SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/868 E. 2024/129 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/868

Karar No

2024/129

Karar Tarihi

21 Şubat 2024

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/868 Esas

KARAR NO : 2024/129

DAVA : Şirket Yöneticisinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat İstemli

DAVA TARİHİ : 13/11/2023

KARAR TARİHİ : 27/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; tarafların ortağı olduğu ... Şirketi'nin, davacı ve kardeşi... tarafından kurulduğunu, 15/01/2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilamla...'in adına kayıtlı 18 paydan 8 payını davacıya, 10 payını ise davalıya devrettiğini, buna göre tarafların şirkette yarı paylı ortak olduklarını, 15/01/2020 tarihi itibariyle davalının şirket müdürü olarak münferiden temsile yetkili seçildiğini, davalının isteği ile taraflar arasında müvekkilinin payına ilişkin 25/10/2022 tarihli satış sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşme uyarınca 26/10/2022 tarihinde ödenen 700.000,00-TL ile sonradan ödenen iki adet 150.000,00-'er TL'ye ilişkin teminat senetlerinin düzenlenerek davalıya verildiğini, davalı tarafından alınmış bir karar olmamasına rağmen kendisine bir takım mali kazanımlar sağlandığını ve müvekkiline kar payı adı altında düzenli ödemeler yapıldığını, bir süre sonra davalı tarafça kendisine yönelik mali kazanımlara devam edilmesine rağmen müvekkiline yapılan ödemelerin kesildiğini, bu nedenle 25/04/2023 tarihli ihtarname keşide ettiklerini, davalının 10/05/2023 tarihli ihtarname ile cevap verdiğini, bundan sonra taraflar arasında yaşanmaya başlayan muarazanın varlığının net olarak ortaya konulduğunu, yapılan görüşmelerde taraflar arasındaki muarazanın giderilmemesi sebebiyle, 25/05/2023 tarihli ihtarname keşide edilerek 25/10/2020 tarihli sözleşmenin haklı nedenlere dayalı olarak feshedildiğini ve müvekkili tarafından verilen teminat senetlerinin iadesinin istendiğini, davalının bu ihtarnameye olumlu ya da olumsuz bir cevap vermediğini, davalının şirketi kötü yönettiği, kamu borçlarını ödeyemez hale getirdiği, kendisine ve yakınlarına ait şirketlere muvazaalı şekilde borçlandırdığı, aynı zamanda yine kendisine ve yakınlarına şirket üzerinde şirketi zarara sokacak tarzda haksız, karşılıksız kazandırmalar yaptığına ilişkin yoğun duyumlar alındığını, bunun üzerine kayıtların incelenmek istendiğini, davalının hesap verme yükümlülüğünden kaçındığını, davalıya 09/08/2023 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ancak davalı tarafça hesap verme yükümlülüğünün yerine getirilmediği gibi olağan üstü durum sebebiyle genel kurul toplantıya çağırma yükümlülüğünün de yerine getirilmediğini, sonuç alınamaması üzerine zorunlu arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, başvuruyu haber alan davalının genel kurul gündemi belirleyerek, genel kurulun 29/09/2023 tarihinde şirket merkezinde yapılmasına ilişkin karar aldığını, cirosu oldukça yüksek olan şirkette 2023 yılında 9. ay itibariyle alınan karar sayısının bir olmasının dahi tek başına davalının şirketi mevzuata ve ticari teamüllere uygun temsil etmediğinin en büyük karinesi olduğunu, müvekkiline kar payı adı altında herhangi bir bedel ödemeyen davalının bu karar ile kendisine yapılan haksız kazanımları aklama ve ticari teamüller ile mevzuata aykırı tüm işlem ve uygulamalarına kılıf uydurmaya çalıştığını, müvekkilinin genel kurul toplantısına katılmaya çalışmasına rağmen davalının hesap verme yükümlülüğü konusundaki umursamaz tavırları sebebiyle herhangi bir sonuç elde edilemediğini ve belirlenen tarihte genel kurul toplantısının yapılamadığını, davalının kar payı adı altında kendisi adına haksız kazanımlar elde ettiği gibi müvekkiline aktarması gereken kar payını kendisine ya da yakınlarına aktardığını, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında esaslı iş ve işlemlere ilişkin olarak serbest tasarruflarda bulunduğunu, basiretsiz ya da kötü niyetli eylem ve işlemleri ile şirketi, kamu borçlarını dahi ödeyemez hale getirdiğini, kendi yakınlarına ve yakınlarına ait şirketlere dayanaksız borçlanmalar içerisine girdiğini ve şirketi muvazaalı borçlarla aciz hale soktuğunu, müvekkilinin bilgi alma ve hesap sorma taleplerine olumlu yanıt vermeyerek TTK'nun 614(1). maddesine muhalefet ettiğini, müvekkilinin ve şirketin, davalının bir kısmı suç teşkil eden haksız eylemleri ile zarara uğratıldığını, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını, davalının, TTK'nun 613(2) ve 641(1).maddesinde düzenlenen yükümlülüklerini ihlal ederek şirketin zararına sebebiyet verdiğini bildirmiş, ileride telafisi güç zararların önlenmesi ve kötü niyetli davalının mal varlığını azaltmasının engellenmesi amacıyla İİK'nun 257. ve devamı maddeleri uyarınca davalının tüm menkul, gayrimenkul, araç kayıtları, banka ve finans kuruluşlarındaki mevduat hesapları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, ileride telafisi güç zararların önlenmesi ve şirketin kötü yönetimine dayalı olarak iflasa sürüklenmesinin engellenmesi amacıyla HMK'nun 389. maddesiyle TTK'nun ilgili maddeleri uyarınca davalının, müdürlük görevinin tedbiren kaldırılmasına, şirkete hesap ve işletme uzmanı bir müdürün kayyım sıfatıyla atanmasına, 100.000,00-TL belirsiz alacağın, HMK'nun 107(2). maddesine göre ileride talep belirler dilekçe sunmak ve harcı ikmal etmek kaydıyla işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile ... Gıda.. Şirketi'ne verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; 15/01/2020 tarihinde müvekkilinin şirkete yarı paylı ortak olup, aynı zamanda şirketin müdürü konumuna geldiğini, taraflar arasına 25/10/2022 tarihli hisse satış vaadi sözleşmesinin akdedildiğini, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan ödemeleri vadesinde yapmasına rağmen davacının 30/11/2022 tarihli 150.000,00-TL'nin hiç ödenmediği, bu nedenle ödenmesi aksi halde sözleşmenin feshedileceği ihtarında bulunduğunu, müvekkilinin cevabi ihtarname ile ödemelerin süresinde yapıldığını bildirip, tahsil edilen 1.450.000,00-TL'ye tekabül eden hissenin devri için davacıyı notere davet etmesine rağmen davacının davete iştirak etmediğini, davacının sözleşmeyi feshettiğini ve ihtarnamede şirketten bugüne kadar kar payı alamadığını, almış olduğu birtakım duyumlara göre müvekkilinin kar payı olarak kendi yakın çevresine ödemelerde bulundurup nemalandırdığını, şirketin borçlarını ödeyemez hale getirildiğini, müvekkilinin 15/01/2020 tarihinden beri bilgi vermediğini iddia ettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmaması nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, TTK'nunda düzenlenen 2 yıllık zamanaşımı nedeniyle zamanaşımı defini ileri sürdüklerini, iddiaları konusunda bir ihtar dahi çekmeyen davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeğe ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının üç, dört yıl boyunca bir dava açmadan ortak olarak devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirketin 2020 itibariyle pek çok yere borcunun bulunduğunu, müvekkilinin şirketi bu borçlarından kurtarmak için çalıştığını ve şirketin faaliyetinin devamını sağladığını, çok büyük fedakarlıklarda bulunduğunu, kendi şahsi hesaplarını şirket için kullandığını, davacının, şirket hisse satış vaadi sözleşmesine aykırı davrandığını, davacının istemi ile sözleşmenin noterde yapılmadığını, bu konuda tüm yasal haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin genel kurul toplantısı yapılması konusunda karar aldığını, toplantı günü şirketle ilgili genel bilgileri davacıya ve vekiline verdiğini, müvekkilinin müdürlüğü süresince hiçbir zaman kasten şirketi zarara uğratacak davranışlarda bulunmadığını, büyük fedakarlıklarla şirketi yönettiğini, davacının soyut iddialarını ispatlaması gerektiğini bildirmiş, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:

