İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/983 E. 2024/632 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/983
2024/632
9 Eylül 2024
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/983 Esas
KARAR NO : 2024/632
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/06/2023
KARAR TARİHİ : 09/09/2024
Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı ...'nın avukat olup, herhangi bir ticari işletmesinin söz konusu olmadığını, tacir sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin 12/10/2022 tarihinde şahsi ihtiyacı için alacağı araç için taşıt kredisi olarak davalı bankanın ... şubesinden 2.000.000,00 TL kredi kullandığını, ancak müvekkilinin bu krediyi şahsi ihtiyacı için çekmesine ve şahsı adına aldığı araç için kullanmasına ve bunu da açıkça belirtmesine rağmen davalı bankaca kullandırılan kredinin ticari kredi olarak sınıflandırıldığını belirterek haklı davasının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ticari kredi adı altında alınan 52.650,35 TL erken kapama bedeli, 22.000 TL ticari kredi kullandırma bedeli, 1.100 TL kredi BSMV ücreti, 2.632,52 TL erken ödeme BSMV ücreti, 4.890,41 TL tahsis komisyon ücreti, 244,52 TL tahsis komisyon ücreti BSMV, 300,00 TL tahsis komisyon ücreti, 49,73 TL tahsis komisyon ücreti olmak üzere 83.867,53 TL'den fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle müvekkile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili İzmir 8. Tüketici Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 16 Aralık 2022 tarihinde Resmi gazetede yayınlanan 01.01.2023 tarihinde yürürlüğü giren 7/11/2013 tarihli ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrası ile 21/9/2022 tarihli ve 31960 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tüketici Hakem Heyetleri Yönetmeliğinin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen parasal sınırların, 24/11/2022 tarihli ve 32023 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 542)’nde 2022 yılı için yeniden değerleme oranı olarak tespit edilen % 122,93 (yüzde yüzyirmiiki virgül doksanüç) oranında artırılarak yeniden belirlendiğini, buna göre MADDE 3-(1) 2023 yılı için yapılacak başvurularda değeri 66.000 TL (altmışaltı bin) Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetleri görevli olduğunu, davanın açıldığı tarih itibariyle ilçe tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğu bulunan uyuşmazlık sınırının 66.000,00.TL olduğu, tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğunun dava şartı olduğu dikkate alındığında; davacı tarafından tüketici hakem heyetine başvurulmadan doğrudan doğruya Tüketici Mahkemesi nezdinde ikame edilen iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı tarafından dava değeri 10.000,00.TL olarak belirlendiğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde yer alan iddialar 6502 sayılı Kanun kapsamında olmayıp, davaya bakmakla görevli mahkeme tüketici mahkemesi olmadığını, hukuk davaları “ticari” ve "ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi" sayıldığını, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” hükmü uyarınca Bankacılık Kanunu’nun Bankacılık faaliyetleri/işlemleri kapsamındaki düzenlemelerde, eş anlatımla müvekkilinin Bankacılık işlemlerine ilişkin olan huzurdaki dava “mutlak ticari dava” niteliğinde olduğunu, müvekkili banka ticari işletmesi ile ilgili bulunan davanın her halükarda “ticari niteliği” olduğunu, bu nedenle somut davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait olduğunu, davacının müvekkili bankadan kullanmış olduğu davaya konu taşıt kredisi ticari kredi olduğunu, davanın esasına girilmeden davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkili banka Genel Müdürlüğü İstanbul’da olduğundan davaya bakmakla yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olup, İzmir mahkemeleri davaya bakmakta yetkili olmayıp, davanın yetki yönünde de reddi gerektiğini, üstelik, davacı da müvekkili banka aleyhine açtığı işbu davada müvekkili bankanın genel müdürlüğü'nü taraf olarak belirtmiş dolayısı ile müvekkili bankanın İstanbul adresini işaret etmiş ve dava dilekçesi de İstanbul adresine tebliğ edildiğini, davanın esasına girilmeden davanın yetki yönünden reddini talep ettiklerini, bir davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilmesi için gerekli olan ilk ve öncelikli koşul alacak tutarının hesaplanmasının mümkün olmaması ya da böyle bir hesaplamanın objektif olarak davacıdan beklenemeyecek olması olduğunu, davacı tarafından mahkemede ikame edilen dava haksız ve hukuki dayanaktan yoksun ve bir dava olup ; reddi gerektiğini, davacı müvekkili banka müşterisi olan ..., müvekkili bankanın ... şubesinden 12.10.2022 tarihinde 2.000.000,00.TL bedelli ticari taşıt kredisi kullandığını, davacı müvekkili bankadan ticari kredi kullandığını ve ticari kredinin hüküm ve sonuçlarını gayet iyi bildiğini, davacı, müvekkili bankadan "ticari taşıt kredisi" kullandığı 12.10.2022 tarihi itibarı ile ticari faaliyeti devam eden ... vergi kimlik numarası ile Bornova Vergi Dairesi’ne kayıtlı vergi mükellefi olduğunu, davacı tarafından müvekkili bankadan ticari kredi kullanmak için vergi levhası da müvekkili bankaya ibraz edildiğini, davacı müşterinin davaya ve ... numaralı “Ticari Taşıt Kredisi” ne konu aracın 11.10.2022 tarihli fatura değeri 3.159.629,33 TL olup, 21.2.2022 tarih, 10099 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu Kararı b bendinde; b) Kredi Yönetmeliğinin 12/A maddesinin ikinci fıkrası ile Finansal Kurumlar Yönetmeliğinin 11/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen, taşıt teminatlı krediler hariç, tüketicilere binek araç edinimi amacıyla kullandırılacak taşıt kredilerinde veya yapılacak finansal kiralama işlemlerinde, kredi tutarının taşıtın değerine oranının, nihai fatura değeri iki milyon Türk Lirasının üzerinde olan taşıtlar için yüzde sıfır olarak belirlenmesine karar verildiğini, yasal düzenleme gereğince davacı müşterinin bireysel nitelikli taşıt kredisi kullanabilmesi veya bankaca kullandırılabilmesi mümkün olmadığını, davacı müşterinin beyanı ve talebi doğrultusunda satın alınacak araç ile ilgili vergi levhalı olan davacı müşteri “Ticari Taşıt Kredisi” olarak kullandırıldığını, buna ilişkin tüm sözleşme ve belgeler müvekkili bankaca mahkemeye kep üzerinden sunulduğunu, davacı tarafından erken ödeme komisyonunun iadesi talep edilmekte ise de, tacir sıfatını haiz müvekkil Bankanın diğer tacirlere verdiği hizmetler karşılığında, ticari işletmesine ilişkin katlandığı mali riskleri ve gelir/kar kaybını azaltma amaçlı ücret/komisyon talep etme hakkı bulunduğu izahtan varestedir. kaldı ki davacı tarafça imzalanmış olan Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi'nin 8. maddesi ile de kredi borcunun vadesinden önce kapatılmak istenmesi halinde sözleşmede belirlendiği şekilde hesaplanacak erken ödeme komisyonunun kendisinden tahsil edileceğimi kabul ettiğini, davacı tarafından iadesi talep edilen erken kapama komisyonu, kredi tahsis komisyonunu davacı tarafından imzalanmış Ticari Taşıt Kredisi Sözleşmesine göre tahsil edilmiş olup, davacı iddialarının kabulü mümkün olmadığını, sonuç olarak davacının iddia ettiğinin aksine; davacıya kullandırılan kredi ticari kredi olup; müvekkili bankaca yapılan tüm kesintiler de yasaya, mevzuata ve Bankacılık kanununa uygun olarak tahsil edildiğini, bu nedenler davalı müvekkili bankanın davacıya hiç bir borcu ve yine faiz borcu bulunmamakta olup; haksız, dayanaksız ve kötüniyetli iş bu davanın reddi gerektiğini, davanın, davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olması sebebiyle görev yönünden reddine, davanın dava şartı yokluğundan reddine, davada yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğundan davanın yetki nediyle reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın müvekkili banka açısından tüm talepler bakımından reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizin 02/04/2024 tarihli duruşmasında davalı vekilinin itirazları ile ilgili olarak 7 nolu ara kararı ile "... Hadisede yetki itirazı varit ise de haksız fiil yeri (... şubesi) muayyen olup yetki açısından, belirsiz alacak davası itirazı varit ise de davanın belirsiz alacak davası olduğu; davacının dava türünü belirleme hürriyeti, HMK 109/2 nin de 2015 iptal edilmesi sebebi ile belirsiz alacağa dair davanın tatbikatta yerleşmesi, hukuken talep edilebilirlik bakımından, itirazların ayrı ayrı reddine" karar verilmiştir.
İzmir ... Tüketici Mahkemesinin 19/06/2023 tarih ve ... esas-... Karar sayılı kararı ile "...Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, aralarındaki ilişkinin 6502 sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Davalı banka tarafından davacıya kullandırılan taşıt kredisinin ticari kredi olarak açılması nedeniyle davacının ve davaya konu konu ticari sözleşmenin varlığı söz konusu iken bu bağlamda davacının tüketici sıfatını taşımadığı, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamında bulunmadığı ve bu nedenle davada tüketici mahkemesinin görevli olmadığı anlaşılmakla yargılamanın ticaret mahkemeleri tarafından yapılması gerektiğinden ve görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olması nedeniyle mahkememizce görevsizlik kararı vermek gerekmiştir" şeklinde karar verildiği, dosya mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Mahkememizin 02/04/2024 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararı uyarınca "...hadisede yetki itirazı varit ise de haksız fiil yeri (... şubesi) muayyen olup yetki açısından, belirsiz alacak davası itirazı varit ise de davanın belirsiz alacak davası olduğu; davacının dava türünü belirleme hürriyeti, HMK 109/2 nin de 2015 iptal edilmesi sebebi ile belirsiz alacağa dair davanın tatbikatta yerleşmesi, hukuken talep edilebilirlik bakımından itirazların ayrı ayrı reddine..." karar verilmiştir.
Taraflarca ibraz ve talepleri üzerine celp edilen deliller bu bağlamda; ödemelere dair dekontlar, banka kayıt ve belgeler ve sair deliller incelenerek dosya içerisine konulmuştur.
Davalı sıfatı açısından toplanan delillerin incelenmesi:
Gerek davacı talebi gerekse de istinaf ilamı muvacehesinde tacir araştırması yapılmış ve ayrıca bankadan hususi izahat istenilmiş olup bu minvalde toplanan deliller dairesinde mesele tetkik edilmekle;
İş Bankasına yazılan müzekkerenin cevabı incelenmekle;
( Davalı ) Müşterinin hem ferdi hem ticari hesabının olduğu, kullanım gayesine göre 2 türlü hesap açıldığı , vergi levhası olması münasebeti ile banka kaydında gerçek kişi tacir olarak yer aldığı;
İlave olarak BDDK kararı mucibince 2.000.000 üzeri asıl fatura değeri olan taşıt için kullanılan kredinin ferdi değil ticari olacağı ve bu minvalde krediye konu aracın 3.159.629,33 TL fatura değeri olması hasebi ile ticari kredi verildiğinin belirtildiği anlaşılmış olup,
Bilhassa BDDK nın özel kredi limitlerine göre miktar kıstası ile tacirlik tüketicilik vasıflandırması yapabilen bir karar mercii olup dava konusu kredi miktarına bağlı genel idari düzenlemeye göre davalının tacir hüviyet ve sıfatını kesbettiği müşahede edilmektedir.
Evveliyatta gelen yazı cevapları muvacehesinde,
Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün,Esnaf ve Sanatlar Odası'nın ve Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün cevabi yazıları bağlamında;
Davalı açısından;
Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davacının kaydının bulunduğunun belirtildiği,
Esnaf ve Sanatlar Odasınca nezdinde davacının kaydının bulunmadığının belirtildiği,
Vergi Dairesi nezdinde davacının kaydının bulunduğunun belirtildiği,
Vergilendirilme, defter ve tacirlik hakkında bilgi verilmeyip münhasıran serbest meslek kazancı elde ettiği ile 2008/2022 arası aktif kaydı olduğun,
Şeklinde cevaplar verildiği,
Müşahede edilmiştir..
Davacının hususiyet arz eden cevabi yazılar itibari ile Ticaret Sicil Müdürlüğü kaydı tacir vasfını haiz olmasında amil teşkil etmektedir.
Bu bağlamda fiili işletme ve vergisel anlamda serbest meslek kazancına tâbi olması sebebi ile de defter nevi yönünden bilanço vb usullere göre defter tutmayacağı anlaşılmaktadır.
Dosyanın re'sen seçilecek bankacı bilirkişiye teslim edilerek, dava konusu meblağ ve bu meblağdan davacının-davalının sorumluluğu, masraf-alacak kalemlerinin mahiyeti, miktarı ve hesaplanması, uyuşmazlık konusu, taraf beyanları nazara alınarak dosya kapsamı itibarıyla, uyuşmazlık konusu ile sınırlı olmak üzere özü itibari ile davacıya iadesi lazım gelen masraf kalemlerinin olup olmadığı ve var ise miktarı hakkında alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacının 12.10.2022 tarihinde TİCARİ taşıt ve rehin sözleşmesi imzaladığı ve 2.000.000 TL tutarında TİCARİ taşıt kredisi kullandığı belirlenmiştir.
12.10.2022 tarihli TİCARİ taşıt kredisi sözleşmesinde, kredinin tahsisi, kullanımı ve erken kapaması ile ilgili “Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (SAYI: 2020/4) “uygun bilgilendirmenin yapıldığı belirlenmiştir.
Davacı hesabından tahsil edilen(davacının iadesini talep ettiği) davaya konu miktarlarla ilgili varılan sonuç;
- Kredi Kullandırım Ücreti (BSMV hariç)
Davacının kullandığı kredi miktarının 2.000.000 TL olduğu ve sözleşmeye göre kredi kullandırım oranının %1,1 karşılığı 22.000 TL alınabileceği , bankanın da 22.000 TL tahsil ettiği, tahsil edilen miktar üzerinden % 5BSMV alındığı ve sonuç olarak, haksız ve/veya fazla tahsil edilmiş miktar olmadığı, davacının bu miktarla ilgili talebinin yerinde olmadığı görüş ve kanısına varılmıştır.
- Kredi Tahsis Ücreti (BSMV hariç);
Davacının kullandığı kredi miktarının 2.000.000 TL olduğu ve sözleşmeye göre tahsil edilmesi gereken azami kredi tahsis ücretinin (%0,25 karşılığı) 5.000,00 TL olması gerektiği, buna karşın davacı hesabından “Tahsis Ücreti” adı altında 4.890,41+300,00+49,73 olmak üzere toplam 5.240,14 TL tahsil edildiği dikkate alındığında davacı hesabından 240,14 TL fazla para tahsil edildiği, davacının 240,14 TL'lık iade talebinin yerinde olduğu görüş ve kanısına varılmıştır.
3.Erken kapama ücreti (BSMV hariç);
Türk Lirası kredilerde kredinin kalan vadesi, 24 aydan uzun ise %2'nin üzerine kalan vadenin 24 ayı aşan kısmındaki her bir yıl için %1 eklenir. Söz konusu hesaplamada kalan vadenin 24 ayı aşan kısmındaki süreler yılan tamamlanır maddesine göre, kredinin kalan süresinin 29 ay olması sebebiyle “Erken Kapama Oranının” %3 olması gerektiği görüşüne varılmıştır.
27.04.2023 kapama tarihindeki kalan anapara miktarı 1.755.011,99 TL'dir.
1.755.011,99 TL'ye %3 erken kapama oranı uygulandığında tahsil edilecek “Erken Kapama Ücreti” 52.650,35 TL, bu miktarın % 5BSMV'si de 2.632,52 TL olup, TOPLAM tahsil edilmesi gereken miktar 85.282,87 TL olarak belirlenmiştir.
Bankanın da davacı hesabından toplam 55.282,87 TL tahsil ettiği dikkate alındığında haksız ve/veya fazla tahsil edilmiş miktar bulunmadığı görüş ve kanısına varılmıştır.
SONUÇ OLARAK;
Davacının kredi kullandırım ücreti (22.000 TL kredi kullandırım+1.100 TL BSMV) ile ilgili iade talebinin yerinde olmadığı,
Davacının kredi tahsis ücreti (4.890,41+300,00+49.73 olmak üzere toplam 5.240,14 TL) ile ilgili iade talebinin 240,14 TL'sının iadesinin yerinde olduğu,
Davacının Erken Kapama Ücreti (52.650,35 TL erken kapama ücreti + 2.632,52 TL BSMV) ile ilgili iade talebinin yerinde olmadığı, görüş ve kanısına varıldığı rapor edilmiştir.
