SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/511 E. 2023/862 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/511

Karar No

2023/862

Karar Tarihi

10 Kasım 2023

T.C. İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/511 Esas

KARAR NO : 2023/862

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/06/2022

KARAR TARİHİ : 09/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ... Sigorta Anonim şirketinin trafik sigortasını düzenlediği ... plakalı aracın tam kusurlu olarak müvekkiline ait ... plakalı araca 05/03/2021 tarihinde kusurlu çarpması sonucu ... aracı, mecburi istikametten ters istikamete geri manevra yaptığı için 2918 say KYTK.67 ve trafik yönetmeliği 137 gereği asli ve %100 kusurlu olduğunu müvekkili aracının kusurunun olmadığını, müvekkilinin aracında kaza sonrası eksik ödenen hasar tazminatı farkının yargıtay kararlarına göre (yargıtay kararı ektedir) gerçek zarar iskontosuz ve kdv dahil hesabı fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması nedeniyle şimdilik 10,00 TL ile değer kaybınında yine yargıtay kararlarına göre kazadan önceki değeri ile kazadan sonraki değeri arasındaki farka göre fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması ile şimdilik 10,00 TL nin 11/03/2021 ihbar tarihinden 8 iş günü sonrası 24/03/2021 (temerrüt tarihi olarak, Yargıtay kararı ektedir. ) tarihinden itibaren davalı sigortacıdan avans faizi ile tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;... plakalı sigortalı araç ile ...plakalı davacıya ait araç 05.03.2021 tarihinde maddi hasarlı bir kazaya karıştığını, işbu kaza sonucu ... plakalı araçlarda meydana gelen hasar sonucunda taraflarına başvurulmuş olduğunu, müvekkil-şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkil-şirketin sorumluluğu bulunduğunu, bu kapsamda kusur oranının tespit edilmesini, usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü, bir trafik alanında uzman, bir otomotiv bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu dosyamız arasındadır.

Mahkememizce verilen ara karar kapsamında bir trafik alanında uzman, bir otomotiv bilirkişi tarafından hazırlanan 23/12/2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; Hukuki nitelendirme, delillerin takdiri ve nihai değerlendirme tamamen mahkemenize ait olmak üzere; Dosya içeriğindeki mevcut belge, bilgi ve yukarıdaki bölümlerde yapılan açıklamalar sonucunda dava konusu 2012 model ...HB Icon 1,5 DCİ EDC 110 aracının 05.03.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazasında; Kural İhlali Açısından; > Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan dava dışı sürücü ... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 67/1-b maddesinde belirtilen (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.) hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu; davacının maliki olduğu aracı kullanan dava dışı sürücü ... (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, 2918 Sayılı KTK ile ilgili mevzuatı ihlal eden zararlı sonuç üzerinde kazanın oluşumunda etken olmadığı; Üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlar ile dış faktörlerin olay esnasında kazanın oluşumu Üüzerinde etken olabilecek bir davranış şekli görülmediğinden kazanın oluşumunda etken olmadığı; Hasar Bedeli, Değer Kaybı ve İkame Araç Açısından; dava konusu aracın hasarının onarımı için aracın yaşı, kullanılmışlık düzeyi ve kaza geçmişleri de dikkate alınarak orijinal parçaların takılmasının zorunlu olmadığı, 2 el veya muadili veya yerli üretim parçalarla onarımının yapılabileceği, ancak davalı sigorta tarafından orijinal parçaların iskontolu olarak temin edildiği ve bedellerinin tedarikçi firmalara sigorta tarafından ödendiği ve işçilik için aracın onarımını yapan firmaya 1.420,- TL işçilik bedeli mutabakat kapsamında ödendiği dikkate alınırsa, dava konusu aracın hasar onarımının gerçekleştirildiği ve bakiye hasar bedelinin kalmadığı, Dava konusu araçta Yargıtay içtihadına uygun yapılan hesaplama sonucunda oluşan değer kaybının 19.950,- TL olabileceği, ancak gerek onarım ve gerekse değer kaybı miktarının mahkemeniz tarafından belirlenecek olan kusur dağılımı ölçüsünde saptanacak değerler üzerinden hesaplanması gerekeceği, önündeki görüş ve kanaatinde bulunmuşlardır.

