SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/973 E. 2024/225 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/973

Karar No

2024/225

Karar Tarihi

18 Nisan 2024

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/973 Esas

KARAR NO : 2024/225

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 12/12/2022

KARAR TARİHİ : 18/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'un maliki olduğu ... plakalı araç ile ...’nın maliki olduğu...plakalı araçların 16.09.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştıklarını, kazanın meydana gelmesinde...plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kazaya sebep olan...plakalı aracın ... poliçe numarası ile karşı taraf ...ından zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında sigorta edildiğini, kazanın oluşumunda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını,...plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu davranışı sebebi ile meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, maddi hasara ilişkin olarak sigorta şirketi tarafından yönlendirilen eksper tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda orijinal parça bedelleri esas alınmayarak, parça bedellerine oldukça yüksek iskonto uygulanarak ve KDV dahil edilmeyerek 18.000,00.-TL hasar ödemesi yapıldığını, ancak taraflarınca harici olarak alınan eksper raporunda aracın tamirinde kullanılan orijinal parçalarının bedelleri ve olması gereken işçilik bedelleri ile toplamda 34.832,21TL hasar bedeli olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz ücreti olarak 590,00TL ödeme yapıldığını, Yargıtayın istikrarlı şekilde, aracın hasarlanması sonrasında gerçek zararının tazmininin gerektiğine, sigorta şirketi ile anlaşmalı servis arasındaki anlaşmanın talep edeni bağlamayacağına ve gerçek zararının tazmini için iskontosuz parça bedellerinin esas alınması gerektiğine hükmettiğini, müvekkilinin aracının tamirinin anlaşmalı servis olmayan... tarafından gerçekleştirildiğini, hal böyle olmakla, taraflarınca alınan ekspertiz raporundan ve aracın tamirini gerçekleştiren servisin anlaşmalı olmamasından anlaşılacağı üzere, sigorta şirketinin müvekkiline yapmış olduğu hasar ödemesinin müvekkilinin gerçek zararını karşılamaktan oldukça uzak olduğunu, müvekkiline 16.832,21.-TL eksik hasar bedeli ödemesi yapıldığını, müvekkilinin aracında davaya konu kaza nedeniyle değer kaybının meydana geldiğini, müvekkilinin aracının, 170.911 kilometrede olduğunu, kaza nedeniyle daha öncesinde hasarsız olan sağ kısmının tamamından hasarlandığını, aracının hasarsız değeri 280.000,00.-TL - 270.000,00.-TL civarında olduğunu, hasarın hem ön hem yan-kapı kısmında olduğu düşünüldüğünde müvekkilinin aracının en iyi ihtimal ile 229.000,00.-TL - 235.000,00.-TL civarında satılabileceğini, araçta meydana gelen hasarın aracın ön kısımlarında olması ve motor kaputunda dahi onarım yapılmak zorunda kalınması sebepleriyle müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin en az 30.000,00.-TL olduğu düşünülmekte olduğunu, sigorta şirketine başvuru sonrasında 13.930,97-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkilinin aracının gerçek değer kaybını karşılamaktan oldukça uzak olduğunu, kazaya ve müvekkilinin aracındaki maddi hasara sebep olan aracın...plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ... numaralı poliçe ile davalı tarafından düzenlenmiş olduğundan ve gerçek zararın karşılanması ilkesi doğrultusunda müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybından sorumluluğu bulunduğundan, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi gereğince müvekkilinin zararının tazmini için işbu başvurunun yapılma zorunluluğu hâsıl olduğunu, Karşı taraf sigorta şirketine kep adresi üzerinden yazılı olarak 01.11.2022 tarihinde başvuru yapılmış olduğunu, 01.11.2022 tarihinde okunduğunu, karşı taraf sigorta şirketi tarafından başvuruya ilişkin herhangi yazılı veya sözlü cevap verildiğini, 7155 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi ile; dava şartı haline gelen arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup, anlaşma sağlanamaması üzerine İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun ... büro dosya numaralı, ... arabuluculuk tanzim edilen E-İMZALI son tutanak ile dosya kapatıldığını, gerek davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun, gerekse arabulucuğa yapılan başvurunun sonuçsuz kalması neticesinde müvekkilinin aracında oluşan gerçek zarar bakiye bedeli için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00.-TL, değer kaybı bakiye bedeli için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00-TL'nin kaza tarihi olan 16.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, ekspertiz ücreti ve vekalet ücreti ile birlikte müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket tarafından KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınmış olan aracın, karışmış olduğu trafik kazası neticesinde başvuru sahibine ait aracın uğradığı maddi zarar ve değer kaybı talep edildiğini, dava öncesinde müvekkili şirkete başvuru üzerine maddi zarara ilişkin 20.10.2022 tarihinde 18.000TL değer kaybına ilişkin olarak ise 17.11.2022 tarihinde 13.930,97TL ödeme yapıldığını, ödemeyle birlikte müvekkili şirket üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirmiş olup başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin zorunlu mali mesuliyet sigortasından doğan sorumluluğunun sigortalımızın kusuru oranında olduğunu, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi’nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arz ettiğini, müvekkili Şirket’in; Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğu da göz önüne alındığında, Sayın Mahkeme’ce Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bir bilirkişi heyeti marifetiyle ifade tutanakları, ceza dosyası vb. belgeler üzerinde detaylı inceleme yapılarak kusur tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunun aşikar olduğunu, öte yandan kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğünden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususları da değerlendirilmediğini, değer kaybı hesaplamasının zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlar ekinde yer alan formüle göre yapılması gerektiğini, bu durumda değer kaybı zararının, 01.06.2015 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “yürütmesi durdurulanların dışında” Ek-1’inde düzenlenen değer kaybı şartları ve hesaplama formülüne göre tespit edilmesi gerektiği açık olduğunu, açıklanan nedenlerle hesaplamanın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber söz konusu maddi zararın uzman sigorta eksperi tarafından yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin KDV’den sorumluluğunun bulunmadığını, hasarlanan parçalara ilişkin orijinal parça talep edilmişse de işbu hususun kabulü mümkün olmadığını, Trafik sigortası genel şartları uyarınca müvekkili şirket hasar onarım taleplerini eşdeğer parçalar üzerinden gidereceğini, hasar gören parçanın, onarımının mümkün değilse veya eşdeğer parça veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişimine imkân yok ise orijinali ile değiştirildiğini, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre hasar onarım miktarına en az %30 iskonto uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bu sebeple temerrüt tarihi itibariyle avans faizi talep edilmesinin kabulü mümkün olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, aleyhe hüküm kurulması halinde müvekkili Şirket Komisyonunu başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabildiğini, temerrüt tarihi itibariyle avans faizi talep edilmesi kabul edilemez nitelikte olduğunu, açıklanan nedenlerle; başvuru sahibinin haksız ve mesnetsiz tazminat talebinin reddi ile başvuru yapılmasına müvekkili şirket sebep olmadığından yargılama masraf ve vekalet ücretinin başvuru sahibi üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVA KONUSU:

Açılan dava, 16.09.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta hasara dayalı bakiye onarım bedeli ve bakiye değer kaybının belirlenmesi ile avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.

Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.

Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).

2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.

Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.

Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.

İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.

Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya, Trafik Uzmanı Bilirkişi ve Otomotiv Alanında Uzmanı Bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 06/07/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda;...plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 K.Y.T.K. 47/B maddesini ihlal ederek meydana gelen kazanın oluğunda etken olduğunu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ise kaza anında sevk ve idaresindeki aracı ile kaza anında herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığından aracının hasarlanmasıyla sonuçlanan kazanın meydana gelmesinde hiç bir şekilde etken olmadığı kanaatine, Bakiye Hasar miktarı ve Değer Kaybı Yönünden; Davalı sigorta şirketi tarafından 20.10.2022 tarihinde davacı hesabına yapılan hasar ödemesi olan 18.000,00 TL düşüldükten sonra bakiye hasar bedelinin KDV Hariç ve KDV Dahil aşağıda ki gibi olduğu; Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının ... Eksper raporundaki yedek parça fiyatları baz alındığında onarım bedeli olan KDV Hariç 18.000,00 TL veya KDV Dahil 21.240,00 TL yönünde olması durumunda, bakiye hasar onarım bedelinin KDV Hariç 0,00 TL ve hasarın karşılanmış olabileceği veya KDV Dahil 3.240,00 TL olabileceği kanaatine, sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının iskontosuz ve orijinal parça kullanımı ile onarım bedeli olan KDV Hariç 29.518,80 TL veya KDV Dahil 34.832,18 TL yönünde olması durumunda, bakiye hasar onarım bedelinin KDV Hariç 11.518,80 TL veya KDV Dahil 16.832,18 TL olabileceği kanaatine,

... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 20.000,00 TL olabileceği kanaatine, ancak davalı sigorta şirketi tarafından 17.11.2022 tarihinde davacı adına 13.930,37 TL değer kaybı ödeme yapması sebebiyle, bakiye değer kaybı bedelinin 6.069,03 TL olabileceği kanaatine,

hususlarındaki görüş ve kanaat ve tespitlerini içeren heyet raporunun takdiri ve değerlendirmesi

hususlarında görüş ve kanaatlerini içerir raporlarını dosyaya sunmuşlardır.

Davacı vekili 10/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile her ne kadar dava dilekçemizde fazlaya ilişkin her türlü haklar saklı tutulmak koşulu ile 50,00.-TL hasar bedelinin ve 50,00.-TL değer kaybı bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiş ise de 50,00-TL olarak talep olunan hasar bedelini 16.782,18.TL arttırarak 16.832,18.-TL olarak, 50,00.-TL talep olunan değer kaybı bedelini 6.019,03.-TL arttırarak 16.069,03.-TL olarak Islah ettiklerini, davalı sigorta şirketinden 16.832,18.-TL bakiye hasar bedelinin ve 6.069,03.-TL bakiye değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 16.09.2022 tarihinden itibaren T.C. Merkez Bankası’nın kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, 590,00.-TL ekspertiz ücreti ve asgari ücret tarifesine göre belirlenecek arabuluculuk vekalet ücreti de dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına talep etmiş dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmıştır.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi heyetinin 06/07/2023 havale tarihli raporu ile yukarıda değinilen somut olay ve yasal düzenlemeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta 16.832,18 TL hasar ve 20.000,00 TL değer kaybı oluştuğu yerleşik ve güncel Yargıtay içtihatları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da kabul edildiği üzere davalının, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla davalı tarafından yapılan ödemeler ve dava değeri artırım dilekçesi uyarınca davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve fakat her ne kadar dava değeri itibariyle kesin nitelikte olan davada kısa kararda istinaf yolu açık olarak belirtilmiş ise de, gerekçeli karar ile hükmün değiştirilmesi mümkün olmadığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

  1. Davanın KABULÜ ile,

a)16.832,18 TL bakiye hasar kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 24/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

b)6.069,03-TL bakiye değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 24/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.564,39 TL karar ve ilam harcından, 80,70-TL peşin harçtan ve 391,09 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 1.092,60 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yapılan 60,25-TL KEP ücreti, 68,00-TL e-tebligat ücreti, 2.400,00-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı, 391,09-TL ıslah harcı ve 590,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 3.670,99 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda, dava miktarı itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/04/2024

Katip ...

¸e-imza

Hakim ..

¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kılıçoğluFiilden(HaksızeimzalıizmirhükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim