506 E. 2021/538 K.
DAVANIN KONUSU : Alacak
KARAR TARİHİ : 30.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30.05.2024
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.06.2021 tarih 2020/506 E. 2021/538 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı borçlu arasında imzalanan 23.03.2017 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesine istinaden, davalı şirkete esnek ticari hesap, ... ve sair bankacılık ürünleri kullandırıldığını, davalı borçlu şirketin ödeme yapmaması üzerine 22.02.2019 tarihli ihtarname gönderildiğini, ancak davalı borçlu ve kefillerin ihtarnameyi tebliğ almış olmalarına rağmen borcun tamamını ödemeyerek temerrüde düştüklerini, davalının İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1480 Esas sayılı konkordato davası sonucu çekişmeli hale gelen müvekkili banka alacağı için İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2020/3675 numaralı dosyasıyla dava şartı arabuluculuk sürecine geçildiğini, 26.08.2020 tarihinde yapılan görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılamayınca söz konusu çekişmeli alacak için davanın derdest edilmesi gerektiğini, davalı şirket hakkında tedbir kararı verildiğini ve aleyhine takip başlatılamamış olduğundan ticari kredi alacağı 143.823,50 TL ve ... alacağı 10.388,22 TL olmak üzere toplam 154.211,72 TL olarak geçici mühlete itiraz dilekçesi sunduklarını, konkordato davasında müvekkilinin alacağının 147.078,39 TL olduğu belirtilerek konkordato işlemlerine bu şekilde devam edildiğini, alacağın 7.133,33 TL'lik kısmının çekişmeli hale geldiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, çekişmeli hale gelen 7.133,33 TL'nin de alacak miktarına dahil olduğunun tespitine ve konkordatonun yürürlükte olması halinde konkordato şartlarınca, konkordatonun yürürlükte olmaması halinde temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının müvekkili şirketten konkordato kapsamına girmeyip, çekişmeli hale gelen herhangi bir alacağı bulunmadığını, konkordato projesinin ilk derece mahkemesince 01/07/2020 tarihinde tasdik edildiğini, konkordato komiserleri tarafından şirket ticari defter ve belgeleri üzerinde gerekli incelemelerin yapılması neticesinde davacının şirket bünyesindeki alacağının 147.078,39 TL olarak belirlendiğini ve bu doğrultuda hükmün tesis edildiğini, davacının alacak bildirimine karşı herhangi bir itirazı bulunmadığından dava konusu edilen tutarın çekişmeli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, davanın İİK'nın 308/B maddesinde belirtildiği üzere yasal süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında 22/03/2017 tarihli 550.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden davalı tarafça 500.000,00 TL bedelli KGF teminatlı taksitli ticari kredi, 20.000,00 TL bedelli BCH gibi çalışan KMH'tan kredi kullanıldığı, ayrıca kendisine 5.000,00'er TL bedelli olmak üzere iki ayrı ... kartı tahsisi yapıldığı, bu krediler ve kredi kartlarından kaynaklı olarak borçların ödenmemesi üzerine kredi hesabının ve kredi kartı hesabının 21/02/2019 tarihinde kat edildiği, toplam 159.840,52 TL tutarındaki borca yönelik kat ihtarının davalı tarafa noter aracılığı ile ihtarına rağmen ödenmemesi üzerine davalı yanın dosya kapsamına göre 27/02/2019 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü; davacının 154.613,54 TL asıl, 2.289,17 TL işlemiş faiz ve 111,46 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 157.017,17 TL tutarında alacağının olduğu ve ancak taleple bağlılık ilkesi gereği talebin 154.211,72 TL olarak değerlendirilmesi gerektiği; davacının konkordato dava tarihi itibariyle davalıdan olan asıl alacağının 154.613,54 TL olduğu, kesin mühlet tarihi itibariyle alacağın 157.017,17 TL'ye ulaştığı, konkordato projesine dahil edilen alacak tutarının 147.078,30 TL olduğu göz önüne alınması neticesi aradaki fark tutarının 7.133,33 TL çekişmeli alacak olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.133,33 TL'nin 27/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, verilen eda niteliğindeki hükmün esasen bir tespit yükümlülüğü içerdiğinden konkordato şartlarına dahil edilmesi yönündeki talep konusunda konkordato yargılaması yapan mahkemece bir karar verileceğinden bu husustaki talep hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, taraflar arasında 23.03.2017 tarihinde Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını, ancak müvekkili şirketin konkordato başvurusunda bulunduğunu, İzmir 3. ATM 2018/1480 E. sayılı dosyası ile hakkında 19.