SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2023/928 E. 2023/1812 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/928

Karar No

2023/1812

Karar Tarihi

6 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/928

KARAR NO : 2023/1812

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 29.03.2023

NUMARASI : 2022/859 E. 2023/185 K.

DAVANIN KONUSU : Şirketin Feshi

KARAR TARİHİ : 06.12.2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 06.12.2023

Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.03.2023 tarih 2022/859 E. 2023/185 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA :Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin diğer ortaklarının da müvekkilinin kardeşleri olduğunu, tarafların ortak olduğu başkaca şirketlerin de bulunduğunu, kardeşlerin zamanla aralarında iş bölümü yaparak şirketlerin yönetimini sağladıklarını, müvekkilinin kardeşi dava dışı ...'un 09.10.2018 tarihinde vefatından sonra diğer kardeşlerin çeşitli iddia ve ithamlarla müvekkilini ortak olduğu tüm şirketlerde dışlamaya, şirket hesaplarını göstermemeye, şirketle ilgili bilgi vermemeye başladıklarını, davalı şirketin fiilen herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığını, diğer ortaklar tarafından şirketin iş ve işleyişiyle ilgili olarak müvekkiline hiçbir bilgi verilmediğini, karar alma süreçlerinin müvekkilinin bilgisi dışında gerçekleştiğini, şirketin iki ortağın imzası ile temsil ve ilzam edildiğini, ortakların bu şekilde müvekkilini dışladıklarını, davalı şirketin yönetimini fiilen üstlenen kardeşlerin şirketi atıl durumda bıraktıklarını ve bilinçli bir şekilde şirket faaliyetlerini engellediklerini, davalı şirketin uzun yıllardır bilinen bir faaliyeti bulunmadığından herhangi bir kâr dağıtımı da yapılmadığını, müvekkiline herhangi bir huzur hakkı ödemesi yapılmadığını, şirketin devamının mümkün olmadığını iddia ederek, şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin 2016 yılından dava tarihine kadar geçen hesap döneminde herhangi bir faaliyetinin ve gelirinin olmadığı, 2014 yılından dava tarihine kadar geçen hesap dönemlerinde her yıl zarar ettiği, aktifini oluşturacak herhangi bir gayrimenkul ve araç kaydına rastlanmadığı, vergi dairesine 4.934,12 TL güncel borcunun bulunduğu, öz sermayesini yitirdiği, şirketin fesih şartlarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, davalı şirketin ortaklarının akraba olup aile şirketi olduğu, şirketin son 7-8 yıldır faaliyetinin olmadığı, ortaklar arasında geçimsizlik bulunduğu, aktifini oluşturacak herhangi bir gayrimenkul ve araç kaydına rastlanmadığı, öz sermayesini yitirdiği, TTK'nun 636/2 maddeleri gereği fesih koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, ...nün ... sicil numarasında kayıtlı olan davalı ...'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'ün atanmasına, tasfiye memurunun taraflara ait şirketlerinde maaşlı mali müşaviri olması nazara alınarak ücret takdirine yer olmadığına, 10.000,00 TL tasfiye masrafının karar kesinleştiğinde davacı tarafça mahkeme veznesine yatırılmasına karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, TTK'nın 636/2 maddesinde "Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hale getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." şeklinde düzenleme bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacının şirketi temsil ve ilzama yetkili olduğunu, şirket genel kurullarının her yıl düzenli olarak yapıldığını, müvekkili şirketin ihtiyaç halinde kullanılmak üzere beklemede tutulduğunu, uzun süredir organsız kalması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, yönetim kurulu üyesi olarak davacının bilgi alma hakkının ihlal edildiği iddiasını kanıtlayamadığını, davacının ilk derece mahkemesinin 2022/845 E ve 2022/844 E sayılı dava dosyalarında da ortağı olduğu ... ismini taşıyan Anonim Şirketlerin de tasfiyesini talep ettiğini, davacının açtığı tüm bu davaların aynı mahiyette olduğunu, 2009 yılında ortaklar arasında yapılan taksim sözleşmesinde müvekkili şirketin her üç kardeşe eşit payda olmak üzere taksim edildiğini, diğer ortaklar ... ve ... varisleri ... ve ...'un bu şirketin tasfiyesinden ziyade devam etmesinden yana olduklarını, bilirkişi raporu incelendiğinde öz sermayenin -6.336,04-TL olduğunu, bu rakam sebebiyle 18 yıldır piyasada bilinen kredi notu ve itibarı yüksek bir şirketin tasfiyesinin ileride büyük zararlar doğmasına sebebiyet vereceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, davacının hissedarı bulunduğu davalı limited şirketin haklı nedenlerle feshine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Limited şirketler için uygulanan TTK'nın 636. maddesinde "(2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3)Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmüne yer verilmiştir.

TTK’nın 636/3. maddesiyle hakime tanınan takdir hakkının kullanılması bakımından şirket ortağının ortaklıktan ayrılma yönünde bir irade ortaya koyup koymamasının önemi bulunmamaktadır. Somut olayın özelliklerine göre, bu yönde bir irade bulunmasa da şirketin fesih ve tasfiyesi yerine davacı ortağın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilebilir. Limited şirketler için yasada haklı nedenler açıkça belirtilmemiş ise de, ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesi olanağının bulunmadığı durumların varlığı halinde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 11. HD 2019/462 E. 2019/7665 K; 2014/6309 E. 2014/11166 K. sayılı kararları).

Tarafların iddia ve savunmaları, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin 2016 yılından itibaren geçen hesap dönemlerinde herhangi bir faaliyetinin ve gelirinin olmadığı, 2014 yılından itibaren her yıl zarar ettiği, aktifini oluşturacak herhangi bir taşınmaz ve araç kaydının bulunmadığı, vergi dairesine borcunun bulunduğu, özsermayesini yitirdiği tespit edilmiş olmakla; şirketin feshi için haklı sebeplerin oluşmuştur. Bu nedenlerle mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş davalı vekilinin tüm istinaf itirazları reddedilmiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 3.415,50 TL harçtan, peşin alınan 853,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,	

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.06.12.2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafFeshidereceizmirŞirketinkararınınkonusugerekçemahkemesiözetihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim