İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/912 E. 2024/137 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/912
2024/137
22 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/912 Esas
KARAR NO : 2024/137
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 22/11/2022
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Şirketi tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalı... plakalı aracın, maliki müvekkili olan ...plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve müvekkilinin aracında maddi hasar oluştuğunu, taraflarca tanzim edilen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından da meydana gelen kazanın oluş biçiminin ifade edildiğini, meydana gele kazada tam kusurlu olan aracın kaza tarihi itibariyle ... Sigorta Şirketi tarafından... nolu poliçe ile zorunlu trafik sigortalı olduğunu, davaya konu hasarın tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında müvekkilinden talep edilen tüm bilgi ve belgelerin sunulmuş olmasına karşın dosyanın sürüncemede bırakılarak haksız ve gerekçesiz olarak ödeme yapmaktan imtina edildiğini, müvekkili tarafından aracında oluşan hasarın tespiti için alınan ekspertiz raporu kapsamında araçta 50.410,17-TL hasar bedeli tespit edildiğini, davalı sigorta şirketinin oluşan zarar nedeniyle gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu belirterek HMK m. 107 kapsamında fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla 100TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte tahsiline, AAÜT m. 162-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılmaları sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 20/11/2021 - 20/11/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, meydana gelen trafik kazasının suistimal olma, beyanlar ile trafik kazasının gerçekleşme şeklinde yer alan çelişkilerin, meydana gelen hasarların ve zararın bilerek arttırılmış olma ihtimalinin araştırılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün daha önce karışmış olduğu kazaya ilişkin... Sigorta A.Ş. nezdinde açılan ... numaralı hasar dosyasında yapılan tahkikatta sigortalı araç sürücüsü hakkında kurgu kaza kanaati oluştuğunu ve tahkikatın olumsuz sonuçlandırıldığını, davanın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafın talep ettiği tazminat türünün belirli olmadığını, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dahilinde tazminattan sorumlu olduğunu, reel piyasa koşullarına göre hesaplama yapılacaksa kaza tarihinin esas alınması gerektiğini, davacı tarafa ait aracın işbu davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgede hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davacı tarafça müvekkili sigorta şirketine bilgi verilmeksizin başvuru konusu aracın onarımının başvuranın talep etmiş olduğu onarım merkezinde tamamlandığını, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin poliçe kapsamında araç mahrumiyeti zararından sorumlu olmadığını, faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne itiraz ettiklerini belirterek fazlaya ve başkaya ilişkin haklarını, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarını saklı tutarak; dava konusu kazanın sahte kaza olması nedeniyle davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, aleyhlerine hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Açılan dava, 27/06/2022 kaza tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait ...plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli miktarının belirlenmesi ile belirlenecek bedelin davalı sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosya bir trafik alanında uzman ile bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 11/10/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Kusur yönünden; ... plaka sayılı araç sürücüsü...’ın kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/b maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği,...’ın maliki olduğu park halinde bulunan ...plaka sayılı araç sürücünün atfi kabil kusurunun olmadığı; Hasar Miktarı yönünden dosya kapsamında onarım faturası olmaması sebebiyle hasar bedeli KDV Hariç ve KDV Dahil 2 türlü hesaplandığı; ...plaka sayılı araçta taraflarınca belirlenen hasar bedeli olması durumunda, aracın hasar bakımından gerçek zararının orjinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 12.385,45 TL veya KDV Dahil 14.614,83 TL oacağı görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, Sayın Mahkemenin aksi görüşte olması ve dosya kapsamına sunulan davacı tarafından görevlendirilen uzman görüşü ekspertiz raporuna iştirak edilmesi durumunda ...plaka sayılı araçta davacının görevlendirdiği sigorta eksperi tarafından belirlenen hasar bedeli olması durumunda, aracın hasar bakımından gerçek zararının orjinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki toplam hasar bedeli olarak KDV Hariç 42.720,48 TL veya KDV Dahil 50.410,17 TL olacağı hususlarında görüş ve kanaatlerini içerir raporlarını dosyaya sunmuşlardır.
Mahkememizce 14/12/2023 tarihli duruşma 2 nolu ara kararı ile "Yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, gerek aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamanın kusur oranına göre yargılama sırasında belirli olmasının tarafların yapacakları iddia ve savunmalar gereği adil yargılanma hakkı çerçevesinde gerekli olduğu, gerekse davacı tarafça ıslah yoluna gidildiği takdirde ıslahın belirlenen kusur oranı üzerinden yapılabileceği dikkate alınarak, gereksiz ve karmaşıklığa yol açacak yeni sorunların yaratılmaması açısından kusur oranının mahkememizce belirlenip taraflara açıklanmasının gerekli olduğu göz önünde tutularak; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %100, davacının ise kusursuz olduğunun tespitine," şeklinde hüküm kurularak yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekili 18/12/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile dava dilekçesinde 100-TL olarak belirttikleri hasar bedeli taleplerini14.514,83-TL artırarak 14.614,83-TL ye çıkardıklarını beyan ederek 14.614,83-TL hasar bedeli tazminatın davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt(avans) faizi ile tahsiline, AÜT m.16/2-c gereği arabuluculuk görüşmelerine katılmaları sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi heyetinin 11/10/2023 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında hasar oluştuğu, hasar bedelinin ise KDV Dahil 14.614,83 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacının zararını yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalının, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla dava değeri artırım dilekçesi uyarınca davanın kabulüne ve 14.614,83 TL hasar kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 18/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin arabuluculuk taraf vekalet ücretinin yargılama giderleri arasında davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 2. maddesinde; ''Bu Tarifede yazılı avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır. Avukat tarafından takip edilen dava veya işle ilgili olarak düzenlenen dilekçe ve yapılan diğer işlemler ayrı ücreti gerektirmez. Hükümlerin tavzihine ilişkin istemlerin ret veya kabulü halinde de avukatlık ücretine hükmedilemez.
Buna karşılık, icra takipleriyle, Yargıtay, Danıştay ve Sayıştayda temyizen ve bölge idare ve bölge adliye mahkemelerinde istinaf başvurusu üzerine görülen işlerin duruşmaları ayrı ücreti gerektirir.'' hükmüne yer verilmiş olup, avukatlık ücretinin kapsadığı işlere yer verilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 16. maddesinde ise 'Arabuluculuk, Uzlaşma Ve Her Türlü Sulh Anlaşmasında Ücret' hususunda; ''1136 sayılı Kanunun 35/A maddesinde uzlaşma sağlama, arabuluculuk, uzlaştırma ve her türlü sulh anlaşmalarından...cak avukatlık ücreti uyuşmazlıklarında bu Tarifede yer alan hükümler uyarınca hesaplanacak miktarlar, akdi avukatlık ücretinin asgari değerlerini oluşturur.
(2) Ancak, arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanır. Şu kadar ki miktarı 7.200,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, 1.080,00 TL. maktu ücrettir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücrettir.
c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, 1.080,00 TL. maktu ücrete hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.
ç) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücret, (c) bendine göre ödediği maktu ücret mahsup edilerek bu Tarifeye göre belirlenir.'' hükmü düzenlenmiştir.
Yine her ne kadar davacı vekilince dava dilekçesinde, arabuluculuk vekalet ücretinin hüküm altına alınması talep edilmiş ise de, yukarıda yer verilen kanun ve tarife hükümleri kapsamında, avukatlık ücretinin kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığı olduğunun, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukatın ücrete hak kazanacağının, ancak bu ücretin asıl alacağı geçemeyeceğinin, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, tarafın aynı vekille dava yoluna gitmesi durumunda müvekkilin avukatına ödeyeceği asgari ücretin (c) bendine göre ödediği maktu ücretin mahsup edilmesi ile bu tarifeye göre belirleneceğinin düzenlendiği, avukatın müvekkili olan tarafın yargılama sonucunda vekili olan avukata ödeyeceği vekalet ücretinin, anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti kapsamında ödemesi gereken vekalet ücreti miktarının mahsup edilmesi neticesinde hesaplanacak bakiye bedelden ibaret olduğu dikkate alındığında, yapılan yargılama neticesinde ödenecek vekalet ücreti açısından avukatın müvekkili olan tarafa anlaşmazlık ile sonuçlanan arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin ek bir külfet olarak yüklenmediği, müvekkili tarafından ödenecek sonuç vekalet ücreti içerisinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin de yer aldığı, belirtilen sebepler dahilinde arabuluculuk faaliyeti vekalet ücretinin, yargılama sonucunda hüküm altına alınan vekalet ücretinden hariç tutulduğuna dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, aksine arabuluculuk vekalet ücretinin, avukatın yargılama sonucunda hak edeceği vekalet ücreti içerisinde yer alacağının düzenlendiği, ilgili kanun ve mevzuat hükümleri kapsamında avukatın müvekkiline yüklenmeyen arabuluculuk vekalet ücretinin karşı taraftan tahsilinin talep edilmesinin hakkaniyete uygun düşmeyeceği gibi iyi niyet kurallarına da aykırılık teşkil edeceği ve hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak talebin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile,
14.614,83-TL bakiye hasar tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 18/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 998,34. TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 80,70. TL harç ile 248,00. TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 669,64. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 68,00. TL elektronik tebligat, 3,00. TL (KEP) posta masrafı, 2.400,00. TL bilirkişi ücreti, 80,70. TL peşin harç, 80,70. TL başvurma harcı ve 248,00. TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.880,40. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı ve davalı tarafça başkaca yargılama gideri yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm verilmesine yer olmadığına,
-
Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 14.614,83. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00. TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/02/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12