İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/1101 E. 2024/243 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2019/1101
2024/243
21 Mart 2024
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/1101 Esas
KARAR NO : 2024/243
DAVA : Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
DAVA TARİHİ : 05/08/2019
BİRLEŞEN İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
2019/1013 ESAS 2020/20 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ : 31/10/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin), Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkilinin baba mesleği olarak 2004 yılından bu yana daha çok deniz ve kara araçları için özel tip klima ve deniz araçları için su üretim cihazları olmak üzere panel radyatör, ısıtma kazanı, boyler, su tankı, hidrofor, basınçlı kaplar, elektrikli su ısıtıcıları, hava menfezleri, pompa gibi ürünlerin imal, ithal veya ihracı ile iştigal ettiğini, müvekkilinin 2013 yılında aynı yerde, aynı konuda babasının işini devam ettirmek üzere bir şirket kurduğunu, yakın arkadaşı olan ...'u bu şirkete ortak ettiğini, yapılan işin sermaye ne kadar çok sermaye konulursa o kadar çok kazanç gerektiren bir iş olması nedeniyle yakın arkadaşı davalı ...'ı bu kişinin de yakın arkadaşı olan diğer davalı ...'yi dahil ederek 28/11/2013 tarihinde davalı... İklimlendirme ve Havalandırma Sis. San. Ve Tic. Ltd. Şti'ni kurduklarını, dava konusu şirketin ilk kurulduğunda ... dışındaki ortakların 3 yıl için yetkili müdür atandığını, sürenin dolması üzerine 19/04/2017 tarihinde... sayılı müdürler kurulu kararı ile aynı temsilcilerin münferit yetkisinin 19/04/2020 tarihine kadar uzatıldığını, bugüne kadar müdürlük görevini layıkıyla ifa eden müvekkilinin şirketten uzaklaştırılmaya çalışıldığını, çalışmasının engellendiğini, şirketteki masasından kaldırılmak suretiyle mobbing uygulandığını, müvekkilinin şirketi terk etmediğini, masası olmamasına rağmen şirkete emek ve hizmet vermeye devam ettiğini, çalışmalarını toplantı masasında sürdürdüğünü, şirketi temsile münferiden yetkili müdür olmasına rağmen şirket hesaplarına erişiminin kısıtlandığını, diğer ortaklar ve müdürler tarafından şirket hesabından gereksiz harcamalar yapıldığını, müvekkilinin kendi cebinden masraf yaparak katıldığı fuarda bulduğu müşteriyi dava konusu şirkete yönlendirdiği halde davalıların ... Şirketinin kendileri tarafından temin edilen müşterinin ismini dahi paylaşmak istemediğini, müvekkili tarafından geliştirilen ve hazırlanan ekte sunulan Kobi Gelişim Destek Programına yapılan 03/11/2017 başvuru tarihli "Deniz taşıtlarına özel, yüksek kalitede mobil klima üretimi ve ihracatı projesi" gibi şirketin kar etmesini ve gelişmesini sağlayacak proje ve fikirlerinin uygulanmasının hiçbir sebep göstermeksizin reddedildiğini, bu projeye göre dava konusu şirketin KOBİ desteğiyle "Solid Works" yazılımını 19.200,00 TL'si geri ödemesiz olarak Kosgeb tarafından karşılanmak kaydıyla 32.000,00 TL bedelle almasının öngörüldüğünü, projenin reddedilmesi üzerine şirkette gerçekten gerekli olan ve şirketin ihtiyacı olan bu programın satın alınmadığını, kopya yazılım kullanıldığı için şirketin bu yazılıma 129.800,00 TL ödemek zorunda bırakıldığını, şirketin kötü yönetilerek zarar ettirildiğini, müvekkilinin şirkete yararlı ve kar sağlayacak fikirlerinin engellendiğini, dava konusu şirketin müvekkilinin baba mesleği olduğunu, bu iş konusunda şirket içerisindeki en yetkin ve tecrübeli kişi olduğunu, müşteri portföyünün hemen hemen tamamının müvekkili tarafından oluşturulduğunu, müvekkilinin ...'un ve dolayısıyla fikirlerinin başarılı olması ve sermayedar ortaklara karşı kendisinin veya davalı ...'in mahcup olmaması için kendi şirket personelini dahi ...'a transfer ettiğini, sigorta primlerini kendi şirketinden ödediğini, buna rağmen müvekkilinin şirketten atılmaya çalışıldığını, şirkette müdür olduğu halde şirketin işleyişi ve yönetiminden haberdar edilmediğini, müvekkilinden gizlendiğini, şirketin davalılar tarafından kötü yönetildiğini, şirket içerisinde Genel Müdür sıfatına haiz ...'un aynı zamanda Arge Müdürü, Üretim Müdürü, Satış Müdürü, Satın Alma Müdürü, Pazarlama ve İK Müdürü olarak görev yaptığını, şu an ki ...'un her şeyi olma iddiasında olan ...'un müvekkilinin babasının yanında sigortalı çalıştığını, müvekkilinin adeta ortaklıktan çıkarıldığını, şirketin tek bir ortak-müdür tarafından yönetilmesinin mümkün olmadığını, şirketin bilanço ve defterlerinin geriye doğru incelendiğinde kötü yönetimin rakamlara da yansıdığı, dava konusu şirketin ileriye gitmek yerine yerinde saydığı, hatta geriye görüldüğünü, müvekkilinin diğer ortaklar tarafından uygulanan baskı ve mobbinge dayanamayıp şirket ortaklarının bulunduğu Whatsapp grubunda ortaklıktan çıkmak istediğini ancak herhangi bir dönüş alamadığını bu nedenle İzmir... Noterliğininin 28/03/2019 tarihli... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müdürlük görevinden istifa ettiğini ve şirketten çıkması için payının gerçek değerinin belirlenmesi ile ayrılma akçesinin belirlenerek kendisine ödenmesini talep ettiğini, şirketin diğer ortaklarının şirket yönetiminin her alanında görevli olmakla birlikte İzmir Noterliğinin 05/04/2019 tarihli... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile şirkete ait karar defterlerinin müvekkilinde olup olmadığı hususunda bilgi verilmesini müvekkilinden talep ettiğini, yetkili şirket ortaklarının şirketin karar defterinin nerede olduğunu dahi bilmediklerini itiraf ettiklerini, aynı cevabi ihtarnamede çıkma taleplerinin mesnetsiz olduğu, şirket esas sözleşmesinde çıkmanın şekle bağlandığının bildirildiğini, ayrıca şirkete ait internet sitesinin kendi çıkarları için kullanıldığını, söz konusu eylemin durdurulmasının talep edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin şirket ortağı ve müdürü olarak şirket internet sitesinin kendi çıkarları doğrultusunda kullandığı ve şirketle rekabet ettiği iddia edildiği halde müvekkili hakkında herhangi bir hukuki işlem yapılmadığını, işin 2004 yılından bu yana müvekkilinin babasından gelen bir iş türü olduğunu, müvekkilinin şirkette müdürlük görevini ifa ettiği için zaten şirket ile rekabet etmeme yükümlülüğü altında olduğunu, müvekkiline sürekli olarak mesnetsiz ve asılsız ithamlarda bulunulduğunu, davalının cevabi ihtarnamesine karşılık İzmir... Noterliğinin 12/04/2019 tarihli ... yevmiye nolu cevapları ile olağan genel kurul toplantısı düzenlemesi talepli ihtarname gönderildiğini, müdürlük