Davacı vekili tarafından 08/05/2023 tarihli değer artırım dilekçesinin sunulduğu, söz konusu dilekçede başlangıçta belirtilen 10,00 TL'lik değer kaybı bedeli tutarın rapor doğrultusunda artırılmakla birlikte toplam 19.950 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Açılan dava,05/03/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün ters istikamete girerek kusuruyla kazaya sebebiyet verdiği iddiasıyla davacıya ait ...plakalı araçta meydana gelen bakiye hasar bedeli ve değer kaybının belirlenmesi ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu tespit edildi.

Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.

Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.

Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.

Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.

Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde ...r. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.

Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).

2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.

Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.

Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 05/03/2021 tarihinde; davacının maliki olduğu ... plakalı aracın sürücü dava dışı ... idaresinde seyir halinde iken meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda Davalı sigorta poliçeli aracı kullanan ... plakalı dava dışı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/1-b maddesinde belirtilen (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.) hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda etken olduğu; davacının maliki olduğu aracı kullanan dava dışı sürücü ...'ün kazanın oluşumuna etken olmaması nedeni ile kusursuz olduğu, Davacıya ait ... plaka sayılı aracın bu kazadan dolayı otomobilin çarpılması sonucu” hasarlandığı tespit edildiği, davalı sigorta tarafından orijinal parçaların iskontolu olarak temin edildiği ve bedellerinin tedarikçi firmalara sigorta tarafından ödendiği ve işçilik için aracın onarımını yapan firmaya 1.420,- TL işçilik bedeli mutabakat kapsamında ödendiği dikkate alınırsa, dava konusu aracın hasar onarımının gerçekleştirildiği ve bakiye hasar bedelinin kalmadığı, davacı nezdinde bakiye hasar kaybına yönelik araçtan kaynaklı haksız fiilin koşullarının oluşmadığı değerlendirilerek hasar tazminatına yönelik açılan davanın reddine,karar verilmiştir.

Davacıya ait ... plaka sayılı aracın bu kazadan dolayı otomobilin çarpılması sonucu” hasarlandığı tespit edildiği, alınan bilirkişi raporu uyarınca değer kaybına yönelik değer kaybına yönelik araçtan kaynaklı haksız fiilin koşullarının oluştuğu değerlendirilerek açılı davanın kabulü ile davacı aracındaki değer kaybına ilişkin tazminat talebinin kabulü ilen 19.950,00 TL maddi tazminatın, davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 21/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ayrıca yukarıda belirtildiği şekilde davacı zararı yargılama sonucu ortaya çıktığından davadan evvel davacı yanın harici ekspertiz incelemesi yaptırmasında hukuki yararının bulunduğu, dolayısı ile ekspertiz ücreti olan 450TL'nin yargılama giderleri olarak davalıdan tahsili bakımından da davacı talebinin de yerinde olduğu kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:

  1. Hasar tazminatına yönelik açılan davanın REDDİNE,

  2. Değer kaybına yönelik açılan davanın KABULÜ İLE, değer kaybı bedeli olan 19.950,00 TL maddi tazminatın, davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olarak takdir edilen 21/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

  3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.362,78. TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 peşin harç ve 340,60TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 941,48‬. ‬TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

  4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

  5. Davacı tarafından yapılan 80,70. TL başvurma harcı, 80,70. TL peşin harcı ile 340,60. TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 502,00‬‬‬. TL harç giderinin,Davacı tarafından yapılan 1.581,25TL‬ yargılama giderinin davanın kabul ret oranı dikkate alınarak 1.455,03 TL'sinin ve 450,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 2.407,03TL yargılama giderinin ,davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 17.900. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 10,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/11/2023

Katip...

e-imza

Hakim ...

e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

delillerkılıçoğluFiilden(HaksızhükümKaynaklanan)Tazminat

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim