İzmir BAM 11. HD 2021/1938 E. 2024/1082 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1938
2024/1082
29 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1938
KARAR NO : 2024/1082
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15.09.2021
NUMARASI : 2018/239 E. 2021/706 K.
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 29.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29.05.2024
İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.09.2021 tarih 2018/239 E. 2021/706 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacı vekili, 22/10/2016 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile seyir halindeyken caddeye aniden çıkan ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, hastanede yapılan muayenesinde tibia üst uç kırığı ve yaralanmalar saptandığını, kazanın oluşumunda ... idaresindeki davalı ... şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın asli kusurlu olduğunu, kazaya ilişkin Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/393 e. sayılı ceza dosyasının derdest olduğunu, rapor alındığında davacının geçici iş göremezlik süresi ve maluliyet oranının açığa kavuşacağını, davacı adına 27.11.2017 tarihinde davalı şirkete yapılan başvuruya cevap verilmediğini ve dava tarihine kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek davacının kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalılardan tazmini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 13.04.2021 tarihli dilekçesiyle kalıcı işgöremezlik yönünden 35.718,26 TL'ye geçici işgöremezlik yönünden 12.402,91 TL'ye olmak üzere taleplerini toplam 48.121,17 TL'ye arttırarak başvuru tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bilahare davacı vekili tarafından sunulan 07.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı için kalıcı ve geçici işgöremezlik tazminatı taleplerinin 68.463,61 TL'ye yükselterek davalı ... şirketinden yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı taraf davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasındaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının sevk ve idaresindeki araç ile davalı ... sürücüsünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların 22/10/2016 tarihinde çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, davacının bu kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığı iddiası ile iş bu davada geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, tazminatın kazaya sebebiyet verdiği iddia olunan ... plakalı aracın zmms sigortacısı olan davalı ... tarafından karşılanmasının talep edildiği, ... plakalı aracın davalı ... nezdinde 17/12/2015-17/12/2016 tarihleri arasında karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunduğu, davaya konu trafik kazasının sigorta poliçesi ile teminat altına alınan dönem içerisinde 22/10/2016 tarihinde meydana geldiği, mahkemece alınan 14/02/2019 tarihli trafik kusur bilirkişi raporunda davalı ... sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun bulunmadığı yönünde bilirkişi görüşünün olduğu, dosya içerisine alınan Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin olaya ilişkin keşifli bilirkişi raporu ile mahkeme gerekçeli kararı ve dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağındaki sürücülerin kusuruna ilişkin tespitin mahkemece alınan raporla uygun olmadığı dikkate alınarak yeniden kusur raporu alınmasına karar verildiği, bu kapsamda dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26/02/2021 tarihli kusur raporuna göre davalı ... sürücüsünün %75, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ATK kusur raporunun dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu, kaza tarihi dikkate alınarak davacının maluliyetinin Engellilik Ölçütü Sınıflandırılması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi için mahkemece dosyanın Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalına gönderildiği, Ege ATK'dan alınan 11/12/2019 tarihli rapora göre davacının kaza nedeniyle dokuz(9) ay geçici iş göremez olduğu, çalışma gücü kaybının %4 olduğunun tespit edildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği ve taraflarca itiraza uğramadığı, mahkemece dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği, aktüer bilirkişinin 03/03/2020 tarihli raporunda TRH 2010 yaşam tablosu teknik faizli olarak dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, kusur indirimi yapılmaksızın davacının 12.402,91 TL geçici iş göremezlik ve 35.718,26 TL sürekli iş göremezlik zararının olduğunun tespit edildiği, rapora itiraz edilmediği, davacının bu rapor doğrultusunda davanın belirsiz alacak davası olduğundan bahisle 14/04/2020 tarihinde değer arttırım dilekçesi sunduğu ve dava değerini rapor doğrultusunda arttırdığı, Yargıtay'ın 2021 yılında vermiş olduğu yerleşik kararları ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak mahkemece dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi edildiği ve ek rapor tanziminin talep edildiği, bilirkişinin 21/06/2021 tarihli ek raporunda TRH yaşam tablosunu teknik faizsiz olarak progresif rant yöntemine göre kullanmak suretiyle ve kusur indirimi yaparak davacının geçici iş göremezlik zararını 9.302,18 TL ve sürekli iş göremezlik zararını ise 50.625,95 TL olarak hesapladığı, davacının belirsiz alacak davalarında değer arttırım ile birlikte ıslah yoluna başvuralabileceği iddiası ile bu kez de 07/07/2021 tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunduğu, toplam 68.463,61 TL talep ettiği ve dava değerini arttırdığı, mahkemece alınan 26/02/2021 tarihli ATK kusur, 11/12/2019 tarihli maluliyet ve 21/06/2021 tarihli aktüer ek bilirkişi raporlarının oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu (Kaza tespit tutanağındaki maddi vakıalar ile ceza soruşturma dosyası kapsamının dikkate alındığı, maluliyet ve hesaplama yönünden Yargıtay'ın 2021 yılında vermiş olduğu yerleşik kararlara göre, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik uyarınca maluliyetin belirlendiği, yine yerleşik yakın tarihli Yargıtay kararlarına göre yapılacak hesaplamalarla TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alındığı, ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal kararına göre kaza tarihine göre teknik faizin hesaplamada kullanılamayacağı, progresif rant yöntemine göre aktüer hesabının yapıldığı v.s) 6098 sayılı TBK'nın 71, 2918 Sayılı KTK'nın 85, 86 ve 91. maddeleri ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere davalının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatından zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olarak sorumlu olduğu, dava öncesi davalı ... şirketine yapılan başvuru ile başvuru tarihinden itibaren 8. iş günü olan 07/12/2017 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, her ne kadar yerleşik Yargıtay uygulamasına göre belirsiz alacak davalarında değer arttırım ile birlikte ayrıca ıslah yapılması olanaklı olarak kabul edilmekte ise de mahkemece alınan ilk aktüerya raporuna itirazda bulunmayan davacı yönünden ilk raporda hesaplanan tazminat miktarlarının kesinleştiği ve bu hususun Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06/03/1971 tarih ve 1968/4-785 Esas, 1971/139 Sayılı Kararı uyarınca davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu, bu nedenle davacı tarafından talep edilebilecek geçici iş göremezlik tazminatının 9.302,18 TL (davacının trafik kazasının meydana gelmesinde %25 kusurlu olduğu dikkate alınarak) ve sürekli iş göremezlik tazminatının ise 35.718,26 TL (ek rapora göre davacının sürekli iş göremezlik zararı kusur indirimi yapılmak suretiyle 50.625,95 TL olarak hesaplanmış ise de kök rapora itiraz etmeyen davacının kök raporda belirlenen 35.718,26 TL den daha fazlasını talep edemeyeceği) gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacının geçici iş göremezlik tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 9.302,18 TL tazminatın 07/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 35.718,26 TL tazminatın 07/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davalı ... şirketinin geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri, tedavi giderleri ve buna bağlı ferilere ilişkin tazminat sorumluluğu bulunmadığını, buna rağmen ilk derece mahkemesi kararında kusur oranına göre 9.302,18 -TL tutarında geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiğini, hükmedilen bu tazminat tutarının hatalı olduğunu, poliçe tanzim tarihi 01.06.2015 sonrası poliçelerde geçici iş göremezlik, mevzuat hükümlerince, şirket sorumluluğunda olmadığından geçici iş göremezlik hesaplaması usul ve yasaya aykırı olduğunu, geçici iş görmezlik taleplerinin hastane ve tedavi giderleri olarak görüldüğünden bu masraflara ilişkin tazminat istemlerinin 6111 sayılı Yasa gereğince zorunlu mali sorumluluk poliçesi kapsamından çıkartıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumluluk kapsamına alındığını, Hazine Müsteşarlığının 05.02.2010 tarih ve 2010/4 sayılı genelgesi uyarınca, aktüer hesaplamalarının Müsteşarlık nezdinde tutulan Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler tarafından yapılması öngörüldüğünü, yine genelgede tazminat hesaplamalarında asgari TRH 2010 Kadın ve Erkek Mortalite Tablolarının, teknik faiz oranlarının kullanılması gerektiğini, bu nedenle yapılan aktüer hesaplama tümüyle hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı şekilde yapılan aktüer hesaplamanın hükme esas alınmaması gerekirken hükme esas alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, hazırlanan raporda kişinin bakiye ömrü TRH 2010 Tablosu esas alınarak hesaplanmış olmasına rağmen, yaşam olasılıkları hesaplamaya dahil edilmemiş olduğunu, %10 iskonto faizi kullanıldığını, fakat kişinin bakiye ömrü TRH 2010 Tablosu esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, yaşam olasılıkları hesaplamaya dahil edilip, %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğinden kararın bu yönüyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, 22.10.2016 tarihinde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle karşı aracın ZMMS sigortacısına yönelik maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Yerel mahkemece taraf delillerinin toplanıldığı, dava konusu kazaya ilişkin Isparta 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/393 Esas 2018/746 Karar sayılı doyasının getirtildiği, olayda tarafların kusur durumlarına ilişkin raporlar alındığı, yöne davacının maluliyetine yönelik olarak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden olay tarihinde geçerli 30.03.2013 tarihli Engelilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkındaki yönetmelik hükümleri çerçevesinde davacının dava konusu trafik kazasına bağlı kalıcı maluliyetinin %4, tıbbı iyileşme süresinin ise 9 ay olduğuna ilişkin maluliyet raporunun ikmal edilerek dosyanın aktüerya bilirkişisine tevdi ile alternatifli olarak tanzim edilen bilirkişi raporlarının dosya kapsamı ile uyumlu, hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette tanzim edildikleri görülmüştür.
Davalı vekili hüküm altına alınan geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını istinaf nedeni olarak ileri sürmüştür. 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa’nın 59.maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...nın yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere geçici işgöremezlik talebi yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğinden mahkemece gecici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. (Yargıtay 4. HD 13.09.2021 tarih 2021/3454 E, 2021/4465 K sayılı kararı)
Davalı vekilinin teknik faizin uygulanmasına yönelik istinaf nedeninin irdelenmesinde; trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ..., Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Yargıtay 4. Hukuk Dairesince (Kapatılan 17. H.D) de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40 -2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D. 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K).
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, aktüerya raporunda bilinmeyen dönem için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metodunun kullanılması yerinde olmakla davalı vekilinin istinaf itirazları isabetli görülmemiştir.
Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.075,35. TL'den peşin alınan 768,84. TL'nin mahsubu ile bakiye 2.306,51. TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45