İzmir BAM 11. HD 2023/1595 E. 2023/1478 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
bam
2023/1595
2023/1478
26 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1595
KARAR NO : 2023/1478
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03.08.2023
NUMARASI : 2023/207 Esas
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 26.10.2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 26.10.2023
Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 03.08.2023 tarih 2023/207 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip, dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : Davacı vekili, turizm sektöründe faaliyet gösteren dava dışı ... A.Ş.'de davalı yönetim kurulu başkanlığı yapan yabancı ortak olduğundan 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu uyarınca çalışma izni alma zorunluluğu bulunduğunu, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca çalışma izni alabilmesi için şirkette en az beş Türk vatandaşın tam zamanlı istihdamının bulunuyor olması gerektiğini, ... şirketinin tam zamanlı beş Türk çalışanının bulunmadığını, mahkemece davalının çalışma izni sorgulanması gerektiğini, davalının geçerli çalışma izninin bulunmaması halinde yönetim kurulunun tek üyesi davalı olduğundan şirketin yönetimsiz kalacağını, bu sebeple ...’e temsil ve yönetim kayyımı atanması gerektiğini, çalışma izninin haricinde davalının hâkim ortak olduğu ve tek başına yönetim kurulu üyeliği yaptığı süreçte basiretli bir tacirin göstermesi gereken özen ve yükümlülükleri göstermediğini, kasıtlı eylemleriyle şirketi zarara sokacak şekilde ticari ve hukuki işlemler gerçekleştirerek şirketin mali durumunu bozduğunu, müvekkilini de dolaylı olarak zarara uğrattığını, ayrıca davalı aleyhine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından açılmış Marmaris 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/404 Esas numaralı dosyasında davalıya yönelik 2 yıl 4 ay hapis ve 150 gün adli para cezasına hükmedildiğini, söz konusu ceza indirim sebepleri uygulanarak 2.500-TL tutarında adli para cezasına çevrildiğini, bunun üzerine haklarında cezaya hükmedilen davalı ve babası ... istinaf yoluna başvurduklarını, o davadaki savunmalarında davalının kendisinin de tek başına yönetim kurulu üyeliği yapmaya haiz olmadığını ve Türkiye’deki hukuki ve ticari kuralları bilmediğini kabul ettiğini, davalının müvekkilinin bilgi edinme ve inceleme hakkını kullanmasını engellediğini, şirketin en değerli malvarlığı olan ... otelinde elektriklerin kesik olması ve elektrik borcunun ödenmesi konusunda hiçbir işlem yapılmadığını, bu sıkıntılar dolayısıyla mevcut kiracının 2023 ilkbahar-yaz sezonunda oteli işletmeye açmama kararı aldığını, şirketin sezonluk kira kaybına uğradığını, azınlık pay sahibi müvekkilinin uzun sürelerdir pay senedi basılmasını talep ettiğini, 28.09.2022 tarihli genel kurulda hisse senedi basılması için yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verilmiş olmasına rağmen bu konuda yönetim kurulu kararının hala alınmadığını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava dışı ... A.Ş.’ye tedbiren yönetim kayyımı atanmasına, yönetim kayyımı talebi kabul görmezse tedbiren denetim kayyımı atanmasına, TTK md. 553 vd. hükümleri uyarınca ... A.Ş.’nin yönetim kurulu üyelerinin kusurundan kaynaklanan zararının davalı yönetim kurulu üyesinden tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL tazminatın ... A.Ş.’ye zararın meydana geldiği tarihten itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 02.03.2023 tarihli ara karar ile, davacı vekilinin şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 12.06.2023 tarihli 2023/804 E. 2023/902 K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili 02.08.2023 tarihli dilekçesinde, davalının hakim ortak olduğu ve tek başına yönetim kurulu üyeliği yaptığı süreçte basiretli bir tacirin göstermesi gereken özen ve yükümlülükleri göstermediğini, kasıtlı eylemleri ile şirketi zarara sokacak şekilde ticari ve hukuki işlemler gerçekleştirdiğini, müvekkilini dolaylı olarak zarara uğrattığını, davalının vergi ve ecrimisil borcu olduğunu cevap dilekçesi ile ikrar ettiğini, ihtiyati tedbirde aranan yaklaşık ispat şartının sağlandığını, borçların her geçen gün arttığını, Ukrayna uyruklu olan davalının yurt dışına kaçarak müvekkilinin zararının tazmininden kaçma ihtimalinin olduğunu iddia ederek, davalının dava dışı ... A.Ş.'de bulunan %75'lik hissesinin devrinin engellenmesi için ilgili hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalının taşınır ve taşınmaz mal varlığının araştırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece : 03/08/2023 tarihli ara karar ile, davacının davalıya karşı sürmüş olduğu tüm iddiaların, yargılama sonucunda ortaya çıkacağı, davalının şirket hisselerinin uyuşmazlık konusu olmadığı, HMK 389. Maddesi gereğince ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, HMK'nın 389. Maddesi gereğince, mevcut hukuki durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebinin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği, yargılama sonunda davanın kabul edilmesi halinde davalı tarafından ciddi bir meblağın dava dışı ...’e ödenmek zorunda kalacağını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davalının yönetim kurulu üyesi sıfatı ile gerçekleştirdiği işlemler sonucunda gerek dava dışı şirketi gerekse de dolaylı olarak müvekkilini ne kadar zarara uğrattığının hesabının yapılabilmesinin ilk aşamada mümkün olmadığını, belirsiz veya kısmi davada alacak belirlenen kadar ki yargılama sürecinde veya başında ihtiyati haciz yolu ile alacağın teminat altına alınması olanağının bulunmadığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, her ne kadar ...’te yönetim kurulu mevcut gibi gözükse de davalının çalışma izninin bulunmadığını, 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca çalışma izni alabilmesi için şirkette en az beş Türk vatandaşın tam zamanlı istihdamının bulunuyor olması gerektiğini, ancak ...’in tam zamanlı beş Türk çalışanının bulunmadığını, bu yüzden davalının çalışma izni almasının mümkün olmadığını, davalının ...’in en önemli malvarlığı olan ... adlı oteli 720.000.000,00 TL’ye veya farklı bir bedele satmaya çalıştığını, bu durumda her ne kadar satıştan elde edilecek gelir ...’e girecek olsa da davalının hissesine düşen satış bedelini alarak yargılama sürecinde yurt dışına çıkması halinde huzurdaki davanın kabul edilmesi halinde dahi tazmin etme imkanının ortadan kalkacağını belirterek, ihtiyati tedbirin reddine dair ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.
Somut olayda, dava dışı anonim şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalının kasıtlı eylemleriyle şirketi zarara sokacak şekilde ticari ve hukuki işlemler gerçekleştirdiği, şirketin mali durumunu bozduğu, özen yükümlülüğünü yerine getirmediği iddia edilerek tazminat isteminde bulunulmuş, bu kapsamda davalının dava dışı ... A.Ş.'de bulunan %75'lik hissesinin devrinin engellenmesi için ilgili hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, davalının taşınır ve taşınmaz mal varlığının araştırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, davalının şirket hisselerinin uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Ara karar tarihi itibariyle henüz ön inceleme aşamasında olan davada şirket hisselerine tedbir konulması hususunda yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediğinden mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1. b. 1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2. İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 444,60 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 174,75 TL'nin ihtiyati tedbir isteyen davacıdan tahsiline,
3. İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26.10.2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56