SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2022/1855 E. 2024/1087 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1855

Karar No

2024/1087

Karar Tarihi

29 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1855

KARAR NO : 2024/1087

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08.02.2022

NUMARASI : 2019/396 Esas 2022/103 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 29.05.2024

KARAR YAZIM TARİHİ : 29.05.2024

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.02.2022 tarih 2019/396 Esas 2022/103 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, 24/09/2018 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile karışmış olduğu trafik kazasında müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğünü ve tedavi sonrasında mevcut yaralanmanın davacıda kalıcı hasar bıraktığını, trafik kazası tespit tutanağına göre ... plaka sayılı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu, kazadan sonra Urla CBS tarafından soruşturma yapıldığını, ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsar ZMMS'nin davalı sigorta şirketinde mevcut olduğunu, belirtilen kazadan kaynaklı kalıcı ve geçici iş göremezlik oran ve sürelerinin tespiti ile bu oran ve sürelere denk gelecek maddi zararının davalı sigorta şirketinden tazmini talep ettiklerini, davalı sigorta şirketine işbu dava konusu taleplerini içerir yazılı başvurularını yaptıklarını, sonrasında davalı sigorta şirketince başvuru aşamasında 24/09/2018 tarihinde 80.645,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin davacıda oluşan gerçek zararı karşılamadığından kalıcı iş göremezlik tazminat talebinin bakiye tazminat talebinden ibaret olduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100,00- TL maddi tazminatın (50,00 TL.'si geçici iş göremezlik, 50,00 TL'si kalıcı iş göremezlik olmak üzere ) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 01.11.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talep ettikleri 50,00 TL kalıcı iş göremezlik bakiye maddi tazminat talebinin 230.845,79 TL'ye, 50,00 TL geçici iş göremezlik maddi tazminat talebini ise 10.665,79 TL'ye yükselterek davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 24/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alındığını, başvuru sahibine 07/03/2019 tarihinde 80.645,00-TL maluliyet tazminatı ödemesi -ibraname karşılığında- yaptıklarını, davalı şirketin sorumluluğunun yapılan bu ödeme ile son bulduğunu, davalı şirketin ilgili sigorta poliçesinden sorumluluğunun; poliçe vadesi, teminat limitleri ve kusur oranları ile sınırlı olduğunu, başvurudan önce yapılan ödeme nedeniyle de poliçe teminatının bu ödeme oranında azaldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bundan başka, muhtemel bir tazminat hesaplamasında davalı şirket tarafından ödenen miktarın hesaplanan tazminattan güncellenerek düşümünün yapılması gerektiğini, davalı şirketin yapılan ödeme ile tüm sorumluluğunu yerine getirdiğini beyan etmek ve asla davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; dosyada temlikname bulunduğunu, ilgili temliknamenin de düzenlenme tarihi itibariyle geçersiz olduğunun tespitinin yapılması ile kararda dikkate alınmasını talep ettiklerini, başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, yeniden bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta özürlülük ölçütüne göre belirlenmiş maluliyet oranı ve asgari ücretin baz alınarak TRH-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini, 6111 Sayılı Kanun, KTK Ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı şirketin geçici bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, trafik kazalarına ilişkin olarak bu tarihten sonra sunulacak sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını, davacının tedavi süresince ortaya çıkacak geçiçi bakıcı, geçici iş göremezlik tazminatı gibi diğer tedavi sürecine ilişkin taleplerinin tedavi teminatı kapsamında değerlendirilmesi ve sigorta şirketlerinin işbu teminat bakımından sorumluluklarının sona ermiş olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının kusura ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, dosyada hazırlanan herhangi bir kusur raporu bulunmadığını, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğuna salt davacı yan beyanlarıyla karar verilmesinin de mümkün olmadığını, dosyanın kusur oranını tespiti bakımından ATK 'ya gönderilmesi gerektiğini, kaza sırasında davacının, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere kask takmadığını, açıklanan bu sebeple kabul anlamına gelmemekle birlikte, müterafik kusur nedeniyle tazminattan en az %20 oranında indirim yapılması gerektiğini, yine davalının temerrüde düşmediğini, faiz başlangıcının ancak dava tarihinden itibaren başlayabileceğini, açıklanan nedenlerle, davanın esastan ve usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketinin ... plakalı aracı 27.04.2018-27.04.2019 tarihleri arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile kaza tarihi itibariyle ölüm-sakatlık halleri ve tedavi giderleri bakımında şahıs başına 360.000,00'er TL limitle sigortaladığı, davalı sigorta şirketinin KTK.nın 85 ve 91. maddeleri uyarınca meydana gelen zarardan sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın kusuru oranında sorumlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, davalı sigorta şirketinin davacıya 07.03.2019 tarihinde 80.645,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediği, bu durumda KTK madde 111'e göre sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin davacının gerçek zararını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi için 2019 yılı verileri ile hesaplama yapılması gerektiği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 06.09.2021 tarihli aktüerya bilirkişi Selma Mert Karaaslan tarafından düzenlenen rapora göre müterafik indirim yapılıp yapılamayacağı ve oranı Mahkemeye ait olmak üzere davacının %100 haklılık oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacının %18 maluliyet oranına göre 2019 yılı verileri ile gerçek sürekli iş göremezlik zararının 84.795,57 TL olduğunun belirtildiği, motosiklet kullanan davacının meydana gelen kaza esnasında baş bölgesinden yaralandığından kask takmaması Mahkemece müterafik kusur olarak değerlendirildiği ve % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında davacının sürekli iş göremezlik zararının 67.836,45 TL olduğu, buna göre davacıya davalı sigorta şirketi tarafından 80.645,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödendiğinden davacının sürekli iş göremezlik zararının karşılandığından davacı vekilinin 01.11.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 230.845,79 TL'ye yükselttiği sürekli iş göremezlik bedelinin reddine karar verilmiş, 06.09.2021 tarihli aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre, davacının 6 aylık iyileşme süresi için 10.665,79 TL geçici iş göremezlik zararının oluştuğu, % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında davacının geçiçi iş göremezlik zararının 8.532,63 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya geçici iş göremezlik bedeli ödenmediği, davacı vekilinin 01.11.2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile geçiçi iş göremezlik zararını 10.665,79 TL'ye yükselttiği, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce davacı tarafça 01.11.2018 tarihinde başvuru yapıldığı, davalının 8 iş günü içinde ödeme yapmadığından 14.11.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 8.532,63 TL geçici iş göremezlik bedelinin temerrüt tarihi olan 14.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının sürekli iş göremezlik bedeli isteğinin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, mahkemece davacının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hazır edildiğini ve burada 19/03/2020 tarihinde "Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık KuruluRaporları Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre aldırılan sağlık kurulu raporuna göre mevcut yaralanmanın %18 oranında hasar bıraktığının tespit edildiğini, yargılama devam ederken Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararı göz önüne alınarak davacıdaki hasar oranının "Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümlerine göre tespiti amacıyla yeniden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine hazır edildiğini ve bu sefer Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 05/04/2021 tarihli raporuna göre %37,2 oranında hasar ve tıbbi iyileşme süresinin ise 6 ay olduğunun tespit edildiğini, böylelikle mahkemece iki farklı yönetmelik hükümlerine göre rapor aldırıldığını ve her iki oran üzerinden hesap yapılması için dosyanın aktüerya bilirkişisine verildiğini, her iki rapor arasındaki afaki farkın giderilmesi ve denetime karar vermeye elverişli rapor aldırılması gerektiğini, bundan başka yargılama devam ederken davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde dava konusu yaralanma ile ilgili olarak 14/01/2021 tarihinde yeniden tedavi altına alındığını ve burada yapılan tetkik ve tedavi değerlendirmeleri hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 19/03/2020 tarihli raporunda yer almadığını, söz konusu değerlendirmelerin de incelemeye tabi tutulması ve ilgili yönetmeliğe göre yeniden rapor aldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, 24.09.2018 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacının geçici maluliyetine ve kalıcı maluliyetine yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. - 2022/9633 K.)

Somut olayda, hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunun 19.03.2020 tarihli raporunda, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük (Engellilik) Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği'ne göre davacının sakatlığı nedeniyle %18 oranında sürekli iş göremezliğinin oluştuğunun ve tıbbi iyileşme süresinin 6 ay olduğunun tespit edilmiş olduğu, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken işbu geçici ve sürekli maluliyetin esas alındığı aktüerya raporuna göre kısmen kabul kararı verilmiş olduğu, bu nedenle olay tarihi itibariyle geçerli bulunmayan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranlarının hükme esas alınamayacağı raporlar arasındaki farklılığın belirtilen yönetmeliklere göre yapılan tespitten kaynaklandığı dikkate alındığında, çelişkili bir durumun varlığından söz edilemeyeceğinden davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.

Davacı vekili tarafından yargılama devam ederken davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde dava konusu yaralanma ile ilgili olarak 14/01/2021 tarihinde yeniden tedavi altına alındığını ve burada yapılan tetkik ve tedavi değerlendirmeleri hükme esas alınan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 19/03/2020 tarihli raporunda yer almadığını, söz konusu değerlendirmelerin de incelemeye tabi tutulması ve ilgili yönetmeliğe göre yeniden rapor aldırılması gerektiğini ileri sürdüğü, ancak HMK 357/1.maddesine nazaran ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı, dosyada alınan bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde bulunmadığı değerlendirilmiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 80,70TL'nin mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafdereceizmirkararınınTazminathükümgerekçekonusunumarasımahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim