İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1032 E. 2023/784 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1032
2023/784
26 Ekim 2023
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1032
KARAR NO : 2023/784
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 26/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... plakalı 2021 model... marka Transporter . TDI model aracın geçirmiş olduğu kaza sonrasında müvekkili şirketin servisine getirildiğini,... numaralı Müşteri İstek Formu ile müşteriye aracın hasarı konusunda bilgilendirme yapıldığını ve müşteri onayından sonra aracın tamirat işleminin yapıldığının, yapılan tamir işleminden sonra davalı şirket adına 31/05/2022 tarih ve... numaralı 124.510,57-TL bedelli fatura tanzim edildiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, icra takibinin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... numaralı poliçe ile sigorta durumunda olduğu ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından anlaşmalı yetkili servise yönlendirildiğini, sigorta şirketi tarafından servise yönlendirilmesine rağmen sigorta şirketinin sonradan bedeli karşılayamayacağını belirtmesi üzerine fahiş bir ödeme ile karşı karşıya kalındığını, dava dilekçesini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
-
İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
-
İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası,
-
... Otomotiv Anonim Şirketi nezdinde davalı ... Restoran İnşaat Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketine ait ... şasi numaralı, ... plakalı aracın tamirat işlemlerine ilişkin olarak düzenlenen müşteri istek ve onay formları, iş emirleri, servis raporları, tamirat evrakları,
-
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve... numaralı, 124.510,57. TL bedelli fatura,
-
Otomotiv alanında uzman bilirkişinin 17/05/2023 havale tarihli raporu,
-
Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davalı şirkete ait ... plakalı, ... şasi numaralı, 2021 model, ... marka, Transporter 2. TDI model aracın karıştığı trafik kazasında hasarlanması neticesinde davacı şirkete ait ... Servisine getirilmesi akabinde ... numaralı Müşteri İstek Formu çerçevesinde ... plakalı araç üzerinde yapılan tamirat işlemlerine binaen davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı, 124.510,57-TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ... Oto Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi olduğu, borçlunun davalı ... Restoran İnşaat Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 124.510,57-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Taraflar arasındaki davalı şirkete ait ... plakalı, ... şasi numaralı, 2021 model, ... marka, Transporter 2. TDI model aracın karıştığı trafik kazasında hasarlanması neticesinde davacı şirkete ait Maslak Servisine getirilmesi akabinde... numaralı Müşteri İstek Formu çerçevesinde ... plakalı araç üzerinde yapılan tamirat işlemlerine binaen var olan anlaşma, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddeleri anlamında eser sözleşmesi niteliği arz etmektedir.
Taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin niteliği itibarıyla eser sözleşmesi olduğu ve eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Eser sözleşmesini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi uyarınca yüklenicinin edimi bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin edimi ise, karşılığında bedel ödemeyi üstlenmesidir. Eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmektedir. Burada sözleşme yapılmasının nedeni belli bir sonucun ortaya çıkmasıdır. Eser yüklenicinin sanat ve becerisini gerektiren bir emek sarfı ile gerçekleşen sonuç olup, yüklenici eseri iş sahibinin yararına olacak şekilde ve ona hiçbir zarar vermeden meydana getirmek yükümlülüğü altındadır.
Diğer yandan yüklenicinin borçları 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471. maddesinde; ''Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiş olup, yüklenici olan hekimin de bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere edimini sadakat ve özenle ifa etmek yükümlülüğü bulunmaktadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunda benzer alanlardaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kuralların esas alınacağı da açıklanmıştır. Yine eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici sonucu garanti etmiş sayılmalıdır.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın mahkememizce otomotiv alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, ... Otomotiv Anonim Şirketi nezdinde davalı ... Restoran İnşaat Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketine ait ... şasi numaralı, ... plakalı aracın tamirat işlemlerine ilişkin olarak düzenlenen müşteri istek ve onay formları, iş emirleri, servis raporları, tamirat evrakları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı, 124.510,57-TL bedelli fatura ve sair deliller göz önünde bulundurularak, davalı şirkete ait ... plakalı, ... şasi numaralı, 2021 model, ... marka, Transporter 2. TDI model aracın karıştığı trafik kazasında hasarlanması neticesinde davacı şirkete ait ... Servisine getirilmesi akabinde... numaralı Müşteri İstek Formu çerçevesinde ... plakalı araç üzerinde yapılan tamirat işlemlerine binaen davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı, 124.510,57-TL bedelli faturada yer alan iş ve işlemlerin davalı şirket yetkilisinin onayı dahilinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, yapılan iş ve işlemlerin gerekli ve hasar ile uyumlu olup olmadığı, iş ve işlemler karşılığında düzenlenen faturada yer alan bedellerin makul olup olmadığı, bu kapsamda davacı şirketin 31/05/2022 tarihli ve...numaralı, 124.510,57-TL bedelli fatura çerçevesinde davalı şirketten hangi miktar ve oranda alacak talep edebileceği hususları ile sair hususların belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, otomotiv alanında uzman bilirkişi 17/05/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak, 31.01.2022 tarihli Müşteri İstek Formunda (İş Emri: 04147); ... plakalı ...Transporter 2.0 TDI 150 Hp Panelvan LWB aracın meydana gelen kaza sonrasında; sol arka kısım, sol ön çamurluk, sol ön kapı, marş biyel hasarlı, bagaj kapağı, sağ yan panel, sağ sürgülü kapı hasarlı, dört jant hasarlı, lastikler kontrol, sağ ön ve arka jant hasarlı, rot kontrol, şeklinde formun müşteri istekleri, şikâyetleri bölümüne not düşüldüğünü, Müşteri İstek Formunun... tarafından imzalandığını, dolayısıyla aracın onarımının yapılmasına onay verildiğini, faturada değişimi yapılan yedek parçaların markanın orijinal yedek parçaları olduğunu, değişimi yapılan yedek parçaların aracın kaza sonrası meydana gelen hasarının giderilmesine yönelik olduğunu, gerekli olduğunu, kaza ile uyumlu olduğunu, yedek parça fiyatları markanın sistem fiyatları üzerinden parça kodları ile sorgulandığında yedek parça fiyatlarının 31.05.2022 fatura tarihi dikkate alındığında uygun olduğunu, ortalama piyasa rayiçlerinde olduğunu, işçilik fiyatlarının da günün rayiçlerine uygun olduğunu, makul olduğunu, davacı şirket tarafından düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı, 124.510,57-TL bedelli faturanın davalı şirketten takdir mahkemeye ait olmak üzere talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.
Davalı vekilince otomotiv alanında uzman bilirkişinin 17/05/2023 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, yedek parça fiyatlarının rayiç değerin üstünde olduğu ve sigorta şirketinin yönlendirmesi olmasaydı parçaları daha uygun fiyatla alacağı ile işçilik ücretlerinin daha az olacağı iddiaları çerçevesinde piyasa araştırmasına ilişkin süre verilmesi talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri gereğince delillerin dava ve cevap dilekçelerinde sunulabileceği, sonrasında yeni delil bildirilmesinin mümkün olmadığı, dava dilekçesindeki iddialar çerçevesinde davalı tarafça cevap dilekçesinde iddialara konu delillerin ibraz edilebileceği anlaşılmakla reddine, istek formunun ... tarafından imzalanmasının formun ve isteğin geçerliliğine etkili olup olmadığının hukuki değerlendirmeye muhtaç konulardan olması sebebiyle esas hakkındaki hükümle birlikte mahkememizce değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...buluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, ... Otomotiv Anonim Şirketi nezdinde davalı ... Restoran İnşaat Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketine ait ... şasi numaralı, ... plakalı aracın tamirat işlemlerine ilişkin olarak düzenlenen müşteri istek ve onay formları, iş emirleri, servis raporları, tamirat evrakları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve ... numaralı, 124.510,57-TL bedelli fatura, otomotiv alanında uzman bilirkişinin 17/05/2023 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın davalı şirkete ait ... plakalı,... şasi numaralı, 2021 model, ..., Transporter 2. TDI model aracın karıştığı trafik kazasında hasarlanması neticesinde davacı şirkete ait ... Servisine getirilmesi akabinde... numaralı Müşteri İstek Formu çerçevesinde ... plakalı araç üzerinde yapılan tamirat işlemlerine binaen davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 31/05/2022 tarihli ve... numaralı, 124.510,57-TL bedelli faturadan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 124.510,57-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, dava dilekçesinde iddia edildiği üzere davalı şirkete ait ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde hasar görmesi sebebiyle davacı şirkete ait... servisine götürüldüğü, müşteri istek formunun tanzimi ve müşterinin onayı akabinde tamirat işlemlerinin yapıldığının iddia edildiği, aracı servise götüren kişinin... isimli şahıs olduğu, müşteri istek formunun da ... tarafından imzalandığı, dosya muhteviyatında yer alan imza sirkülerinden anlaşıldığı üzere davalı şirket yetkilisinin ... olduğu, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden temin edilen ticaret sicil kayıtlarında ise davalı şirket yetkililerinin ... ve ... olarak gözüktüğü, cevap dilekçesinde davalı vekilinin davacı tarafın takibi sadece davalı şirkete yönlendirerek hatalı işlemde bulunmuş durumda olduğunu, davalı şirketin... numaralı poliçe ile sigortalı durumda olduğu ... Sigorta Şirketi tarafından anlaşmalı yetkili servise yönlendirildiğini, sigorta şirketi tarafından servise yönlendirilmesine rağmen sigorta şirketinin sonradan bedeli karşılamayacağını belirtmesi üzerine fahiş bir ödeme ile karşı karşıya kalmış durumda olduğunu belirttiği, bunun dışında herhangi bir savunmada bulunulmadığı, her ne kadar davalı vekili tarafından otomotiv alanında uzman bilirkişinin 17/05/2023 havale tarihli raporuna karşı sunulan 08/06/2023 havale tarihli itiraz dilekçesinde ...'in aracın şoförü olduğu ve davalı şirket adına imza verme yetkisine haiz olmadığı beyan edilmiş ise de bu hususunun cevap dilekçesinde ileri sürülmediği gözetildiğinde savunmanın genişletilmesi yasağı çerçevesinde bu yöndeki itirazın dikkate alınmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davalı şirket tarafından dava konusu aracın tamirat işlemleri tamamlandıktan sonra servis tarafından yapılan onarım işlemlerine karşı onarım sonrasında herhangi bir itirazda bulunulmaksızın teslim alınarak kullanılmaya devam edildiği, yani davalı şirketin dava konusu aracın onarımı sonrasında yeni halini kabul etmiş bulunduğu, belirtilen hususlar çerçevesinde aracı servise götüren ve müşteri istek formunu imzalayan ...'in davalı şirket adına imza verme yetkisi bulunmadığı yönündeki itirazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde ''Dürüst Davranma'' başlığı altında düzenlenen ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' hükmü ile bağdaşmadığı, ayrıca davacı şirketin, davalı şirket tarafından dava konusu aracın şoförü sıfatıyla emanet edildiği ... tarafından verilen onay çerçevesinde aracı tamir etmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, mahkememizce hükme esas alınmaya elverişli görülen raporda bilirkişi tarafından tespit edildiği üzere tamirat işlemlerine yönelik olarak düzenlenen faturada yer alan bedellerin piyasa koşullarına göre makul olduğu, dava konusu araçta bulunan hasarların onarım bedelinin 124.510,57-TL olduğu, davalı şirketin kendisine teslim edilen onarılmış aracı kabul etmesi çerçevesinde onarım bedelini ödeme borcu altında bulunduğu ancak ödemenin yapılmadığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, davalı tarafça savunma konusu yapılan, aracın sigorta şirketinin yönlendirmesi ile davacı şirkete ait servise götürüldüğü ancak sonrasında sigorta şirketinin onay vermediği, bu sebeple davalı şirketin fahiş bir ödeme ile karşı karşıya kaldığı iddiasının ise, tamiratı yapılan ve onarım sonrasında davalı şirket tarafından kabul edilerek kullanılmaya devam edilen aracın, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmayacağının belirtilmesi üzerine tamirat işlemlerinin durdurulması yönünde davacı şirkete talepte bulunulabileceği gibi aracın onarılmış haliyle kabul edilmeyebileceği, ancak bu durumlardan herhangi birisinin söz konusu olmadığı, davalı şirket ile sigorta şirketi arasındaki sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığın davacı şirketi ilgilendirir mahiyette olmadığı, bu sebeple bu yöndeki savunmanın da davacı şirkete karşı ileri sürülemeyeceği, alacağın faturadan kaynaklanması ve davalı şirketin onarım ile faturadan haberdar olması gözetildiğinde alacağın likit mahiyette olduğu, icra inkar tazminatı açısından yasal şartların mevcut bulunduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
-
Davalı ... Restoran İnşaat Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketinin İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 124.510,57. TL asıl alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca %15,75 oranında reeskont faiz uygulanmak suretiyle devamına,
-
Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 124.510,57. TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Restoran İnşaat Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacı ... Oto Pazarlama Ve Ticaret Anonim Şirketine verilmesine,
-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 8.505,32. TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.503,78. TL harcın mahsubu ile bakiye 7.001,54. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
Davacı tarafından yapılan 49,00. TL elektronik tebligat, 110,00. TL posta masrafı, 1.200,00. TL bilirkişi ücreti, 1.503,78. TL peşin harç ve 80,70. TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.943,48. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 19.921,69. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14. maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00. TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya
mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/10/2023
Katip ...
E imza
Hakim ...
E imza
Bu belge 5070 sayılı kanun kapsamında DYS üzerinde hazırlanmış ve e-imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:53:55