İzmir BAM 11. HD 2021/1894 E. 2024/1078 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2021/1894
2024/1078
28 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2021/1894
KARAR NO : 2024/1078
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07.07.2021
NUMARASI : 2017/1083 Esas 2021/629 Karar
DAVANIN KONUSU : Tespit
KARAR TARİHİ : 28.05.2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28.05.2024
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 07.07.2021 gün ve 2017/1083 Esas 2021/629 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacının bankadan kullandığı kredi faizinin yüksek olması nedeniyle yüksek bir borç altına girdiğini, kredi borcunun zamanında ödenmemesi üzerine davacı aleyhinde takip başlatıldığını, davacı tarafından icra dosyasına muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığı halde faiz oranın yüksek olması nedeniyle borcun sona ermediğini ve icra takibinin devam ettiğini, takipte uygulanan temerrüt faiz oranının %126 olduğunu, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu, uygulanan faiz oranının emsal banka uygulamalarının çok üzerinde olduğunu, sözleşme hükümlerinin haksız şart niteliğinde olduğunu belirterek faiz oranının sosyal şartlara uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacı ile ... Bankası arasında kredi sözleşmesi bulunduğu, bu kredi sözleşmesi uyarınca davacıya kredi kullandırıldığı, kredi ödemelerin yapılmaması üzerine ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, ihtarnameye rağmen ödememe yapılmaması üzerine de takibe girişildiğini, davacının ödeme emrinin tebliği üzerine faiz ve faiz oranına herhangi bir itirazının olmadığını, takibin böylelikle kesinleştiğini, uygulanan faizin mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu, takipten 7 yıl sonra ileri sürülen iddianın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile temlik eden ... A.Ş ... şubesi arasında 06/06/2008 tarihinde imzalanan 20.000,00TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya kredi kullandırıldığı, kredi hesabının 01/10/2009 tarihinde kat edildiği, davacıya hesap kat ihtarının tebliğ edildiği, ödemenin yapılmaması üzerine davacı aleyhine 18/03/2010 tarihinde İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2010/4534 sayılı dosyasında takip başlatıldığı, takibin kesinleştiği, alacaklı bankanın takibe konu alacağını ... A.Ş'ye temlik ettiği, davacı aleyhinde takip işlemlerinin devam ettiği, sonrasında birleşme veya ünvan değişikliği suretiyle takip konusu alacağın davalı şirkete geçtiği, ayrıca işlemsiz bırakılan dosyada 2014 yılında yenileme işlemlerinin yapıldığı ve icra dosyasının 2014/3966 esasını aldığı, davacının dava dışı banka tarafından uygulanan temerrüt faizi oranının fahiş olduğu ve sözleşme ile sosyal şartlara uyarlanması iddiası ile iş bu davayı ikame ettiği, taraflar arasında faiz oranının mevzuat ve sözleşmeye uygun olarak belirlenip belirlenmediği hususunda ihtilaf bulunduğu, bilirkişinin 15/06/2021 tarihli raporuna göre taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca bankanın %102,60 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, ancak Yargıtay uygulamalarına göre borçlu cari hesap şeklindeki krediler için banka tarafından tespit edilen %28.20 akdi faiz oranına göre talep edilebilecek temerrüt faizi oranının ise %42.3 olduğu yönünde kanaat bildirildiği, somut olayda taraflar arasında 06/06/2008 tarihinde “Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi” imzalandığı, sözleşmenin 45. maddesinde davacının sözleşmeden doğan borcunu ödemediği takdirde alacağın muaccel hâle geldiği tarihten itibaren dava dışı bankaya sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihe kadar geçen günler için kredinin cins ve niteliğine bakılmaksızın dava dışı bankanın mevzuat gereğince Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın %50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ne var ki Yargıtay uygulamasında bankaların Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmediği, bu hâlde bilirkişi tarafından dava dışı bankanın kayıtlarına göre hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davacının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faizin sözleşmenin 45.maddesindeki anlaşma uyarınca %50 fazlasının temerrüt faizi olarak uygulanması gerektiği anlaşıldığından davanın kabulü ile, İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3966 esas sayılı takip dosyasında asıl alacağa işletilecek takip öncesi ve sonrası temerrüt faizi oranının %42.30 olarak tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davacı, temlik eden davalı banka tarafından açılan icra takibinde, muaccel hale gelen 15.481,81-TL asıl alacak üzerinden ferileri ile birlikte sözleşmede yer alan temerrüt faiz oranı %126 ve %5 gider vergisi üzerinden talepte bulunulduğunu, temlik eden Banka ile davacı arasında Kobi Sözleşmesine istinaden kredi kullandırılmış, borcun ödenmemesi üzerine borçluya hesap kat ihtarnamesi gönderilmesi ve ödeme yapılmaması nedeni ile İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2014/3966 E. sayılı dosyasından takibe geçildiği, davacı ödeme emrinin tebliği üzerine faiz ve faiz oranına herhangi bir itiraz etmediğini ve takip bu haliyle kesinleştiğini, dava konusu alacağın ticari işlemler sonucu doğan ticari bir alacak olup, ticari hayatın gerekleri nedeniyle ticari işlere uygulanacak hükümlerin kimi zaman adi işlere uygulanacak hükümlerden farklılık arz edeceğinidavaya konu olan temerrüt faizinin ticari işlere uygulanacak faiz olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 8’inci maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirlenebileceği sözleşmenin her iki tarafının da tacir ve yapılan sözleşme bir ticari iş olması nedeniyle hem anapara hem de temerrüt faizinin serbestçe kararlaştırılabileceğini, bu nedenlerle davacıdan talep edilen faiz oranı %126 olarak sözleşme ile belirlenmiş olup, davacı borçlunun serbest iradesi ile kabul edildiğinden, %42,30 faiz oranı üzerinden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Dava, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca temlik eden bankaca uygulanan temerrüt faiz oranının emsal banka uygulamalarının çok üzerinde olduğu iddiasıyla faiz oranının sosyal şartlara uyarlanması talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Davacı, temlik dava dışı banka tarafından uygulanan temerrüt faizi oranının fahiş olduğunu, emsal banka uygulamalarının çok üzerinde olduğunu belirterek faiz oranının sosyal şartlara uyarlanmasını talep etmiştir. Buna göre taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca temlik eden bankaca uygulanan temerrüt faiz oranının mevzuat ve sözleşmeye uygun olarak belirlenip belirlenmediği, belirlenmiş ise, sözleşme ve mevzuat hükümlerine göre kararlaştırılan faiz oranı yönünden uyarlama şartlarının somut olayda bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davalı tarafça; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile İzmir 11. İcra Müdürlüğünün 2014/3966 E. sayılı dosyasında davacı aleyhine takibe geçildiği, davacının ödeme emrinin tebliği üzerine faiz ve faiz oranına herhangi bir itirazda bulunulmadığı, takibin bu haliyle kesinleştiğinin iddia edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı esasen kararlaştırılan faiz oranının yüksek olduğunu iddia ederek, faiz oranının sosyal şartlara uyarlanmasını talep etmesine karşın, mahkemece davacının uyarlama talebinin incelenmediği, somut olayda uyarlamanın şartlarının mevcut olup olmadığının araştırılmadığı görülmüştür.
Bilindiği üzere bir davada uyarlama talebinin kabul edilebilmesi için işlemin yapıldığı tarihteki koşulların olağanüstü derecede değişmesi ve bu değişim nedeniyle gerçekleşen yeni durumun işlemin taraflardan biri için katlanılamaz hale gelmiş olmalıdır. Talebe konu kredinin ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olup, sözleşmede tarafların serbest iradeleri ile belirlenen bir faiz oranının bulunup bulunmadığı, tarafların basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulundukları da dikkate alınarak, uyarlama koşullarının somut olayda mevcut olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun da denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmektedir. Bu itibarla Mahkemece alanında uzman bankacı bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi de verilerek, öncelikle uygulanan faiz oranı konusunda taraflar arasında imzalanan sözleşmede hüküm bulunup bulunmadığı, hüküm var ise uygulanan faiz oranının sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı, faiz oranının sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olması halinde ise kredinin ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesi olduğu dikkate alındığında somut olayda uyarlama koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun mahkemece tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu şekilde mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğu dikkate alınarak, bu yönüyle davalı vekilinin istinaf itirazının haklı ve yerinde olduğu değerlendirilerek, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile yerinde görülmeyen yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;
1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1. a. 6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,
2. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.07.2021 tarih 2017/1083 Esas 2021/629 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3. Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4. Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
5. İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:02