SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir BAM 11. HD 2023/1370 E. 2023/1442 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1370

Karar No

2023/1442

Karar Tarihi

13 Ekim 2023

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1370

KARAR NO : 2023/1442

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 08.06.2023

NUMARASI : 2023/162 Esas 2023/527 Karar

DAVANIN KONUSU : Kayyım Atanması

KARAR TARİHİ : 13.10.2023

KARAR YAZIM TARİHİ : 13.10.2023

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.06.2023 tarih 2023/162 Esas 2023/527 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA : Davacı vekili, davacı ...'in ...'in mirasçısı olduğunu, ...'in ... Şirketi'nin en büyük hisseye sahip kurucu ortağı olduğunu, 30/10/2019 tarihli genel kurul kararıyla da 30.10.2022 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi ve başkanı seçildiğini, ...'in 16/01/2023 tarihinde vefat ettiğini, hastalığı nedeniyle uzun bir süre de iş göremez hale geldiğini, bu nedenle ... Şirketi'nin 30/10/2022 tarihinden itibaren Yönetim Kurulu Başkanı olmadığından şirketin temsilsiz kaldığını ve genel kurulun toplanamadığını, şirket hisselerinin %70'inin muris ... 'e geri kalan %30'unun ise davalılar ..., ..., ... ve ...'ye ait olduğunu, ... 'in vefatı ile müvekkili ... ile davalı ...'in en yüksek hisseye sahip ortak olduklarını, Yönetim kurulu üyesi ve şirketi münferiden temsile yetkili ortağı ... 'in yetkisinin 30/10/2022'den itibaren bitmiş olması ve 16/01/2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle şirketin temsilsiz kaldığını, şirketin yönetiminin sağlanması amacıyla ortaklardan ...'in yönetim kayyımı olarak atanmasını ve Genel Kurulu toplayarak şirkete yeni bir Yönetim Kurulu oluşturulmasının sağlanma görevinin kendisine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davada davacı ... tarafından kardeşi ...'in şirkete kayyım olarak atanmasını talep edilmişse de; dava konusu şirket ile ilgili olarak müvekkili ve kayyım arasında husumet bulunduğunu, bu kişinin kayyım olarak atanması talebini kabul etmediklerini, kayyım atanacaksa tüm ortaklara eşit mesafede bulunan, ilk aşamada kendi menfaatini değil şirketin menfaatini düşünerek ona göre yönetim sorumluluğunu icra edecek tarafsız ve bağımsız 3. bir kişinin kayyım olarak atanması gerektiğini bildirerek ...'in ... A.Ş. ile arasında menfaat çatışması ve husumet bulunduğu hususu gözetilerek davacı tarafın şirkete ... 'in yönetim kayyumu olarak atanması talebinin reddine, şirkete kayyum atanacaksa şirket ile aralarında menfaat çatışması bulunmayan, şirketten bağımsız ve tarafsız 3.kişinin sadece genel kurul toplanması ile sınırlı olmayacak şekilde tapu iptal davası sonuçlanıp kesinleşinceye kadar yönetici kayyım olarak atanmasına, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının henüz şirket ortağı sıfatına haiz olmadığını, bu nedenle işbu davayı açabilme yönünde aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, davalıların miras bırakanı şirket ortağı olup, şirket hisselerinin mirasçılara geçmesi için gereken prosedürün yerine getirilmediğini, şirkete de bir bildirim yapılmadığını, açılan davada özellikle de kayyım olarak ... 'in önerilmesini kabul etmediklerini, şirket ortaklarından ... ile davacı ... ve kayyım adayı olarak gösterilen ... arasında şirketin hakim ortağı murisleri ... 'in kayyım atanması istenen şirkete ait tek ve şirketin iştigal konusu bakımından varlığı zorunlu bulunan taşınmazının muvazaalı olarak satış göstermek suretiyle kendi üzerine geçirmesi nedeniyle tapu iptal ve tescil davası açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, bu bakımdan aralarında husumet bulunan ortaklardan birinin şirkete kayyım olarak atanmasını kabul etmediklerini bildirerek davanın aktif husumet yokluğundan reddine, aksi kanaatte olunması halinde husumetli ... 'in kayyım olarak atanması talebinin reddine, aksi kanaatte ise şirketin mali müşavirliğini yapmış olan ...'in kayyım olarak atanmasına, bu taleplerinin kabul görmemesi halinde şirket ve taraflarla hiçbir bağlantısı olmayan tarafsız 3.kişinin kayyım olarak atanmasına, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkilleri aleyhine yargılama gider ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, karşı taraf aleyhine yargılama gider ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili 30/03/2023 tarihli dilekçesi ile; Müvekkili ...'in, ... A.