İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1007 E. 2023/804 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1007
2023/804
26 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1007 Esas
KARAR NO : 2023/804
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 20/12/2022
KARAR TARİHİ : 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait... plakalı aracın 18/09/2022 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından trafik sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın müvekkiline ait araca çarpmış olup maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada TRAMER kaydından görüleceği üzere ... plakalı araç ve sürücüsünün %100 kusurlu olup davacı müvekkiline yüklenebilecek kusur bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin aracında meydana gelen tüm zararın, trafik sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketince karşılanması gerektiğini, müvekkiline ait araçta kazaya bağlı olarak maddi hasar ve hasara bağlı olarak değer kaybı oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığından müvekkilinin aracında meydana gelen zararın ve değer kaybının kazaya kusuru ile sebebiyet veren karşı aracın ZMMS trafik sigorta poliçesi kapsamında giderilmesi gerektiğini; müvekkiline ait aracın özel bir serviste iskontosuz şekilde, tamamıyla orijinal parçalar kullanılarak sigorta ekspertiz raporuna göre KDV dahil 8.034,98 TL'ye onarıldığını, davacı müvekkili tarafından, hasar tazminatı ve değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine 28/10/2022 tarihinde başvuru yapılmışsa da hasar tazminatına ve değer kaybına ilişkin bir ödeme de yapılmadığını, Yargıtay içtihatları gereğince İskonto yapılmayarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin aracında yukarıda belirttikleri üzere KDV dahil 8.034,98 TL hasar oluştuğunu, meydana gelen kazanın araçta yarattığı hasarın büyüklüğünün değer kaybına neden olduğu, müvekkili aracının 2000 model ...olduğunu, emsali az bulunan, yaşıtlarına göre az yıpranmış bir araç olduğunu, uyuşmazlık konusu aracın model olarak piyasada tutulur olduğu, her yıla ait modelinin ülkemizde çokça kullanıldığı, ikinci el piyasasında da satışının sıkça gerçekleştiğinin bilindiğini belirterek davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi dava olarak şimdilik 100,00 TL bakiye hasar tazminatının ... plakalı aracın ZMMS poliçesi kapsamında, sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 15/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile taraflarına verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve kısmi dava olarak şimdilik 100,00 TL değer kaybının işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde... nolu 08/11/2021-2022 poliçe tarihli ZMMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında maddi zararlar açısından kaza tarihinde araç başına azami teminat limitinin 43.000 TL olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun azami teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olup sadece gerçek zarara ilişkin olduğunu, kaza tarihinde sigortalı aracın karışmış olduğu kaza neticesinde ... plakalı aracın bakiye değer kaybı tazminatı talebiyle başvuruda bulunulmuşsa da haksız başvurunun reddinin gerektiğini, daha önce başvuru sahibinin müvekkili şirkete başvurması üzerine müvekkili şirketçe... no.lu hasar dosyası açıldığını, 17/11/2022 tarihinde 2.109,81 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olup, başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, davacının değer kaybı talebinin gerek teknik ve gerekse teorik açıdan ele alınmasının, aracın modeli, kilometresi, geçmiş dönemdeki kaza sayısı, kompanent ve işçilik bedellerinin dikkate alınarak değerlendirilmesi, her iki değerlendirme sonucu parametreler korelasyonlu birbiri ile ilintili ve gerçek değer kaybının tespiti için dosyanın değer kaybı konusunda uzman bir bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini, kusur oranı ve tazminat hesabının araç hasarı konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini belirterek tazminat talebinin reddine, yargılama masrafı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, 18/09/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar neticesinde oluşan hasar ve değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya, Trafik Uzmanı Bilirkişi ve Otomotiv Alanında Uzmanı Bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 31/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda; kazanın oluş şekli ve ihlaller bakımından ... plakalı otomobil sürücüsü...'ın önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu,... plakalı otomobil sürücüsü ...ın atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı; tazminata konu... plakalı... 1.6 IES Benzinli-LPG (73 kW) marka 2000 model aracın 18/09/2022 kaza tarihi itibarıyla hasar onarım bedelinin iskontolu olarak 596,38 TL yedek parça, 5.700,00 TL işçilik olmak üzere toplam 6.296,38 TL+kdv, kdv dahil 7.429,72 TL olduğu, iskontosuz olarak onarım bedelinin 1.109,31 TL yedek parça, 5.700,00 TL işçilik olmak üzere toplam 6.809,31 TL +kdv, kdv dahil 8.034,98 TL olduğu; kaza ile hasarın uyumlu olduğu, onarımının ekonomik olduğu, PERT-TOTAL işleme gerek olmadığı; 2000 model (22 yaşında aracın) davaya konu aracın, onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde onarım sonrası rayicinin 193.000 TL ile 197.000 TL olduğu, ortalama değerinin 195.000 TL olduğunun tespit edildiği, Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (200.000 TL) onarım sonrası rayici (195.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 5.000,00 TL olduğu hususlarında görüş ve kanaatlerini içerir raporlarını dosyaya sunmuşlardır.
Davacı vekili 21/06/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile bakiye hasar bedeli olarak olarak 100,00 TL olan taleplerini 7.934,98-TL arttırarak 8.034,98-TL'nin davalı sigorta şirketinin ödeme yapmayarak temerrüde düştüğü 13.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bakiye değer bedeli olarak olarak 100,00-TL olan taleplerini 2.790,19-TL arttırarak 2.890,19-TL'nin davalı sigorta şirketinin eksik ödeme yaparak temerrüde düştüğü 17.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmıştır.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi heyetinin 31/05/2023 havale tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında hasar ve değer kaybı oluştuğu, değer kaybı bedelinin 5.000,00TL, hasar bedelinin ise 8.034,98 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacının zararını yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalının, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla dava değeri artırım dilekçesi uyarınca davanın kabulüne ve 8.034,98 TL bakiye hasar kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 13.11.2022 tarihinden itibaren; 2.890,19 TL bakiye değer kaybı bedelinin, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 17.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
- Davanın KABULÜ ile,
a)8.034,98 TL bakiye hasar kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 13.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b)2.890,19 TL bakiye değer kaybı bedelinin, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 17.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Harçlar yasası gereğince alınması gereken 746,30. TL harç olmak üzere 80,70. TL peşin harcın ve ıslah harcı olarak alınan 183,16. TL toplam 263,86. TL harcın mahsubu ile bakiye 482,44. TLkarar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan 263,86 TL peşin ve ıslah harcı, 80,70 TL başvurma harcı, 3 adet KEP masrafı 3,00 TL, 4 adet elektronik tebligat gideri 39,00 TL, 42,00 TL tebligat ücreti, 2.400,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.828,56. TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
-
Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 10.925,17. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğü giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 3.120,00. TL arabulucu ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/10/2023
Katip...
e-imza
Hakim...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55