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, konkordato yargılamasında müvekkili şirketin borç ve alacaklarının tespit edilmesi amacıyla konkordato komiseri atandığını, konkordato komiseri tarafından, müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesi sonucu davacının 147.078,39-TL tutarında alacağının olduğunun tespit edildiğini, davacıya gönderilen ihtarnamede, 3 gün içinde itiraz etmemesi durumunda alacağının 147.078,39-TL olarak kabul edileceğinin, fazlasına ilişkin kısmının imtiyazsız alacaklılar toplantısında dikkate alınmayacağının ihtar edildiğini, ihtarın 30.10.2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiğini, konkordato dosyasında kayyım sıfatına haiz ...'in 07.12.2020 tarihli yazısında, davacının alacağın miktarına ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını ifade ettiğini, müvekkili şirketin ödeme güçlüğü içerisinde olduğunu, davacı tarafından itiraz edilmemiş olan alacağın daha sonra çekişmeli olduğu iddia edilerek dava konusu edilmesinin kötü niyetli olduğunu, ilk derece mahkemesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacı banka tarafından tutulmuş kayıtlar ve belgelerin incelendiğini, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtların değerlendirmeye dahil edilmediğini, müvekkili şirket hakkında 19.12.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini ve ilan edildiğini, geçici mühletin, kesin mühletin sonuçlarını doğuracağını, bu tarih itibariyle rehinle temin edilmemiş her türlü borca ilişkin faiz işlemesinin durduğunu, buna rağmen davacının 22.02.2019 tarihinde müvekkili şirkete gönderdiği ihtarnamede alacağını işlemiş faiziyle birlikte talep ettiğini, müvekkili şirkete ait borca geçici mühlet tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, İİK'nun 308/b.maddesi uyarınca konkordato yargılaması sırasında çekişmeli hale gelen alacak miktarının konkordato nisabına dahil edilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2004 sayılı İİK'nın çekişmeli alacaklar hakkında dava başlıklı 308/b maddesinde; "Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilanı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir."; 308/c-2. maddesinde "Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Davalı tarafından konkordato talebiyle İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1480 Esas sayılı dosyasında açılan davada, müvekkilinin alacağının 147.078,39 TL olduğu belirtilerek konkordato işlemlerine bu şekilde devam edildiği, 7.133,33 TL tutarındaki alacağın çekişmeli hale geldiği, davacı tarafından İİK'nun 308/b. maddesi uyarınca konkordato yargılaması sırasında çekişmeli hale gelen bu alacak miktarının konkordato nisabına dahil edilmesi talebiyle süresi içerisinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, aldırılan bilirkişi raporuna göre, 08.03.2019 konkordato kesin mühlet tarihi itibariyle davacı bankanın 154.613,54 TL asıl alacak, 2.289,17 TL işlemiş akdi/temerrüt faizi, 114,46 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 157.017,17 TL alacağının bulunduğu, davacı bankanın 154.211,72 TL alacağının bulunduğunu iddia ederek dava açtığı, konkordato projesinde 147.078,39 TL'nin yer aldığı, böylece davacı bankanın 7.133,33 TL alacağının daha bulunduğu tespit edilerek, bu tutarın davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 487,27. TL'den peşin alınan 122,00. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 365,27. TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30.05.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45