İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/908 E. 2024/231 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/908
2024/231
18 Mart 2024
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/908 Esas
KARAR NO : 2024/231
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 21/11/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2024
Mahkememizde görülen Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı borçlu, 09.06.2022 tarihinde müvekkil Bankanın ... Şubesine ait ATMsine para yatırdığı sırada para sıkışması gerçekleştiğini, sıkışma işlemi mesai saatleri dışında gerçekleşmiş olduğundan ertesi gün 10.06.2022 tarihinde ATM müvekkili Banka görevlileri tarafından açılmış ve davalı borçlunun talep ettiği miktar 3.050 TL olduğundan müvekkili banka tarafından davalı borçlunun kredi kartına ATM kasa farkı ibranamesi alınarak yatırıldığını, ancak 14.06.2022 tarihinde müvekkili banka tarafından mezkur ATM de tekrar sayıldığında 1.000 TLnin eksik olduğu görülmüş ve hangi işlemden dolayı ATMde eksik olduğu log kayıtlarında araştırıldığını, söz konusu ATM jurnal log kayıtlarında davalı borçlunun ATMye 5 adet 50 TL,14 adet 100 TL 2 adet 200 TL olmak üzere toplamda 2.050 TL olarak para yatırmış olduğunu, davalı tarafından yatırılan paralar arasındaki 100 TL banknot ATM tarafından iade edilmiş olup davalı tarafından tekrar 100 TLnin ATMye yatırılması esnasında hata oluşmuş ve davalı borçlunun yatırmış olduğu 2050 TL ATM tarafından yutulduğunu, davalı borçlunun hesabına 2.050,00 TL yerine 3.050,00 TL sehven fazla ödeme yapıldığını, davalının ilgili işlemi gerçekleştirdiği ana ilişkin kamera kayıtları banka arşivinde bulunmakta olup mahkemece gerekli görülmesi halinde bankadan celbedilmesi gerektiğini, sehven yapılan söz konusu fazla ödemenin müvekkili bankaya iade edilmesi için davalıya müşteri memnuniyeti çerçevesinde telefon aracılığıyla ulaşılmış fakat yapılan görüşme sonucunda davalı para iadesini gerçekleştirmemiş olduğundan müvekkili bankanın alacağının sağlanması amacıyla icra dosyası ile davalı borçlu hakkında ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, söz konusu takip davalının itirazı üzerine durduğunu, borçlunun itirazının iptali için öncelikle dava şartı arabuluculuk müracaatı gerekli olduğundan arabulucuya başvurulduğunu, davalı ile arabuluculuk görüşmesi gerçekleşmiş fakat kendisi ile anlaşma sağlanamadığını, bu sebeple taraflar arasında anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, ATM log kayıtlarından da görüleceği üzere davalı borçlu müvekkili Banka ATMsine 5 adet 50 TL,14 adet 100 TL 2 adet 200 TL olmak üzere toplamda 2.050 TL olarak para yatırmış fakat işbu para ATMye sıkıştığını, davalı borçlunun 3.050 TL yatırmış olduğunu beyan etmesi üzerine müşteri memnuniyeti çerçevesinde tarafına 3.050 TL iade işlemi gerçekleştirildiğini, fakat ATM log kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda davalıya fazladan 1.000 TL iade işlemi gerçekleştirilmiş olduğu ve ATM'de kasa farkı meydana geldiğini, davalının para iadesi yapmaması sebebiyle söz konusu farkı kendi cebinden ödemek zorunda kalan müvekkili banka zarara uğradığını, bankanın uğradığı zararın telafisi için davalıyla görüşülmüş, görüşmeden sonuç alınamamış ve davalı, haksız şekilde muhafaza ettiği parayı müvekkili bankaya iade etmediğini, yatırmış olduğu paranın 2.050 TL olduğu ve kendisine ödenmesi gereken paradan fazla para iade edilmiş olduğunun bilincinde olan davalı, para iadesini gerçekleştirmemiş ve bu durum sonucunda başlatılan icra takibine ise itiraz ettiğini, davalı söz konusu davranışlarında son derece haksız ve kötüniyetli olduğunu, TBK m.77de düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca, haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi iade etmekle yükümlü olduğunu, bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş ya da sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğduğunu, sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir tarafın malvarlığında çoğalmanın diğer tarafın malvarlığında azalmanın meydana gelmesi gerektiğini, somut olay incelendiğinde davalı tarafından ATMye 2.050 TL yatırılmış olup davalı kendisine işbu miktardan fazla olarak 3.050 TL ödeme yapıldığından haberdar olduğunu, bu sebeple sehven fazladan yapılan ödeme miktarını davacı bankaya iade etmek yükümlülüğü altında olduğunu, TBK m.77e göre de davalı geçerli olmayan bir sebeple zenginleşmiş olduğundan söz konusu parayı iade etmesi gerektiğini, haksız ve dayanaksız itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmiş olup yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalının sıfatı bakımından yazılan müzekkerelere;
Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davalı ...’in kaydının bulunmadığının belirtildiği,
Vergi Dairesi Müdürlüğünce davalı ...’in kaydının bulunmadığının belirtildiği, (herhangi bir mükellefiyet kaydı olmadığı cihetinde),
Esnaf ve Sanatlar Odasınca davalı ...’in kaydının bulunmadığı şeklinde cevap verildiği,
Hadisenin davacı tacir banka ile davalı asil tacir sıfatını haiz olmayan gerçek kişi arasındaki sebepsiz zenginleşme, sehven yapılan havale bedelinini iadesine müteallik olup tacirler arası haksız fiil yahut sebepsiz zenginleşme olarak ta vasfedilemeyeceği nazara alınarak,
Açıklanan gerekçelerle ;
Davalının tacir olmadığı, davanın TTK'nın 4. maddesi kapsamında ticari dava olmadığı, Mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen incelenmesi gerektiğinden HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeni ile, davanın göreve ilişkin dava şartı bulunmadığından HMKnın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince usulden REDDİNE,
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde veya kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, yasal süre içerisinde başvuru yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına,
HMK 331/2 maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi halinde bu husus belirtilerek mahkememize başvurulması halinde harç ve yargılama giderleri konusunda mahkememizce karar verilmesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, ve davalı asilin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57