İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/554 E. 2024/403 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/554
2024/403
9 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/554
KARAR NO : 2024/403
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... arasında kredi sözleşmesi imzalandığını ve ...'ye kredi kullandırıldırtığını, ...'nin İzmir ili, Ödemiş ilçesi, Atatürk Mah. 409 ada, 195 parselde kayıtlı taşınmazına ipotek konulduğunu, borçlunun borcunu ödememesi sebebiyle 11/05/2023 tarihinde borçluya ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin 17/05/2023 tarihinde muhataplarına tebliğ edildiğini, borç ödenmeyince İzmir Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını ancak henüz ödemenin alınamadığını, ...'nin söz konusu kredi sözleşmesinde kefil olarak müteselsil borçlu olduğunu, bu borçlu aleyhine de İzmir Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın takipte kredinin ipotek teminatı olarak kullanıldığını ve takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını iddia ederek takibe itiraz ettiğini, davalının müteselsilen kefalet halinde alacaklı olduğundan doğrudan doğruya asıl borçluya başvurmaksızın kefil aleyhine takip başlatabileceğini, aynı şekilde asıl borcun rehin ile teminat altına alınmış olsa bile alacaklının doğrudan kefile başvurabileceğini, kefilin rehnin paraya çevrilmesi defini ileri süremeyeceğini, yetki itirazının da geçersiz olduğunu, yetkili icra dairesinin gösterilmediğini, bu nedenle de İzmir İcra Müdürlükleri'nin yetkili olduğunu savunarak , haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
-
İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyası,
-
İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası,
-
Dava dilekçesi ekinde yer alan banka kayıtları,
-
Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, dava dışı ... ile davacı ... arasında imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcun ödenmemesi çerçevesinde, sözleşmelerden kaynaklanan borç bedelinin tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalı ...'den tahsili amacıyla davalı ... aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazların iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı bankaya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Bankası Anonim Şirketi olduğu, borçlunun ... ve ... olduğu, davacı alacaklı vekili tarafından davalı ... ve dava dışı ... aleyhinde 77.428,53-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlu davalı ...'nin süresinde yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının ... Muh sayılı 06/12/2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen 25/11/2021 tarihli ... numaralı Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi Kararı uyarınca;
"Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir.
Bu itibarla;
-
13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,
-
22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,
-
19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç),
-
23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan,
-
21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan,
-
06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan,
-
20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri,
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere;
a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı,
b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı,
c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı,
d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı,
e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı,
f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına," karar verildiği aşikardır.
Yukarıda yer verilen karar kapsamında, davaya konu icra takibine dayanak alacağın, dava dışı ... ile davacı Türkiye Cumhuriyeti ... BankasıAnonim Şirketi arasında imzalanan ve davalı ...'nin müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklı olduğu, Genel Kredi Sözleşmesinin ticari mahiyette bulunduğu, İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının ... Muh sayılı 06/12/2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen 25/11/2021 tarihli ... numaralı Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi Kararı uyarınca talebe konu uyuşmazlık açısından İzmir İlinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli kılındığı anlaşılmakla, mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin ihtisas mahkemesi olarak belirlenen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, davacı tarafın iddiaları, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyası, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, dava dilekçesi ekinde yer alan banka kayıtları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın dava dışı ... ile davacı ... arasında imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcun ödenmemesi çerçevesinde, sözleşmelerden kaynaklanan borç bedelinin tahsilde tekerrür teşkil etmemek kaydıyla sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalı ...'den tahsili amacıyla davalı ... aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazların iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı bankaya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir Banka Alacakları İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı banka vekili tarafından davalı aleyhinde 77.428,53-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlu davalı ...'nin süresinde yapmış olduğu itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davaya konu icra takibine dayanak alacağın, dava dışı ... ile davacı ... arasında imzalanan ve davalı ...'nin müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu Genel Kredi Sözleşmelerinden kaynaklı olduğu, Genel Kredi Sözleşmesinin ticari mahiyette bulunduğu, İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının ... Muh sayılı 06/12/2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen 25/11/2021 tarihli 1232 numaralı Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi Kararı uyarınca talebe konu uyuşmazlık açısından İzmir İlinde İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli kılındığı anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak yapılan inceleme neticesinde, güncel Yargıtay içtihatları göz önünde bulundurulduğunda aynı adliyede bulunan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile İhtisas Mahkemesi sıfatını haiz bir diğer Asliye Ticaret Mahkemesi arasında İhtisas Mahkemesi sıfatına binaen bulunan ilişkinin iş dağılımı ilişkisi olduğu da gözetilerek, açılan davanın ihtisas mahkemesi sıfatını haiz İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Açılan davaya konu uyuşmazlığın İzmir Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 2021/5828 Muh sayılı 06/12/2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen 25/11/2021 tarihli ... numaralı Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi Kararı uyarınca İzmir İli açısından İhtisas Mahkemesinin İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi olarak belirlendiği anlaşılmakla, dosyanın ihtisas mahkemesi olan İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
-
Yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin ihtisas mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, tarafların yokluklarında, kesin olmak üzere karar verildi. 09/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01