Dava; TTK'nun 553 ve devamı maddelerinden kaynaklanan davalı şirket yöneticisinin, davacının ortağı olduğu dava dışı şirketi zarara uğrattığı iddiası ile yöneticinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Ön inceleme aşamasında, davacı vekili uyap sistemi üzerinden sunduğu 20/02/2024 tarihli dilekçesinde müvekkilinin talebi doğrultusunda davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davalı vekili son duruşmada, davacı tarafın davadan feragat etmesine bir diyeceklerinin olmadığını, ancak davacı taraftan vekalet ücreti talep ettiklerini bildirmiştir.

HMK'nun 311(1) maddesi uyarınca feragatın kesin hüküm gibi sonuç doğurması yanında aynı yasanın 309(2) maddesi uyarınca feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına da bağlı olmamakla davanın feragat nedeniyle reddine, davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerine ilişkin bir açıklamasının bulunmadığı gibi vekalet ücreti talep ettiklerine ilişkin beyanı dikkate alınarak, davacı taraf yargılama gideri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmuştur.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:

  1. Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,

  2. Feragatın ilk duruşmadan sonra yapılmış olması nedeni ile Harçlar Kanununun 22. maddesi uyarınca 2/3 oranında hükmedilmesi gereken 285,07 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.707,75 TL peşin harçtan indirilmesiyle geriye kalan 1.422,68‬ TL harcın, isteği halinde davacı tarafa iadesine,

  3. Davalı taraf yararına AÜTT'nin 6(1). maddesi uyarınca feragatın ön incelemeden önce yapılmış olması nedeniyle takdir edilen 8.950,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

  4. 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

  5. Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

  6. Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

Davalı vekilinin yüzüne karşı, davacının vekilinin yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okundu, usulen anlatıldı.27/02/2024

Başkan ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Üye ...

e-imzalı

Katip ...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SorumluluğundanYöneticisininŞirketsavunmaizmirKaynaklananhükümİstemliTazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim