İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/983 E. 2023/825 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/983
2023/825
2 Kasım 2023
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/983
KARAR NO : 2023/825
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/10/2019
KARAR TARİHİ : 02/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.12.2018 tarihinde, evinin yakınında karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı ...'e, dikkatsiz ve süratli gelen... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç çarptığını, kaza neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, kaza sonrasında araç sürücüsü davacıyı K.Ç.LÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğünü ve tedavileri orada devam ettiğini, kaza sonrasında aracın olay mahallinden ayrılmış olması nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenemediğini ve kusur durumu da tespit edilemediğini, ancak kaza neticesinde araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu düşündüklerini, kazada davacının kolu ve beli kırıldığını, çeşitli ameliyatlar geçirdiğini, belindeki kırık nedeniyle betonlama uygulandığını, çok uzun süre yatarak tedavi gördüğünü sonrasında ve halen fizik tedavisi devam ettiğini, davacı ... 1965 doğumlu olup,... adresinde bulunan ... apartman görevlisi olarak çalıştığını, kaza neticesinde belinde ve kolunda kırıklar oluşan davacı uzun süre çalışamadığını, kaza yapan ve kusurlu olan araç sürücüsü, 6098 sayılı TBK.nun 49.maddesi gereği kaza nedeniyle oluşan zarardan araç maliki ile birlikte kusurları oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacıya çarpan ... plakalı aracın maliki ... olduğunu, bu nedenle araç maliki de oluşan zarardan 2918 sayılı KTK 85.maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, olay nedeniyle, polis ifade tutanağında... davacıya çarptığını ikrar etmiş olup davacı, çarpan kişinin genç olması, kendisinin de yakın yaşlarda oğlunun olması nedeniyle şikayetçi olmadığını, bu nedenle, şuçun takibinin sikayete bağlı olması nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının uğradığı zarar neticesinde defalarca hastaneye kontrol ve tedavi amaçlı gittiğini, belinin kırık olması ve ameliyatlı olması nedeniyle bu ulaşımlar kimi zaman özel ambulans kimi zaman taksi ile olduğunu, her ne kadar yasa gereği trafik kazasından kaynaklanan tüm giderler yaralananın sigortalı olmamasına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanıyor olsa da davacının devam eden zamanlardaki tedavi ve ulaşım giderleri karşılanmadığını, takdir olunacağı üzere, insan böyle bir durumdayken masraf belgesi, fiş ve fatura toplama telaşında olamadığını, davacının bu kaza nedeniyle kendine bakamayacak konuma geldiğini, yataktan dahi kalkamadığı için en temel ihtiyaçlarını dahi eşi ve oğlu karşıladığını, davacının hiçbir kusuru olmaksızın gerçekleşen bu kaza nedeniyle çok büyük elem ve ızdırap içine girdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK m.107 uyarınca maddi tazminat değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırmak üzere şimdilik asgari; Geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı için şimdilik 1.000 TL'nin kaza tarihi olan 30.12.2018 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan müştereken müteselsilen tahsiline (Sigorta şirketi için poliçe limiti ile sınırlı olarak), tedavi, iyileşme ve ulaşım giderleri olarak şimdilik 500 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 30.12.2018 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalılardan tahsiline, kaza anında ve sonrasında duyulan acı ve üzüntünün karşılığı 150.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.12.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araç için düzenlenen 28.02.2018-28.02.2019 vade tarihli... no’lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi bulunduğunu, kaza tarihi itibari(30.12.2018) ile ölüm ve sakatlanma teminat limiti 360.000,00 TL olduğunu, bakıcı ve tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik tazminatı, sosyal güvenlik kurumu sorumluluğundadır. bu nedenle geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı ve tedavi giderleri bakımından davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı sigorta şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun kabulü halinde bile davalı şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve police limiti ile sınırlı olduğunu belirterek öncelikle dava şartı yokluğundan davanın reddine, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar... Ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı sigorta şirketi yönünden husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu zamanaşımına uğradığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının ağır kusuru neticesinde mevdana geldiğini, davalı...n... ... olay günü ... plakalı araçla Hıfsıshha sokağından İnönü caddesi kayşağına doğru sokak başında bekleyen arkadaşıyla buluşmak üzere yavaş bir şekilde ilerlerken, davacı aniden kapıcı olarak görevli bulunduğu apartmandan hızla çıkıp, karşı tarafta ATM lerde sırtı dönük olarak işlem yapan kocasına doğru süratle ilerlemek isterken yoldan geçen araçlara dikkat etmeyerek aniden yola fırlayıp hareket halindeki davalının sürdüğü araca çarptığını, olayın akabinde davalının, davacının sağlık durumunu tam olarak bilmediği ve 20 yaşını doldurmasına gün kala sorumluluk sahihi bir genç olması ve o anda davacının etrafında kimsesi bulunmamıası nedeniyle, öncelikle genç ve insan olma özelliğinin öne çıkması sonucu, davacıyı acilen en yakın hastahaneye götürdüğünü, ilk tıbbi müdahalesini yaptırdığını, yoksa olay yerini terk kastı olmadığını, davacının, kendi dikkatsizliği sonucu oluşan kaza sonucu hiç bir maluliyeti olmadığını belirterek davanın öncelikle usul yönünden reddine, kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP :
Davacı vekilinin... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesine karşı cevap dilekçesinde özetle; kaza sonrasında aracın olay mahallinden ayrılmış olması nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenememiş ve kusur durumu da tespit edilemediğini, bilindiği üzere Sulh Hukuk Mahkemeleri de kusur tespitlerini hukuki yarar yokluğundan reddedildiğini, ancak kaza neticesinde araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu düşündüklerini, bu husus mahkemenizce yapılacak keşif neticesinde açıklığa kavuşacağını, kazada davacının kolu ve beli kırılmış, çeşitli ameliyatlar geçirdiğini, belindeki kırık nedeniyle betonlama uygulandığını, çok uzun süre yatarak tedavi görmüş sonrasında ve halen fizik tedavisi devam ettiğini, belirterek cevap dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin davalılar... ve ... vekilinin cevap dilekçesine karşı cevap dilekçesinde özetle; davalı yanın cevap dilekçesinin süresinde olup olmadığının uyap sisteminden kontrol edilmesi gerektiğini, cevap dilekçesi sekmesinden delil dilekçesi ile birlikte cevap dilekçesi mi gönderildi yoksa sadece delil dilekçesi mi gönderildi, öncelikle bu hususun tespit edilmesi gerektiğini, eğer cevap dilekçesi süresinde değil ise beyan ve itirazları kabul etmediklerini, cevap dilekçesinin süresinde olması halinde ise; davalı yanın beyan ettiği üzere TTK m 5/a uyarınca mutlak arabuluculuk şartının yerine getirilmediği iddiasını kabul etmediklerini, açılan dava sigorta şirketi dışındakiler için mutlak ticari dava niteliğinde olmadığından yasa gereği sigorta şirketine karşı arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmadığını, bu nedenle, sigorta şirketi için arabuluculuk başvurusu yapılmış ve anlaşmama ile sonuçlandığını, bu nedenle de dava şartı yerine getirildiğini, kaza sonrasında aracın olay mahallinden ayrılmış olması nedeniyle kaza tespit tutanağı düzenlenemediğini ve kusur durumu da tespit edilemediğini, bu nedenle araç sürücüsünün tedbir dikkatsiz sürüşü neticesinde iş bu kazanın meydana geldiğini ve asli kusurlu olduğunu düşündüklerini, bu husus da mahkemenizce yapılacak keşif neticesinde açıklığa kavuşacağını, kazada davacının kolu ve beli kırıldığını çeşitli ameliyatlar geçirdiğini, belindeki kırık nedeniyle betonlama uygulandığını, çok uzun süre yatarak tedavi görmüş sonrasında ve halen fizik tedavisi devam ettiğini belirterek davalı yanın dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmediklerini beyan etmiştir.
DELİLLER :
-
İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
-
... plakalı araca ait trafik tescil kayıtları,
-
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının...Soruşturma sayılı soruşturma dosyası,
-
İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde davacının geçirmiş olduğu 12/01/2021 tarihli trafik kazasına ilişkin tedavi belgeleri,
-
Davalı sigorta şirketi nezdinde ... plaka sayılı araca ait sigorta poliçesi, davacıya ait başvuru dilekçesi ve tebligat örneği, davaya konu başvuruya ilişkin açılan hasar dosyası, davacıya yapılan ödemeleri gösterir kayıt ve belgeler,
-
İzmir SGK İl Müdürlüğü nezdinde davacı ...'e ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveline ilişkin kayıtlar,
-
İzmir SGK İl Müdürlüğü nezdinde davaya konu yaralamalı trafik kazasında yaralanan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin olarak bulunan kayıtlar,
-
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 04/02/2021 havale tarihli maluliyet raporu,
-
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 06/04/2021 havale tarihli maluliyet ek raporu,
10-İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/02/2022 havale tarihli maluliyet raporu,
11-Ortopedi alanında uzman doktor bilirkişinin 10/06/2022 tarihli raporu,
12-Keşif tutanağı,
13-Tanık beyanları,
14-Trafik alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 27/06/2022 tarihli rapor,
15-İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/03/2023 havale tarihli kusur raporu,
16-Aktüerya alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21/06/2023 tarihli rapor,
17-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin 08/09/2023 tarihli sulh beyanını içerir dilekçesi,
18-Davacı vekilinin 21/09/2023 tarihli duruşmadaki feragat beyanı,
19-Davacı vekilinin 05/10/2023 havale tarihli ıslah dilekçesi,
20-Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin 15/11/2023 havale tarihli sulh beyanını içerir dilekçesi,
21-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 30.12.2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan ...'in geçici iş göremezlik (iyileşme) sürelesinin ne kadar olduğu, davacının yaralanması sebebiyle yapmak durumunda kaldığı tedavi giderlerinin ne kadar olduğu hususlarının belirlenmesi ile iyileşme sürecinde çalışamaması sebebiyle davacının mahrum kaldığı gelirlerinin ve de katlanmak durumunda kaldığı tedavi giderlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek geçici iş göremezlik tazminatı bedelleri ile tedavi giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde...r. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde; ''Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden...n kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından...n kayıplar.'' şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır.
Trafik kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini için dava açmak için yasada öngörülen süre mağdurun uğradığı zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde de bu süre 2 yıl olarak öngörülmüştür. Kaza sonucu dava açarak zararlarının giderilmesini isteyecek kişiler bu iki yıllık süre içinde dava açmak zorundadır. Her halükarda ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı zaman aşımına uğrar. Burada bir istisna vardır. O da eğer failin trafik kazası ile sonuçlanan eylemi aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil ediyorsa ve bu suç için ceza kanunlarında daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmüş ise tazminat davası açma süresi de ceza kanunlarında düzenlenmiş olan daha uzun zaman aşımı süresine uzar. Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrasının 2. cümlesinde ''Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.'' şeklinde ifade edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, ''işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur'', aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, ''bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı'', aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, ''işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun'un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 'Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar' başlıklı 92. maddesinde:
''Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan...n talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler'' hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.
Bu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/b. maddesinde yer alan "İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna'' ilişkin hükümdür.
Bu hükümle kanun koyucu; tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kapsamından, sadece tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır.
Şu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış; böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir.
Durum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölümü veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir.
Araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. 14/04/2016 günü yapılan ve 26/04/2016 tarihinde 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile;
6704 Sayılı Kanunun üçüncü maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi değiştirilmiş, değişik; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanun'un 4. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
''g)Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
h)İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
ı)Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler''in de teminat dışı olduğu düzenlenmiştir.
İş Hukukunda ve Sosyal Güvenlik Hukukunda "sürekli iş göremezlik" olarak adlandırılan bedensel zararlara "kalıcı sakatlık" denildiği gibi, Yargıtay kararlarında ve Adli Tıp Kurumu raporlarında "beden gücü kaybı" veya "çalışma gücü kaybı" ya da "meslekte kazanma gücü kaybı" da denilmektedir. Sürekli iş göremezlik durumu kendi içinde sürekli kısmi iş göremezlik ve sürekli tam iş göremezlik olarak ikiye ayrılmaktadır.
Sürekli kısmi iş göremezlik hâline giren kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı durumda olanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir.
Sürekli tam iş göremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminat yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminata bakıcı giderleri de eklenecektir.
Geçici iş göremezlik tazminatı ise, haksız fiil neticesinde yaralanan kişinin, yaralanması neticesinde gördüğü veya göreceği tedavi süresince, sağlıklı iken elde ettiği ancak yaralanması sebebiyle tedavisi tamamlanana kadar mahrum kaldığı gelirlerinden ibarettir. Geçici iş göremezlik tazminatı açısından hak talep edilebilmesi için, bahsedildiği üzere kişinin gelir getirici bir işte çalışması ve yaralanması neticesinde tedavi süresinde gelirlerinden mahrum kalması şarttır.