görevinden istifa etmesinin davalı tarafından kabul edilmediğinin öğrenilmesiyle ihtarnamenin ulaştığı andan itibaren 15 gün içinde müvekkilinin ortaklıktan çıkma ve müdürlükten istifa taleplerinin değerlendirileceği gündemli genel kurulun toplanmasının talep edildiğini ancak davalı tarafından taleplerine cevap vermekten uzak ihtarnamenin gönderildiğini, müvekkilinin müdürlük görevinden istifa edene yani ihtarnamenin tebliğ edildiği 29/03/2019 tarihine kadar karar defterinin kendisinde olmasından doğal bir durumun olamayacağını, davalıya 29/03/2019 tarihinde tebliğ edilen ilk ihtarname dikkate alındığında müvekkilinin bozucu yenilik doğurucu bir işlem olan istifasının geçerli bir işlem olduğunu, 3. Kişiler nezdinde sonuç doğurabilmesi açısından ilanının gerektiğini ancak söz konusu tarihte müvekkilinin ortaklığı devam ederken müdürlük görevinin sona erdiğinin kabulünün gerektiğini bildirerek TTK 36/4 uyarınca şirkete ilişkin mevcut temsil yetkilerinin ihtiyati tedbir yoluyla dava sonuna kadar kaldırılmasına, davalı şirketi temsil için mahkemece resen kayyım tayin edilmesine, şirketin kötü yönetildiğinin ve davacının ortaklığa devam etmesinin kendisinden beklenemeyecek bir hal aldığını, bu ortamda şirketin kar etmesinin beklenemeyeceğinin tespitiyle davalı şirketin TTK 636 vd hükümlerine göre tasfiyesine, bu mümkün görülmediği takdirde davacının şirket nezdinde ki ortaklığına ait hisselerinin değer bedelinin ve ayrılma akçesinin tespitine, belirlenecek ayrılma akçesi ödenmek suretiyle öncelikle diğer ortakların hisselerinin davacıya devri ile davalı ortakların ortaklıktan çıkarılmasına, bunun da mümkün görülmemesi halinde davacının hissesini davalı ortaklara devri ile ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesi ile; İhtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın inandırıcılıktan uzak ve gerçeği yansıtmayan iddialarını kabul etmediklerini, davacının babasının mesleğini, ısıtma soğutma sistemleri ihmali ve ihracatı olduklarını iddia etmiş ise de babasının emekli olduğu dönemde emlak müşavirliği ile uğraşan kişi olduğunu, kendisinin de mühendislik eğitimi almadığının bilindiğini, davacının babasına kendisini sigortalı çalıştığı dönemde rekabet yasağını delmek adına muvazaalı olarak bir şirket kurdurup babası üzerinden ticaret yapmaya çalıştığını, davacı ve davalılardan...'un birlikte 2007 yılında ... Dış Ticaret Ltd. Şti.’ni kurduğunu ve bu firma üzerinden yurt dışı satışı yapmaya başladığını, ardından karlılığı arttırmak için üretim yapmak konusunda fikir birliğine varıp şirketin yeterli sermayesi bulunmadığından dolayı başka bir yapılanmaya gitmeye karar verilerek bu hususları gerçekleştirmek amacıyla diğer davalılar ile bir araya gelip davalı ... ile davalı ... tarafından sermaye koyma karşılığında ... Firmasının... ile ilgili tüm know-how, müşteri, ürün bilgi ve belgelerinin yeni kurulacak şirkete devredileceği, davacı ile davalılardan...ada çalışacağı konusunda mutabakat sağladıklarını ve bunun üzerine 19.11.2013 tarihinde Torbalı Ticaret Siciline kayıtlı ... İklimlendirme ve Havalandırma Sis San ve Tic Ltd. Şti.'nin kurulduğunu, şirketin kurulumundan itibaren davacının şirketin işleri ile ilgilenmek yerine çeşitli kişisel işlemlerini bahane ederek taahütlerini yerine getirmediğini ancak düzenli olarak maaş aldığını, daha sonra yapılan araştırmalarda öğrenildiği üzere bu süre zarfında diğer ortaklarından gizli bir şekilde kendi firması üzerinden ticaret yapmaya devam ettiğinin öğrenildiğini, bu süre zarfında ısrarla şirketin yeni işleri almasını engellediğini, her toplantıda iç piyasaya satış yapılması fikrine karşı çıktığını, bu dönemde bahse konu davranışların sebeplerini anlayamayan diğer ortakların davacının dışarıda ... firmasıyla kendisi adına iş yaptığını öğrendiklerini, davalı firma kurulmadan önce ortaklar tarafından ... firması'nın ... tarafından yapılan hiçbir iş ile ilgili hizmet sağlamayacağını ve kademeli olarak sektörden çekileceğinin mutabakatına varıldığını, davacının kendi kişisel planları doğrultusunda ... firmasının imkanlarıyla fuarlara katılıp bu fuar standlarında kendi ... firmasının reklamını yaptığını, her türlü müşteri ve imkanı kendi firmasına çevirdiğini, şirket olarak fuara katılmama kararı alınmasına rağmen gerekli iptal işlemlerini yapmayı atlaması sebebiyle şirketin fuar firmasına ceza ödemek zorunda dahi kaldığını, 2017 yılında davalı ...'in ... firmasının daha önceden varılan mutabakata aykırı davranışları ve davacı ...’ün şahsi menfaatlerini temin yönündeki düşünceleri sebebiyle ... Dış Ticaret şirketindeki %50 hissesini davacının eşine devretmek suretiyle şirket ortaklığından davacının baskılarına da dayanamayıp ayrıldığını, bahse konu ortaklıktan ayrılırken taraflar arasında 26.05.2017 tarihli protokol imzalandığını, buna göre ...’in bir kez daha ... İklimlendirme firmasının müşterileri ile temasa geçmemesi hususu ve ... firmasına geçen müşteriler ile iletişime geçmemesi hususunun deklere edilme ihtiyacının hissedildiğini, taraflar arasında imza altına alınan 25.05.2017 tarihli protokolde ise ... firmasının sahibi olduğu web sitesinde sadece “Mistral Blue “markalı ürünlerin reklam ve satışı yapılacağı hususunda anlaştıklarını, anlaşma gereği Mistral Blue markasının ürünlerini 10 yıl boyunca web sitesinde sergileneceği kabul olmakla birlikte ...'un ortaklıktan ayrılmasından sonra siteden... markasıyla ilgili bilgilerin kaldırıldığını, davalı şirketin davacının karşı çıkışlarına rağmen iç piyasaya hizmet verme yoluna girdikten sonra ticari hacminde olumlu gelişmeler ortaya çıktığı sırada davacı tarafından şirketin dış ticaret satış sorumlusu olarak ifa ettiği hizmet konusunda yetersizliğinin ortaya çıktığını, yerine şirkete maliyeti çok daha düşük olan bir satış sorumlusu istihdam edildiğini, ortaklar tarafından şirket ana sözleşmesinde yer alan hükümlere uygun olarak davacıya verilen maaşın kaldırılması konusunda karar verildiğini, bu kararın ardından davacı tarafından sabahın erken saatlerinde iş yerine girilerek şirket müşteri listesi ve projelerin kopyasının alındığını, şirket bilgisayarlarında veri alış verişi yapıldığını, şirkete ait belge ve dokümanları diğer ortaklardan kaçırırcasına ele geçirme yoluna gittiğini, bahse konu eylemlerin tespiti üzerine ise çeşitli bahanelerle ve kendisine mobing uygulandığı gerekçesi ile şirkete gelmeme yolunu seçtiğini, ardından şirket müdürlüğünden ayrılma yönündeki iradesini şifahen belirttiğini,... programları ile ilgili İzmir Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... D. İş sayılı dosyasından tespite geldiklerinde şirkette “solidworks” programının lisans dışı kullanımının tespit edildiğini, lisans sahibi firma tarafından uzlaşmak amacıyla şirketten 91.280,08 USD ücret talep edildiğini, davalı ... 'un uğraşları sonucu söz konusu rakamın 23.600-USD olarak 6 taksitle ödenmesi konusunda uzlaşma sağlandığını, söz konusu programların ne zaman ve ne şekilde yüklendiği konusunun ise şirket tarafından tespit edilememiş iken davacının bunu gerekçe göstermesinin manidar olduğunu, davacı tarafından şirkete ait karar defterinin alınarak saklandığını ve kendisine gönderilen ihtara rağmen halen yedinde tutulmaya devam ettiğini, davacı tarafından bu süre zarfında bankalara gidilerek şirket ortaklarının bankalara vermiş olduğu kişisel kefaletlerinin ortadan kaldırmaya çalışıldığını ve bankalar gözünde şirketin itibar kaybına neden olduğunu, imzaladığı protokole rağmen ... Dış Ticaret firması ile davalı şirket müşterilerine teklifler attığını, internet sitesini kullanım amacına aykırı kendi kişisel reklamı için kullandığını, davalı şirkete ait “bbb” markası ile aynı sınıfta faaliyet gösteren “...” markasının tescili için Türk Patent Enstitüsüne bbb numaralı başvuruyu yaptığını ve ... firmasıyla ilgili karar alınmasını engelleyip gerekirse ticari faaliyetlerini sekteye uğratarak Kayyum atanması ya da şirketin feshi yolu gibi kendi şirketiyle tüm müşterileri yeni markasıyla ele geçirme amacıyla hareket ettiğini ve etmeye de devam ettiğini, TTK'nun 613. Maddesinin şirket ortaklarının şirkete karşı yükümlülüklerini düzenlediğini, buna göre her ortağın sır saklama konusunda yükümlülüğe sahip olduğunu, ortakları şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamayacaklarını, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamayacaklarını, şirket tarafından “bbb” markası için Türk Patent Enstitüsü nezdinde bbb numarası ile 20.05.2014 tarihinde başvuru yapıldığını ve 11.03.2015 tarihinde tesciline karar verildiğini, nice sınıflandırılmasında yer alan 11. Sınıfta tescil edildiğini ve şirket tarafından kullanıldığını, davacının başvurusunu yaptığı ... Dış Ticaret şirketi tarafından tescili talep edilen “...” markası yine aynı nice sınıfı ve bire bir aynı mal ve hizmetleri içerdiğini, Kanun'un 626/f.1 hükmünde, müdürlerin ve yönetimle görevli diğer kişilerin görevlerini özenle yerine getirme ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözetme borcu altında olduğunun düzenlendiğini, davacının müdürlük görevini yerine getirirken yasanın aradığı hiçbir şart ve kurala riayet etmediğini, şirket yerine kendisini düşünerek hareket ettiğini bildirerek davacı tarafından haksız olarak yedinde bulundurulan şirket karar defterinin mahkemeye celbinin istenmesine, haksız ve yersiz olarak müvekkilleri aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile ; İş bu davada davacının talepleri arasında her bir ortağın ayrılma akçesinin tespiti ile şirketten çıkma / çıkarılma, dolayısıyla bir alacak talebi söz konusu olduğundan davalı şirket ortaklarına karşı dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunluluğu olduğunu, davalının müvekkili yönünden dava açmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunluluğunu yerine getirmediğinden dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın konusu itibariyle sadece davalı şirkete yönetilmesi gerektiğini, şirket ortağı olan müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, esas yönünden haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ve davalılardan ...'un 2007 yılında ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'ni kurduklarını ve yurt dışına satış yaparak faaliyetlerini sürdürdüklerini, bir süre üretim yapmaya karar vermişlerse de sermayeleri bulunmadığından ortak arayışına başladıklarını, bu nedenle müvekkiline ulaşıldığını ve 19.11.2013 tarihinde davalılardan ..., ..., ... ve davacı ...'ın birlikte özel amaçlı endüstriyel iklimlendirme ürünleri üretimi yapmak üzere, diğer davalı ... İklimlendirme Havalandırma Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. Şti'ni kurduklarını, müvekkilinin başka şirketlerde ortaklığı ve yönetim kurulu üyeliği bulunduğundan, davalı şirkete sermaye koymak suretiyle girişimcilik adına yatırım yaparak hissedar olduğunu ve ortaklar kurulunda bulunduğunu, müvekkilinin davalı şirkette müdür sıfatı ve imza yetkisi bulunmamakla birlikte, şirket kurulduğundan beri yapılmakta olan ortaklar kurulu toplantılarında bulunarak şirketin gidişatını izleme ve gerektiğinde fikir ve önerilerde bulunma rolünün devam ettiğini, davalı şirket kurulurken ortaklar arasında varılan mutabakat gereği, davalılar ... ve ...'ın şirkete nakit sermaye koyması karşılığında ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin Marin Klima ile ilgili know-how, müşteri, ürün bilgi ve belgesinin ... İklimlendirme Havalandırma Sistemleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne devredileceğini, ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin yeni kurulacak ... şirketi ile aynı alanda faaliyette bulunmayacağını ve sektörden kademeli olarak çekileceğinin belirlendiğini, davacının davalı şirkette her bir ortağın istediği kararı uygulatmaya çalıştığı, diğer ortağa mobbing uygulandığı, şirketin kötü yönetildiği iddialarının asılsız olduğunu, TTK 626. maddede şirket müdürleri için getirilen özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet etmeme yasağı bulunan şirket müdürü davacının ortağı olduğu ... şirketi üzerinden davalı şirketin faaliyet alanına girerek TTK 626. maddeye aykırı davrandığını, bu durumun öğrenilmesiyle davalı şirketin yeni işler almasını ısrarla engelleme ve her toplantıda yurt içi satış yapılmasına karşı çıkmasının gerçek nedeninin anlaşıldığını, davacının karar defterine el koyması, ardından sözlü taleplere rağmen şirkete teslim etmemesi, İzmir ... Noterliği'nden keşide ettiği 28.03.2019 tarihli ihtarname ile müdürlük görevinden istifa ettiğini bildirdiği halde hala defteri elinde tutması, davalı şirket tarafından İzmir... Noterliği'nden keşide edilen 05.04.2019 tarihli, ... yevmiye no.lu ihtarnamede Genel Kurul Karar Defterininin iadesi istendiği halde, halen daha karar defterini şirkete vermemesi nedeniyle şirketin bir yıla yakın zamandır alınan kararları karar defterine işleyemediğini, müdürlük görevinden istifanın ticaret sicil müdürlüğüne tescil ettirilmesi için karar defterine işlenmesi gerektiğinden istifanın dahi işleme konulamadığını, davacının karar defterine 1 yıldır el koymuş bulunması karşısında davacının kötü niyetli olduğunu, dürüst davranma ve iyi niyet başlığı altındaki TMK'nun 2. Ve 3. Maddelerine açıkça aykırı davranarak şirket karar defterine el koyup, müdür sıfatıyla TTK 626. Maddeye aykırı davranışta bulunarak ortağı olduğu diğer bir şirket üzerinden davalı şirketle rekabete giren davacının bu fiillerinden dolayı davalıları sorumlu tutmasına ve kusurundan hareketle kendi lehine hak çıkarmasına hukuk düzeninin cevaz vermeyeceğini, kötü niyetli davanın esastan reddi gerektiğini, şirketin kötü yönetildiği iddiasının asılsız olduğunu, şirketin halen tek imza ile temsil yetkisi bulunan iki müdürünün bulunduğunu, şirket faaliyetlerinin sürdürüldüğünü, davacının delil olarak sunduğu, şirketin Kosgeb proje başvuru dosyasında kendi imzasının olmasının şirket çalışmalarının içinde kendisinin de olduğunu gösterdiğini, KOSGEB projelerine her yıl binlerce başvuru yapıldığını ve bunların önemli bir bölümü projeye hak kazanmadan elendiğini, davacının TTK 626. maddesinde şirket müdürleri için getirilen özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet etmeme yasağına aykırı davranmasının bu durumun öğrenilmesinin ardından, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin... E. sayılı dosyasından yapılan tespitte ''solidworks'' programının lisanssız kullanıldığının saptandığını, söz konusu programın nasıl ve ne şekilde yüklendiği hususunun şirket tarafından saptanamamışken, bunu davacının haklı bir gerekçe olarak göstermeye çalışmasının da dikkat çekici olduğunu, kaldı ki şirket yetkilisi ...'un uğraşları sonucu lisans sahibi şirket ile uzlaşmaya varılarak şirket menfaatine uygun çözüme gidildiğini, şirketin tüm iş ve işlemlerinde karar alma ve yönetim süreçlerinde hiçbir sorun olmadığını, geçici hukuki koruma talep eden davacının TTK 626. maddede şirket müdürleri için getirilen özen ve bağlılık yükümlülüğü ile rekabet etmeme yasağına aykırı davrandığını, şirkete kayyum atanmasını gerektirecek bir durum olmadığını, davacının bir yıla yakın zamandır karar defterine el koymuş olması sebebiyle, davacının istifası dahil davalı şirketin ortaklar kurulunda alınan hiçbir karar işlenemediğinden şirketin faaliyetlerinin aksadığını, bu nedenle şirketin hukuki açıdan zor durumda kalması karşısında TTK 636/4. maddesinde yer alan ''Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli tedbirleri alır.'' hükmü gereğince karar defterinin dosyaya ibrazı için kesin süre verilmesini ve dosyaya ibraz edildiğinde davalı şirkete teslimine karar verilmesini talep ettiklerini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Karar sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesi ile ; Davacı şirketin 19.11.2013 tarihinde ısıtma soğutma ve iklimlendirme alanlarında faaliyet göstermek amacıyla; ... % 25,5,... %25,5,... %24,5 ve ... %24,5 hisse nisabıyla kurulduğunu, ... dışındaki ortakların 3 yıl için yetkili müdür olarak atandıklarını, davalı tarafından şirket işleyip ve yöntemine ilişkin sistemli olarak sıkıntılar yaratıldığını, davalının şirketin yeni işler almasını ısrarla engellediğini, her toplantıda piyasaya satış yapılması fikrine karşı çıktığını, bu dönemde bahse konu davranışların sebebinin anlayamayan diğer ortakların davalının ortağı olduğu ....Şirketi üzerinden kendi adına iş yaptığını öğrendiklerini, davalının belirtilen eylemlerinin TTK'nun 613.maddesinde belirtilen ortaklık yükümlülükleri ile TTK'nun 623. maddesine belirtilen şirket müdürlüğü yükümlülüklerinin ihlali niteliğinde olduğunu, ayrıca davalının davacı şirketin imkanları ile fuarlara katılmasına rağmen stantlarda ....Şirketinin reklamını yapıp müşterileri kendi firmasına çevirdiğini, şirket olarak fuara katılmama kararı alınmasına rağmen gerekli iptal işlemlerini yapmayı atlaması nedeniyle şirketin fuar firmasına ceza ödemek zorunda kaldığını,2017 yılının ortalarında ...'un ... firmasının daha önceden varılan mutabakata aykırı davranışları ve davalının şahsi menfaatlerini temin yönündeki düşünceleri sebebiyle ... şirketindeki % 50 hissesini ...'ın eşine devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrıldığını, bahse konu ortaklıktan ayrılırken taraflar arasında 26.05.2017 tarihinde taraflar arasında protokol imzalandığını buna göre ile ...'in bir kez daha davacı şirketin müşterileri ile temasa geçmemesinin ve ... firmasına geçen müşterileri ile iletişime geçmemesi hususunun deklare edildiğini, yine taraflar arasında imzalanan 25.05.2017 tarihli protokolde ise ... firmasının sahibi olduğu web sitesinde sadece "..." markalı ürünlerin reklam ve satışının yapılacağı konusunda anlaşıldığını, davalının karşı çıkışlarına rağmen davacı şirketin iç piyasaya hizmet verme yoluna girdikten sonra ticaret hacminde olumlu gelişmelerin ortaya çıktığını, bu sırada davalının dış ticaret satış sorumlusu olarak ifa ettiği hizmetin yetersizliğinin anlaşıldığını ve davalının yerine maliyeti çok daha düşük bir satış sorumlusunun istihdam edildiğini, davalının üzerine düşen hizmetleri ifa etmeyen, şirketi zarara sokan hareketleri nedeniyle şirket ana sözleşmesindeki hükümlere uygun olarak davalıya verilen maaşın kaldırılmasına karar verildiğini, bu kararın ardından davalının iş yerine gelerek müşteri listesi ve projelerin kopyasını alıp,şirket bilgisayarlarda veri alışverişi yaptığını, şirkete ait belge ve dokümanlar ile karar defterini ele geçirdiğini, bahse konu eylemelerin tespiti üzerine kendisine mobbing uygulandığı gerekçesi ile şirkete gelmediğini, ardından müdürlükten ayrılma iradesini şifahen belirttiğini, davalının ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona ermesine kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, tavır ve tutumları ile huzursuzluk yaratıp ortaklık ilişkisini çekilmez hale getirdiğini, karar defterini yedinde elinde tutması nedeniyle şirketin işleyişine sekte vurduğunu,konu ile ilgili c.Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu,davalının çektiği ihtarname ile müdürlük görevinden istifa ettiğini bildirdiğini, karşı ihtarname ile karar defterinin iadesinin istendiğini ancak defterin iade edilmediğini, bu nedenle istifasının deftere işlenip işleme konulamadığını, bu durumu da çıkarları doğrultusunda kullanıp şirketin itibar kaybına neden olduğunu, protokole rağmen davacı şirketin müşterilerine teklifler attığını, ... markasının tescili için başvuruda bulunduğunu, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyasında şirketin feshi ve kayyum atanması talepli dava açtığını, davacı şirketin mevcut durumun iyileştirilmesine ve kuruluş amacına uygun şekilde faaliyetini sürdürmeye devam etmesine engel olan davalının ortaklıktan çıkarılması gerektiğini bildirerek davalının payının reel değerinin ve ayrılma akçesinin tespiti ile davalıya ait payın ortaklara devri sureti ile davalının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesi ile; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin...esas sayılı dosyası ile davalının şirket nezdindeki payının reel değerinin ve ayrılma akçesinin tespiti ile davalının payının diğer ortaklara devri suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, konuyla ilgili derdest bir dava varken yeniden bir dava açıldığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinin talep edildiğini, davacı şirkete ait ana sözleşmede ortakların haklı sebeple şirketten çıkarılmasına yönelik bir düzenleme bulunmadığını bu sebeple ortaklıktan çıkarılma davası açılabilmesi için TTK 621/1-h maddesi gereğince genel kurulda temsil edilen oyların en az 2/3'ünün ve oy hakkı bulunan sermayenin tamamının salt çoğunluğu ile mahkemeye başvuru kararının alınmasının şart olduğunu,dava açılmadan önce müvekkilinin ortaklıktan çıkarılması konusunda alınmış bir genel kararın bulunmadığını, davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini, dava dilekçesinde yer alan iddiaların haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin baba mesleği olarak 2004 yılından beri başa klima ve su üretim cihazları olmak üzere boyler, su tankı,hidrofor,basınçlı kaplar,hava ızgaraları gibi ürünlerin imal,ithal ve ihracı ile iştigal ettiğini,müvekkilinin 2013 yılında aynı yerde, aynı konuda babasının işini devam ettirmek üzere bir şirket kurduğunu, yakın arkadaşı ...'u bu şirkete ortak ettiğini, yapılan işin sermaye gerektirmesi nedeniyle yakın arkadaşı olan ...'ı, bu kişinin de ...'yi dahil ederek davacı şirketi kurduklarını, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin babasının şirket kurulmadan çok daha eski tarihten beri aynı alanda kendi adına faaliyet gösterdiğini,davacı şirketin 2013 yılında kurulduğunu, aradaki sürede ortaklardan ... ile müvekkilinin müvekkilinin babasının işletme adı olarak kullandığı ... Dış Ticaret'i kurarak tüzel kişilik haline getirdiğini ve müvekkilinin babasının bilgi birikimi, sermayesi, müşterileri ve ... dış Ticaretin piyasadaki ismi ile bu şirket üzerinden devam ettiğini,2013 yılında kurulan ... şirketinin kurulmasından sonra yalnızca müvekkili değil müdürlerden ...'un da dava dışı ... Limited Şirketi’nin ismini ve piyasadaki tanınmışlığını kullanarak ... adına ticaret yapmaya devam ettiğini, ...'un piyasada yeni olması ve ...'in 2005 ten beri piyasada olması karşısında müşteriler ile dava dışı şirkete ait e posta adresi üzerinden iletişim kurup ...'un satışlarını dahi bu e posta adresi üzerinden gerçekleştirdiğini, müvekkilinin de aynı şekilde davrandığını, müvekkilinin ... sebebiyle tanınmasını kullanarak davacı şirkete müşteri yönlendirdiğini, davacı tarafın iddiasının aksine know-how, müşteri, ürün bilgisi vs. gibi aktarımların yapılacağına ilişkin herhangi bir mutabakat belgesinin olmadığını, müvekkilin kendi imkanlarını kullanarak fuarlara gittiğini, ortaklığı boyunca taahhüdüne uygun davrandığını, ... adına yaptığı satışlarda bile ...’in tanınmışlığını kullanarak ...'un piyasada tanınmasını sağladığını, müvekkili tarafından geliştirilen ve hazırlanan Kobi Gelişim Destek Programı’nın hiçbir sebep göstermeksizin reddedildiğini, şirkete gerekli olan programın satın alınmadığını, kopya yazılım kullanıldığını, şirketin bir taraftan kötü yönetilerek zarar ettirildiğini, diğer yandan müvekkilinin şirkete yararlı ve kâr sağlayacak fikirlerinin engellendiğini, müvekkiline doğrudan şahsına yönelik olumsuz hareketlerle şirketten ayrılmayı düşünmesinin sağlandığını, müvekkilinin bırakıp gitmesi için baskı yapıldığını, ...’un 2017 tarihinde müvekkilinin yaptığı baskılar sonucu hissesini devretmesi iddiasının gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin 2016 yılından itibaren şirketten maaş adı altında herhangi bir ödeme almadığını, müvekkilinin ortağı olduğu .... Şirketinin davacı şirket ile haksız rekabet içinde olmadığını, aksine ürün alım-satım ilişkisinin devam ettiğini, her iki şirketin ticaretini yaptığı metaların farklı olduğunu, karar defterinin müvekkili tarafından ele geçirildiği iddiasının çelişkili olup gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin diğer ortaklar tarafından uygulanan baskı ve mobbinge dayanamayıp, şirket ortaklarının da bulunduğu Whatsapp grubundan ortaklıktan çıkmak istediğini bildirmesine rağmen herhangi bir geri dönüş alamadığını, bu nedenle müdürlük görevinden istifa ettiğini ve şirketten çıkması için payının gerçek değerinin belirlenmesi ile ayrılma akçesinin tespit edilerek kendisine ödenmesi talepli ihtarname çektiğini, talebinin kabul edilmediğini, bunun üzerine İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... esas sayılı dosyası ile dava açılmasından sonra müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasının talep edildiğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın usulden ve esastan reddine, dosyanın İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin...1 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesine ekli İzmir... Noterliğinin 28/03/2019 tarih... yevmiye nolu ihtarnamesinde keşidecinin davacı, muhatabın davalı şirket olduğu, davacının şirketteki müdürlük görevinden istifasının bildirimi ve ortaklık payının gerçek değerinin tespiti ile ayrılma akçesinin tespit edilerek ödenmesine yönelik olarak keşide edildiği; İzmir ... Noterliğinin... yevmiye nolu ihtarnamesinde keşidecinin davalı şirket, muhatabın ... olduğu ve davacı tarafından keşide edilen 28/03/2019 tarihli ihtarnameye cevaben düzenlendiği ve şirkete ait genel kurul karar defteri hakkında bilgi verilmesinin de istendiği; İzmir... Noterliğinin 12/04/2019 tarih... yevmiye nolu ihtarnamesinde keşidecinin davacı, muhatabın davalı şirket olduğu, karar defterinin davacı uhdesinde olduğu ve açılış - kapanış tasdiklerinin yapılarak defterin genel kurul toplantısında teslim edileceğinin bildirildiği ve olağan genel kurul toplantısı düzenlenmesinin talep edildiği, İzmir ... Noterliğinin 18/04/2019 tarihli ihtarnamesinde keşidecinin davalı şirket, muhatabın davacı olduğu ve 12/04/2019 tarihli ihtarnameye cevaben düzenlendiği belirlenmiştir.
Birleşen dosyada dava dilekçesine ekli 25/05/2017 tarihli protokol örneğinin incelenmesinde, 25/05/2017 tarihli protokolün ... Dış Tic. Ltd. Şti. İle ... arasında düzenlendiği, ... Dış Tic. Ltd. Şti.'in sahibi olduğu web sitesinde sadece Mistralblue marka cihazların tanıtımını yapacağı bunun dışında herhangi bir ürün tanıtımını yapmayacağı hususunda 26/05/2017 tarihli protokolün ... Dış Tic. Ltd. Şti., ... ve ... arasında düzenlendiği, ... Dış Tic. Ltd. Şti. Veya ...'ın ... hisselerini devrettikten sonra ... Dış Tic. Ltd. Şti. Müşteri olmuş veya olmamış ... İklimlendirmenin üretmekte olduğu klima cihaz müşterisi olabilecek herhangi bir firma ile ticari temasta bulunmayacağı, ...'un izni dahilinde izin verilen firma ile temasta bulunabileceği, ... veya herhangi bir bağlantısı olduğu şirket ve şahsıların ...'un hisselerini devrettikten sonra ...'in geçmişte fatura kesmiş olduğu firmalarla temasta bulunmayacağı, ... İklimlendirme'nin üretmekte olduğu ürünler ile ilgili müşterilerin bu kuralın dışında olduğu, ... Dış Ticaretin izni halinde ...'un izni ile temasta olunabileceği hususunda düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 12.09.2019 tarihli ara kararı ile davacı tarafın kayyım tayinine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı şirkete ait karar defterinin davacı tarafta olduğu bildirildiğinden Mahkememizin 25.12.2019 tarihli arar kararı ile davalı şirkete ait karar defterinin fotokopisi dosyaya ibraz edilmek suretiyle davalı şirkete iadesine yönelik TTK 636/4 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
...n sicil dosyası örneği celbedilerek dosya içine alınmış,şirketin 19.11.2013 tarihinde sicile tescil edildiği, şirket ortaklarının % 25,50 hisse ile ...,% 25,50 hisse ile ..., %24,50 hisse ile ..., %24,50 hisse ile ... oldukları belirlenmiştir.
Dava dışı ... Dış Ticaret Limited Şirketinin sicil dosya örneği celbedilerek dosya içine alınmış, adı geçen şirketin 12.01.2007 tarihinde sicile tescil edildiği belirlenmiştir.
Birleşen dosyada davacı tarafa birleşen dosyada davalının şirket ortaklığından çıkartılası talebi yönünden alınmış genel kurul kararını ibraz etmek üzere duruşma gününden 2 hafta öncesine kadar kesin süre verilmesine, aksi halde davanın usulden reddine karar verilebileceği hususunun ihtarına karar verilmiş; birleşen dosyada davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 20/03/2020 tarihli davalı şirketin 2019 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde gündemin 8. Maddesiyle ortaklardan ...'ın haklı sebeplerden dolayı ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin karar verildiği belirlenmiştir.
İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasında davacının ... Davalının ... ,davanın davalı şirketin 18.02.2020 ve 20.03.2020 tarihli genel kurul toplantısının ve toplantıda alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitine,aksi halde 20.03.2020 tarihli genel kurulda alınan 2,3,4,6 ve 8 numaralı kararların batıl olduğunun tespitine ,aksi halde 2,3,4,6 ve 8 numaralı kararların iptaline karar verilmesi talepli olarak açıldığı ve Mahkememiz dosya sonucunun beklendiği anlaşılmıştır.
İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... D.İş sayılı dosyasında tespit talep eden tarafın dava dışı...Corpodation,karşı tarafın ... İklimlendirme ve Havalandırma Sistemleri San.ve TicLtd.Şti olduğu Solidworks yazılımı ve versiyonlarının kurulu ve yüklü olup olmadığının tespitinin talep edildiği dosyaya 19.10.2018 tarihli bilirkişi raporunun verildiği belirlenmiştir.
Türkiye Patent ve Marka Kurumundan gönderilen cevabi yazıdan "..." markasının davalı şirket adına 11.03.2015 tarihinde "Ikarus"markasının 17.09.2019 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Taraf tanıkları dinlenmiş, mahallinde keşif yapılarak mali müşavir,nitelikli hesap uzmanı, makina mühendisi ve elektronik mühendisi marke ve patent bilirkişi kurulundan rapor alınmış,dosyaya verilen 16/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 19.11.2013 tarihinde kurulmuş olan davalı firma ... İklimlendirme ve Havalandırma Sis San ve Tic Ltd Ştinin mekanik Tesisat ve Doğalgaz tesisatı meslek grubunda deniz iklimlendirme Cihazlarının imalatı konularında hizmet vermekte olan firmanın dava tarihi itibariyle makina temalı mal varlığının 206.680,39 TL hesaplandığı, 31.12.2021 tarihli kayıtlı değerlerine göre öz varlığının 1.405.159,66 TL, reel değerleme sonrası öz varlığın 1.338.055,58 TL olduğu, davalı firmanın "..." markası için Türk Patent Kurumu'na 20.05.2014 tarihinde ... numarası ile başvuru yapıldığı ve 11.03.2015 tarihinde tescil edildiği, koruma kapsamında ise Nice Sınıflandırmasında yer alan 11. Sınıf emtiaları “Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri) ısıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil, iklimlendirme ve havalandırma cihazları, soğutucular ve dondurucular, pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar (elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları dahil) sıhhi tesisat, vitrifiye ürünleri, musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, evyeler, lavabolar, su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı, tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak (termoforlar), akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor soğutma tesisatı, pastörize ve sterilize yaygıları ısıtıcıları, sıcak su torbaları kombinasyonları, sanayi tipi pişirme, kurutma ve edici makineler,” bulunduğu, davacı ve davalılardan ...'un 2007 yılında kurmuş oldukları ...Dış Ticaret Limited Şirketi adına 22.05.2019 tarihinde başvurusu yapılarak 17.09.2019 tarihinde...tescil numarası ile tescil edilen "..." markasının yine aynı Nice sınıfı ve bire bir aynı mal ve hizmetleri içermekte olduğu, lakin "Mistal Blue" markası ile "..."un aynı sınıflarda olsa da birbirleri ile iltibasa yol açacak kadar benzer olmadıkları, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmayan markalar olduğu ama aynı sınıflarda olması bakımından "..." markası ile de her iki firmanın ürettiği aynı ürünlerin klima v.b. üretiminin yapılabildiği, somut olayda davalı ... İklimlendirme Ltd Şti'nin az sayıda ortaktan oluştuğunun görüldüğü, yine bu ortaklar arası uyuşmazlıklar nedeniyle tüzel kişiliğin ve ortaklığı oluşturan birlikte çaba gösterme unsurunun ağır şekilde zedelendiğinin görüldüğü, davacı ...'ın davalı şirketteki pay oranlarının 49 adet hisse oranında bulunması halinin de şirketin kendi paylarını iktisabında öngörülen %10 ve önemli hallerde %20 oranı sınırlarında bulunduğunun görüldüğü, davacının şirketten çıkarılması halinde dahi özellikle tek kişi ile limited şirket kuruluşunun mümkün kılınmasına ilişkin yasal düzenlemenin ardından kalan diğer ortaklarla şirketin tüzel kişiliğinin devamının mümkün olacağının görüldüğü, tüm bu devirler dikkate alındığında mahkemece şirketin feshine neden olacak haklı nedenlerin bulunduğu sonucuna varılırsa bu değerin heyetlerindeki teknik bilirkişilerce yapılan hesaplamalar esas alınarak yapılan mali değerlemede şirketin bir hissesinin kayıtlı rayiç bedelinin 6.690,28 TL, 6.690,27 x 49 adet = 327.823,72 TL, davacı ...'ın 31.12.2021 tarihi itibariyle sahibi olduğu hisse değerlerinin toplamı olduğunun tespit edildiği, bu tespite göre davacının 49 adet hisse oranındaki pay karşılığının 327.823,72 TL'ye karşılık geldiği, Mahkemece davacıların şirketin feshi taleplerinin yerinde olduğu sonucuna varılırsa; Çıkma payının hesaplanmasında karar tarihine en yakın şirket rayiç değerinin esas alınması gerektiği ve bu durumda 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı ...'ın sahibi olduğu hisse değerleri toplamının 327.823,72 TL'ye karşılık geldiği, Mahkemece davacıların şirketin feshi taleplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılırsa davanın reddine karar verileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilirkişilerden taraf itirazlarının irdelenmesi yönünde alınan 20/02/2023 tarihli ek raporda; Mekanik Tesisat ve Doğal Gaz Tesisatı Meslek Grubunda Deniz İklimlendirme Cihazlarının (klimalar) imalatı konularında hizmet vermekte olan firmanın 30/06/2022 tarihi itibariyle mizan kayıtlarında yer alan stokları, ticari malları, tesis makine ve cihazı ile demirbaşları dahil tüm ayni değer taşıyan mal varlıklarının tek liste halinde adet/miktar,özellik ve niteliklerine ve evrak üzerinden yapılan değerlendirilmelerine istinaden rayiç değerlerinin tespit edildiğini, söz konusu değer tespitlerinin pazar yaklaşımı ve maliyet yaklaşımı baz alınarak pazar değeri belirtilmiş makine temalı menkuller için takdir edilen değerlerin ilgili makinenin bulunduğu gayrimenkul üzerinde kullanılması için belirtildiği, başka bir yere taşınmaları veya tekil satış durumunda farklılıklar gösterilmesinin kaçınılmaz olduğu, 30/06/2022 tarihi itibariyle mizan kayıtlarına göre şirketin mal varlığının 1.004.463,64 TL olduğunun hesaplandığı, 30/09/2022 tarihli kayıtlı değerlerine göre öz varlık hesabının 1.525.409,08 TL reel değerleme sonrası öz varlık hesabının 1.885.008,48 TL olduğu, 16/05/2022 tarihli raporda İzmir Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı kararında ... İklimlendirme Ltd. Şti.nde kullanılan bilgisayarlarda 5 adet solidwords premium 2017x64 sürüm künye adına sahip yazılımın çalışır vaziyette bulunduğu ancak bunlara ilişkin faturaların sunulmadığının tespit edildiği, dava konusu programın orijinal sitesinde 2017 anahtar kelimesi ile arama yapıldığında herhangi bir ücret verisine rastlanmadığı, söz konusu sürüm programının 5 adet bilgisayarda yüklü olduğu için lisans değerinin 2016 yılının 6 ay öncesi olduğu ve firmanın faturasını ibraz edemediği için mevcut fiyatlar örnek alınarak 2022 için ortalama 4.500 dolar tuttuğu, buna göre tutarının 85.000,00 TL civarında olduğunun hesaplandığı, ...markalarının 2014 tarihinde tescil edildiği, o zamandan dava sürecine kadar piyasada imalat ve satış için kullanıldığı, hesaplanan geçmiş yılların karı 1.169.706,091 TL ila dönem karı 135.452,75 TL toplamında 1.305.158,841 TL, söz konusu markalarında kullanılarak kar edildiği, piyasada 2014 tarihinden beri yer edildiği için de markaların bu kazanca katkısının söz konusu olduğu, markaların 2019 dava sürecine kadar 6 yıl piyasada isim yaptığı hesaba alındığında markaların toplam değerinin ortalama 100.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı, rayiç değer üzerinden yapılan hesaplama neticesinde davalı şirketin beheri 25.500,00 TL değerinde 200 paya ayrılmış olup, 100.000,00 TL tamamı ödenmiş olan sermayesinin bulunduğu, 30/12/2022 tarihli reel değerlemeler sonrası bir hissenin kayıtlı rayiç değerinin 9.425,04 TL olup davacının 30/09/2022 tarihi itibariyle hisse değerleri toplamının 461.827,07 TL olduğu, birleşen dava bakımından haklı sebeple ortağın şirketten çıkarılması için ön koşulun öncelikle ağırlaştırılmış nisaplarla ortağın çıkarılması ve bu yönde dava açılması için genel kurul kararı alınması yine bu yönde ana sözleşmede hükümlerin varlığının arandığı, birleşen davanın davacısı tarafından dosyaya sunulan 20/03/2022 tarihli genel kurul kararının dava tarihi 31/10/2019 tarihinden sonra alındığı, söz konusu kararın ağırlaştırılmış nisaba tabi olup sunulan kararda esas sermayenin salt çoğunluğu ve temsil edilen oyların 2/3 koşulunun bulunmadığının görüldüğü, yine şirket ana sözleşmesinde ortağın haklı nedenle çıkarılmasına konu olan düzenlemelerin bulunmadığının sabit olduğu, şirketin ortağın çıkarılması talebi kararının sunulmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tarafların bilirkişi ek raporuna itirazlarının irdelenmesi yönünde bilirkişi heyetine iklimlendirme konusunda uzman bir bilirkişinin katılımıyla alınan 22/12/2023 tarihli ek raporda ise ;Mekanik Tesisat ve Doğal Gaz Tesisatı Meslek Grubunda Deniz İklimlendirme Cihazlarının (klimalar) imalatı konularında hizmet vermekte olan firmanın 30/06/2022 tarihi itibariyle mizan kayıtlarında yer alan stokları, ticari malları, tesis makine ve cihazı ile demirbaşları dahil tüm ayni değer taşıyan mal varlıklarının tek liste halinde adet/miktar,özellik ve niteliklerine ve evrak üzerinden yapılan değerlendirilmelerine istinaden 1.004.463,64 TL olarak tespit edilen rayiç değerinin rapor tarihi itibariyle Kamu İhale Kurumu Güncelleme Tablosu Çarpanları kullanılarak 1.751.568,23 TL olarak hesaplanarak güncellendiği, davalı şirketin 30/09/2023 tarihli bilanço hesaplarına göre kayıtlı değerlerine göre öz varlık hesabının 2.063.514,97 TL olduğu, reel değerleme sonrasında öz varlığının 3.751.283,65 TL olduğu, solidworks sürüm programının 5 adet bilgisayarda yüklü olduğu için lisans değerinin 2017 fiyatının 6 yıl öncesi olduğu ve firmanın fatura ibraz edemediği için mevcut fiyatlar örnek alınarak 2023 yılı sonu için ortalama tutarının 130.000,00 TL olduğunun hesaplandığı, ... ve ...markalarının 2014 tarihinde tescil edilmiş ve o zamandan dava sürecine kadar piyasada imalat ve satış için kullanıldığı ortalama toplam değerinin 115.000,00 TL olduğu kanaatine varıldığı, davalı tarafın bilanço değeri ve vergi değeri üzerinden ayrılma payı hesaplaması yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, rayiç değer üzerinden yapılan hesaplama ile davalı şirketin 30.09.2023 tarihli reel değerleme sonrası; 3 751.283,65 /200= 18.756,42-TL bir hissenin kayıtlı rayiç bedeli olduğu, 18.756,42 X 49 adet= 919.064,58-TL davacı ...'ın 30.09.2023 tarihi itibariyle sahibi olduğu hisse değerleri toplamı olduğu, sayın mahkemece davacıların şirketin feshi taleplerinin yerinde olduğu sonucuna varılırsa; Çıkma payının hesaplanmasında karar tarihine en yakın şirket rayiç değerinin esas alınması gerektiği ve bu durumda 30.09.2023 tarihi itibariyle davacı ...'ın sahibi olduğu hisse değerleri toplamının 919.064, 58 TL'ye karşılık geldiği, Sayın mahkemece davacıların şirketin feshi taleplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılırsa davanın reddine karar verileceği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
TTK MADDE 636 "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır."
TTK Madde 640 "(1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir.(2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. (3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır." hükümlerini içermektedir.
Dosyaya toplanan deliller, alınan bilirkişi rapor ve ek raporlar ile tüm dosya kapsamından; Asıl davada davanın davalı şirketin kötü yönetilmesi, zarar etmesi ve diğer ortakların uyguladıkları mobbing nedeniyle ortaklığın çekilmez hale geldiğinin tespiti ile şirketin feshine aksi halde ayrılma akçesinin tespiti ile davalı ortaklara ait hisselerinde davacıya iadesine ve ortaklıktan çıkarılmasına ve davacının payının ödenerek ortaklıktan çıkmasına karar verilmesi ile davalı şirket ile şirket ortakları aleyhine açıldığı; ...e Havalandırma Sistemleri San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... aleyhine şirket nezdinde ki payının reel değerinin ve ayrılma akçesinin tespiti ile davalı payının ortaklara devri suretiyle ortaklıktan çıkartılması talebiyle açılan İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyasının Mahkememiz dosyası ile birleştirildiği, TTK 636/3 madde kapsamında haklı sebeplerin varlığında her ortağın mahkemeden şirketin feshini talep edebileceği, bu halde şirketin feshine neden olacak haklı nedenlerin varlığının sabit olması gerektiği, davalı şirketin ortaklarının 51'er adet hisse ve 25.500'er hisse tutarıyla ..., ... ile 49'ar adet hisse ve 24.500'er hisse tutarıyla ... ve ... oldukları, davacının İzmir... Noterliğinin 28/03/2019 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile şirket müdürlüğünden istifa ettiğini ve ortaklıktan çıkma talebini bildirdiği, davalı şirkete ait karar defterinin davacı tarafça davalı şirkete teslim edilmediği, yargılama aşamasında davacının kendisinde bulunduğunu beyan ettiği davalı şirkete ait karar defterinin davalı şirkete iadesi yönünde TTK 636/4 maddesi gereğince 25/12/2019 tarihli ihtiyati tedbir kararı sonunda karar defterinin 08/01/2020 tarihli tutanakla davalı şirket vekiline iade edildiği, davalı şirketin faal olduğu, haklı nedenlerle fesih davalarında davacı tarafça diğer ortaklardan daha az kusurlu olduğunun ispat edilmesi gerektiği, ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle ortakların birlikte çaba gösterme unsurunun ağır şekilde zedelendiği ancak bu durumun diğer ortaklardan kaynaklandığı ve davacının diğer ortaklardan daha az kusurlu olduğu hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, bu nedenle davalı şirket hakkındaki davanın reddi gerektiği, şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik davadaki husumetin davalı şirkete yöneltilmesi yeterli olup şirket ortaklarına husumetin yöneltilemeyeceği gibi şirket ortağının, diğer ortakların şirketten çıkartılmasına yönelik dava açamayacağı nazara alındığında, davalı şirket ortakları aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddi gerektiği; Birleşen dosyada davanın davalının şirketteki payının reel değerinin ve ayrılma akçesinin tespiti ile davalının payının ortaklara devri suretiyle ortaklıktan çıkarılmasına yönelik olarak açıldığı, birleşen dosyada davalının şirket ortaklığından çıkarılması talebi yönünden alınmış genel kurul kararını ibraz etmek üzere davacı tarafa süre verildiği ve davacı tarafça davalının şirket ortaklığından çıkartılması yönünden alınmış 20/03/2020 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağını ibraz ettiği, ibraz edilen genel kurul toplantısı hazır bulunanlar listesinde şirkette 51'er adet pay sahibi ..., ... ve 49 adet pay sahibi ...'un bulunduğu, kararın katılanların oy birliğiyle alındığı dikkate alındığında TTK 621-(1) maddesi kapsamında oy nisabının sağlandığı ve davalının ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin genel kurul kararının birleşen dosyada dava açıldıktan sonra alınarak dava şartının tamamlandığı, şirket ortakları arasındaki birlikte çaba gösterme unsurunun zedelendiğinin tespiti karşısında birleşen davanın TTK 636/3 Maddesi gereğince kabulü gerektiği sonucuna ulaşılarak birleşen davanın kabulüne, karar tarihine en yakın rayiç değerin hesaplanması esasına göre bilirkişi raporuyla belirlenen hisse değeri toplamı 919.064,58 TL'nin ayrılma akçesi olarak tespitine, ve ayrılma akçesinin davacı tarafından ödenmesine, davacının şirketteki hisselerinin diğer ortaklara eşit olarak devredilmesine ilişkin aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Asıl Dosya Yönünden
Davalılar ..., ... ve ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle Reddine,
Davalı şirket hakkındaki davanın esastan Reddine,
Birleşen İzmir ... ATM'nin ...Karar sayılı dosyası yönünden
Davanın Kabulü ile davalı ...'ın ... ortaklığından çıkarılmasına,
Ayrıma akçesi olarak 919.064,58 TL'nin tespitine ve ayrılma akçesinin davacı tarafından ödenmesine, ayrılma akçesine kararın kesinleştiği tarihten itibaren ticari (avans) faizi uygulanmasına,
Davalının şirketteki hisselerinin diğer ortaklara eşit olarak devredilmesine,
Asıl dosya yönünden;
-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 383,20 TL'nin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-HUAK 18/A maddesi gereğince Zorunlu Arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL Arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-Davalılar ..., ... ve ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile ilgili davalılara verilmesine,
-Davalı şirket lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine,
-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
Birleşen dosya yönünden;
-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 383,20 TL'nin davalı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-Davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 44,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
-HUAK 18/A maddesi gereğince Zorunlu Arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL Arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
-Davacı taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
-Davacı tarafça yapılan ilk dava gideri 50,80 TL, 2 tebligat gideri 44 TL, 1 kep gideri 0,50 TL, 3 müzekkere gideri 101,40 TL, ATGV araç ücreti 250 TL ve 2 bilirkişi ücreti 1500 TL olmak üzere toplam 1946,70 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde ilgili taraflara iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2024
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49