İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/915 E. 2023/1006 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/915
2023/1006
27 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/915 Esas
KARAR NO : 2023/1006
DAVA : Tasfiye Memuruna Tasfiye İşlemleri İçin Yetki Verilmesi İstemli
DAVA TARİHİ : 29/11/2023
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tasfiye Memuruna Tasfiye İşlemleri İçin Yetki Verilmesi İstemli
davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2022 tarihli... esas, ... karar sayılı hükmü ile İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla sınırlı olmak kaydıyla ihyasına, tasfiye memuru olarak davacının atanmasına karar verildiğini, icra dosyasında satılan taşınmaz bedelinin tasfiye memuru davacı adına vekaleten ödenmesinin talep edildiğini, icra müdürlüğünce tasfiye memuru adına talepte bulunan vekilin vekaletinin şahıs vekaleti olduğu, şirket adına vekaletinin bulunmadığı anlaşıldığından dosyadan alacaklı şirket adına talepte bulunulabilmesi için vekaletin zorunlu olduğu, yine tasfiye memuru tarafından ödeme talep edilmiş olsa dahi ödemenin şirket adına açılmış hesaba ödeme yapılabileceği gerekçesiyle ödeme talebinin reddine karar verildiğini, davacının Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurduğunu, davacının ihya edilen şirketi münferiden tasfiye memuru olarak temsile yetkili olduğuna karar verildiğini, davacı tarafından verilen ahzu kabz yetkisi içerir 06/10/2023 tarihli vekaletnamenin icra müdürlüğüne sunularak ödemenin talep edildiğini, bu kez icra müdürlüğünce 09/10/2023 tarihli karar ile önceki kararla çelişkili olarak ihyanını icra dosyası ile sınırlandırılmış olup, borçluya iade edilecek fazla paranın iadesi hususunda borçlunun müracaatı üzerine verilmiş bir ihya kararı olmadığından, şirket yetkilisinin şirket adına karar vermekle yetkilendirilmiş tek yetkili olup olmadığının icra müdürlüğünce bilinemeyeceğinden ödeme talebinin reddine ve parının nemalandırılmasına karar verildiğini, bunun üzerine İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında şikayet yoluna başvurduklarını, ancak mahkemece ... karar sayılı karar ile şikayetin reddine karar verildiğini, bunun üzerine ihya kararını veren mahkemeye ek karar verilmesi talebi ile yaptıkları başvurunun davanın tarafı olmadıkları gerekçesi ile reddedildiğini, ihya edilen şirkete ait alacağın icra dosyasında kalmış olup, şirketin zarara uğradığını, tasfiye memuru olarak atanan davacının tekrardan tasfiye memuru olarak atanması, icra dosyasında tasfiye memuru sıfatı ile şirkete ait bakiye parayı tahsil etmesi, tahsil edilen parayı TTK ilgili maddeleri gereğince ortaklar arasında paylaştırması ve parayı paylaştırmayı bitirdikten sonra tasfiye halinde şirketin kapanışını ticaret siciline vermesine ilişkin işlemlerin yapılabilmesine yönelik yetki verilmesi talepli dava açmanın zorunlu hale geldiğini bildirmiş, davacının yeniden tasfiye memuru olarak atanmasına, icra dosyasında tahsil yetkisini kullanmasına veya yeniden tasfiye memuru sıfatı ile tahsil yetkisi verilmesine, tasfiye memuru sıfatı ile şirkete ait bakiye parayı tahsil etmesine, tahsil edilen parayı TTK ilgili maddeleri gereğince ortaklar arasında paylaştırmasına, paranın ortaklar arasında paylaştırılması işlemi bitirildikten sonra tasfiye halinde şirketin kapanışı ticaret siciline vermesine yönelik yetki verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı, cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmaya da katılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında borçlu olan tasfiye halindeki ....Şirketinin ticaret sicilinden terkin edilmiş olmasından sonra icra dosyasının yürütülüp sonuçlandırılması amacıyla sınır olmak üzere İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyası ile verdiği ihya kararından sonra icra işlemlerinin yürütülüp, şirkete ait taşınmazın satışından elde edilen bedelle alacaklının alacağının ödenmesinden sonra geriye kalan paranın ihya edilen şirket adına ihya kararında tasfiye memuru olarak atanan davacıya icra müdürlüğünce icra dosyasında gösterilen gerekçelerle ödenmemesi icra hukuk mahkemesi tarafından, icra müdürlüğünün kararına yapılan şikayetin reddedilmesi ve ihya kararı veren mahkemece bu konudaki uyuşmazlığı çözecek bir ek kararın verilmediği, bu nedenlerle ihya edilen şirkete kalan paranın tasfiye edilemediği iddiası ile davacının, ihya edilen şirkete yeniden tasfiye memuru atanması, icra dosyasındaki parayı tahsil etme, ortaklar arasında paylaştırma ve tasfiye sonunda tasfiyenin kapanışını ticaret siciline tescil ettirilmesi konusunda yetki verilmesi istemine ilişkindir.
Dosyada toplanan deliller ile Tasfiye Halinde ....A,Ş'nin genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, davacının tasfiye memuru olarak atandığı, TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca 12/08/2014 tarihinde sicil kaydının resen silindiği, İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında alacaklının terkin edilen şirket hakkında takip yaptığı, takibe devam edilebilmesi için alacaklı tarafından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında icra dosyası ile sınırlı olmak üzere borçlu şirketin ihyasının talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda 15/12/2022 tarihli kararla borçlu şirketin icra dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak davacının atanmasına, kararın tescil ve ilanına karar verilip, kararın 07/02/2023 kesinleşip tescil ve ilamının yapıldığı, icra takibinin yürütülüp borçlu şirkete ait taşınmazın satılıp, alacağın ödenmesinden sonra kalan bakiye bedelin ödenmesi için davacı vekilinin icra müdürlüğüne yaptığı talebin kararda gösterilen gerekçe ile reddedildiği, ardından karar gerekçesine göre düzenlenmiş vekaletname sunulmasına rağmen bu kez kararda gösterilen farklı sebeple reddedildiği, bu kararın iptali için davacının İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yaptığı şikayetin 27/10/2023 tarihli karar ile reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmiş olup, henüz kesinleşmediği, davacının ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne icra dosyasındaki paranın tahsilini sağlamak amacı ile başvurduğu, mahkemenin 09/11/2023 tarihli ek kararla talep eden şirketin davada taraf olmadığı, dosyadan el çekildiği, talebin ayrı bir davada incelenebilecek nitelikte olduğu gerekçeleri ile istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiği görülmüştür.
TTK'nun 643(1) maddesinde tasfiye usulu ile tasfiyede, şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, TTK'nun 529 ve devamı maddelerinde sona erme ve tasfiyeye ilişkin hükümler düzenlenmiştir. 536 ve devamı maddelerinde ise tasfiye memurları ve tasfiye memurlarının yetkilerine ilişkin kurallar belirtilmiştir. TTK'nun 542(1/g) maddesinde tasfiye memurlarının; tasfiye sırasında elde edilen paralardan şirketin süre gelen harcamaları için gerekli olan para dışında kalan paraları bir bankaya şirket adına yatıracakları, 543(1) maddesinde ise tasfiye halinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığın esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı, tasfiye payında imtiyazın varlığı halinde esas sözleşmedeki düzenlemenin uygulanacağı, son fıkrada esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça dağıtmanın para olarak yapılacağı düzenlenmiştir. TTK'nun 547. maddesi ise tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olmasının anlaşılması halinde şirketin ihyasına karar veren mahkemenin ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru ataması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği şirketin ihyasına karar verilmesi ile birlikte ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere görevlendirilen ve mahkemece atanan tasfiye memuru limited şirkete ilişkin ek tasfiye işlemlerini TTK'nun 529 ve devamı maddeleri hükmü çerçevesi içinde yapmaya yetkili olup, ilgili maddelerde tasfiye memurunun görevinde bulunan bütün yetkileri kullanacağı konusunda şüphe yoktur. Bu yetkiler içinde paraya çevirme, paraların tahsili, tahsil edilen paraların şirket adına bankaya yatırılması ve şirketin borçlarının ve pay bedellerinin geri verilmesinden sonra kalan varlığın pay sahipleri arasında dağıtılması da vardır.
Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında somut olaya bakıldığında davacı İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesince davacının ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak atandığı, terkin edilen şirket hakkında yürütülen icra takibiyle sınırlı olmak üzere şirketin ihyasına ve davacının tasfiye memuru olarak atanmasına ilişkin verilen kararın kesinleşmiş olması nedeniyle icra müdürlüğünün nezdinde konu ettiği işlem ve eylemlerinin tasfiye memurunun görev ve yetkileri içinde olup, tasfiyenin tamamlanmasına kadar olan süreç içinde yasal prosedür, şikayet ve dava yolları ile halledilmesinin gerektiği, davacı tarafça icra hukuk mahkemesine şikayet yoluna gidilip, talebinin reddine karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesi kararı beklenmeksizin ve ihya kararını veren mahkemeden bir ek karar talep edilmiş olmasına rağmen talebinin reddine ilişkin istinaf yolu açık olmak üzere verilen kararın istinaf edilmeksizin her iki hukuki çareye ilişkin yolun tüketilmeden mahkememizde dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı gibi, kesinleşmiş ihya ve atama kararına rağmen davacının yeniden tasfiye memuru olarak atanması ve kanunda açıkça belirtilen yetkilerin hükme konu edilmesi isteminin usul ve yasaya aykırı olması yanında bu yönden de davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı açık ve anlaşılır olmakla davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
-
Davanın, hukuki yarar yokluğu nedeniyle HMK nun 114(1)/h maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alınmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35