Davalar ... ve...... vekilinin görev itirazı, dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususların ticari dava olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1.maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3. maddesi gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin işbölümü olmaktan çıkıp görev ilişkisi haline geldiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kuralların kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerektiği, Sigorta Hukukunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401. ve devamı maddelerinde düzenlendiği, dava konusu ilişkinin Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle davanın ticari dava olduğu ve Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanı içinde bulunmakta olduğu göz önünde bulundurulduğunda yerinde değildir.
Davalılar ... ve...n... vekilinin dava açılmadan önce müvekkilleri yönünden zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmaması sebebiyle davanın usulden reddi talebinin, 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A. maddesi ve 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanunu'na eklenen 18/A-2. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurulması dava şartının ticari uyuşmazlıklarda söz konusu olduğu, davalılar ... ve...n...'ın dava konusu uyuşmazlık açısından tacir sıfatlarının ve iş bu davanın davalılar ... ve...n... yönünden ticari mahiyetinin bulunmadığı, davanın sigorta şirketine de yöneltilmesi hasebiyle iş bu davanın Mahkememiz nezdinde görüldüğü ve davacı tarafça dava açılmadan önce davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuk yoluna başvurularak dava şartının yerine getirildiği anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.
Davalılar ... ve...n... vekilinin davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden husumet itirazının, davalı ...'e ait ve dava konusu trafik kazası sırasında davalı...n... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini düzenleyen şirketin davalı... Sigorta Anonim Şirketi olduğu ve husumet itirazının kendisine husumet yöneltilen şahıs veya şirket tarafından yapılabileceği göz önünde bulundurularak reddi doğrultusunda ara karar tesis edilmiştir.
Davalılar ... ve...n... vekilinin zamanaşımı itirazının, dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu eylem açısından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Karar sayılı dosya üzerinden taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı soruşturma yürütüldüğü, ilgili suça ait zamanaşımı süresinin davanın açıldığı tarihte ve henüz dolmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketine müzekkere yazılarak, Dava dışı ... adına kayıtlı ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, varsa davacı ... TC Kimlik numaralı ... tarafından şirkete yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığını gösterir tebligat evraklarının, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak varsa açılan hasar dosyasının ve varsa davacıya yapılan ödeme evraklarının eksiksiz olarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş, gönderilen kayıt ve belgeler dosya muhteviyatına kazandırılmıştır.
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine müzekkere yazılarak, 30/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle hastanenizde tedavi gördüğü bildirilen ... TC Kimlik numaralı ...'e ait tedavi evraklarının (mümkünse DICOM formatında röntgen, MR, grafi vb. belgeleri de içerir şekilde) eksiksiz olarak gönderilmesi istenilmiş, gönderilen kayıt ve belgeler celp edilmiştir.
İzmir Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne müzekkere yazılarak Dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 30/12/2018 tarihi ve mevcut durum itibariyle ... plakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgelerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, gönderilen kayıt ve belgeler dosya arasına alınmıştır.
İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ...'e ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli ile davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerinin tespit edilerek tüm kayıt ve belgeler dosya muhteviyatına kazandırılmıştır.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmeli, buna göre; 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması), 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak dosyanın Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tevdi ile belirlenecek muayene gününde davacı vekilince hazır edilecek ... TC Kimlik numaralı ... gerekli muayenelerinin yapılarak dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ... ait tedavi evrakları ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, 30/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca yaralanması sebebiyle davacı ...'in sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise süresinin ne kadar olduğu hususlarının, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'' hükümleri çerçevesinde tespit edilerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca yaralanması sebebiyle davacı ...'in sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 14/04/2021 havale tarihli maluliyet raporunda sonuç olarak; 06.04.1965 doğumlu ...'de davaya konu 30.12.2018 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan engellilik oranının “Engellilik Ölçütü Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” den (Resmi Gazete, Mart 2013, 28603 Sayı) faydalanılarak hesaplandığında, şahısta birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında kişinin engellilik oranı %13,9 (onüçnoktadokuz) olarak bulunduğu, Konak Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 04.02.2020 tarihli... sayılı yazısı ekinde gelen 7 adet iş göremezlik raporu dikkate alındığında; tıbbi iyileşme süresinin 182 (yüzsekseniki) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaa edilmiştir.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne müzekkere yazılarak dosyanın Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na tevdi ile belirlenecek muayene gününde davacı vekilince hazır edilecek davacı ...'in gerekli muayenelerinin yapılarak dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ...'e ait İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne tarafından düzenlenen tedavi evrakları ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, davacı ...'in 30/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığının ve davacı ...'in geçici iş göremezlik (iyileşme) süresinin ne kadar olduğu hususlarının, Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa Mahkemesi'nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı 17/07/2020 tarihli kararı kapsamında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şatlarının bir kısım maddelerinin iptaline karar verildiği göz önünde bulundurularak ''Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'' hükümleri çerçevesinde (mümkün olmadığı takdirde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde) belirlenmesi neticesinde düzenlenecek ek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 06/04/2021 havale tarihli maluliyet ek raporunda sonuç olarak; olay tarihinde apartman görevlisi olduğunu ve aktif çalışan kolunun sağ kolu olduğunu beyan eden 06.04.1965 doğumlu ...'de 30.12.2018 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan Meslekte Kazanma Gücünde Meydana Gelen Azalma Oranı olay tarihinde yürürlükte olan “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Resmi Gazete, Ağustos 2013, 28727 sayılı) ve bu yönetmeliğin yetersiz kaldığı durumlar için “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” (Resmi Gazete, Ekim 2008, 27021sayılı) eklerinden faydalanılarak hesaplandığında sonuç olarak; Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı şahsın olay tarihindeki yaşına göre %22,2 (yirmi iki virgül iki) ve rapor tarihindeki yaşına göre de %23,2 (yirmi üç virgül iki) olarak bulunduğunu, Konak Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 04.02.2020 tarihli ... sayılı yazısı ekinde gelen 7 adet iş göremezlik raporu dikkate alındığında; tıbbi iyileşme süresinin 182 (yüzsekseniki) gün olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varıldığını bildirilmiştir.
Her ne kadar mahkememizce ek rapor tanzimi amacıyla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tevdi edilmiş ise de, mahkememiz ara kararının raporun ''Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'' hükümleri çerçevesinde (mümkün olmadığı takdirde Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde) belirlenmesi hususu yönünden sehven düzenlendiği ve raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri esas alınarak düzenlendiği gözetilerek, bahsi geçen rapor yargılama sırasında dikkate alınmamıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazılarak dosyanın ... İhtisas Dairesine tevdi ile gerekli görülmesi durumunda belirlenecek muayene gününde davacı vekilince hazır edilecek... TC Kimlik numaralı ... gerekli muayenelerinin yapılarak dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ... ait tedavi evrakları ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca yaralanması sebebiyle davacı ...'in sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 14/04/2021 havale tarihli maluliyet raporu ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, 30/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca yaralanması sebebiyle davacı ...'in sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise süresinin ne kadar olduğu hususlarının, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'' hükümleri çerçevesinde tespit edilerek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca yaralanması sebebiyle davacı ...'in sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/01/2022 havale tarihli maluliyet raporunda sonuç olarak; Hasan ve Elmas kızı, 06/04/1965 doğumlu, ...’in 30/12/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; I. Kas-İskelet Sistemi, Omurgaya ait sorunlar, Lomber vertebranın özür oranları, Tablo 1.1, Kategori III’e göre özürlülük oranı %13, II. Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, elbileği eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.6 ve Şekil 2.7’ye göre üst ekstremite özürlülük oranı %2, %2, Tablo 2.3’e göre; %2 olup Balthazard formülü ile; kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği kanaatine varıldığını mütalaa etmiştir.
Davacı vekilinin, davalılar ... ve...... vekilinin ve davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/02/2022 havale tarihli maluliyet raporuna karşı itirazlarının, raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri esas alınmak suretiyle tanzim edildiği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 04/02/2021 havale tarihli maluliyet raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/02/2022 havale tarihli maluliyet raporunun hesaplama usulü dışında birbirini doğruladığı anlaşılmakla ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri esas alınmak suretiyle tanzim olunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 04/02/2021 havale tarihli maluliyet raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/02/2022 havale tarihli maluliyet raporu kapsamında davacının omurgasındaki yaralanmasına ilişkin olarak engellilik oranının %13 olarak belirlendiği, ancak Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 04/02/2021 havale tarihli maluliyet raporunda Şekil 2.7.'ye göre el bileğindeki engellilik oranının %1 ve şahısta birden fazla arıza bulunması sebebiyle Şekil 2.3. esas alınarak davacının sonuç maluliyet oranının %13,9 olarak belirlendiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/02/2022 havale tarihli maluliyet raporunda ise Şekil 2.6. ve 2.7.'ye göre el bileğindeki engellilik oranının %2 ve şahısta birden fazla arıza bulunması sebebiyle Şekil 2.3. esas alınarak davacının sonuç maluliyet oranının %15 olarak belirlendiği, her ne kadar iki maluliyet raporu arasında el bileğindeki arazın oluşturduğu engellilik oranı arasında fark bulunmakta ise de farklılığın esaslı bir unsura ilişkin olmadığı gibi İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesinin maluliyet oranı tespiti açısından Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına göre daha yetkin olması ve yüksek yargı organları tarafından da İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi raporlarına üstünlük tanındığı göz önünde bulundurulduğunda, yargılamanın daha fazla uzamasına ve yargılama giderlerinin artmasına sebebiyet vermemek amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/02/2022 havale tarihli maluliyet raporu çerçevesinde dava konusu trafik kazası sebebiyle davacı ...'in vücut bütünlüğünde %15 oranında sürekli iş göremezlik oranı meydana geldiği ve Konak Sosyal Güvenlik Merkezinin 04/02/2020 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde yer alan iş göremezlik raporları çerçevesinde davacının yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin 182 gün olduğu kabul olunarak yargılamaya devam olunmuştur.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasa'nın 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi değiştirilmiş, buna göre "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği," öngörülmüştür.
Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, poliçe primini ödeyen işleten ile sorumluluğunu üstlendiği sürücünün yasadan ve sözleşmeden...n bu yükümlülüğü, 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin Esas Karar sayılı kararında aynen; ''.....6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı KTK'nın 98. maddesi ile getirilen " Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır" hükmü gereğince trafik kazası sonucu yaralanan kişi, tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Geçici iş göremezlik tazminatının ve bakıcı giderinin bu madde kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu tazminatların da davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğu belirtildiği üzere davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğinden, tüm bu açıklanan nadenlerle davalı vekilinin itirazın yerinde olmadığı anlaşıldığından.....'' ibarelerine yer verilmiş, sigorta şirketinin tedavi giderlerinden sorumluluğu ortaya konulmuştur.
Davacı tarafın belgesiz tedavi giderlerinin tahsili talebi açısından inceleme yapılması amacıyla dosyanın ortopedi alanında uzman doktor bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ...'e ait İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne tarafından düzenlenen tedavi evrakları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 04/02/2021 havale tarihli maluliyet raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 06/04/2021 havale tarihli maluliyet ek raporu ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, davacı ...'in 30/12/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı yaralanması sebebiyle katlanmak zorunda kaldığı tedavi giderlerinin ne kadar olabileceğinin hesaplanması ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gereken ve gerekmeyen tedavi tutarlarının ayrı ayrı belirlenmesi suretiyle düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, ortopedi alanında uzman doktor bilirkişi 10/06/2022 havale raporunda sonuç olarak; şahsın 30.12.2018 arihinde araç dışı trafik kazası geçirdiği, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvurduğu, burada yapılan tetkiklerinde olaya bağlı sağ ön kol kemiği (radius) uç kısmında ve 1. bel omuru gövdesinde (L1 vertebra korpusu) kırık saptandığı, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahisi Servisi'nde 30.12.2018-05.01.2019 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğü, bel omurundaki kırık nedeniyle 04.01.2019 tarihinde kifoplasti (çimentolama) ameliyatı yapıldığı anlaşılmaktadır. Şahsın tedavisine ait Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamı dışında fatura edilmeyen iyileşme giderleri: “Borçlar Kanunu” hükümleri çerçevesinde, yerleşik yargısal kararlara göre tedavi giderlerinin yalnızca “hastane ve bekim masrafları” ile sınırlı olmayıp yaralanan kişinin bütünüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar geçecek sürede yaptığı ve ileride yapacağı doğrudan veya dolaylı tüm masrafları kapsadığı, bu çerçevede hastane, hekim, ameliyat, ilaç gibi SGK kapsamındaki tedavi giderlerinin yanı sıra, sağlık hizmetlerine ulaşım, yeme-içme, özel diyet, konaklama, evde özel bakım, pansuman, fizik tedavi ve rehabilitasyon, özel hastane muayene farkı vb. SGK kapsamı dışında kalan giderlerin iyi niyet çerçevesinde yapılan tedavi ve bakım giderleri olarak değerlendirileceği göz önüne alındığında, ortaya çıkan bu kaçınılmaz masrafların hepsinin belgelenmesi güç olduğundan, ayrı ayrı hesaplamak yerine hakkaniyete uygun bir şekilde toplu olarak belirlenmesinin daha bilimsel olacağı, bu çerçevede; 30.12.2018 tarihli trafik kazasında yaralanan ve kazaya bağlı sağ ön kol kırığı ile 1. bel omuru karığı meydana gelen ...'in 1. bel omuru kırığı nedeniyle hastanede yatarak ameliyat olmak zorunda kaldığı, yaralanımasının niteliği dolayısıyla operasyon sonrası hastane başvurularında özel ambulans ve taksi ihtiyacı olabileceği hususu da göz önünde bulundurulduğunda, SGK kapsamı dışında kalan, kaçınılmaz masraflara neden olan iyileşme giderlerinin olay ve tedavi süreci tarikleri göz önünde bulundurulduğunda 2.500,00-TL olarak kabul edilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığını mütalaa etmiştir.
Davalılar ... ve...... vekilinin ortopedi alanında uzman doktor bilirkişinin 10/06/2022 havale tarihli raporuna karşı beyanlarının, raporda yapılan tedavi gideri hesaplamasına yönelik olmayıp maluliyet oranına yönelik olduğu ve mahkememizce maluliyet oranı hakkında 14/06/2022 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında kabul kararı oluşturulduğu gözetilerek reddine, dDavalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin ortopedi alanında uzman doktor bilirkişinin 10/06/2022 havale tarihli raporuna karşı beyanlarının, raporda yapılan tedavi gideri hesaplamasına yönelik olmayıp hukuki değerlendirmelere yönelik olduğu gözetilerek, esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmesine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu trafik kazasının meydana gelmesi noktasında tarafların kusur durumlarının belirlenebilmesi amacıyla 24/06/2022 günü saat 09:30 itibariyle mahallinde keşif icra edilmesine karar verilmiş olup, icra edilecek keşif akabinde gün beklenilmeksizin dosyanın keşif sırasında refakate alınan trafik alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının...Karar sayılı dosyası, taraflara ait ifade tutanakları, keşif tutanağı, tanık beyanları ve sair deliller göz önünde bulundurularak, ... plakalı araç sürücüsü... ile yaya konumunda bulunan davacı ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 30/12/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususunun belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik alanında uzman bilirkişi 27/06/2022 havale tarihli raporunda sonuç olarak; ... plakalı kamyonet sürücü...'in kavşakta yayaya ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, mağdur yaya ...'in karşıdan karşıya geçerken dikkatsiz şekilde geçtiğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu yönünde görüş ve kanaate varıldığını bildirmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazılarak dosyanın Trafik İhtisas Dairesine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Karar sayılı dosyası, taraflara ait ifade tutanakları, keşif tutanağı, tanık beyanları, trafik alanında uzman bilirkişinin 27/06/2022 havale tarihli raporu, trafik alanında uzman bilirkişinin 04/10/2022 havale tarihli ek raporu ve sair deliller göz önünde bulundurularak, ... plakalı araç sürücüsü... ile yaya konumunda bulunan davacı ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 30/12/2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususunun belirlenerek düzenlenecek düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 07/03/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak; Davalı sürücü...’in %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu hususunda kanaatine varıldığını mütalaa edilmiştir.
Davalılar ... ve...... vekili ile davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/03/2023 havale tarihli kusur raporuna karşı itirazlarının, trafik alanında uzman bilirkişinin 27/06/2022 havale tarihli raporu, trafik alanında uzman bilirkişinin 04/10/2022 havale tarihli ek raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/03/2023 havale tarihli kusur raporu ile tanık beyanları ve kazanın meydana geliş şekli dikkate alınarak ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Trafik alanında uzman bilirkişinin 27/06/2022 havale tarihli raporu, trafik alanında uzman bilirkişinin 04/10/2022 havale tarihli ek raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/03/2023 havale tarihli kusur raporu ile tanık beyanları ve kazanın meydana geliş şekli birlikte değerlendirilerek, dava konusu trafik kazasının davacı yaya Senem Kaya'nın %25 oranında tali, ... plakalı araç sürücüsü davalı...'in %75 oranında asli kusuru neticesinde meydana geldiği kabul olunmuştur.
Yargıtay... Hukuk Dairesinin 24/02/2021 tarih ve ... Karar sayılı ilamında aynen; ''.....Gerçek zarar miktarı; hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile ve Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de gözönüne alındığında Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.....'' ibarelerine yer verilmiş ve ölüm veya cismani zarara yönelik olarak tazminat talebi ile ikame edilen davalarda yapılan yargılamalar sırasında desteğin veya hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak belirlenmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 10/03/2021 tarih ve... Karar sayılı ilamında aynen; ''.....destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır (YHGK., 28.06.1995 tarih, 1994/9-628 Esas, 1995/694 Karar). Ayrıca; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre 60 yaşına kadar aktif devre kabul edilmekte olup, 60 yaşını tamamladıktan sonra pasif devre zararı hesaplanması gerekmektedir.
Eldeki dosyada ise, yerel mahkemece hükme esas alınan 03.07.2019 tarihli ek aktüer raporunda; kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, aktif devre 65 yaşına kadar kabul edilerek tazminatın belirlendiği, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken de, rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmadığı görülmüş olup, bilirkişi raporu yukarıda açıklanan Yargıtay uygulamasına uygun ve hüküm tesisine elverişli değildir.....'' ibarelerine yer verilerek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı hesabında kullanılması gereken iskonto oranları belirtilmiştir.
Dosyanın mahkememizce resen belirlenecek aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ...Karar sayılı dosyası, taraflara ait ifade tutanakları, keşif tutanağı, tanık beyanları, trafik alanında uzman bilirkişinin 27/06/2022 havale tarihli raporu, trafik alanında uzman bilirkişinin 04/10/2022 havale tarihli ek raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/03/2023 havale tarihli kusur raporu, davacı ...'e ait İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 04/02/2021 havale tarihli maluliyet raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 06/04/2021 havale tarihli maluliyet ek raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/02/2022 havale tarihli maluliyet raporu, davacıya ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, davaya konu 30/12/2018 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı ...'e maluliyet ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin kayıtlar ve sair deliller göz önünde bulundurularak; güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda TRH-2010 yaşam tablosunun ve müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değerinin uygulanması suretiyle, davacı ...'a ait vergilendirilmiş gelir hesaplamaya esas alınarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri ile trafik alanında uzman bilirkişinin 27/06/2022 havale tarihli raporu, trafik alanında uzman bilirkişinin 04/10/2022 havale tarihli ek raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/03/2023 havale tarihli kusur raporu göz önünde bulundurularak dava konusu trafik kazasının davacı ...'in %25 oranında tali, davalı...'in %75 oranında asli kusuru neticesinde meydana geldiği yönünde yapılan mahkememiz kabulü ve İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/02/2022 havale tarihli maluliyet raporunda davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranının %15, geçici iş göremezlik süresinin 182 (yüzsekseniki) gün olduğu dikkate alınarak, davacı ...'in 30/12/2018 tarihinde gerçekleşen yaralamalı trafik kazasında yaralanmasından dolayı mahrum kaldığı ve kalacağı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı alacaklarının varsa davaya konu 30/12/2018 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı ...'e dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda yapılan rücuya tabi ödemenin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, ödeme günü ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi ile birlikte hesaplanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarından indirilmesi suretiyle hesaplanarak, davacının talep edebileceği tazminat kalemleri ve bu kalemler karşılığında talep edebileceği tazminat miktarlarının her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı ve açık bir şekilde belirtilerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisi 21/06/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak; 30.12.2018 tarihinde yaralanan ...'in geçici iş göremezlikten kaynaklı
maddi tazminat bakiye alacağının 225,40-TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağı 526.226,14-TL olup, kusur
indirimi (%25) sonrası 394.669,60-TL olacağı, bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağı 7.675,20-TL olup, kusur indirimi
sonrası 5.756,40-TL olacağı,
SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi gideri 32,27-TL olup, kusur indirimi
sonrası 24,20-TL olacağı,
FTR uygulamasından kaynaklı tedavi gideri 1.806,75-TL olup, kusur indirimi
sonrası 1.355,06-TL olacağı, tedavi ile ilişkili tespit olunan ulaşım gideri 2.500,00-TL olup, kusur indirimi
sonrası 1.875,00-TL olacağı,
davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 403.905,66-TL'ye tekabül ettiği
kanaatiyle, davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve
ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 360.000,00-TL olduğu yönünde görüş ve kanaate varıldığını mütalaa etmiştir.
Davalılar ... ve...... vekilinin aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 21/06/2023 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, davacının çalışmaya devam ediyor olmasının vücudunda sürekli iş göremezlik oranı oluşturmadığına delalet teşkil etmeyeceği, dava açılmadan önce ve yargılama sırasında SGK tarafından davacıya yapılmış herhangi bir sürekli iş göremezlik ödeneği bulunmadığı, pasif dönemin davacının çalışmaya hayatının sonlanması ve emekli olması akabinde geçireceği bakiye yaşam süresine ilişkin olduğu, bu kapsamda davacının talep edebileceği tazminat miktarının pasif dönemi de kapsadığı, davacının sürekli iş göremezlik oranı ve geçici iş göremezlik süresine yöneltilen itirazların somut dayanağı olmadığı gibi maluliyet raporlarında aksi yönde tespitlerin bulunduğu, FTR uygulamasına yönelik tedavi gideri bedelinin faturaya dayalı olduğu, aksinin yazılı belge ile ispat edilmediği gibi bilirkişi tarafından bu bedelin makul olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla reddine, bakıcı gideri hesaplamasının mahkememizce esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin, davacı taraf ile poliçe teminat limiti ödenmek suretiyle maddi tazminat yönünden sulh olmuş ve 05.09.2023 tarihinde ödeme yapmış bulunmakta oldukları, ibraname ve sulh anlaşması gereği poliçe teminat limiti üzeri sürekli sakatlık tazminat alacakları için sürücü ve araç işletenine yönelik hakları saklı kalmak kaydı ile teminat limiti kadar sigortalı ve sigortalı araç sürücüsünün maddi tazminat bakımından ibra edildikleri, sulh anlaşması gereği davacının ekte yer alan beyanları ile maddi tazminat yönünden müvekkili şirket bakımından davadan feragat ettiği beyanını içerir dilekçesini ve davacı taraf ile yapılan sulh neticesinde düzenlenen ve davacı vekili tarafından imzalanan 01/09/2023 tarihli İbraname, Feragatname Ve Makbuz başlıklı belge suretini mahkememize sunmuş olduğu, davacı vekilinin ise sigorta şirketinin poliçe limiti 360.000,00-TL olduğunu ve hesaplanan rakamın altında olması nedeniyle sigorta şirketi poliçe limit ve ferilerini ödediğini, sigorta şirketinden bir alacakları kalmadığını, sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini, bilirkişi raporunda kalan fark kısım yönünden ve manevi tazminat yönünden davalarına devam ettiklerini beyan ettiği görülmüştür.
Davacı vekilinin 05/10/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden dava dilekçesinde 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 33.669,60-TL artırmak suretiyle toplamda 34.669,60-TL'ye artırdıklarını, diğer tazminat kalemleri açısından 500,00-TL olarak belirttikleri dava değerini ise 8.500,66-TL artırmak suretiyle toplamda 9.000,66-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmüştür.
Bu aşamada, davanın konusuz kalması hususunda genel açıklama yapılmasında yarar vardır.
İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.
Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir.
Borçlunun dava açıldıktan sonra yaptığı ödemeler veya borcu kabul beyanı ise mahkemenin davayı devam ettirip davayı sonuçlandırmasına, takibe yapılan itirazda haksızlık durumuna göre inkar tazminatına hükmetmesine engel teşkil etmez. Ancak verilecek kararda, sonradan yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydıyla infazda nazara alınması belirtilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 tarih ve 2014/19- 525 E., 2015/2839 K. Sayılı ilamı )
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir.
Davacı taraf ile davalı sigorta şirketi arasında yapılan sulh neticesinde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti teminatının tamamını davacı tarafa ödemesi neticesinde, sigorta poliçesinin teminat limiti dahilinde husumet yöneltilen davalı sigorta şirketi ve teminat limiti olan 360.000,00-TL yönünden davanın konusuz kaldığı izahtan varestedir.
Vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yönelik olarak özel yetkisi bulunan davacı vekili ise bila tarihli dilekçesinde, davalı sigorta şirketi ile yapmış oldukları ibraname ve sulh anlaşması uyarınca tazminatın ödenmesi sebebiyle davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Feragat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır.
Her ne kadar dava davalı sigorta şirketi ve teminat limiti olan 360.000,00-TL yönünden konusuz kalmış ise de, davacı vekilinin 21/09/2023 tarihli duruşma sırasında sigorta şirketinin poliçe limiti 360.000,00-TL olup hesaplanan rakamın altında olması nedeniyle sigorta şirketi poliçe limit ve ferilerini ödediğini, sigorta şirketinden bir alacakları kalmadığını, sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini beyan etmesi çerçevesinde, davalı sigorta şirketi ile teminat limiti olan 360.000,00-TL yönünden davanın feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, mahkememizce bu husus sehven gözden kaçırılmış olup, davalı sigorta şirketi ve teminat limiti olan 360.000,00-TL yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, feragat olgusunun da davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme çerçevesinde gerçekleştiği ve bu kapsamda davacı vekilinin davalı sigorta şirketi yönünden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığına dair bir beyanda bulunmadığı gözetildiğinde yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı sigorta şirketine yükletilmesinin gerekli olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken sehven karar verilmesine yer olmadığına karar verilen kısım yönünden sulh anlaşmasında yargılama gideri ve vekalet ücretinin ödendiği, davacı vekilinin de sulh anlaşmasını kabul ettiği ve bu doğrultuda feragat beyanında bulunduğu, bu sebeple yargılama gideri ve vekalet ücreti açısından sonuç değişmemiş, sehven verilen karar açısından hüküm kısmında bir düzeltme yapılmasının mümkün olmaması sebebiyle yalnızca bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi (818 sayılı BK'nun 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Dava konusu trafik kazasının meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla ülkenin mevcut ekonomik koşulları, trafik kazası neticesinde davacının vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşması ve davacının geçici iş göremezlik süresi, tarafların kusur durumları, yargılama sırasında davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödenen ve yargılama neticesinde davacı lehine hüküm altına alınan maddi tazminat bedelleri göz önünde bulundurularak, kazanın meydana gelmesi noktasında ... plakalı araç sürücüsü davalı...'in %75 oranındaki asli, davacı ...'in ise %25 oranında tali kusurlu oluşu, kaza neticesinde davacının vücut bütünlüğünde %15 oranında sürekli iş göremezlik oluşması, yaralanması neticesinde davacının 182 gün süre ile geçici olarak iş göremez hale gelmesi ile birlikte hak ve nesafet kuralları ile tarafların mevcut ekonomik durumları dahilinde, davacı lehine 30.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı hususunda mahkememiz nezdinde hukuki ve vicdani kanaat hasıl olmuş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Davalılardan ... ... plakalı aracın maliki,...'in ise aracın kaza anındaki sürücüsü olduğu gözetildiğinde, davalılar ... ve......'ın haksız fiil tarihi olan 30/12/2018 tarihi itibarıyla temerrüte düştükleri açıktır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, ... plakalı araca ait trafik tescil kayıtları, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı soruşturma dosyası, İzmir Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde davacının geçirmiş olduğu 12/01/2021 tarihli trafik kazasına ilişkin tedavi belgeleri, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plaka sayılı araca ait sigorta poliçesi, davacıya ait başvuru dilekçesi ve tebligat örneği, davaya konu başvuruya ilişkin açılan hasar dosyası, davacıya yapılan ödemeleri gösterir kayıt ve belgeler, İzmir SGK İl Müdürlüğü nezdinde davacı ...'e ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveline ilişkin kayıtlar, İzmir SGK İl Müdürlüğü nezdinde davaya konu yaralamalı trafik kazasında yaralanan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin olarak bulunan kayıtlar, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 04/02/2021 havale tarihli maluliyet raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 06/04/2021 havale tarihli maluliyet ek raporu, İstanbul Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesi tarafından davacı ...'in sürekli iş göremezlik oranı ile geçici iş göremezlik süresinin tespitine ilişkin olarak düzenlenen 18/02/2022 havale tarihli maluliyet raporu, ortopedi alanında uzman doktor bilirkişinin 10/06/2022 tarihli raporu, keşif tutanağı, tanık beyanları, trafik alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 27/06/2022 tarihli rapor, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/03/2023 havale tarihli kusur raporu, aktüerya alanında uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21/06/2023 tarihli rapor, davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin 08/09/2023 tarihli sulh beyanını içerir dilekçesi, davacı vekilinin 21/09/2023 tarihli duruşmadaki feragat beyanı, davacı vekilinin 05/10/2023 havale tarihli ıslah dilekçesi, davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin 15/11/2023 havale tarihli sulh beyanını içerir dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, 30.12.2018 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yaralanan ...'in geçici iş göremezlik (iyileşme) sürelesinin ne kadar olduğu, davacının yaralanması sebebiyle yapmak durumunda kaldığı tedavi giderlerinin ne kadar olduğu hususlarının belirlenmesi ile iyileşme sürecinde çalışamaması sebebiyle davacının mahrum kaldığı gelirlerinin ve de katlanmak durumunda kaldığı tedavi giderlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek geçici iş göremezlik tazminatı bedelleri ile tedavi giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının sürücü...'in idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile 30.12.218 Pazar günü saat 12.00 sıralarında, İzmir ili Karabağlar ilçesi...üzerinde ilerlerken, aracının ön kısımları ile kaza mahalli kavşağı olan ... kavşağına geldiğinde, karşıdan karşıya yolu kat etmekte ve kaldırıma çok yakın noktadaki yaya ...'e sol taraflarından sol şerit üzerinde çarpması neticesinde meydana geldiği, kazanın oluşumunda davacı yaya ...'in %25 oranında tali, ... plakalı araç sürücüsü davalı...'in %75 oranında kusurlu oldukları, kaza neticesinde davacı ...'in yaralandığı, yaralanması neticesinde davacı ...'in vücut bütünlüğünde %15 oranında sürekli iş göremezlik oranı meydana geldiği ve yaralanması sebebiyle geçici iş göremezlik süresinin 182 gün olduğu, bu kapsamda davacı tarafından talep edilebilecek sürekli iş göremezlik tazminatının 394.669,60-TL, geçici iş göremezlik tazminatının 225,40-TL,
SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 3.254,26-TL olmak üzere toplamda 403.905,66-TL olduğu, davacı taraf ile davalı sigorta şirketi arasında yapılan sulh neticesinde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti teminatının tamamını davacı tarafa ödemesi neticesinde, sigorta poliçesinin teminat limiti dahilinde husumet yöneltilen davalı sigorta şirketi ve teminat limiti olan 360.000,00-TL yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı vekilinin 21/09/2023 tarihli duruşma sırasında sigorta şirketinin poliçe limiti 360.000,00-TL olup hesaplanan rakamın altında olması nedeniyle sigorta şirketi poliçe limit ve ferilerini ödediğini, sigorta şirketinden bir alacakları kalmadığını, sigorta şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, davacı vekilinin 05/10/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile sürekli ve geçici iş göremezlik talepleri yönünden dava dilekçesinde 1.000,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 33.669,60-TL artırmak suretiyle toplamda 34.669,60-TL'ye artırdıklarını, diğer tazminat kalemleri açısından 500,00-TL olarak belirttikleri dava değerini ise 8.500,66-TL artırmak suretiyle toplamda 9.000,66-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, her ne kadar davacı vekili tarafından diğer tazminat kalemlerine yönelik olarak dava dilekçesinde 500,00-TL olarak belirtilen dava değeri 9.000,66-TL'ye artırılmış ve davanın bu bedel yönünden kabulüne karar verilmesi talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde bakıcı giderine yönelik bir talebin bulunmadığı gibi ön inceleme duruşmasında yapılan uyuşmazlık tespitinde de bakıcı gideri talebine ilişkin herhangi bir tespitin yapılmadığı, davacı vekilince diğer tazminat kalemleri olarak adlandırılan tazminat kalemlerinin tedavi sırasında iyileşme amacına yönelik olarak yapılan sarf malzemeleri, yol ücreti ve FTR uygulaması giderinden ibaret tedavi gideri tazminatına ilişkin olup, bu giderlere yönelik olarak talep edilebilecek tazminat miktarının 3.254,26-TL olduğu, dava konusu yapılmaması sebebiyle bakıcı gideri tazminatının talep edilemeyeceği, davalılardan ... ... plakalı aracın maliki,...'in ise aracın kaza anındaki sürücüsü olduğu gözetildiğinde, davalılar ... ve......'ın haksız fiil tarihi olan 30/12/2018 tarihi itibarıyla temerrüte düştükleri, davacı tarafın sürekli iş göremezlik tazminatı talebi yönünden dava ve bedel artırım dilekçeleri çerçevesinde taleplerini usulüne uygun deliller vasıtasıyla tamamen, geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri talepleri yönünden ise kısmen ispatladığı ve kazanın meydana gelmesi noktasında ... plakalı araç sürücüsü davalı...'in %75 oranındaki asli, davacı ...'in ise %25 oranında tali kusurlu oluşu, kaza neticesinde davacının vücut bütünlüğünde %15 oranında sürekli iş göremezlik oluşması, yaralanması neticesinde davacının 182 gün süre ile geçici olarak iş göremez hale gelmesi ile birlikte hak ve nesafet kuralları ile tarafların mevcut ekonomik durumları dahilinde, davacı lehine 30.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı kanaatiyle, neticeten davalı... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sürekli iş göremezlik tazminatına yönelik olarak ödenen teminat limiti bedeli olan 360.000,00-TL yönünden davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, bakiye talepler yönünden ise açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş, sulh anlaşmasında yargılama gideri ve vekalet ücretinin ödendiği, davacı vekilinin de sulh anlaşmasını kabul ettiği ve bu doğrultuda feragat beyanında bulunduğu ancak davacı vekilinin sulh anlaşması kapsamında davalı... Sigorta Anonim Şirketinden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmedikleri yönünde bir beyanda bulunmadığı göz önünde bulundurularak sulh kapsamında ödenen yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı... Sigorta Anonim Şirketi üzerinde bırakılması gerektiği dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir edilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Davalı... Sigorta Anonim Şirketi yönünden açılan dava açısından, davanın sulh kapsamında yapılan ödeme kapsamında konusuz kalması sebebiyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
-
Davalılar ... ve... yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
a)Maddi tazminat taleplerinin yönünden;
-Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin KABULÜNE, 34.669,60-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine,
-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin KISMEN KABULÜNE, 225,40-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 274,60-TL geçici iş göremezlik tazminatına yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-Tedavi gideri tazminatı talebinin KISMEN KABULÜNE, 3.254,26-TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, 5.745,74-TL'ye yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b)Manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 30.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 30/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'den alınarak davacı ...'e verilmesine, 120.000,00-TL'ye yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle maddi tazminat yönünden alınması gereken, sulhe konu 360.000,00. TL açısından 16.394,40. TL ile hüküm altına alınan bedel açısından 2.605,98. TL olmak üzere toplamda 19.000,38. TL nispi karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 745,48. TL harç ile 517,45. TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 17.737,45. TL karar ve ilam harcının davalılar..., ... ve 15.131,47. TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE irat kaydına,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,3. TL nispi karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 517,45. TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.531,85. TL karar ve ilam harcının davalılar... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE irat kaydına,
-
Davacılar tarafından yapılan 44,40. TL başvurma harcı ve 517,45. TL peşin harç bedeli toplamı 561,85. TL yargılama giderinin davalılar..., ... ve 508,02. TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE irat kaydına, 745,48. TL ıslah harcından ibaret yargılama giderinin davalılar... ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-
Maddi tazminat yönünden davacı tarafından yapılan 272,50. TL elektronik tebligat, 69,00. TL tebligat, 2.900,00. TL bilirkişi ücreti, 2.320,00. TL Adli Tıp Raporu, 130,50. TL müzekkere ve dosya gönderme posta ücreti, 800,00. TL ATGV ve Keşif taksi araç ücreti, 2,75. TL kep posta gideri olmak üzere toplamda 6.494,75. TL yargılama giderinden sulh gereği ödenmiş olan 6.307,50. TL'nin mahsubu ile 187,25. TL yargılama giderinden ret miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan, 161,44. TL yargılama giderinin davalılar... ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, bakiye yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Manevi tazminat yönünden yargılama gideri kullanılmadığı dikkate alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davacı ...'in kendisini vekil ile temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak maddi tazminat yönünden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00. TL nispi vekalet ücretinin davalılar... ve ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine,
-
Davalılar... ve ...'in kendilerini vekille temsil ettirdikleri göz önünde bulundurularak maddi tazminat yönünden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 6.020,34. TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar... ve ...'e verilmesine,
10-Davacı ...'in kendisini vekil ile temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak manevi tazminat yönünden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar... ve ...'den alınarak davacı ...'e verilmesine,
11-Davalılar... ve ...'in kendilerini vekille temsil ettirdikleri göz önünde bulundurularak manevi tazminat yönünden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesi hükmü uyarınca 19.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılar... ve ...'e verilmesine,
12-7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinden ret miktarına göre hesap ve takdir olunan 1.300,34-TL'sinin davalılar..., ... ve 1.175,75-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen, 19,66-TL'sinin davacı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
13-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalılar ... ve...... vekilinin yüzlerine karşı, davalı... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli
kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/11/2023
Katip ...
E imza¸
Hakim ...
E imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55