SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/859 E. 2023/948 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/859

Karar No

2023/948

Karar Tarihi

14 Aralık 2023

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/859 Esas

KARAR NO : 2023/948

DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/03/2023

KARAR TARİHİ : 14/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalıdan olan alacağına ilişkin İzmir ... İcra Dairesinde ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattığını ve borçlu tarafa usulüne uygun ödeme emri gönderildiğini, borçlunun, borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, borçlunun, herhangi bir borcunun olmadığını iddia etmişse de icra takibine konu olan banka dekontundan borcun varlığının ortada olduğunu, müvekkilinin 24.09.2021 tarihinde davalı borçluya ... A.Ş. aracılığıyla 31.000,00 TL'yi EFT ile '1145 ada 6 parsel vergi damga pul harcı ödemesi için ödeme'' şeklinde kayıt ile gönderdiğini, müvekkilinin davalı ile yaptıkları görüşmede davalının, kendisine bir taşınmaz aldığını ancak harç işlemleri için yeterli parasının olmadığını 31.000,00 TL'yi kendisine borç olarak göndermesini söylediğini, ve müvekkilinin de aralarındaki güven ilişkisine dayanarak 31.000,00 TL'yi borç olarak verdiğini, müvekkilinin davalıdan borç olarak verdiği parayı defalarca istemesine rağmen herhangi bir yanıt alamadığını, davalını her defasında borcunu ödeyeceğini söyleyerek müvekkiline hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, müvekkilinin İzmir ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalının, vekili aracılığıyla 06.10.2022 tarihinde verdiği dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz ettiğini, bunun üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkilinin, banka yoluyla gönderdiği paranın açıklama kısmına düştüğü kaydın, karşı tarafın kendisinden ne için borç istediğine ilişkin olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava talep hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 24.09.2021 tarihinde müvekkiline "1145 ada 6 parsel vergi damga pul harcı ödemesi için ödeme" açıklamalı 31.000,00TL olarak yapılan EFT'nin borç olarak gönderildiği iddiasının, müvekkilinin ilgili tarihlerde herhangi bir taşınmaz satın almaması nedeniyle gerçeği yansıtmadığını, müvekkili ile davacı arasındaki ilişkinin borç/ödünç para ilişkisi olmadığını, davacının inşaat/müteahhitlik faaliyeti icra ettiğini ve müvekkili ile aralarındaki hukuki ilişkinin de bu yönlü bir ilişki olduğunu, müvekkilinin 145 ada 6 parsel sayılı taşınmazın miras yoluyla hissedarı olduğunu, ilgili taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, müvekkilinin maddi durumunun güç olduğunu gören davacının, ek harç ve teminat ödememek amacıyla taşınmazın ihalesine müvekkili ile katılmayı teklif ettiğini ve tarafların bu hususta anlaştığını, ihale gününde davacı ile müvekkilinin açık arttırmaya birlikte katıldıklarını, müvekkilinin, davacının belirlediği tutar kadar ihaleye teklif verdiğini ve açık arttırmanın davacı ve müvekkilinin verdikleri teklif ile müvekkili uhdesinde kaldığını, davacının teklifi ve iradesiyle ihalenin kazanıldığı, işlemlerin tamamlanması için bir miktar harç ve vergi yatırılması gerektiğini, gönderilen bedelin de müvekkilinin "davacı adına" yatırması için gönderilen tutar olduğunu, davacının bu işlemlerin ardından açık arttırma sonucunda ödenmesi gereken tutarı ödemediğini, taşınmazın satışının ikinci ihaleye kaldığını, ikinci kez açık arttırmaya çıkan taşınmazın 3.şahısa satıldığını, ikinci açık arttırmanın sonuçlanmasının ardından davacının hemen taşınmaz için göndermiş olduğu dava konusu tutarı iade istediğini, davacının iddia ettiği şekilde bir ödünç verme sözleşmesinden söz etmenin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, davacı tarafa kötü niyet tazminatı yükletilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Açılan dava, davacının, borçlu hakkında 31.000,00 TL alacağının tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında başlatmış olduğu takibe davalının yapmış olduğu itirazın istemine ilişkindir.

Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Öte yandan, HMK'da mahkemenin görevli olması, dava şartları arasında sayılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." düzenlemesine yer verilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesi; TTK'nın 16/2. maddesinde "Kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları" düzenlemesi benimsenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.

Davanın ticari dava olup olmadığı bakımından davalının işletmesi bulunup bulunmadığı, işletmesinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davalının tacir sayılıp sayılamayacağının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Konak Vergi Dairesi Başkanlığı'na yazılan müzekkereye gelen yazı cevabında davalı ...'in herhangi bir gelir türünden mükellefiyet kaydının bulunmadığının bildirildiği ve dolayısıyla tacir olmadığı anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, davacının 6102 sayılı TTK 11. maddesi ve 213 s. Vergi Usul Kanunu'nun 177. mad. kapsamında kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunmadığı, tacir sıfatı olmadığı, tarafların ticari işletmesi ile ilgili nisbilik de bulunmadığı, uyuşmazlığın ticari olduğundan bahsedilemeyeceğinden mahkememizin iş bu dava açısından görevsiz olduğu, 6100 s. HMK. 2. maddesinde düzenlendiği üzere dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmaması durumunda Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, usul ekonomisi nazara alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay ... H.D. ... E.-... K.,Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ... H.D. ... E.-... K.)

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle;

  1. Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,

  2. HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,

  3. HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

  4. HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde görevli mahkemeye gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,

Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/12/2023

Katip ...

e-imza

Hakim ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

İtirazınİptaliizmir(HavaleSözleşmesindenhükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:49

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim