İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/470 E. 2024/526 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/470
2024/526
28 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/470 Esas
KARAR NO : 2024/526
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2024
KARAR TARİHİ : 28/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin serbest mali müşavir olarak çalıştığını, müvekkilinin faaliyetleri kapsamında sahipleri ve hissedarları ... ve ... olan ... İç ve Dış Tic. A.Ş. ve ... Sağlık Ltd. Şti. adlı iki şirketin kuruluşunu yaptığını ve aralarında yaptıkları süresiz sözleşmeyle, son olarak her iki şirketten ayrı ayrı aylık 500 USD (toplam 1.000 USD) ücretle, her iki şirketin de mali müşaviri olarak uzun bir süre çalıştıklarını, müvekkilinin her iki şirket ile çalışmayı sürdürdüğü dönemde davalı şirket, ... İç ve Dış Tic. A.Ş. adına, 11.10.2023 tarihli 'Somut Bulgular Raporu' başlıklı bir rapor hazırladığını ve raporu ortaklardan ...'a sunduğunu, şirket ortaklarından ..., müvekkilinin mükellefi olan her iki şirketin müvekkili ile olan süresiz sözleşmelerini, davalı şirketin hazırlamış olduğu 11.10.2023 tarihli 'Somut Bulgular Raporu' başlıklı raporu gerekçe göstererek feshettiğini, davalının hazırlamış olduğu 11.10.2023 tarihli 'Somut Bulgular Raporu' başlıklı raporun müvekkili ile mükellefi olan, kuruluşunu dahi kendisinin yaptığı ve kuruluşlarından itibaren söz konusu raporun sunumuna kadar aralıksız ve karşılıklı tam bir güven içerisinde çalıştığı ... İç ve Dış Tic. A.Ş. ve ... Sağlık Ltd. Şti. ile olan süresiz sözleşmelerinin haksız olarak feshedilmesine sebep olduğunu,...''un fesih gerekçesi olarak gösterdiği davalı şirketin hazırlamış olduğu 11.10.2023 tarihli 'Somut Bulgular Raporu' başlıklı raporun, hiçbir usule uymadığı gibi, müvekkili açısından gerçekleri de yansıtmadığını, sözleşmelerin sona erdirilmesi için yanlı olarak hazırlandığı açık olan bir rapor olduğunu, raporun hemen hemen her yönüyle usule aykırı, taraflı, yanıltıcı, yönlendirici ve müvekkili yönünden eksik ve hatalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 USD maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Yapılan inceleme neticesinde taraflar arası uyuşmazlığın davacının faaliyetleri kapsamında sahipleri ve hissedarları ... ve ... olan ... İç ve Dış Tic. A.Ş. ve ... Sağlık Ltd. Şti. adlı iki şirketin mali müşavirliğini yapıp yapmadığı, taraflar arasında ticari nitelikte bir ilişkinin kurulup kurulmadığı, kurulmuş ise davalının davacıya tazminat ödemesi gerekip gerekmediğine yönelik açılan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde her ne kadar davacı tarafça yukarıda belirtildiği şekilde davalıdan alacaklı olduğuna dair iş bu tazminat davası açılmış ise de davacının tacir olmadığı, bununla birlikte tacir olsa dahi uyuşmazlığın tarafların arasındaki ilişkinin ticari ilişki olmadığı bu nedenle ortada nispi nitelikte bir uyuşmazlığın bulunmadığı gibi taraflar arası uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesinde düzenlenen şekilde mutlak ticari davaya da sebebiyet vermediği ve taraflar arasında doğrudan hukuki ilişki bulunmadığı anlaşılarak söz konusu uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemeleri aracılığı ile görülüp sonuçlandırılması gerektiği değerlendirilmekle davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddi ile karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-
Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
-
Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
-
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.28/06/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09