İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/869 E. 2023/1004 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/869
2023/1004
27 Aralık 2023
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/869 Esas
KARAR NO : 2023/1004
DAVA : Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7. Maddesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2023
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK'nun Geçici 7.Maddesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Şirketinin hissedarı olup, şirketin TTK'nun geçici 7.maddesi uyarınca 26/09/2013 tarihi itibari ile resen terkin işlemi gerçekleştirildiğini, ancak şirket adına ... ve ... plakalı iki adet aracın kayıtlı olduğunu ve araçların nerede olduğunun bilinmediğini, mevcutta bulunmamaları sebebiyle sicil kayıtlarının silinmesi amacıyla başvuru yapıldığında, Trafik Tescil Müdürlüğü tarafından şirketin faaliyet belgesinin ve şirket yetkilisi tarafından başvuru yapılmasının istendiğini, araçların Motorlu Taşıtlar Vergilerinin ödenmeye devam edildiğini, sicil kaydı silinen şirketin bünyesinde bulunan araçlara ilişkin trafik tescil işlemlerinin yapılabilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini bildirmiş, ... Şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı, cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen ... Şirketinin en son tescil edilen kararının 16/08/2004 tarihinde tescilinden sonra herhangi bir tescilinin yapılmaması nedeniyle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi uyarınca çıkarılan münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyelerine ve ticaret sicili kayıtlarının silinmesine ilişkin tebliğ gereği 14/05/2013 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihtarda bulunulduğunu, bu hususun 21/05/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 26/09/2013 tarihinde sicil kaydının resen silindiğini ve ilan edildiğini, terkinin tebliğde belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde uygulandığını, tebligatların yapılmasına rağmen ilgililer tarafından yasal süresinde herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, terkin tarihinde, terkin edilen şirket leh ve aleyhine açılan icra takibi ve dava olup olmadığının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını bildirmiş, öncelikle yasal süresinde açılmayan davanın süre yönünden reddine, müdürlüğün yasal hasım konumunda olması ve davan açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen ... Malzemeleri İnşaat Taahhüt Nakliyecilik Tekstil Turizm İşletme Sanayi Limited Şirketi'nin adına kayıtlı araçların tasfiyesinin yapılması amacıyla sınırlı olmak üzere ihyası istemine ilişkindir.
İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, Born-... sicil numarasında kayıtlı ... Malzemeleri İnşaat Taahhüt Nakliyecilik Tekstil Turizm İşletme Sanayi Limited Şirketi'nin, 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca, 16/08/2004 tarihinden itibaren terkin tarihine kadar herhangi bir kararının tescil edilmediği gerekçesiyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce sicil kaydı 26/09/2013 tarihinde resen terkin edilmiştir.
Dosyaya gelen trafik tescil kayıt örneğinden; ... ve ... plaka sayılı araçların, terkin edilen şirket adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
TTK'nun geçici 7(15) maddesinde; "Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmü düzenlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında, davacı ve davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere, bu madde hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
TTK'nun geçici 7(15). maddesinin ikinci cümlesinde, şirketin ortaya çıkabilecek mal varlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra hazineye intikal edeceğine ilişkin hüküm, aynı maddenin son cümlesinde düzenlenen kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların, haklı sebeplere dayanarak beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde şirketin ihyasını talep edebileceklerine ilişkin hükümden bağımsızdır. Bir başka deyişle; terkin edilen şirketin alacaklıları veya hukuki menfaati bulunanlar, ipoteğin fekki, taşınır rehninin paraya çevrilmesi, tapu iptal ve tescil, alacak, itirazın iptali gibi hangi nedene dayalı ve hangi türde olursa olsun dava veya icra takiplerini beş yıllık hak düşürücü süre içerisinde açmak zorundadırlar. Alacaklılar tarafından yapılacak icra takipleri ve açılacak davaların tamamı, şirketin mal varlığı ile ilgili olup, dava veya takibin türünün, niteliğinin, dava konusunun ve sonuç talebinin paraya veya eşyaya ilişkin olmasının bir farkı yoktur. On yıllık süre, Hazineye intikal süresi olarak ön görülmüş olup, şirketin nakit, demirbaş, taşınır veya taşınmaz malları gibi bütün mal varlığı değerleri, şirket mal varlığını oluşturduğundan, şirketin mal varlığına ilişkin tasfiye taleplerinin, şirket adına yetkilileri veya şirket ortakları tarafından on yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilmesi halinde şirketin ihyasına karar verilmesi mümkün olup, şirket yetkilisi veya ortakları tarafından bu süre içinde açılmayan davaların, hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekip hangi türde olursa olsun şirkete ait mal varlığının, on yıl sonunda Hazineye intikali yasa gereğidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 05.09.2022 tarih 2022/4251 esas ve 2022/5467 karar, 04.04.2022 tarih 2021/4453 esas ve 2022/2752 karar, 23.03.2022 tarih 2021/9156 esas ve 2022/2306 karar, 22.03.2022 tarih 2021/9037 esas ve 2022/2304 karar sayılı ilamlarında; TTK'nun geçici 7.maddesinde tadadi olarak sayılan sebepler dışında başkaca sebeplerle terkin işleminin yapılması halinde, hak düşürücü sürenin uygulanmasının mümkün bulunmadığına karar verilmiştir.
Davalı tarafça, davanın öncelikle süre yönünden reddinin gerektiği iddia edilmiştir. Somut dava yönünden terkin edilen şirketin terkin tarihinin 26/09/2013 olup, dava tarihi itibariyle on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği belirlidir. Ancak, davalının terkin işlemine dayanak aldığı yasal sebep TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrasında sınırlı olarak sayılan yasal sebeplerden biri değildir. Terkin sebebi, cevap dilekçesinde 16/08/2004 tarihinden itibaren şirketin tescil edilen bir kararının bulunmadığı olarak belirtilmiş ise de, dosyaya bir örneği sunulan 14/05/2013 tarihli ihtar yazısında terkin sebebi şirketin oda kaydının silinmiş olması olarak gösterilmiştir. Buna göre cevap dilekçesinde dile getirilen sebebin belgeye aykırı olması nedeniyle dikkate alınması mümkün olmadığı gibi, şirketin oda kaydının silinmiş olması yasal bir sebep olmadığı gibi 16/08/2004 tarihinden itibaren terkin tarihine kadar şirketin bir kararının tescil edilmemiş olması da TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrasında sayılan sınırlı sebeplerden biri değildir. Buna göre yukarıda açıklanan yerleşmiş Yargıtay uygulamaları gereği terkinin yasal sebebe dayanmaksızın, usulsüz yapılmış olması nedeniyle hak düşürücü sürenin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle ön inceleme duruşmasında somut dava yönünden hak düşürücü sürenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve belge örnekleri ile davacının ortağı olduğu terkin edilen şirketin davalı tarafça, yasal terkin sebebi bulunmaksızın oda kaydının silinmiş olması nedeniyle usulsüz olarak sicilden terkin edildiği, davacı adına kayıtlı iki aracın bulunduğu, yasal sebebe dayanmaksızın yapılan terkin işleminin sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, her ne kadar davacı tarafça yalnız terkin edilen şirket adına kayıtlı araçların tasfiyesi amacıyla ihya kararı verilmesi talep edilmiş ise de, usulsüz olarak ve yasaya aykırı yapılan terkin işleminin geçersiz olması nedeniyle şirketin, belirli bir işlemle sınırlı olmaksızın yeniden ihyasına ve tesciline karar verilmesinin gerektiği, ek tasfiyeye karar verilmemiş olması nedeniyle tasfiye memurunun atanmasına gerek bulunmadığı dikkate alınarak, davanın kabulü ile terkin edilen şirketin ticaret siciline yeniden tescili ile ihyasına, kararın tescil ve ilanına, davalının kanuna aykırı, usulsüz tescil işlemi yapmış olması nedeni ile dava açılmasına sebebiyet verdiği dikkate alınarak, davalı tarafın vekalet ve yargılama giderleri ile sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
-
Davanın kabulü ile; İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Born. ... sicil numarasında kayıtlı iken 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi gereğince sicil kaydı terkin edilen ... Malzemeleri İnşaat Taahhüt Nakliyecilik Tekstil Turizm İşletme Sanayi Limited Şirketi'nin yeniden Ticaret Siciline tescili ile ihyasına,
-
Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına,
-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcının peşin alınması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı yararına takdir edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 30,00 TL üç adet elektronik tebligat gideri, 1,75 TL kep reddiyatı giderinden oluşan toplam 571,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yokluğunda HMK'nun 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:35