İzmir BAM 11. HD 2023/1853 E. 2023/1843 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2023/1853
2023/1843
14 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1853
KARAR NO : 2023/1843
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14.12.2021
NUMARASI : 2021/733 E. - 2021/149 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 14.12.2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 14.12.2023
Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.12.2021 tarih 2021/733 E. - 2021/149 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :Davacılar vekili, davalılardan ...'ın T.C, ... Bankası A.Ş'den kredi kullandığını, buna karşılık takip konusu gayrimenkuller üzerine 170.000,00TL tutarında Banka lehine ipotek koydurduğunu, müvekkilinin kefil sıfatıyla krediyi ödedikten sonra bankaya halef olduğunu, Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2020/305 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline takibin devamına davalılar aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere müştereken ve müteselsilen her bir davalı için ayrı ayrı icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ... vekili, müvekkilinin taşınmazı satın alan 3. kişi olup diğer davacı ile davalılar arasındaki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, ipotek borcunun ödenip ödenmemesinin yada alacağın temlik alınıp alınmamasının müvekkilini borçlu konumuna sokamayacağını, müvekkilinin kredi işlemlerinde de alacak borç ilişkisinde de borçlu sıfatına haiz olmadığını, iş bu davada taraf sıfatının bulunmadığını, alacağın rücu mahiyetinde olup, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasının doğru olmadığını, bu hali ile rücu alacağının zamanaşımına uğradığını, borcu kefil sıfatı ile ödeyen davacının ödediği bedeli asıl borçluya rücu etmesi gerekirken, bankadan, alacağını borçlu sıfatı ile temlik almasının mümkün olmadığını, yapılan temlik işleminin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kefilin kefalet hükümleri gereği hareket etmesi gerektiğini, ipotek alacaklısı olarak hareket ederek müvekkilini takipte borçlu göstermesinin mümkün olmadığını, davacının müvekkilini borçlu taraf olarak göstererek kötüniyetli hareket ettiğini, davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açmış olmasının doğru olmadığını beyanla davanın usul ve esas yönden reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, takip dosyasına konu edilen asıl alacak, faiz ve ferilerin fahiş olduğunu, ipoteğin azami meblağ ipoteği olduğunu, bu sebeple davacının ipoteğin tamamını değil, ödediği miktar üzerinden işlem yapması gerektiğini, borç miktarı ile ipoteğin değerinin farklı olduğunu, davacının haksız olduğunu, alacağın likit olmadığını, inkar tazminatının somut olayda uygulanamayacağını beyanla davacının davanın reddine, alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2020/305 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, 06.12.2018 tarihli 7155 sayılı Kanun'un 20.maddesiyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi uyarınca zarar görenin konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesi gereğince somut uyuşmazlığın genel tarımsal kredi sözleşmesine kefil olan davacının bankaya olan borcu ödeyerek, asıl borçlu ve diğer kefillere rücu istemiyle başlattığı Turgutlu İcra Müdürlüğünün 2020/305 esas sayılı dosyasında davalıların yapmış olduğu itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacı tarafça arabulucuya başvurulmaksızın dava açıldığı anlaşılmakla, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın, 7155 sayılı yasanın 20.maddesi ile 6102 sayılı yasaya eklenen 5/A maddesinin 1.fıkrası uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacılar vekili, öncelikle ticari bir dava söz konusu olmadığını, davalı ... tarafından bankadan kullandığı kredinin teminatı olmak üzere ipotek verdiğini, davacılar murisini kefil gösterdiğini, davalı asıl borçlu tarafından kredi ödenmeyince, muris ... tarafından davalı ...'un kredi borcunun ödendiğini, davalının ipotek verdiği taşınmazlarla ilgili ipoteği temlik aldığını, sonrasında alacağın tahsili amacıyla davalı ile taşınmazları devralan diğer davalılar aleyhine icra takibi başlattığını, somut uyuşmazlıkta artık bankanın taraf olmadığını, davanın tarafları olan gerçek kişiler arasındaki bu davanın ticari dava niteliğinde olmadığını, genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ticari olmayan alacak için arabulucuya gitme zorunluluğu bulunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddinin mağduriyete sebebiyet vereceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE :Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibine itirazın İİK'nun 67. maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın genel tarımsal kredi sözleşmesine kefil olan davacının, asıl borçlunun borcunu ödedikten sonra alacaklının halefi sıfatıyla kredi borcundan sorumlu olanlara ve ipotekli taşınmazı satın alan diğer davalıya rücu etmesinden kaynaklandığı, bu haliyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesi gereğince ticari nitelikte bir dava olup, 7155 sayılı Kanun'un 20.maddesiyle Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi uyarınca davadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı tarafça davadan önce arabulucuya başvurulmadığının dosya kapsamı itibarıyla sabit olması karşısında yerel mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf itirazının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2. Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan 269,85 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38