SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/862 E. 2024/66 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/862

Karar No

2024/66

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/862 Esas

KARAR NO : 2024/66

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 10/11/2023

KARAR TARİHİ : 25/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, ...A.Ş, Konak İşletme Bakım Müdürlüğüne bağlı .../İZMİR adresinde bulunan ... tesisat ve ... sözleşme hesap nolu abone sayacının kullanıcısı olduğunu, kurum ekipleri tarafından yerinde yapılan kontrolde adresteki tesisata bağlı kaçak elektrik kullanıldığının kaçak elektrik durum tutanağı ile tespit edilerek EPDK hükümleri gereği kaçak ve revizyon tahakkuku yapıldığını, davalının kullandığı kaçak elektrik bedelini ödememesi nedeniyle İzmir ....İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile 99.773,48-TL kaçak elektrik kullanım bedeli, 532,13-TL gecikme zammı, 95,78-TL K.D.V olmak üzere toplam 100.401,39-TL alacak için icra takibi yapılarak ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun 26.01.2023 tarihli itirazı üzerine icra takibinin durduğunu belirterek davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama gideri vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik kullandığı iddia edilen kişinin elektrik abonesi olması ve söz konusu yerin mesken .../İZMİR'de ikamet ettiğini ve ikametgaha ait ... tesisat numaralı ... sözleşme nolu elektrik aboneliğinin konut olarak kullanılan bir eve ait olduğunu, müvekkilinin aboneliğinin konut olarak kullandığı evine ait olduğu ve evin bir ticarethane olmadığı gibi müvekkilinin de tacir sıfatının bulunmadığı bu nedenle göreve ilişkin itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin bilerek ve isteyerek konutunda bulunan elektrik sayacına müdahale etmediğini, davacının talepleri doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, alacak tutarının likit olmadığını, müvekkili aleyhinde ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya üzerinden 158.069,23-TL kaçak elektrik kullanım bedeli üzerinden takip başlatıldığını ve bu takibe itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine, İİK 67 uyarınca reddedilen miktarın %20'sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, doğacak ücret-i vekalet ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DAVA KONUSU :

Açılan dava, davalının kaçak elektrik kullandığının tespiti üzerine davacı şirket tarafından tanzim edilen Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı çerçevesinde davalı adına düzenlenen kaçak elektrik kullanım bedeli faturasından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.

Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.

TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.

Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.

TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nısbi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir.

HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.

Mahkememizce davalının gerçek kişi olduğu, taraflar arasındaki işlemlerin davalının işletmesi ile ilgili olup olmadığı, davalının ticari işletmesinin bulunup bulunmadığı ve bu itibarla davalının tacir sayılıp sayılmayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına ve İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamadığının anlaşıldığı, müzekkere cevapları kapsamında davalının tacir sıfatının bulunmadığının belirlendiği, dosya muhteviyatı dikkate alındığında davalının tacir olduğunun kabulünün mümkün bulunmadığı anlaşılmıştır.

Somut olayda, davalının tacir sıfatı bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda mahkememizin iş bu davaya bakmakla görevli olmadığı, dava şartlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinde düzenlendiği, aynı maddenin 1-c. fıkrasında mahkemenin görevli olmasının yer aldığı, aynı Kanun'un 115. maddesinde ise mahkemenin dava şartlarının varlığını yargılamanın her aşamasında re'sen gözeteceğinin ve dava şartlarının bulunmaması durumunda davanın usulden reddine karar verileceğinin belirtildiği, yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Görevli mahkemenin İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,

  2. HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,

  3. HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

  4. HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,

Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.25/01/2024

Katip ...

e-imza

Hakim ...

e-imza a

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İtirazınİptali(HizmetizmirSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim