İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1036 E. 2024/315 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1036
2024/315
24 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1036 Esas
KARAR NO : 2024/315
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gaziemir Belediyesi Hizmet Sınırları İçinde Ambalaj Atıklarının Kaynağında Ayrı Toplanması, Taşınması ve Değerlendirilmesi İmtiyaz Hakkının Kiraya Verilmesi işine ilişkin ihalenin en yüksek teklifi veren davalı şirket üzerinde kaldığını, ihale üzerine davalı şirket ile davacı arasında 07/10/2019 tarihli sözleşme imzalandığını, söz konusu işe ilişkin sözleşmenin bir yıl süreli olduğunu, bedelinin 955.000,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşme devam ederken davalı şirket tarafından verilen dilekçe ile sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle tek taraflı olarak fesh edildiğinin bildirildiği, dilekçenin verildiği 14/07/2020 tarihine kadar işleyen toplam 4 aylık kira bedellerinin iptali ile yatırılan 57.300,00 TL nakdi teminatın iade edilmesinin talep edildiğini, sözleşme konusu işin sözleşme tarihinden itibaren aralıksız olarak devam ettiğini, mücbir sebep nedeniyle feshin kabul edilmediğini, yüklenilen edimlerin yerine getirilmediği durumda ödenmeye n kira bedelleri için yasal işlem başlatılacağının ve sözleşmenin genel hükümlere göre tasfiye edilerek kesin teminatın gelir olarak kaydedileceğinin bildirildiğini, mücbir sebep koşullarının oluşmadığı ve sözleşime uyarınca yüklenilen edimlerin yerine getirmesi gerektiği bildirilmiş olmasına rağmen sözleşme konusu işin faaliyetine durduran davalı şirketin genel hükümlere göre tasfiye edilerek, kesin teminatı gelir kaydedildiğini ve ödenmeyen kira bedellerine ilişkin işlem başlatıldığını, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini ve icra takibine yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, İzir ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyasında ödeme emrine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiklerinden davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Taraflar arasında sözleşmenin tanzim edilip yürürlüğe girmesinden çok kısa bir süre sonra koronavirüsün tüm dünyayı etkisi altına aldığını ve 11 Mart 2020 tarihinde ise Dünya sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edildiğini, bunun üzerine ülkemizde bir çok önlem alındığını, hatırlanacağı gibi yaşamı ve ticari hayatı durma noktasına getiren bu süreç hemen hemen her sektörden küçük, orta ve büyük ölçekli tüm işletmelerin ve tacirlerin faaliyetlerini olumsuz yönde etkilediğini, yaşanılan sözkonusu süreçten davalı müvekkil şirketin de olumsuz etkilenmesi ve davacı belediye ile imzalanan sözleşme kapsamında mali, iktisadi, hukuki ve fili anlamda sözleşme hükümlerini yerine getirmesinin imkansız bir hal alması nedeniyle davacı belediyeye 14/07/2020 tarih ve 5418 sayılı yazı ile mücbir sebeple sözleşmenin feshine dair yazının tebliğ edildiğini, belediye ile yapılan sözleşmenin 12. maddesi gereği işin konusunun; Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, taşınması ve değerlendirilmesi olduğunu, sözleşme konusu işin yapılma yerinin ise Gaziemir Belediyesi ilçe sınırları içerisinde bulunan AVM. ler, okullar, tüm kamu kurum ve kuruluşları ile iş yerleri , apartmanlar vb. Yerler olduğunu, COVID 19 un yayılmasını önlemek amacıyla alınan tedbirler çerçevesinde ilk olarak 13 Mart 2020 tarihi itibariyle ülke genelindeki tüm okulların kapatıldığını, yine alınan tedbirlerin arttırılması ile AVM. lerin kapatıldığını, aynı süreçte iş yerlerinin de kapatıldığını, bu sebeplerden dolayı söz konusu sözleşmenin ifasının sürdürülmesinin beklenemeyeceği bir durum oluşturduğunu, müvekkili şirketin bu süreçte yaşadığı tüm zorluklara rağmen davacı belediye ile yapılan sözleşme kapsamında edimlerini yerine getirebilmek için faaliyetlerini sürdürmeye çalışmışsa da sokağa çıkma yasaklarının başladığı tarihten başlamak üzere toplanan ambalaj atıklarının tonaj olarak sözleşmeden öngörülen ve hedeflenen tonajın çok altında kaldığını tespit ettiğini ve durumu derhal davacı idareye bildirerek yapılan sözleşme kapsamında gerekli önlemlerin alınması talebinde bulunduğunu, ancak davacı belediye ile defalarca yazışma yapılmasına rağmen, davalı müvekkili şirketin edimini ifasında karşılaştığı bu imkansızlığın giderilmesi yönünde hiçbir önlem alınmadığını, hakkaniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olarak davalı şirketin tek taraflı olarak hizmet kirasını ödemesi talebinde bulunulduğunu, devam eden kiraların talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını ve şirketin mali açıdan büyük zarara uğrayacağını, Mart 2020 dönemi de dahil olmak üzere devam eden kiraların alınmaması talebinin şirket yetkilisince iletilmiş cevabi olarak bu hususta gereken kolaylığın sağlanacağı bunun için de belediye bünyesinde birim yöneticileri ve hukuk işleri bölümüyle gerekli görüşmelerin yapılıp müvekkili şirkete bilgi verileceğinin söylenmesine rağmen hiçbir olumlu adım atılmadığını, adeta müvekkili şirketi oyalanmak suretiyle devam eden ayların kirasının muacceliyet kazanmasının amaçlandığını, bu sebeplerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesinin talep etmiştir.
İzmir ...İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasının UYAP üzerinden mahkememize celp edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davacının hukuki olarak konumunun değerlendirilmesi gerektiği, davacının ticaret şirketi olmadığı ve tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin bu haliyle ticari ilişki olmadığı, uyuşmazlık konusu anlaşmanın tanzimi esnasında ve devamı süresince davacının tacir konumunda bulunmadığı , davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
-
Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1. c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
-
Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
-
6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,
-
Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,
-
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/04/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:41:39