SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/187 E. 2024/176 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/187

Karar No

2024/176

Karar Tarihi

1 Mart 2024

T.C.

İZMİR

6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/187 Esas

KARAR NO : 2024/176

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 28/02/ 2024

KARAR TARİHİ : 01/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili şirket ile davalı... Panjur Kepenk Sistemleri ... arasında, 31.07.2023 işe başlama tarihli ''Kültürpark Fuar Alanı Giriş Kapıları Demir Kalıp Beton İşleri Yapılması'' başlıklı sözleşme imzalandığını, sözleşme İzmir ili Kültürpark Fuar Alanı'nda bulunan 9 Eylül Kapısı ve Montrö Kapısı Alüminyum Doğrama işleri yapımı olup, alt yüklenici-yüklenici sözleşmesi olup, alt yüklenici taraf olan ... Panjur Kepenk Sistemleri ...'ın sözleşme hükümlerince 30 takvim günü içerisinde işi tamamlayıp teslim etmesi gerektiğini, sözleşme bedelince kararlaştırılan ödemelerin tamamı yapıldığını, tüm ödemelere rağmen iş alt yüklenici tarafça vaktinde teslim edilmemiş ve tamamlanmadığını, sözleşme hükümlerinde müvekkili 4 adet 262.500TL'lik ödeme borcu bulunduğunu ve tüm çekler vadesinde ödenmiş ve tahsil edildiğini, iyi niyetli ve aralarındaki hukuki ve güven ilişkisini zedelemek istemeyen müvekkili işin tamamlanmamasına rağmen ödemelerini yapmış ve karşı tarafın üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi neticesinde oldukça ağır zararlara uğradığını, tüm bunların yanı sıra, karşı tarafın temerrüte düşmesine ek olarak işin tamamlanamayacağı anlaşılmış olup, halihazırda 1.050.000 TL ödeme yapılmış olmasına rağmen alt yüklenicinin işi tamamlayabilmesi için proje üzerinde değişiklikler yapılmış ve müvekkili tarafından işinin bitirilebilmesi amacıyla 350.000TL Alüminyum cephelik için, 220.000 TL krom korkuluk için, 60.000 TL fotoselli kapılar için tekrardan ödeme yapıldığını, özetle müvekkili sözleşmece kendi ifa borcunu ödese de karşı tarafça sözleşme yükümlülükleri yerine getirilmemiş, üstüne en azından farklı bir şekilde tamamlanabilmesi amacıyla da ek ödemelerde bulunulduğunu, bu durumda karşı tarafın müvekkili şirkete borcu doğmuş olup, İzmir ... İcra Müdürlüğü...Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, icra takibi akabinde borçlu olmalarına rağmen kendisini alacaklı konumda gösterebilmek amacıyla karşı tarafça asılsız faturalar kesildiğini ve Ankara ... Noterliği aracılığıyla 29.01.2024 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname ile faturalara itiraz edilerek geri gönderilmiş, ayrıca kesilen asılsız ve karşılığı olmayan faturalar hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na 29.01.2024 tarihinde belgede sahtecilik ve vergi ziyaı suçları kapsamında suç duyurusunda bulunulduğunu, taraflar arasında bir eser sözleşmesi akdedildiğini, davalı taraf yükümlülüğünü yerine getirmemiş, ne kalan malzemeleri tedarik etmiş ne de işleri tamamladığını, müvekkili şirket ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiş ve hatta iyi niyeti sebebiyle sonradan değiştirilen sözleşme hükümleri için tekrardan ödemeler yapmış olsa da işin tamamlanmaması sebebiyle kalan ödemeler konusunda karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları sebebiyle ödeme borcunun ortadan kalktığının kabulü gerektiğini, müvekkili alt yüklenici olan ...'ın üzerine düşen ifa borcunu tamamlamamasından dolayı maddi olarak zarara uğramış, alt yüklenici olan karşı tarafın işi tamamlamaması sebebiyle yüklenici olan müvekkili şirket ödemelerini alamamış, ticari itibarı zedelenmiş, özetle telafisi imkansız zararlar ile karşı karşıya kaldığını, davaya konu olan 175.000 TL'lik ödeme söz konusu işin tamamlanması neticesinde ödemekle yükümlü olduğu bir çek olup, karşı tarafın sözleşme hükümlerince işin 30 günlük sürede tamamlanması gerekirken aradan 6 ay geçmiş olup iş eksik tamamlanmış, yerleşik içtihat kararları ve güncel mevzuat doğrultusunda davaya konu çek bedelsiz kaldığını, bu durum, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşacağını, TBK madde 97; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir." hükmünü amirdir. Bilindiği üzere, TBK m. 97’de düzenlenen borcun ifa edilmediği defi, başka bir değişle ödemezlik defi, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde karşı edimin en azından ifası teklif edilene kadar borçlunun edimin ifasından kaçınmasını sağlayan bir karşı hak olduğunu, bu kapsamda, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmeyen davalıya karşı müvekkili ödeme borcunun bulunmadığını, buna ilişkin ödemezlik defini ileri sürdüklerini, halen davalı şirket uhdesinde bulunan çeklerin iadesini talep ettiklerini, ödemezlik definin varlığından ve geçerliliğinden bahsedebilmek için birtakım şartlar bulunduğunu, bunlar karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin varlığı, edimler arasında mübadele ilişkisinin bulunması, muaccel edim ve karşı edim borcunun varlığı, önce ifa yükümlülüğünün olmaması, karşı edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmemiş veya ifasının teklif edilmemiş olması olduğunu, somut olay bakımından bu şartların tamamının mevcut olduğunu, bu kapsamda müvekkili davalı tarafa karşı borçlu olmadığının tespitini talep ettiklerini, taraflar arasındaki uyuşmazlık gerek tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekse taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden kaynaklanması sebebiyle ticari uyuşmazlık niteliğinde olup bu uyuşmazlık bakımından Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca HMK'nın genel yetki kurallarına göre uyuşmazlığın çözümü bakımından davalı şirketin Ticaret Siciline kayıtlı bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu izahtan vareste olduğunu, ayrıca belirtmek gerekir ki, huzurdaki dava, davalının eser sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmediğinin; dolayısıyla müvekkil şirketin üzerine düşen ödeme yükümlülüğüne ilişkin borcunun bulunmadığının tespiti ile bu süreçte telafisi imkansız zararların önüne geçilmesi amacıyla davalı uhdesinde bulunan çeklerin ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbire hükmedilmesi talebinden ibaret olup menfi tespit davası niteliğinde olduğundan arabuluculuk dava şartına tabi olmadığını, şekil şartları bakımından tam ve geçerli olan ve fakat tamamı bedelsiz kalmış olan söz konusu çekin, karşı tarafça takibe konması konusunda endişeleri olduğunu, bu nedenle haklarında herhangi bir takip açılmadan önce, işbu menfi tespit davasını açmak zorunluluğu doğduğunu, yasa gereğince, bu şekilde açılan menfi tespit davası açılacak icra takibini tek başına durdurmaya yeterli olmadığı veçhile, söz konusu çek bedelinin %15'ini temsil eden 26.250 TL'nin teminat gösterilmesi karşılığında ivedi olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, Vakıfbank 0078791 seri nolu175.000- TL bedelli çekin uygun görülecek bir teminat karşılığında tedbiren ödenmemesine hükmedilmesini talep ettiklerini, aksi takdirde müvekkili şirketin telafisi imkansız maddi zarara uğrayacağını, her ne kadar taraflar arasında kurulan eser sözleşmesi ilişkisinin başlangıcında ve sonrasında tüm yükümlülüklerini yerine getirildiğini, davalı tarafın ilk ödemeyi almasını takiben malzeme temini ve işin tamamlanması yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi; tamamladığı kısımların da kusurlu, eksik ve hatalı bir şekilde tamamlanmış olması, 30 günlük iş tamamlama süresinin ardından 6 ay geçmesine rağmen günümüzde dahi kusur ve tamamlanmamış noktaların olması kapsamında müvekkili şirketin davaya konu çeki ödeme borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin ... seri numaralı 175.000-TL bedelli çek bakımından borçlu olmadığının tespiti ile, söz konusu çeklere ilişkin öncelikle ve ivedilikle ihtiyati tedbire hükmedilmesini, tahkikat neticesinde söz konusu çeklerin iptalini talep ettiklerini, davanın kabulü ile, müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespiti ile,...seri numaralı 175.000-TL bedelli çeke ilişkin öncelik ve ivedilikle ihtiyati tedbire hükmedilmesini, tahkikat neticesinde söz konusu çekin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:

Dava, taraflar arasındaki alım satım sözleşmesi uyarınca verilen çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.

01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;

"Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,

"Dava şartı olarak arabuluculuk,

Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.

(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.

Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."

TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Aksinin kabulü halinde hem kanun koyucunun amacına aykırı yorum yapılmış olacak hem de uygulamada büyük bir kargaşa yaşanacağından mahkemece taraflar arasındaki davanın zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmüş,

Mevzuat bu hususta tetkik edildiğinde;

Dava şartı olarak arabuluculuk madde başlığı ile 6102 sayılı TTK nun,

MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)

(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.

... dipnotu itibari ile "28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." 8 no lu dipnot son değişikliğe temas etmiştir.

Menfi tespit ve istirdat davalarında da 7445 sayılı kanunun 31.maddesi ile iş bu dava türlerinini de zorunlu arabulucuya başvuru şartına bağlandığı, dolayısıyla bir dönem yargıtay ın salt menfi tespit için arabulucuk zorunlu değildir şeklindeki görüşününü de açık kanuni düzenleme ile artık tatbik sahasının kalmayacağı anlaşılmaktadır.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,

  2. Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 2.988,57 TL'den mahsubu ile kalan 2.560,97 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,

  3. Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,

  4. Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dair, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 01/03/2024

Katip ...

¸e-imza

Hakim ...

¸e-imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

maddeMenfi(KambiyoizmirSenetlerindenTespithükümKaynaklanan)

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim