Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/798
2024/696
25 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/798 Esas
KARAR NO : 2024/696
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/09/2024
KARAR TARİHİ : 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; davacının İzmir ilinde gayrimenkul ve araç ticareti yaptığını, dava konusu çeki vadeli araç almak üzere ... Taşımacılık isimli şirkete verdiğini, anlaşmaya göre ... Taşımacılık isimli firmanın sahibi çeki davacıdan alacak ve dava dışı ... Galeri'den vadeli araç alıp davacıya teslim edeceğini, ancak davalının davacıya herhangi bir araç teslim etmediği gibi kendisi de herhangi bir araç almadığını, davalının çeki cirolayarak gerçek bir ticaret varmışçasına dava dışı ... Galeriye teslim ettiğini, dava dışı ... Galeri isimli şirketin de çeki haksız tahsilat yapabilmek için ibraz edeceğini, davacının ticari çevresinden gelen bilgilere göre çeki ... Galerinin kontrolünde başka bir kötüniyetli üçüncü kişi üzerinden çeki tahsil edeceğini, kendisine verilen bir araç olmaması ve çek tutarının yüksek olması nedeniyle davaya konu çeki ödeyemeyeceğini, bu sebeple de çekin karşılıksız çıkması nedeniyle davacının ticari hayatı ve banka ilişkilerinin geri dönülmez şekilde zarar göreceğini, ayrıca ... Taşımacılık isimli şirket yetkilisi aleyhine dolandırıcılık suçundan yapılmış şikayet bulunmadığını, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 25.09.2024 keşide tarihli, 1.380.000 TL tutarlı çek hakkında ödeme yasağı verilmesi gerektiğini, temel borç ilişkisinin meydana getirilmesinde irade bozukluğu halleri bulunduğunu, davaya konu çekin davacının ticari kayıtlarında olmadığı gibi tanzim edilmiş bir fatura da bulunmadığını, kambiyo senedinin hamili kötüniyetli olması sebebiyle ttk. 659/2. maddesi gereği şahsi defiler kendisine karşı ileri sürülebileceğini, davacı aleyhine dava konusu çek henüz icra takibine koyulmaması sebebiyle %15 teminat karşılığında açılacak icra takibinin durdurulması gerektiğini, yargıtayın güncel kararlarında davada arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığını beyan ederek, davanın kabulu ile dava konusu çekten ötürü borçlu olmadığımızın tespitine, ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... seri numaralı, 25.09.2024 keşide tarihli, 1.380.000 TL tutarlı çekinin icra takibine konulmasını önlemek amacıyla %15 teminatla ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı koyularak ödenmemesine ve bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılmasını ve neticede dava konusu çekin iptaline, davaya konu çek hakkında icra takibi başlatılması halinde icra takibinin durdurulmasına, çekin üçüncü kötü niyetli kişi tarafından ibrazı halinde davaya dahil edilmesine veya davanın işbu kişiye ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, arabulucuya başvuru yapılmadığının bildirildiği görülmekle, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava; menfi tespit davasıdır.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;
"Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,
"Dava şartı olarak arabuluculuk,
Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Aksinin kabulü halinde hem kanun koyucunun amacına aykırı yorum yapılmış olacak hem de uygulamada büyük bir kargaşa yaşanacağından mahkemece taraflar arasındaki davanın zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmüş,
Mevzuat bu hususta tetkik edildiğinde;
Dava şartı olarak arabuluculuk madde başlığı ile 6102 sayılı TTK nun,
MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
... dipnotu itibari ile "28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." 8 no lu dipnot son değişikliğe temas etmiştir.
Menfi tespit ve istirdat davalarında da 7445 sayılı kanunun 31.maddesi ile iş bu dava türlerinini de zorunlu arabulucuya başvuru şartına bağlandığı, dolayısıyla bir dönem yargıtay ın salt menfi tespit için arabulucuk zorunlu değildir şeklindeki görüşününü de açık kanuni düzenleme ile artık tatbik sahasının kalmayacağı anlaşılmaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN USULDEN REDDİNE,
(6102 sayılı kanuna 7445 sayılı kanun ile yapılan ilave ile menfi tespit ve istirdat davalarının da 01.09.2023 ten itibaren arabuluculuğa tâbi olup dava açılması öncesinde arabuluculuk yapılmadığı ve dava şartlarının re’sen her safhada nazar-ı itibare alınması gereken hâllerden olup arabuluculuğa dair dava şartının ikmal edilebilir dava şartı olmadığı anlaşılmakla)
-
Alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-
Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
-
Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; tarafların yokluğunda, HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi.25/09/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:32:59