Dava; taraflar arasında imzalanan 12/10/2022 tarihli taşıt kredisi sözleşmesi uyarınca davacıdan yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arası akdolunan sözleşmenin ticari mi yoksa tüketici kredisi vasfında olup olmadığı, işbu sözleşme kaynaklı bankanın yaptığı muhtelif kesintilerin haklı olup olmadığı ve haksız ise iadesi icap eden alacak kalemlerine dair talep koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı,
Somut olayda; davacının ticari taşıt kredisine konu aracın şahsi kullanımı için alındığını ve bu krediyi şahsi ihtiyacı için çektiğini, bu nedenle söz konusu kredinin tüketici kredisi olduğunu ve kredi sözleşmesindeki hükümlerin kendisi için yok hükmünde olduğunu ve bu nedenle de davalı bankaca kendisininden alınan 52.650,35.TL erken kapama bedeli, 22.000,00.TL ticari kredi bedeli, 1.100,00.TL Kredi BSMV ücreti, 2.632,52.TL erken ödeme BSMV ücreti, 4.890,41.TL tahsis komisyon ücreti, 244,52.TL tahsis komisyon ücreti BSMV, 300,00.TL tahsis komisyon ücreti, 49,73.TL tahsis Komisyon ücreti olmak üzere toplamda 83.867,53.TL nin haksız olarak alındığını beyan ederek 10.000,00.TL nin kendisine iadesini talep ettiği anlaşılmış olup,
Bilirkişi raporunda sadece 240,14 tl iade istenebilir tutar belirlenmiş ise de ilgili sütun ve satır hesabında sözleşmeye göre alınabilecek tahsis ücreti ve bunun bsmv toplamı 5000+250=5.250 tl olup 300 ve 49,73 tl lik tahsis komisyonları hesap toplamı 5240,14 tl olmakla her bir miktara ayrı ayrı bsmv tatbiki ile elde edilen toplam ile sadece 5000 tl ve bunun yüzde 5 i bsmv toplamı 5.250 tl nin farkı 240,14 tl iade miktarı olarak belirtilmiş ise de;
Tahsilat yöntemi başlıklı maddeye göre yılda 1 tahsil edilecek miktarın be her yıl tatbiki ile elde edilen meblağ tek defaya mahsus meblağdan tabiatıyla fazla olacağından rapordaki bu kısma iştirak edilmemiş,
Islah talebi ile ilgili olarak ta davanın belirsiz açılması, dava değeri olarak muayyen kalemlerin sayılmasına rağmen şimdilik kaydı ile dava açılması ile fazlaya dair haklar mahfuz olmakla ıslah için süre verilmeksizin karar safhasına geçilmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda; davacının 12.10.2022 tarihinde TİCARİ taşıt ve rehin sözleşmesi imzaladığı ve 2.000.000 TL tutarında ticari taşıt kredisi kullandığı, 12.10.2022 tarihli ticari taşıt kredisi sözleşmesinde, kredinin tahsisi, kullanımı ve erken kapaması ile ilgili “Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (SAYI: 2020/4) “uygun bilgilendirmenin yapıldığı, davacı bankanın da davacı hesabından toplam 55.282,87 TL tahsil ettiği dikkate alındığında haksız ve/veya fazla tahsil edilmiş miktar bulunmadığı, sonuç olarak; davacının kredi kullandırım ücreti (22.000 TL kredi kullandırım+1.100 TL BSMV) ile ilgili iade talebinin yerinde olmadığı, davacının kredi tahsis ücreti (4.890,41+300,00+49.73 olmak üzere toplam 5.240,14 TL) ile ilgili iade talebinin 240,14 TL'sının iadesinin yerinde olduğu, davacının Erken Kapama Ücreti (52.650,35 TL erken kapama ücreti + 2.632,52 TL BSMV) ile ilgili iade talebinin yerinde olmadığı tespit edildiği anlaşılmakla;
Açıklanan gerekçelerle toplanan deliller ve mahkememizce bilirkişi raporu denetime elverişli, yeterli ve hükme esas almaya elverişli mahiyette görülmekle davacının davasını kanıtlayamadığından reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-DAVANIN REDDİNE,
-
Alınması gerekli 427,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
-
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
Davacı tarafça yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde resen davacı tarafa iadesine,
-
Davalı tarafından yatırılan delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde resen davalı tarafa iadesine,
-
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Kasadaki evrakın hüküm kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
-
Evveliyatta dosyanın Tüketici Mahkemesinden intikal etmesi sebebi ile;
Safahatte mahkememizce harç ikmalinin yapılmadığı,
Ancak harca tâbi dava açısından karar yazımı esnasında harcın ikmal edilmesi lazım geldiği anlaşılmakla;
Davacı Vekilince 427,60 Tl Başvurma Harcı Ve 427,60 Tl Nispi Harç Olmak Üzere Toplam 855,20 Tl Harcı Mahkememiz Veznesine Yatırmasına,
Karar tebliğ ve müteakip safahatte istinaf, kesinleştirme, avans- harç iade vb muamelata noksan harçlar yatırıldığında geçilmesine,
Aksi takdirde dosyada bu hususta işlem yapılmamasına,
Harç noksanının dava şartları cümlesinden olup iş bu noksanın davacı açısından kazanılmış hak teşkil etmeyeceğine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı , davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek; Açıkça okunup usulden anlatıldı.09/09/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:58