İzmir BAM 11. HD 2023/1136 E. 2023/1929 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2023/1136
2023/1929
28 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1136
KARAR NO : 2023/1929
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/04/2023
NUMARASI : 2022/1004 Esas 2023/309 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat
DAVA TARİHİ : 09.10.2017
KARAR TARİHİ : 28.12.2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 28.12.2023
İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.04.2023 tarih 2022/1004 Esas 2023/309 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı ... A.Ş vekili ve katılma yoluyla davalı ... Şti. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili, davacıya ait yabancı plakalı araç ile davalıların maliki, sürücüsü ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, aracı ile Almanya'ya dönmesi gerektiği için Ankara'da 5.867,00-TL zoraki geçici tamirat yaptırdığını, Almanaya'dan aldığı bilirkişi raporunda aracın total pert olduğu gözetilerek zararın 8.895,00 Euro olarak belirlendiğini belirterek; belirsiz alacak davasına esas olmak üzere, 2.223,75 Euro+1.466,75 TL (TL bakımından avans faiziyle) davalı işleten kaza tarihinden, davalı sigorta şirketi ise teminat limitiyle sınırlı olarak 19.09.2017 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı TL olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.460,25 Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif satış kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerine dahil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Şti. davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... A.Ş vekili, sigortalı araç sürücüsünün % 25, davacının % 75 oranında kusurlu olduğunu, kusur durumuna isabet eden hasar bedelinin müvekkili sigorta tarafından kusura denk gelen miktarın ödendiğini, talep edilen bilirkişi ücretinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve toplanan tüm delillere göre; davacıya ait araç hasarının 8.895,00 Euro olarak hesaplandığı, davacıya ait araç sürücüsünün % 75 oranında kusurlu olması sebebi ile davalı sigorta şirketinin ve davalı araç malikinin 2.223,75 Euro'dan ve taşıma gideri olarak tespit edilen 1.421,75 TL'den sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin davacıya 09.10.2017 tarihinde 1.870,00 TL ödeme yaptığı, ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış Kuru nazara alındığında (1 Euro=4.361) ödeme tutarının 430.27 Euro'ya tekabül ettiği, buna göre davacının 1793,48 Euro ve 1.421,75 TL zarara uğradığı, hasar tespit gideri olan 365,06 Euro'nun yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 1.793,48 Euronun davalı sigorta şirketi yönünden 19.09.2017 tarihinden itibaren davalı işleten yönünden kaza tarihinden itibaren devlet bankalarının Euro üzerinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat faizine ödediği en yüksek döviz ile birlikte fiili ödeme tarihindenn T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.421,75 TL nin davalı sigorta şirketi yönünden 19.09.2017 tarihinden itibaren davalı işleten yönünden kaza tarihi olan 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN 25.11.2022 TARİH VE 2020/199 E. - 2022/1742 K. SAYILI KALDIRMA KARARI ÖZETİ : Mahkemece, davalı sigorta tarafından 09.10.2017 tarihinde 430,27 Euro karşılığı 1.870,00-TL ödendiği kabul edilerek bu miktar Euro cinsinden talep edilen hasar tazminatından mahsup edilip ödeme yapılan kısım yönünden kısmen red hükmü kurulmuş ise de dosyada ödemeye dair dekont vs belgeye rastlanmadığından ödeme belgesi getirtilerek dava tarihi ve ödeme tarihi üzerinde durularak dava tarihinden önce ödeme yapılmış ise kararda olduğu gibi yapılan ödeme yönünden bu kısma ilişkin talebin reddine ve reddedilen kısım yönünden red vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi, yargılama aşamasında ödeme yapıldığı sonucuna ulaşılır ise bu kısım yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, HMK'nın 331. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihe davacının haklı olması nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmeyerek davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken bu yönde bir inceleme yapılmadan ödeme yapılan bu kısım yönünden talebin reddi ile davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
KALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile davaya konu trafik kazasından kaynaklı; Bakiye 1.793,48 Euro hasar bedelinin davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 19/09/2017 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Şti yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 28/06/2017 tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO para cinsi üzerinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat faizine ödediği en yüksek döviz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının davalılardan (davalı sigortanın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 1.466,75 TL'nin davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 19/09/2017 tarihinden itibaren, diğer davalı ... Şti yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 28/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigortanın poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı, davalı ... A.Ş ve katılma yoluyla davalı ... Şti. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, eksik inceleme yapılarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporlarındaki kusur tespitlerinin kabulü mümkün olmadığını, davacıya kusur izafe edilemeyeceğini, kusur rapora itirazların dikkate alınmadığını, davalı tarafın kısmi ödemesi davanın açılma tarihi ile aynı tarihli olup kısmi ödeme miktarında davanın konusuz kaldığına hükmedilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, kazanın oluşumunda % 75 oranında davacı tarafın asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketince davacı tarafa 09.10.2017 tarihinde 13.11 saatinde ödeme yapıldığı, davanın ise ödeme saatinden sonra 09.10.2017 tarihinde saat 16:24 ‘de açıldığını, sigorta şirketince yapılan ödemenin dava açılış saatinden önce olduğunu, sigorta şirketinin trafik poliçesi gereğince kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limitinin 33.000,00-TL ile sınırlı olduğun, hüküm altına alınan bakiye 1.793,48 Euro hasar bedeli + 1.466,75 TL hasar bedeli toplamından dolayı sorumluluğu sadece bakiye poliçe teminat limitinden ibaret olduğunu,1.870,00-TL ödeme de mahsup edildiğinde bakiye limitin 31.130,00-TL kaldığını, kaldırma kararın öncesindeki ilamın için İzmir 8. İcra Müdürlüğü’nün 2019/14464 E. sayılı dosyasına 22.11.2019 tarihinde 20.908,98-TL daha ödeme yapıldığını, borcun sona erdiğini, sigorta şirketinin üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, hüküm fıkrasında poliçe limiti yönünden davalının sorumluluğunun açıkça belirlenmediğini, kararın ifazı kabil olmadığını, hasar bedelinin fahiş olduğunu, aracın hem onarıma tabi tutulduğunu hem pert olarak kabul edildiğini, araç pert total işlemine tabi tutulacaksa bu durumda aracın onarımı için ayrıca ödendiği belirtilen onarım bedelinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, davaya konu araçta oluşan hasar nedeniyle sigortalımızın kusuru oranında davacı tarafa yapılan 1.870,00-TL ödeme söz konusu olduğunu, aracın pert total işlemine tabi tutulmasını gerektirir boyutta ve ağırlıkta bir hasar oluşmadığını, raporlar arsında çelişki olduğunu, belirterek; kararın kaldırlmasını talep etmiştir.
Davalı ... Şti. Vekili, davasının asli ve tam kusurlu olduğunu, davalıya kusur izafe edilmeyeceğini, davacının iddia ettiği şekli ile bir zararı bulunmadığını, raporların gerçeği yansıtmadığını, davalının çekici ve eksper masrafından sorumlu olmayacağını, yabancı para cinsinden zarar talep edilemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin kaldırma kararından sonra yaptığı ödemenin dikkate alınmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ile ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile davacının maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
-
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )
-
Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davacının % 75 oranında asli, sigortalı araç sürücüsü davalının % 25 oranında tali kusurlu, olduğunun tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
-
Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E. - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir. ( Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
-
Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı içeriği ile sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunun davalılar şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, sigorta şirketi ile davalı işletenlerin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
-
Yabancı plakalı araçların hasar tazminat talepleri yönünden aracın pert değerlendirilmesi yapılsa dahi, aracın onarım bedeli, aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri ile karşılaştırılması bakımından önem arz etmektedir. Şöyle ki; eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Bu durumda mahkemece, aracın Türkiye'deki tamir bedeli, olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değeri ile karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD'nin 31.02.2012 tarih ve 2021/26157 E. 2022/1048 K.) Somut olayda, davacı hasarlı aracı gümrüğe terk etmemiş, ikamet ettiği ülkeye götürmüştür. Davacı aracını gümrüğe terk etmiş olsa idi, yurtdışı ikinci el değeri ile Türkiye'deki tamir masrafı belirlenerek bu iki tutar karşılaştırılıp hangisi az ise o değer üzerinden hüküm kurulması gerekirdi. Araç Almanya'ya götürülmüş olduğundan, öncelikle davacının aracın trafikteki tescil kaydını sildirip sildirmediği tespit edilerek, sildirmiş ise aracın sovtaj bedeli ikinci el değerinden düşülerek ve ödemeler de mahsup edilerek davacının zararının belirlenmesi; aracın kaydı sicilden silinmemişse, kazanılmış haklar korunarak Almanya'daki tamir bedeline hükmedilmesi gerekmektedir. ( Yargıtay 17. HD'nin 08.03.2016 tarih ve 2014/6873 E. - 2016/2916 K ).
-
Dosyaya kazandırılan her iki bilirkişi raporunda da davacıya ait araç pert total değerlendirilmesini tabi tutulduğu ve aracın Almayan ülkesindeki piyasa rayiç değerinin onarım giderinden fazla olduğu, aracın davacı tarafından Almanya ülkesesine götrüldüğü ve davacının aracın pert bedelinin mahsup etmet suretiyle zararın talep edildiğinin anlaşılması karşısında; hasara ilişkin yapılan hesaplama tazminat sorumlularının lehine olduğundan bu husus istinaf kanun yoluna başvuran davalının sıfatına göre sonuca etkili değildir. Yine, her ne kadar rapor arasında çelişki bulunmayıp hasar ve ekspertiz kalemleri aynı ise de ATK raporunda ekspertiz masrafları, Türkiyedeki tamir faturası da Euro cinsinden hesaplamaya dahil edildiği için sonuç farklı çıkmış, ilk raporda ise davalı sigorta tarafından yapılan ödeme netice olarak hesaplanan hasardan düşülmesi gerekirken kusur indirimi yapılmadan önce ödeme düşülmüş ise de İDM tarafından bu hesap hatası gözetilerek hüküm oluşturulması karşısında raporlar arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmaktadır.
-
Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve 2017/1822 E.- 2019/9723 K. )
-
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve hasarın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, sigortacının davadan önce ödediği miktarın ödediği tarihteki kur karşılığı Euro'ya çevrilmek sureti ile hasar bedelinden mahsup edilmesine, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı ... A.Ş.'nin aşağıda belirtilen hususlar dışındaki tarafların sair tüm istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
İstikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K. )
-
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. )
-
Davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumludur. Davalı nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde araç başına teminat limiti kaza tarihi itibariyle 33.000,00-TL olup gerek KTK'da gerek Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında yabancı plakalı araçlar için poliçe limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para birimine göre belirleneceğine dair açık hüküm bulunmaması karşısında, İDM tarafından davadan önce ödenen miktar nispetinde ( 1.870,00-TL) poliçe limitinin tüketildiği gözetilerek davalı sigorta şirketi yönünden bakiye limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmesi ve dava değeri yapılan yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı olan ( 9.408,24-TL ve 1.466,75-TL olmak üzere toplam 10.874,99-TL) Türk Lirası esas alınarak kabul edilen ( 7.587,85-TL ve 1.466,75-TL olmak üzere toplam 9.054,60-TL) miktar üzerinden harç ile karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti hesaplanması, yargılama giderlerinden olan ekspertiz ücretinin dava tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden yargılama giderine dahil edilmesi, kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesi, poliçe limitinin altına kalması halinde ise oran yapılmaması, ilk karar tarihinden sonra karar nedeni ile yapılan takip kapsamında ödenen miktarın kararın infazı sırasında dikkate alınması, gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden tarafların istinaf başvurusu yerindedir.
Bu durumda, davacı ile davalı .... Şti'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacı ile davalı .... Şti'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2. Davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.04.2023 tarih 2022/1004 Esas 2023/309 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
3. Kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;
Davacının davasının KISMEN KABULÜNE,
1.793,48-EURO'nun davalı ... A.Ş. yönünden ( bakiye poliçe limiti olan 31.130,00-TL yi aşmamak kaydı ile) 19.09.2017, davalı ... Şti yönünden ise 28.06.2017 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının EURO ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kurunun TL karşılığının davalılardan müşterek ve müteselislen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacının davasının KABULÜ ile 1.466,75-TL'nin davalı ... A.Ş. yönünden ( bakiye poliçe limiti olan 31.130,00-TL yi aşmamak kaydı ile) 19.09.2017 davalı ... Şti yönünden ise 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselislen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Yukarıda hüküm altına alınan istem dışında fazlaya ilişkin talebin reddine,
İlk karar tarihinden sonra karar nedeni ile yapılan takip kapsamında ödenen miktarın kararın infazı sırasında dikkate alınmasına,
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 618,52-TL harçtan peşin olarak alınan 185,72-TL harcın mahsubu ile bakiye 432,80-TL harcın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ( kabul edilen dava değerinin poliçe limitinin altına kalması nedeniyle oran yapılmasına gerek olmadığından) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 185,72-TL harcın davalılardan müşterek ve müteselislen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 9.054,60-TL vekalet ücretinin ( kabul edilen dava değerinin poliçe limitinin altına kalması nedeniyle oran yapılmasına gerek olmadığından) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvuru harcı, 464,50-TL ATK fatura bedeli, 800,00-TL bilirkişi ücreti, 1.064,75-TL talimat, tebligat ve posta masrafı ile ekspertiz ücreti 1.460,25-Euro'nun dava tarihindeki değeri olan 6.178,02-TL olmak üzere toplam 8.538,67-TL yargılama giderinden kazanıp kaybetme oranına göre hesap edilen 7.087,09-TL'sinin (dava değerinin poliçe limitinin altına kalması nedeniyle oran yapılmasına gerek olmadığından) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde yatırana iadesine,
4. İstinaf yoluna başvuran davalı ... A.Ş'nin ödediği istinaf harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
5. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 269,85. TL'den peşin alınan 179,90. TL'nin mahsubu ile eksik kalan 89,95. TL'nin davacıdan tahsiline,
6. Davalı .... Şti yönünden istinaf karar harcı olan 618,52. TL'nin peşin alınan 820,00. TL'den mahsubu ile fazla yatan 201,48. TL'nin istek halinde yatırana iadesine,
7. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... A.Ş tarafından yapılan 492,00. TL istinaf yoluna başvuru harcı, 30,00. TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 522,00. TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye verilmesine,
8. İstinaf başvurusu nedeni ile davacı ve davalı ... Şti'nin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 28.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56