İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/822 E. 2024/157 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/822
2024/157
26 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/822 Esas
KARAR NO : 2024/157
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/10/2023
KARAR TARİHİ : 26/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında, 25.10.2019 tarihinde bir satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkili şirketin ... model iş makinesini davalı adına tescil etme borcu altına girerken davalı tarafın ise, satışa konu iş makinesinin taraflar arasında kararlaştırılan ücreti olan 240.000-TL 'yi ödeme borcu altına girdiğini, hatta öyle ki, davalının, satış günü 100.000-TL'yi peşinat olarak ödeyeceğini belirttiğini, fakat sonrasında onu da gelecek ay olan 25.11.2020 de ödemeyi teklif etmesi üzerine müvekkilinin bu teklifi de kabul ettiğini, bu hususa ilişkin de taraflar arasında senet imza altına alındığını, yine takip eden dönemlere ilişkin de ayda 10.000-TL olmak üzere toplam 14 Tane senedin imza altına alındığını, davalı tarafın sözleşme günü itibariyle anılı iş makinesinin zilyetliğini elde etmiş olmasına rağmen, vadelere bağlanmış ödemelerini vadesinde ve vadesinden sonra da yapmadığını belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; dosya kapsamında yetki ve görevsizlik itirazında bulunduklarını, davacı tarafından ikame edilen işbu davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, mahkemece görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesini, dosya kapsamında hak düşürücü sürenin dolduğunu, borçlunun, hakkında başlatılan takibe itirazının alacaklıya ya da vekiline tebliğ edilmesini takiben 1 yıl içinde itirazın iptali davası açılması gerektiğini, dava açılması için öngörülen 1 yıllık süre, niteliği itibariyle hak düşürücü süre olup hakim tarafından re'sen değerlendirilmesini, iş bu kapsamda hak düşürücü sürede açılmayan iş bu davanın usulden reddine karar verilmesini, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını, bu nedenle taraf sıfatı olmayan müvekkili yönünden davanın husumet yokluğundan usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında 25.10.2019 tarihli iş makinesi satış sözleşmesi imzalandığını, satış sözleşmesi uyarınca "iş bu sözleşmeye göre satın alan ... 100.000 TL( yüzbin) peşin olarak ödemiştir. Bakiye 140.000 TL (yüzkırkbin) 25.11.2019 dan başlayan ve birbirini takip eden 25.12.2020 tarihinde sonra erecek 10.000 TL( onbin) tutarındaki senetlerle ödendikten sonra " şeklinde anlaşma neticesinde müvekkili tarafından 100.000 TL peşin ödendiğini, bakiye 140.000 TL için ise aylık 10.000 TL tutarlı sıralı senetler düzenlendiğini, senetlerin, sözleşmeye bağlandığını bu nedenle de teminat senedi niteliğinde olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin iş bu mevcut 240.000 TL tutarındaki sözleşme bedelini ödemesine karşın, müvekkili hakkında davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı icra takibi başlatıldığını, iş bu sözleşme borcuna karşılık düzenlenen ve peşin ödenen 100.000 TL borca ilişkin senetlerin müvekkiline teslim edilmediğini, ödenen bu miktarın dahi asıl alacak olarak icraya konulduğunu, iş bu senet ile icraya konan 100.000 TL'nin peşin ödendiği açıkça sözleşme de yazdığını, buna rağmen davacı tarafından senetlerin teslim edilmeyerek icraya konulmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bununla birlikte bakiye 140.000 TL borca ilişkin düzenlenen 10.000 TL tutarlı senet borçları ise ekte yer alan banka dekontları uyarınca davacıya ödendiğini, yine müvekkilinin bir kısım ödemeleri davacı ile arasındaki mevcut güven ilişkisi kapsamında elden ödeme şeklinde verdiğini, müvekkilinin sözleşme kapsamında düzenlenen senetlere ilişkin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, tarafların banka hesapları incelendiğinde özellikle davacı şirket yetkilisi ...'ın banka hesapları incelendiğinde ödemelerin tespit edileceğini, senet borçları ödenmesine karşın davacı tarafından kötü niyetli olarak senetler müvekkillere teslim edilmediğini belirterek davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmaması nedeniyle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesini, davanın öncelikle , usulden reddini, aksi halde kötü niyetli, haksız ve hukuka aykırı açılan soyut iddialarla dolu dava dilekçesi ile davanın esastan reddine karar verilmesini,takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkûm edilmesini, müvekkili lehine vekalet ücreti takdiri ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 15/12/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini ve tarafların birbirlerinden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 23/02/2024 tarihli mazeret dilekçesindeki beyanı ile feragat halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını ve dosyada davacı tarafın feragat dilekçesi uyarınca karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında davacı yan yönünden sunulan vekaletnamenin incelenmesinde feragat eden davacı vekilinin davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür. Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir. Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından süresinde yapıldığı, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK' nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtildiğinden bu haliyle dava dosyamız açısından davacı vekili tarafından sunulan e-imzalı 15/12/2023 tarihli yazılı beyan göz önüne alındığında ileri sürülen feragat beyanı karşısında davanın feragat nedeniyle reddine ve davalı vekilinin 23/02/2024 tarihli dilekçesi ile feragat halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirttiği anlaşılmakla davalı lehine vekalet ücreti ile ayrıca yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığı ile davacı tarafça yatırılan yargılama giderlerinin kullanılan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
-
Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE;
-
Feragat muhakemenin ilk celsesinden önce vuku bulduğundan Harçlar Kanunu madde 22 gereğince alınması gerekli harcın 1/3'ü olan 142,53 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 5.502,52 TL'den mahsubu ile 5.359,99 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
-
Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-
Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,
-
Davalı vekilinin talebi dikkate alınarak, davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
-
3.120,00 TL arabulucuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,
Dair taraf vekillerinin yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.26/02/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12