Ş'nin ortağı ve yetkilisi olan kardeşi ...'in ölümü sonucunda davacı ... ile birlikte külli halefiyet yoluyla şirkette pay sahibi olduğunu, muris ...'in şirket yönetim kurulunun başkanı olmakla birlikte ayrıca tek üyesi de olduğundan ölümüyle birlikte şirketin organsız kaldığını, bu nedenle ... vekili olarak davacı ...'in dilekçesindeki taleplerine katıldıklarını, ayrıca, TTK'nın 410. maddesi 2. fıkrasında; yönetim kurulunun mevcut olmaması durumunda Mahkemenin izniyle tek bir pay sahibinin genel kurulu toplantıya çağırabileceği hususunun düzenlendiğini, maddede organ yokluğu durumunda genel kurulun toplanmasını ve dolayısıyla yönetim kurulunun seçilmesini sağlayıcı bir imkana yer verildiğini, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 9. maddesinde de TTK'nun 410. maddesine atıfta bulunularak yönetim kurulunun mevcut olmaması halinde her bir pay sahibinin Mahkemeden alınacak izinle genel kurulu toplantıya çağırabileceğine hükmedildiğini, bu nedenle ayrıca, TTK md. 410. maddesi 2. fıkrası ve ilgili Yönetmelik uyarınca, pay sahibi olarak şirket genel kurulunu toplantıya davet yetkilerini kullanmak için taraflarına bu konuda izin verilmesini talep ettiklerini, şirketin organsız kaldığından ve ayrıca taraflarınca muris ...'e ilişkin veraset ve intikal beyannamelerinin de düzeltilmesi gerektiğinden şirketin genel kurulunun biran önce toplanması ve yönetim kurulunun da belirlenmesi gerektiğini bildirerek aleyhlerine açılmış olan Menderes 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/35 Esas sayılı dosyasıyla görülen tapu iptali ve tescil davasında haklarını koruyabilmek hem de genel kurul işlemlerini yerine getirebilmek için mali müşavir ...'in "... Mah. ... Cad. No:... İç Kapı No:...Karşıyaka/ İzmir" adresinden şirkete ait defter ve kayıtların da ivedi olarak ve tedbiren celbini talep ettiklerini, duruşma günü beklenmeksizin dosya üzerinden yapılacak inceleme neticesinde, ivedilikle TTK md. 410/2 uyarınca şirket yönetim kurulunun oluşturulmasını temin için taraflarına genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'nin dava tarihinden önce ölmüş olması nediyle aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, şirket kayıtlarında davalı ...'nin dava tarihinde öldüğüne dair bir bilgi bulunmadığı gibi adı geçen bu ortağın öldüğünden davacının da haberi olmadığını, bu nedenle mahkemece müteveffa davalı ...'nin yasal mirasçılarının davaya dahil edilmesi için kendilerine süre verilmesi gerekirken bunun yerine getirilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, her ne kadar diğer davalılar yönünden Mahkemece pasif husumet eksikliği nedeniyle davanın reddine karar vermiş ise de, taraflarınca şirketi temsile yetkili organının bulunmadığından bahisle yetkili yönetim kayyumu atanması talep edildiği, şirketin bu dava için tekrar taraf gösterilip, kayyum atanması talebinde bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, dava dışı şirkete yönetim kayyımı atanması ve yeni bir yönetim kurulu seçilmesi amacıyla genel kurul toplantısı yapılması hususunda davacının yetkilendirilmesi talebine ilişkindir.

Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.

Somut olayda, dava dışı ... A.Ş'nin büyük hissedarı, yönetim kurulu üyesi ve şirketi münferiden temsile yetkili ortağı ...'in vefatı nedeniyle şirketin temsilsiz kaldığından bahisle, şirkete yönetim kayyımı atanması ve yeni bir yönetim kurulu seçilmesi amacıyla genel kurul toplantısı yapılması konusunda davacının mahkemeden yetki talebinde bulunduğu, davalılardan ...'nin dava tarihinden önce vefat ettiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın bu nedenle reddine, diğer davalılar yönünden ise Anonim şirkette kayyım atanmasına yönelik davanın, kayyım atanması talep edilen dava dışı şirkete husumet yöneltilerek açılması gerektiğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, bu nedenle yerinde davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere göre; netice itibariyle ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1. b. 1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2. Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 269,85 TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,  

3. İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere üzere oy birliğiyle karar verildi. 13.10.2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınnedenleriistinafKayyımdereceizmirAtanmasıkararınınkonusuhükümgerekçenumarasımahkemesiözeticevap

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 19:02:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim