SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1028 E. 2023/757 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1028

Karar No

2023/757

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.

İZMİR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1028

KARAR NO : 2023/757

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 27/11/2018

KARAR TARİHİ : 19/10/2023

İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 10/05/2022 tarihli... Karar sayılı kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin 02/11/2022 tarihli... Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememize tevzi edilen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu... Konut Yapı Koopet tifi 'nin üyesi ....'nun üyeliğini kızı ...'na devrettiği, akabinde kooperatif tarafından yapılan dairenin kat mülkiyetinin ... adına Kurulduğu ve kendisine daire teslim edildiği, kendisinin kooperatife birikmiş aidat borçları olması ebebiyle İzmir....İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası ile alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, davalı ......'nun icra takibine itiraz ettiği, Davalının kooperatiften daireyi teslim almasına rağmen borcunu ödemediği, itirazının haksız ve kötü niyetli olduğu, haksız ve kötü niyetli itirazının iptal edilmesi gerektiği, bu nedenlerle nedenlerle, davalının İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; babası ....'nun üyeliğini mali ve hukuki tüm haklarıyla birlikte 25.01.2011 tarihinde devraldığını, koooperatifin istediği borcun tamamınlı kredi çekerek ödediğini ve buna karşılık 27.01.2011 tarihinde dairenin tapusunu aldığını, 15.03,2012 tarihinde dairesini... isimli şahsa sattığı| kooperatif üyeliğinden noter aracılığı ile istifa ettiğini, bu sebeplerden dolayı alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını ve takibe itiraz ettiğini, davacının hangi sebeple böyle bir borç tahakkuk ettirdiğini ve dava konusu takibi açtığını anlayamadığını belirterek davanın reddine karar verilerek davacının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

  1. İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası,

  2. Davacı ...nin ana sözleşmesi,

  3. Davacı ...nin Genel Kurul kararları,

  4. Davacı ...nin Genel Kurul Karar Defteri,

  5. İzmir İli, Karabağlar ilçesi, ...parsel sayılı, mesken niteliğindeki taşınmaza ait tapu kaydı,

  6. Manisa... Noterliğinin 21/12/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı İstifanamesi,

  7. Davacı ...ne ait ticari defter ve kayıtlar,

  8. Bilirkişi heyetinin 18/09/2023 havale tarihli raporları,

  9. Sair deliller.

DAVA KONUSU :

Açılan dava, davacı S.S.... Konut Yapı Kooperatifine üye olan davalı ......'nun Genel Kurul karar tutanağında kararlaştırılan aidat borcunun tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili taleplerine ilişkindir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.

Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).

İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.

Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.

Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.

Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.

Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.

İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı olduğu, borçlunun davalı olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 17.067,85-TL asıl alacak ve faiz bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.

Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın mahkememizce resen belirlenen kooperatif hukuku alanında uzman bilirkişi ile Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı ...nin ana sözleşmesi, davacı ...nin Genel Kurul kararları, davacı ...nin Genel Kurul Karar Defteri, davalıya ait olan ve akabinde devredilen İzmir İli, Karabağlar ilçesi, ... parsel sayılı, mesken niteliğindeki taşınmaza ait tapu kaydı, Manisa... Noterliğinin 21/12/2012 tarih ve... yevmiye numaralı İstifanamesi, davacı ...ne ait ticari defter ve kayıtlar, dosyada mevcut bilirkişi raporları ile sair hususlar birlikte değerlendirilerek; davacı kooperatife ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı kooperatife ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı kooperatife ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, davacının kooperatif üyeliğinin başlangıç ve sona erme tarihlerinin hangi tarihler olduğu, davalının kooperatif üyeliği sırasında ve ana sözleşmenin 20. maddesi hükmü ile Kooperatif Kanunu gereğince sorumlu olduğu aidat ücretlerinin toplamının ne kadar olduğu, üyeliğin başlangıcı ve sona erme tarihi ile davalının sorumluluk esasları göz önünde bulundurulduğunda davacı kooperatif tarafından davalıdan talep edilebilecek aidat bedeli miktarının ne kadar olduğu, kooperatif üyelik aidatı ve aidat bedellerinin işlemiş faiz bedellerinin davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı, icra takibi sürecinde asıl alacaktan hariç olarak talep konusu edilen faiz miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun uygulanmasına dair 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun 7. maddesi yollaması ile somut olayda da uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120/2. maddesinde akdi ilişkilerde istenebilecek temerrüt faizinin üst sınırına ilişkin olarak düzenlenen hükümlere ve sair mevzuat hükümlerine uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, bilirkişi heyeti 18/09/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak, davalının ortaklık nedeniyle edindiği taşınmazı satmasına ve ortaklıktan istifa etmesine rağmen ortaklık borçlarından sorumlu olduğunun kabul edilmesi halinde davacı tarafından takip tarihi itibarıyla 12.320,00-TL asıl alacak ve 4.731,48-TL işlemiş faiz olmak üzere 17.051,48-TL talep edilebileceğini mütalaa etmişlerdir.

Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 17/01/2023 tarih ve... Karar sayılı ilamında aynen; ''...Kooperatifçilikteki açık kapı ilkesinin bir gereği olarak, her ortak kooperatife girme hakkına sahip olduğu gibi çıkma hakkına da sahiptir. Ortağa tanınan bu hak hiçbir şekilde kooperatif yönetim kurulu veya genel kurul kararıyla veyahut ana sözleşmeye konulacak bir hükümle ortadan kaldırılamaz ise de ortağın çıkma hakkını kullanması dürüstlük kuralına aykırı olmamak şartıyla korunur. Ancak bu hak sınırsız değildir. Zira ortak, kooperatiften konut veya işyeri almış ise, borçtan kurtulmak amacıyla kooperatif ortaklığından çıkamaz. Aksi halde ortaklık yöntemiyle elde etmiş olduğu konut veya işyerini kooperatife iade etmesi gerekir. Dolayısıyla yapı kooperatiflerinde ortaklık ilişkisinin, kooperatifin hukuki varlığını devam ettirdiği durumlarda ortaklığın da devam etmesi zorunlu bulunmaktadır. Ancak kooperatifin fesih ve tasfiye şartları oluşmuş ise, yönetim kurulu ile mutabakat sağlanarak tasfiyeyi kolaylaştırmak için kooperatif ortaklığından çıkmak mümkündür....'' kooperatifin hukuki varlığını devam ettirdiği süreçte, üye kooperatiften aldığı taşınmazı devretse bile üyeliğinin devam ettiğine dikkat çekilmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesinin ... Karar sayılı ilamında aynen; ''...ferdi mülkiyete geçildikten sonra amacına ulaşan kooperatif ortaklarının parasal yükümlülüklerden kurtulmak amacıyla ortaklıktan istifa etmesi veya ortaklık nedeniyle edindiği taşınmazı satarak kooperatifle irtibatının kesilmesi halinde 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81.maddesine göre "Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz, ancak bu eski ortaklar daha sonra oluşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar." hükmünün getirildiği, ortaklık nedeniyle edinilen taşınmazların satılmış olması halinde dahi ortaklığın devredildiği veya herhangi bir şekilde sona erdiği ispatlanamadığından...'' ibarelerine yer verilmiştir.

Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davacı ...nin ana sözleşmesi, davacı ...nin Genel Kurul kararları, davacı ...nin Genel Kurul Karar Defteri, davalıya ait olan ve akabinde devredilen İzmir İli, Karabağlar ilçesi,... parsel sayılı, mesken niteliğindeki taşınmaza ait tapu kaydı, Manisa... Noterliğinin 21/12/2012 tarih ve... yevmiye numaralı İstifanamesi, davacı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu... Konut Yapı Kooperatifine ait ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi heyetinin 18/09/2023 havale tarihli raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın davacı S.S.... Konut Yapı Kooperatifine üye olan davalı ......'nun Genel Kurul karar tutanağında kararlaştırılan aidat borcunun tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili taleplerine ilişkin olduğu, kooperatif ile ortak arasındaki ilişkide, kooperatifin görevi, ortaklarının ihtiyacı olan konutları inşa edip, teslim etmek; ortağın görevi ise, arsa ve âltyapı bedellerinin yanı sıra konutun yapımı, çevre düzenlemesi gibi giderler ile genel yönetim giderlerinden payına isabet eden miktarı ödemek olduğu, ana sözleşmeye göre konutların mülkiyetinin, kesin maliyetlerin belirlenip, ortaklık borçlarının tamamının ödenmesinden sonra ortaklara devredilmesi gerektiği, ancak davacı kooperatif tarafından bu hususa riayet edilmeksizin kesin maliyetler belirlenmeden konutların mülkiyetinin ortaklara devredildiği, davalı ...'ın, babası ....'nun hissesini devralmak suretiyle davacı kooperatife ortak olduğu, bu ortaklık nedeniyle kendisine bir adet konutun tahsis ve teslim edildiği, davalı ...'ın davacı kooperatif nezdinde ortak olarak kayıtlı olduğu, İzmir İli, Karabağlar İlçesi,...parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen...numaralı bağımsız bölümün davacı kooperatif adına kayıtlı iken 27/01/2011 tarihinde ferdileşme suretiyle davalı adına tescil edildiği, davalı ... tarafından ortaklık nedeniyle edinilen taşınmazın 15/03/2012 tarihinde...'a satıldığı, ortaklık nedeniyle edindiği taşınmazı sattıktan sonra ortaklıktan doğan parasal yükümlülüklerden sorumlu olmak istemeyen davacı ...'ın ortaklıktan istifa ettiğini Manisa ... Noterliğinin 21/09/2012 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kooperatife bildirdiği, kural olarak, ayrılma isteğinin noter kanalı ile bildirilmesi halinde, bildirimin ulaştığı tarihte ortaklık sona ermekte ise de, ferdi mülkiyete geçildikten sonra ortaklıktan istifa edilmesi, ortaklık nedeniyle edinilen taşınmazın kooperatife iade edilmesini gerektirmekte olup, taşınmaz iade edilmediği takdirde, istifaya geçerlilik tanınmasının hakkaniyet kurulları ile bağdaşmayacağı, keza taşınmazın kooperatife iade edilmediği, ferdi mülkiyeti geçildikten sonra ortaklık nedeniyle edilen taşınmazın satılmasının, kooperatifin dışında gerçekleşen harici bir işlem olup, kooperatifin izin veya onayına bağlı olmadığı, ortaklığın muhafaza edilerek taşınmazın satılması mümkün olduğu, taşınmaz satılmasına rağmen ortaklık devir sözleşmesi akdedilmemiş ise, ortaklıktan doğan parasal yükümlülüklerden taşınmazını satan ancak ortaklığını devretmeyen kişinin sorumlu olacağı, davacı kooperatifin aidat talep etmesi üzerine davalı ...'ın ortaklıktan istifa ettiğini 02/06/2015 tarihli dilekçe ile kooperatife tekrar bildirdiği, davalı ...'ın 2021 yılında genel kurul toplantısına davet edilmesi üzerine 07/07/2021 tarihli dilekçesiyle istifa ederek ortaklıktan ayrıldığını bir kez daha kooperatife bildirdiği, 03/06/2010 tarihinde kabul edilen 5983 sayılı Kanunla, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81. maddesine, “Amacına ulaşılarak dağılma sürecine girmiş olan kooperatiflerden çıkan veya çıkarılan ortağın konutu veya işyeri çıkma veya çıkarılma sebebiyle geri alınamaz; ancak, bu eski ortaklar daha sonra ulaşabilecek tasfiye masraflarına katılırlar” hükmünün eklendiği, davacı kooperatifin inşa ettiği konutları ortaklarına teslim edip, tapularını da devretmek suretiyle amacına ulaştığı, bu aşamadan sonra kooperatif ortaklarının, istifa etmek suretiyle parasal yükümlülüklerden kurtulmasının mümkün olmadığı, ortak, istifa etmiş olsa bile, kooperatifin tasfiyesi tamamlanıncaya kadar ortaklıktan doğan parasal yükümlülükleri yerine getirmek zorun olduğu, bu kapsamda davalı tarafından davacı kooperatife üyeliği çerçevesinde edinilen taşınmazın üçüncü kişiye devrine rağmen üyelik devir sözleşmesinin tanzim edilmediği, aksi yönde taşınmazın da bahsi geçtiği üzere davacı kooperatife iade edilmesi gözetildiğinde kooperatif mevzuatına uygun şekilde bir devir işlemi gerçekleşmediği, davalının taşınmaz devrinin, aidat borcunu tek başına sonlandırmak için yeterli olmadığı, davalının aidat ödeme yükümlülüğünün devam etmesi çerçevesinde bulunan aidat borcunun 12.320,00-TL olduğu ve icra takibinde talep edilen işlemiş faizin de usul ve yasa hükümlerine kısmen uygun olarak hesaplanmak suretiyle takibe konu edildiği, yalnızca 16,37-TL işlemiş faiz bedelinin fazla olarak hesaplandığı anlaşılmakla, davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı ve alacak bedelinin likit olması sebebiyle icra inkar tazminatı şartlarının mevcut olduğu kanaatiyle, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,

  1. Davalı ...'ın İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 12.320,00. TL asıl alacak ve 4.731,48. TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 17.051,48. TL alacak bedeli yönünden İPTALİNE, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 12.320,00. TL asıl alacak ve 4.731,48. TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 17.051,48. TL alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %9 oranında yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, 16,37. TL'ye yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

  2. Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 17.051,48. TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu... Konut Yapı Kooperatifine verilmesine,

  3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.164,79. TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 206,14. TL harcın mahsubu ile bakiye 958,65. TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

  4. Davacı tarafından yapılan 138,00. TL elektronik tebligat, 86,20. TL tebligat, 159,00. TL posta masrafı, 3.300,00. TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.683,20. TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 3.679,67. TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

  5. Davacı tarafından yatırılan 206,14. TL peşin harç ve 35,90. TL başvurma harcı olmak üzere toplam 242,04. TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  6. Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.051,48. TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

  7. Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 16,37. TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

  8. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/10/2023

Katip ...

E imza

Hakim ...

E imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kısmenİtirazınİptalikabulüizmirreddihüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim