SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/469 E. 2024/484 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/469

Karar No

2024/484

Karar Tarihi

10 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/469 Esas

KARAR NO : 2024/484

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 26/04/2024

KARAR TARİHİ : 10/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Değişik İş sayılı ihtiyati haciz kararı dayanak gösterilerek icra takibinin başlatıldığını, ancak takibe dayanak gösterilen ihtiyati haciz kararı incelendiğinde davacı müvekkili ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin mahkemece reddedildiğini, alacaklı taraf ihtiyati haczi talep eden sıfatıyla bunu bildiği halde, mahkeme kararına aykırı olarak söz konusu takibi başlatıldığını, o dönemde oğlu henüz yeni intihar düşünemediğinden, yani tamamen insani nedenlerle kendisine tebliğ edilen ödeme emrine itiraz edemediğini, müvekkilinin hakkındaki takibin kesinleştiğini, ihtiyati haciz kararında da belirtildiği gibi davacı müvekkili borçlu...Ve Tic. Adi. Kom. ŞTİ.'nin komanditer ortağı olduğunu, şirkette temsil yetkisi olmadığı gibi takip dayanağı çeklerde imzası ya da cirosunun da olmadığını, borçlu tüzel kişilerden ... Ve Tic. Müvekkilinin vefat eden oğlu ... tarafından işletilmekteyken, ...'ın intihar ederek vefat etmesi sonucu faaliyetine son verildiğini, bu şirketin % 99 hisse sahibi komandite ortak ... olduğunu, müvekkilinin ise % 1 hisseli komanditer ortak olduğunu, şirketi temsile tek yetkili ortağın ... olduğunu, bu nedenle müvekkilinin hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddedildiği halde kötü niyetli olarak başlatılan bu takipten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için işbu davanın açılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, yapılacak yargılama sırasında ispatlayacakları iddiaları uyarınca davalarının kabulü ile öncelikle, aleyhine yapılan haksız ve hukuksuz takip nedeniyle davacı müvekkilinin mağdur olmasının engellenmesi bakımından, takibin teminatsız olarak durdurulması için tedbir kararı verilmesini, davacı müvekkilinin İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasından dolayı davalı şirkete 540.211,62 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı ... A.Ş müvekkilin hakkındaki ihtiyati haciz talebi mahkemece reddedildiği halde, bu ihtiyati haciz kararına dayanarak yaptığı icra takibinde borçlu olmadığını bile bile müvekkilini borçlu olarak gösterdiğini, davalı şirketin müvekkili hakkında takip başlatırken tamamen kötü niyetle hareket ettiğini, elindeki çeklerden müvekkilinin imzasının olmadığını bildiği, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararda, müvekkilinin bu talep nedeniyle incelenen ticaret sicil kayıtlarına göre komanditer ortak olduğu, borçlardan sorumlu tutulamayacağı çok açıkça belirtilmişken işbu takibi yapmakta kötü niyetli olan davalı ... aleyhine, müvekkili lehine takip miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı hükmedilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ve... Karar sayılı kararı ile "Taraflar arasındaki uyuşmazlığa 6361 sayılı Kanun’un uygulanması gerektiği, davalı faktoring şirketinin dava konusu çekte yetkili hamil olup olmadığının tespiti için 6361 sayılı Kanun’un 9. Maddesi uyarınca usulüne uygun bir faktoring işleminin bulunup bulunmadığının tespitinin zorunlu olduğu, bu halde söz konusu hukuk davalarına bakmaya, finans mahkemesi sıfatıyla HSYK tarafından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin 2 nci bendi gereğince İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle anılan mahkemede davanın görülmesi gerektiğinden, mahkememizin görevsizliğine ve dava dosyasının İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verilmiş, dosya mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.

Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.

01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;

"Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,

"Dava şartı olarak arabuluculuk,

Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."

TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Aksinin kabulü halinde hem kanun koyucunun amacına aykırı yorum yapılmış olacak hem de uygulamada büyük bir kargaşa yaşanacağından mahkemece taraflar arasındaki davanın zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmüş,

Mevzuat bu hususta tetkik edildiğinde;

Dava şartı olarak arabuluculuk madde başlığı ile 6102 sayılı TTK nun,

MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)

(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

Mevzuat.gov.tr dipnotu itibari ile "28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." 8 no lu dipnot son değişikliğe temas etmiştir.

Menfi tespit ve istirdat davalarında da 7445 sayılı kanunun 31.maddesi ile iş bu dava türlerinini de zorunlu arabulucuya başvuru şartına bağlandığı, dolayısıyla bir dönem yargıtay ın salt menfi tespit için arabulucuk zorunlu değildir şeklindeki görüşününü de açık kanuni düzenleme ile artık tatbik sahasının kalmayacağı anlaşılmaktadır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 9.225,47 TL'den mahsubu ile kalan 8.797,87‬ TL'nin talep halinde davacıya iadesine,

  3. Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1 maddesine göre takdir ve tayin edilen 81.629,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

  4. Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,

  5. Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 10/06/2024

Katip ...

¸e-imza

Hakim ...

¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

maddeMenfi(KıymetliizmirEvraktanTespithükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim