İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1021 E. 2023/888 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1021
2023/888
23 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1021
KARAR NO : 2023/888
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2022
KARAR TARİHİ : 23/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı borçlu ... tekstil arasında 07.09.2022 ve 09.09.2022 tarihli faturalardan kaynaklanan bir ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkilinin bu faturalara ilişkin davalı taraftan muaccel 27.658,41 TL tutarında bakiye alacağının bulunduğunu, buna ilişkin davalı tarafından TTK m.21/2 kapsamında herhangi bir itirazının gerçekleştirilmediğini, davalı tarafın ticari ilişkiden doğan önceki faturalara ödeme yaptığı halde söz konusu faturalara ödeme yapmaktan kaçındığını, ödemeyi defaatle geciktirdiğini, Müvekkili tarafından ödemenin yapılması hakkında taleplerinin cevapsız kalması dolayısıyla söz konusu ürünlerin tesliminden sonra Karşı tarafa İzmir... Noterliği kanalıyla ... yevmiye numarasıyla 13.10.2022 tarihinde, e-faturaların düzenlenmesini müteakiben 34 ve 36 gün sonra ödeme ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu ihtarname için 435,66 TL masraf yapıldığını, buna dair davalı tarafça aynı gün 13.10.2022 tarihinde “reklamasyon” açıklamasıyla 17.658,40 TL fatura düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, kötü niyetle düzenlendiği aşikar olan bu faturanın müvekkili tarafından kabul edilmeyerek İzmir ... Noterliği kanalı ile... yevmiye numaralı ve 19.10.2022 tarihli iade ihtarnamesiyle karşı tarafa iade edildiğini, buna dair noter giderinin 538,70 TL olarak gerçekleştirildiğini, bu hususta talep haklarının saklı olduğunu, karşı yan aheyhine İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... E. Numaralı dosyası üzerinden 18.10.2022 tarihinde ilamsız icra takibine girişildiğini, karşı tarafın 25.10.2022 tarihli itirazıyla takibin durdurulduğunu, buna binaen dava şartı arabuluculuk gidilmiş ise de anlaşılamama ile sonuçlandığını, son olarak; karşı yanın İzmir...sulh hukuk mahkemesinde... D.İş numarası ile delil tepiti yaptırıldığını buna ilişkin itirazda bulunulduğunu, davalı yanın borçtan kurtulabilmek adına kurtulabilmek adına kusur, ayıp ve defo olduğunu iddia edip eksik bilgi vererek tespit dosyasındaki bilirkişiyi yanılttığını, müvekkil şirket ile karşı yanın aralarındaki fason dikim işi için kumaşın davalı yandan teslimi ile işin yapılması konusunda anlaşıldığını, kusur olduğu iddia edilen kumaşları müvekkil şirkete teslim eden ve bu kumaşlarla iş yapılmasını isteyen tarafın karşı taraf olduğunu, bunun yanısıra diğer ürünlere ilişkin olarak ta karşı yana bu ürünlerin teslim edildiğini, bu dikim işlerine ilişkin karşı yandan hiçbir itirazın gelmediğini ürünler kabul edilerek taraflar arasındaki ticari işin neticelendiğini, dilekçenin sonuç ve istem kısmında : İzmir...İcra müdürlüğünün... sayılı icra takibine yönelik olarak davalı borçlu şirket tarafından yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız yere kötü niyetle alacaklıyı zarara uğratmak ve zaman kazanmak maksadıyla yapılan itiraz nedeniyle 440 oranından aşağı olmamak davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yurtdışı ihracatında kullanacağı bir kısım ürünlerin kesim dikim işini yapması için davacı firma ile anlaştığını, davacı firmanın müvekkili şirketin fason dikim ve paket işini yaptığını, söz konusu iş ilişkisi kapsamında müvekkili şirketin 855 adet 0922-0961 model ürününü 11.08.2022 tarihinde ... nolu irsaliye ile davacıya sevk ettiğini, davacı tarafından kesimi, dikimi ve paketlemesi yapılan ürünlerin bir kısmının 07.09.2022 tarihinde ... nolu fatura ile bir kısmının ise 09.09.2022 tarihinde ... fatura ile müvekkiline teslim edildiğini, teslim alınmış ürünlerde makine dikişinin hatalı yapılmasından dolayı iğne izlerinin mevcut olduğunu, ayrıca ürünler üzerinde kesiklerin söz konusu olduğunu, söz konusu hataların ürünlerin kullanılmayacak hale gelmesine sebep olduğunu, ayrıca kapşonlu olarak dikilmesi gereken ürünlerin kapşonsuz dikildiğini, bu hususuların iş ilişkisine aykırı olduğunu, davaya konu ayıplı ürünlerin ilk olarak müvekkiline iki ayrı sevkiyat ile teslim edildiğini, 07.09.2022 tarihinde teslim edilen ürünlerde yer alan ayıpların hemen davacıya bildirildiğini,ve gönderildiğini, nitekim davacı tarafından 09.09.2022 tarihli ... nolu irsaliye ile ürünlerin “tamir” açıklaması ile müvekkiline geri gönderildiğini, yine dilekçe ekinde sundukları e-irsaliyelerden görüleceği üzwere,06.09.2022, 07.09.2022, 08.09.2022, 09.09.2022 ve 16.09.2022 tarihlerinde davacının ürünlerinin tamir edilerek müvekkiline geri gönderildiğini, bu durumun ürünlerin ayıplı olduğunu ortaya koyduğunu, bu hususun davacı şirketin ayıbı kabul ettiğinin açık kanıtı olduğunu, davacı şirketin devamlı oyalamasının sonucunda son olarak 12.09.2022 tarihinde yapmış olduğu inceleme neticesinde ürünlerin ayıplı olduğunu, müvekkilinin personeli tarafından karşı tarafın personeline ürünlerin tamir edilmesini veya değiştirilmesinin gerektiğinin bildirildiğini, davacı tarafın 2 adet personelinin müvekkili şirkete 05.10.2022 tarihinde geldiklerinde ürünlerin ayıplı olduğunun tespitinin yapılarak bu durumun teyit edildiğini, bununla birlikte yurtdışına ihraç edilen ürünlerin ihracatına aracılık yapan ...LTD.ŞTİ firması tarafından da bu durumun tespit edildiğini, aracı firmanın final kontrol raporu ve tanık beyanları dinlenildiğinde müvekkilinin haklılığının ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin, bu olaylar neticesinde davacı firmaya İzmir...Noterliğinin... yevmiye numaralı 25.10.2022 tarihli keşide ettiği ihtarnamesinde 143 adet ürünün bedeli olan 3.633,63 Euro talep edilmiş ise de bu hususun davacı tarafından yerine getirilmediğini, söz konusu ürünlerin ayıplarının tespiti ile meydana gelen zararların tespit edilmesi için İzmir...sulh Hukuk mahkemesinin... D.iş dosyası üzerinden yapılan bilirkişi raporunda da anlatımlar bağlamında ürünlerin ayıplarının olduğunun tespit edildiğini, sonuç ve istem kısmında :Haksız ve hukuka aykırı açılan iş bu davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine 020 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER :
-
İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
-
İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası,
-
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak... Vergi Kimlik numaralı... Tekstil Konfeksiyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile... Vergi Kimlik numaralı ... Tekstil Gıda Danışmanlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ticaret sicil kayıtları,
-
İzmir... Noterliğine müzekkere yazılarak 13/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları.
-
İzmir ... Noterliğine müzekkere yazılarak 19/10/2022 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları,
-
İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak... D. İş Esas sayılı dosya,
-
İzmir... Noterliğine müzekkere yazılarak 25/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları,
-
Tekstil mühendisi bilirkişi ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi heyetinin tanzim etmiş olduğu 10/07/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporu,
-
Tekstil mühendisi bilirkişi ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi heyetinin tanzim etmiş olduğu 30/10/2023 havale tarihli ek bilirkişi heyet raporu,
10-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07/09/2022 tarihli ... numaralı e-fatura ile 09/09/2022 tarihli ... numaralı e-faturalarda belirtilen ürünlerin ayıplı olup olmadıkları, ayıplı iseler ayıbın veya ayıpların mahiyetinin ne veya neler olduğu, ürünlerin teslim edilmiş halleri ile kullanılmasının mümkün olup olmadığı, ayıp var ise giderilmesinin mümkün olup olmadığı, ayıplı ürünlerde yer alan ayıpların giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi miktar ve oranda giderildiği, faturalar ve sevk irsaliyeleri dikkate alındığında ayıp durumunun hangi tarih itibariyle davacı şirkete bildirildiği, davalı şirketin ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiği iddiası çerçevesinde zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğunun tespiti, faturalardan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve ... K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının... Tekstil Konfeksiyon İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, borçlunun ... Tekstil Gıda Danışmanlık İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhinde 28.107,68-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafça süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Gerekli bilgi ve belgeleri temini akabinde dosyanın mahkememizce re'sen belirlenecek bir tekstil mühendisi bilirkişi ile bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07/09/2022 tarihli ... numaralı e-fatura ile 09/09/2022 tarihli ... numaralı e-fatura, sevk irsaliyeleri, fotoğraflar, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, İzmir... Noterliğinin 13/10/2022 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları ve İzmir ... Noterliğinin 19/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları, İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş Esas sayılı dosyası, İzmir ... Noterliğinin 25/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07/09/2022 tarihli... numaralı e-fatura ile 09/09/2022 tarihli... numaralı e-faturalarda belirtilen ürünlerin ayıplı olup olmadıkları, ayıplı iseler ayıbın veya ayıpların mahiyetinin ne veya neler olduğu, ürünlerin teslim edilmiş halleri ile kullanılmasının mümkün olup olmadığı, ayıp var ise giderilmesinin mümkün olup olmadığı, ayıplı ürünlerde yer alan ayıpların giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi miktar ve oranda giderildiği, faturalar ve sevk irsaliyeleri dikkate alındığında ayıp durumunun hangi tarih itibariyle davacı şirkete bildirildiği, davalı şirketin ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiği iddiası çerçevesinde zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğu, faturalardan kaynaklı olarak davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacağın talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecek ise hangi miktar ve oranda talep edilebileceği, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, 10/07/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; 143 adet ürün için “hatalı üretim” olduğu, 20 adet ürün kumaş kapitone dikişi hatası olduğu, kalan 123 adet ürünün için de; 91 ürün dikiş hatalı; 44 adet üründe iğne delikleri, 47 adet üründe kumaş kesikleri yer aldığının belgelendiği, davalı tarafça tamir kapsamında geri alınan ürünlere ilişkin irsaliye içeriğinde davalı tarafça, davacıya ait ürünlerin ayıplı olduğunu bildirildiği fakat kusur ve ayıplarının neler olduğunun açıkça belirtilmediği, davalı tarafından yapılan yanlış dikim sonrasında yapılan sökme işi neticesinde hatalar oluştuğu, Kapişon parçasının eksik bırakılmasının ise üretim planlaması eksikliği olduğu, davalı firma tarafından her ne kadar kumaşların davacı firma tarafından hatalı teslim edildiği ve bu hususun kumaşlardan da kaynaklanabileceğini belirtmiş ise davacı firma tarafından teslim edilen kumaşların davalı firma tarafından ürüne dair uygunluk ve kalite kontrolleri yapıldığına ve bu konuda herhangi bir tespitin davalı taraf ile paylaşıldığına dair bir belgeye rastlanılmadığı, davalı firma tarafından kumaşların hatalı olduğuna dair bir bilgi ve belgenin dosya içeriğinde bulunmadığı, müşteri ve üretici firmalar arasında üründen beklenen niteliklerin belirtildiği standartların ve toleransların kaydedildiği bir kalite yönergesinin, dava dosyasında yer almadığı, ayrıca taraflar arasında üründen beklenen performans, hata tanımları ve kabul edilebilirlik düzeyleri hususunda önceden bir mutabakat sağlanmamış olduğu, üretim başlamadan önce davalı firmaya verilen çizim ve ölçülerin ise teknik olarak yeterli olmadığı, çok genel bir ifade içerdiği, üretimi istenen ürüne ilişkin bir fiziki ürünün numunesinin de üretici firmaya teslim edildiğine dair bir belge veya bilgiye dava dosyasında rastlanılmadığı, sonuçta ürünle ilgili hata tanımlamasının hangi standartlara göre yapılacağının belirsiz olduğu, taraflara ait ticari defter ve belgelerin üzerinde yapılan incelemede, her iki firmanın da yevmiye defterinin usulüne uygun şekilde yevmiye ve kebir defterlerinin e-beratlarının yapıldığı ve muhasebe usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğu, davada lehlerine delil vasfı taşıdığı, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi akdedilmediği ve TTK bağlamında hesap mutabakatı yapılmadığı, davacı taraf icra takibini cari hesap kaynaklı borç bakiyesine yönelik yaptığı, aralarında gerçekleşen ihtilafın davalı tarafça cari hesap çalışmasına yönelik 17.658,40-TL bakiyenin ödenmemesi dolayısıyla oluştuğu, taraflar arasında ticari ilişkinin 26.07.2022 tarihinde davalının ürünlerinin fason dikiminin gerçekleştirilmesi sebebinden kaynaklı olarak gerçekleştiği, taraflar arasındaki ticari iliski kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ve tarafların defterlerinde kayıtlı 07/09/2022 tarihli ... numaralı e-fatura ile 09/09/2022 tarihli... numaralı e-faturalarda belirtilen davalıya yapım İçin teslim edilen ürünlerin teknik yönden yapılan tespitlerde de yer aldığı üzere ayıplı olduğundan bahsetmenin mümkün olamayacağı, tarafların ticari defterleri içeriğinde kayıtlı Faturalar ve sevk irsaliyeleri dikkate alındığında ayıp durumunun 06.09.2022 tarihinde davacı tarafından davalıdan fason yapımına ilişkin alınan ürünlerin sevkinin yapılması ile başladığı, davacı tarafından her bir sevkiyatın irsaliye ile davalıya teslim edildiği, irsaliye altlarında teslim nedeninin açık şekilde yer aldığı, davacı tarafından düzenlenen 09.09.2022 tarihli irsaliyede önceden alınan 49 adet ürünün tamirinin gerçekleştirilip, geriye iadesinin yapıldığı, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin davacı tarafından tamirinin yapılıp 09.09.2022 tarihinde davalıya teslimi sonrası, davalı tarafından davacıya yapılmış ayıp bildirime ilişkin ihtarname veya bildirimin dosyada yer almadığı, davalı şirketin ürünlerin ayıplı olarak teslim edildigi iddiasi çerçevesinde davacının ürünleri hatalı olarak teslim ettiğinin kabulü halinde davalının 3.633,63-Euro (67.436,18-TL) zararının oluştuğunu, davacının, davalıdan takip tarihi itibariyle 17.658,40-TL asıl alacağa ilişkin taleple bağlı 300,19-TL faiz, 435,66-TL masraflara ilişkin 7,41-TL faiz alacağı bulunduğunun tespit edildiğini mütalaa etmişlerdir.
Dosyanın 10/07/2023 havale tarihli raporu tanzim eden bilirkişi heyetine tevdi ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07/09/2022 tarihli ...numaralı e-fatura ile 09/09/2022 tarihli... numaralı e-faturalarda belirtilen ürünlerin ayıplı olup olmadıkları, ayıplı iseler ayıbın veya ayıpların mahiyetinin ne veya neler olduğu (açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı), ürünlerin teslim edilmiş halleri ile kullanılmasının mümkün olup olmadığı, ayıp var ise giderilmesinin mümkün olup olmadığı, ayıplı ürünlerde yer alan ayıpların giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi miktar ve oranda giderildiği, faturalar ve sevk irsaliyeleri dikkate alındığında ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde düzenlenen yasa hükümleri çerçevesinde ayıp durumunun davacı şirkete bildirilip bildirilmediği, bildirilmiş ise hangi tarih itibariyle ne şekilde davacı şirkete bildirildiği, davalı şirketin ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiği iddiası çerçevesinde zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğu, faturalardan kaynaklı olarak davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, alacağın talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecek ise hangi miktar ve oranda talep edilebileceği, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek, mahkememizce bilirkişiye tevdi ara kararında belirtilen her bir maddenin ayrı ayrı ve açık bir şekilde bilimsel, gerekçeli ve denetime elverişli şekilde açıklanarak ve davacı vekilinin itirazları da karşılanmak suretriyle düzenlenecek ek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, 30/10/2023 havale tarihli ek bilirkişi raporunda sonuç olarak; dava dosyasında yer alan dikilmiş toplam 143 adet ürünün “hatalı üretim” olduğunun görüldüğü, hatalar kendi içinde tasnif edildiğinde 20 adet ürün kumaş/ kapitone dikişi hatası, 91 ürün dikiş hatası, 44 adet üründe iğne delikleri, 47 adet üründe kumaş kesiklerinin yer aldığı, yanlış dikim sonrasında yapılmış sökme işi sonucunda kumaştaki deformasyonun giysinin kullanımını engelleyecek nitelikte olduğu, kapişon parçasının eksik bırakılması ise tamamen üretim planlaması eksikliği olduğu, 6 adet üründe tespit edilen “kapitone dikişi” hatası dikim sırasında gerçekleşen üretim hatası grubundan olduğu, bunun tekrar düzeltilmesinin deformasyonu daha da arttıracağından mümkün olmadığı, ayrıca kumaş üzerinde görülen kesikler taraflardan bağımsız olarak kumaştan kaynaklanabileceği gibi üretimden sonra yapılan düzeltme sırasında da oluşabileceği, bunun tespitinin mevcut delil durumu mümkün olmadığı, ürünler kullanıma uygunluğu açısından değerlendirildiğinde teknik olarak kumaş üzerindeki bir hata ve giysinin kullanılamayacak hale gelmesine neden olduğu, ürünlerin teslim edilmiş halleri ile kullanılmasının mümkün olmadığı ve bu vesileyle davalı şirket açısından ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiği iddiası çerçevesinde zarara uğradığı, davalı tarafından davacı tarafa T.T.K'nun ve T.B.K.'nun ilgili maddelerinde belirtilen öneller dahilinde malın ayıplı teslim edildiğine dair yazılı bildirimin yapılmadığı, davalı tarafından dosya içeriğinde yer alan beyanlardan, karşı tarafa bildirimin sözlü yapıldığının belirtildiği, davacı firma tarafından, üretim işlemi gerçekleşmeden önce kumaştan kaynaklı hata olabileceği yönünde durum tespiti yapılarak karşı tarafa yazılı veya sözlü bildirimde bulunulmadığı, bildirim sartları hususunun ne şekilde olması gerektiği hukuki değerlendirme bağlamında olduğundan takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, bilirkişi incelemesine sunulan bilgi ve belgelerden davacı tarafından yapılan ayıplı işin tespitine dayanak olarak, davalı adına düzenlenen 09.09.2022 tarihli ... nolu irsaliyede ürünlerin “TAMİR” açıklaması ile tekrar davalı tarafa geri gönderilmesi ile gerçekleştiği, bu hususta, taraflar arasında işin yapımına ilişkin sözleşme bulunmadığı, davaya konu ayıplı ürünlerin dikim amacıyla davacı tarafa teslim edildiği, davacının dikim dışında ayrıca bir “TAMİR” amacına yönelik işin yapılacağına dair bilginin dosya içeriğinde bulunmadığı, davalı şirketin ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiği iddiası çerçevesinde zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğu konusunda yapılan incelemede, davacının ürünleri hatalı olarak teslim ettiğinin kabulü halinde davalının 3.633,63-Euro zararının oluştuğu, takip tarihi itibariyle davacı tarafın ticari defterlerinde davalı firmaya ait müşteriler cari hesabının 17.658,40-TL borç bakiyesi verdiği, davalı tarafa ait ticari defterlerde ise davacı tarafa ait satıcılar cari hesabının alacak veya borç bakiyesi vermediği, takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki oluşan hesap mutabakatsızlığının nedeninin, davalı tarafın 13.10.2022 tarihli ... numaralı KDV dahil 17.658,40-TL “DİKİM HATALARINDAN KAYNAKLANAN ÜRÜN KAYBI NEDENİYLE KESİLEN REKLAMASYON” içerikli faturanın davacı taraf defterlerinde kayıtlı olmaması, davalı tarafın defterlerine kayıtlı olması nedeniyle gerçekleştiği, davacı defterlerinde, davalıya ait müşteriler cari hesabının 17.658,40-TL borç bakiyesi vermesi dolayısıyla işin yapımına ilişkin davalı tarafa düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağına yönelik karar verilmesi halinde davacının talebinin, B.K md 1530 ile (949) temerrüt faizi talebi ile sınırlı olduğundan 17.658,40-TL asıl alacağa dayalı 300,19-TL yasal faiz, 435,66-TL taleple bağlı masraflara ait 7,41-TL faiz talep edebileceği, sayın mahkeme tarafından, davacının işin hatalı yapılmasından sorumlu olduğunun kabulü halinde, davalı tarafın karşı tarafa düzenlediği iade amacına yönelik 17.658,40-TL reklamasyon içerikli faturanın, davalı defterlerinde davacı hesabına borç kaydedilmesi gerektiği yönünde hüküm vermesi halinde, davacının davaklıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını mütalaa etmişlerdir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23. maddesinde; "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır...
c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde de; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinde; "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Öğretide ayıp; satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hâli olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.
Davacı şirket tarafından davalı şirkete 07/09/2022 tarihinde teslim edilen ürünlerin ayıplı oldukları, dikilmiş toplam 143 adet ürünün “hatalı üretim” olduğunun görüldüğü, hatalar kendi içinde tasnif edildiğinde 20 adet ürün kumaş/ kapitone dikişi hatası, 91 ürün dikiş hatası, 44 adet üründe iğne delikleri, 47 adet üründe kumaş kesiklerinin yer aldığı, yanlış dikim sonrasında yapılmış sökme işi sonucunda kumaştaki deformasyonun giysinin kullanımını engelleyecek nitelikte olduğu, kapişon parçasının eksik bırakılması ise tamamen üretim planlaması eksikliği olduğu, 6 adet üründe tespit edilen “kapitone dikişi” hatası dikim sırasında gerçekleşen üretim hatası grubundan olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 09/09/2022 tarihli ... numaralı irsaliyede ürünlerin “TAMİR” açıklaması ile tekrar davalı tarafa geri gönderildiği, bu kapsamda ayıp hususunun süresi içerisinde davacı şirkete usulüne uygun şekilde bildirildiği, ürünleri hatalı olarak teslim edilmesi sebebiyle davalı şirket bünyesinde 3.633,63-Euro zararın meydana geldiği, ayrıca davalı şirket tarafından davacı şirket adına 13/10/2022 tarihli ... numaralı KDV dahil 17.658,40-TL tutarında dikim hatalarından kaynaklanan ürün kaybı nedeniyle kesilen reklamasyon açıklamalı fatura düzenlendiği görülmektedir.
Davalı vekili tarafından sunulan dilekçe kapsamında bu aşamada takas ve mahsup defi hakkında bir kısım yasal düzenlemelere değinmekte fayda görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 139/1. maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya konuları itibari ile aynı türden malı birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Sonuçta her iki borç da az olanı oranında sona erer.
Takas edilecek alacaklar aynı nitelikte, aynı türden olmalıdır. Borçlar doğdukları anda aynı türden olabileceği gibi, sonradan da aynı türden olabilirler. Ancak takas hakkının kullanıldığı anda, mutlaka aynı türden olmaları zorunludur.
Takası için gerekli olan bir diğer şart da alacağın muaccel olmasıdır. Alacaklı tarafından zaman itibarıyla ifası istenebilir bir borç olması gerekir. Takas edilecek alacağın muaccel olması, buna karşılık asıl alacağın (karşı taraf asıl alacağının) sadece ifa edilebilir bulunması yeterlidir.
Takas hakkını ileri sürenin alacağı, dava edilebilir bir alacak olmalıdır. Takası ileri süren tarafın alacağının tartışmalı olması, takas ileri sürülmesine engel değildir.
Kanun takas için bir irade açıklaması aramaktadır. Takası gerçekleştirmek için irade açıklamasına takas beyanı denir. Bu beyan bir taraflı bir hukuksal işlemdir. Bu işlem bir yenilik doğuran hakka dayanır. Tarafların biri, borcu ile alacağını takas ettiğini karşı tarafa bildirerek, bu hakkını kullanmış olacaktır. Takas hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir haktır.
Borçlunun takas hakkını kullanma isteğini, alacaklıya bildirmesi gerekir. Takas bir sözleşme olmadığı için karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle, borçlu takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmalıdır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 143/1. maddesi uyarınca, takas halinde her iki borç, takas edilebilecekleri andan itibaren en az olan borç oranında düşer. Beyan yapılınca, bunun hükmü, takas şartları tamamlandığı ana kadar geriye etkili sayılmıştır. Böylece borçlar takas beyanının yapıldığı zaman değil, takas şartlarının gerçekleşeceği an düşmüş olacaktır.
Davalının, dava dayanağı olayı ve borcun varlığını inkâr etmeden, borçlu bulunduğu edimi, özel bir sebebe dayanarak yerine getirmekten kaçınmasına imkân veren hakka defi denir. Defiler, dava dilekçesine cevap verilirken ileri sürülmelidir. Aksi halde, davalı "savunmanın genişletilmesi yasağı" ile karşılaşabilir. Defiler, davada ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmazlar. Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz.
Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir. Takasın defi olarak ileri sürüldüğü davada, takas ve mahsup sonucu kalan ve hüküm altına alınan miktar üzerinden yargılama harcı alınacak, takas ve mahsup defi nedeni ile reddedilen miktar üzerinden ileri süren yararına vekâlet ücreti ve yargılama giderine karar verilecektir.
Keza yargıtay... Hukuk Dairesinin 13/10/2022 tarih ve... Karar sayılı ilamında da; ''.....Takas ve mahsup bir defidir. Bu itibarla, ileri sürülmedikçe kendiliğinden dikkate alınamaz.....'' ibareleri ile bu hususa dikkat çekilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 08/12/2021 tarih ve ... Karar sayılı ilamında aynen; ''.....Takas genellikle davadan önce değil dava sırasında ileri sürülür, eğer cevap dilekçesinde takas ileri sürülmemiş ise hakim dosyadan davalının mukabil bir alacağının olduğunu anlasa dahi takas sebebiyle hüküm tesis edemez, zira kullanılmayan takas hakkı itiraz hakkı doğurmamaktadır.....'' gerekçelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler, yerleşik Yargıtay içtihatları ve davalı şirket adına çıkartılan dava dilekçesi ve ekleri ile tensip tutanağını içerir duruşma gününü bildirir tebligatın 03/01/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesini 12/01/2022 tarihi itibariyle mahkememize sunmuş olduğu, cevap dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317/2. maddesinde belirlenen 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunulduğu, takas defilerinin süresi içerisinde ileri sürüldüğü, ayıp ihbarının da süresinde yapılması çerçevesinde takas defi değerlendirmeye alınmış ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyası, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak... Vergi Kimlik numaralı... Tekstil Konfeksiyon İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile... Vergi Kimlik numaralı ... Tekstil Gıda Danışmanlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait ticaret sicil kayıtları, İzmir ... Noterliğine müzekkere yazılarak 13/10/2022 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları, İzmir... Noterliğine müzekkere yazılarak 19/10/2022 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları, İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... D. İş Esas sayılı dosya, İzmir... Noterliğine müzekkere yazılarak 25/10/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile ihtarnamenin muhataba tebliğini gösterir tebligat evrakları, Tekstil mühendisi bilirkişi ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi heyetinin tanzim etmiş olduğu 10/07/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporu, tekstil mühendisi bilirkişi ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi heyetinin tanzim etmiş olduğu 30/10/2023 havale tarihli ek bilirkişi heyet raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 07/09/2022 tarihli ... numaralı e-fatura ile 09/09/2022 tarihli ... numaralı e-faturalarda belirtilen ürünlerin ayıplı olup olmadıkları, ayıplı iseler ayıbın veya ayıpların mahiyetinin ne veya neler olduğu, ürünlerin teslim edilmiş halleri ile kullanılmasının mümkün olup olmadığı, ayıp var ise giderilmesinin mümkün olup olmadığı, ayıplı ürünlerde yer alan ayıpların giderilip giderilmediği, giderilmiş ise hangi miktar ve oranda giderildiği, faturalar ve sevk irsaliyeleri dikkate alındığında ayıp durumunun hangi tarih itibariyle davacı şirkete bildirildiği, davalı şirketin ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiği iddiası çerçevesinde zarara uğrayıp uğramadığı, uğramış ise zarar miktarının ne kadar olduğunun tespiti, faturalardan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi ilişkin olduğu, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhinde 28.107,68-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafça süresinde yapılan itiraz üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davacı şirketin 07/09/2022 tarihli ... numaralı e-fatura kapsamında 27.658,41-TL tutarında alacaklı olduğu, ancak davacı şirket tarafından davalı şirkete 07/09/2022 tarihinde teslim edilen ürünlerin ayıplı oldukları, dikilmiş toplam 143 adet ürünün “hatalı üretim” olduğunun görüldüğü, hatalar kendi içinde tasnif edildiğinde 20 adet ürün kumaş/ kapitone dikişi hatası, 91 ürün dikiş hatası, 44 adet üründe iğne delikleri, 47 adet üründe kumaş kesiklerinin yer aldığı, yanlış dikim sonrasında yapılmış sökme işi sonucunda kumaştaki deformasyonun giysinin kullanımını engelleyecek nitelikte olduğu, kapişon parçasının eksik bırakılması ise tamamen üretim planlaması eksikliği olduğu, 6 adet üründe tespit edilen “kapitone dikişi” hatası dikim sırasında gerçekleşen üretim hatası grubundan olduğu, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 09/09/2022 tarihli .. numaralı irsaliyede ürünlerin “TAMİR” açıklaması ile tekrar davalı tarafa geri gönderildiği, bu kapsamda ayıp hususunun süresi içerisinde davacı şirkete usulüne uygun şekilde bildirildiği, ürünleri hatalı olarak teslim edilmesi sebebiyle davalı şirket bünyesinde 3.633,63-Euro zararın meydana geldiği, ayrıca davalı şirket tarafından davacı şirket adına 13/10/2022 tarihli ... numaralı KDV dahil 17.658,40-TL tutarında dikim hatalarından kaynaklanan ürün kaybı nedeniyle kesilen reklamasyon açıklamalı fatura düzenlendiği, davalı şirket adına çıkartılan dava dilekçesi ve ekleri ile tensip tutanağını içerir duruşma gününü bildirir tebligatın 03/01/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı vekilinin cevap dilekçesini 12/01/2022 tarihi itibariyle mahkememize sunmuş olduğu, cevap dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317/2. maddesinde belirlenen 2 haftalık kesin süre içerisinde mahkememize sunulduğu, takas defilerinin süresi içerisinde ileri sürüldüğü, ayıp ihbarının da süresinde yapılması çerçevesinde takas definin süresinde olduğu, davalı şirket bünyesinde oluşan zararın davacı şirketi tarafından düzenlenen faturada yer alan bedelden daha fazla olduğu gözetildiğinde, takas defi çerçevesinde alacaklı olan tarafın davalı şirket olduğu, davacı şirketin davalı şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Açılan davanın REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 269,85. TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 339,47. TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 69,62. TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
-
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00. TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/11/2023
Katip...
E imza
Hakim ...
E imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:20