İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/500 E. 2024/494 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/500
2024/494
12 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/500 Esas
KARAR NO : 2024/494
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/11/2010
KARAR TARİHİ : 12/09/2024
Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30/11/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilen dava dosyasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili 12.11.2010 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.12.2010 tarihinde Kuşadası'na gitmek üzere davalıya ait ...'ın kullandığı ... plaka sayılı Selçuk Kuşadası minübüsünde yolcu olarak araç şöförünün kaza tespit tutanağında açıklandığı üzere hatalı olarak kaza yaparak müvekkilin ağır yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bu kaza sonucunda çok ağır yaralanarak Yeşilyurt Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesinde yoğun bakımda kaldığını ve ölüm riski altında olduğunu, müvekkilinin iki beyin ameliyatı geçirdiğini ve hali hazırda aracın koltuk sigortası olmadığından tüm masrafları kendisi tarafından karşılandığını, müvekkilinin kaza nedeniyle iş kaybına ve alır gelir kaybına uğradığını, müvekkilinin ölüm riski altında ve manen çöküntü içinde olduğunu, manevi tazminat taleplerinin araç sahibi için olduğunu bu nedenlerle davanın maddi kayıp ve manevi çöküntü nedeniyle kabulüne ve davalıya ait gayrimenkul ve araç kayıtlarına kaza nedeniyle teminatsız tedbir konulmasını dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili Av ... 16.12.2010 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı vasıtasının gerçekten müvekkili şirket nezdinde ... sayılı poliçe ile mecburi mali mesuliyet sigortası bulunduğunu, sözkonusu poliçe gereği şirketin sorumluluğunun limitle sınırlı olup manevi zararlardan ise sorumluluklarının bulunmadığını, davanın açılmasına müvekkil şirketin sebep olmadığını, davacı tarafın dava açılmadan önce müvekkil şirkete müracaat ederek delil örneklerini vermediğinden müvekkil şirketin temerrüte düşmediği gibi hasardan dahi haberinin olmadığını, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2002/4729 esas ve 2002/5183 karar sayılı ve 10.06.2002 tarihli ilamı uyarınca müvekkil şirket temerrüte düşmediğinden kaza tarihinden itibaren faiz istenilmeyeceğini, davanın kabulü halinde faiz ve masraflardan sorumlu tutulmamalarına, şirketlerinin sorumluluklarının limitle sınırlı olduğu hususunun gözönüne alınarak gerek faiz masraf ve vekalet ücreti yönünden gerekse esas yönünden davanın reddine masraf ve vekalet ücretinin davacıya aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili Av ...'un 05.01.2011 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; 30.10.2010 tarihinde meydana gelen kazada müvekkiline ait aracı kullanan şöförün kusuru bulunmayıp tamamen tekerleğin patlaması neticesinde oluşan bir kaza olduğunu, müvekkiline karşı açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, istenilen 50.000-TL maddi tazminatın hangi kalemler için ne kadar istendiğinin belli olmadığını, dava dilekçesinde her ne kadar davacının uğradığı iş kaybı ve ağır gelir kaybından bahsedilmiş ise de davacının ne iş yaptığı ve aylık ne kadar gelir elde ettiğinin belirtilmediğini, davacının İsviçre'de emekli olduğunu ve emekli maaşının olduğunu, tedavi giderlerinin de emekli olduğu kurumca karşılanması gerektiğini, yine davacının ölümü halinde kendisinin hayat sigortası yaptırdığını, bu nedenle öncelikle maddi tazminatın hangi kalem zararlar için ve ne miktarda istendiğinin tek tek belirtilmesi gerektiğini, yine davacının talep etmiş olduğu manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiğini, müvekkiline ait aracın diğer davalı ... Sigorta'dan zorunlu mali trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, poliçe kısmında ise kaza başına ve kişi başına yaralanma ve ölümlerde tazminat ödendiği açıkça belli olduğunu, davacı ...'ın 31.12.2010 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle davacının davaya devamının mümkün olmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Davacı gerçek kişinin açmış olduğu maddi tazminat davasında; davacının tüketici yolcu olarak bulunduğu minibüste yolculuk yaptığı sırada aracın kusurlu seyri sırasında meydana gelen kazadan ötürü uğramış olduğu zararların tazmini talep edilmiştir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, 2918 sayılı KTK'nun 91. ve 101. maddeleri arasında düzenlenmiş olup motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında kişilerin veya bir şeyin zarara uğraması halinde aracın işleteninin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar tazminini amaçlayan ve kanun tarafından yapılması zorunlu sorumluluk sigortası türüdür.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 73(1) maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83(2) maddesinde ise; taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, davanın; taraflar arasında tüketici işlemi mahiyetindeki bir taşıma ilişkisi söz konusu olup tüketici yasası gereğince iş bu davanın basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle ve tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğinden görev dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
-
Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
-
HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR TÜKETİCİ MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
-
HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
-
HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın ve/veya karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,
Dair, tarafların yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi.12/09/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58