İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/928 E. 2024/87 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/928
2024/87
6 Şubat 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/928 Esas
KARAR NO : 2024/87 Karar
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 13/12/2021
KARAR TARİHİ : 06/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 13/12/2021 tarihli dilekçesi ile, müvekkili şirketin ithalatçı fırma olduğunu, sağlık ve güzellik teknolojilerine sahip cihazlar sattığını, davalı ...'ın ilk olarak Viyana'da bir güzellik salonu olduğu "..." isimli cihaz ile ilgilendiğini belirterek müvekkil şirket yetkilisi ... ile iletişime geçtiğini, cihazı satın almak istediğini ve cihazın Avusturya/Viyana'da bulunan iş yerine teslim edilmesini beyan ettiğini, müvekkil şirket yetkilisi ... de bizzat kendisi Viyana'ya giderek cihazı teslim ettiğini, cihazın bedelinin de taksitler halinde ödendiğini, bu cihazın ardından davalı ...'ın yine Viyana'daki iş yerine müvekkil şirketin ithalatını yaptığı "..." cihazını sipariş ettiğini, bu cihazın da teslim edildiğini, yine aynı şekilde taksitler halinde ödeme hususunda anlaşıldığını, davalının bu cihazın için de ilk etapta bir kısım ödeme gerçekleştiğini, davalının İzmir'de kendisine bir güzellik salonu daha açacağını ifade ettiğini, yeni cihazlar almak istediğini ve İstanbul'a geleceğini müvekkili şirkete bildirdiğini, ... cihazı ve ... cihazının İzmir 'de ...'e teslim edildiğini, cihazlar teslim edilirken açık fatura verilse de davalı İzmir 'de henüz şirket kurmadığını, kuruluş aşamasında olduğunu, şirketin kurulmasına müteakip fatura bilgisi vereceğini , ödemeyi şirketin kurulmasıyla şirket üzerinden yapacağını, böylelikle cihazların teslim edildiğini, fatura kesilmesi için davalının bilgi vermesi ve ödeme yapmasının beklendiğini, müvekkili şirketin davalıya iyi niyet göstererek davalının fatura bilgisi göndermesini beklediğini, ancak davalının teslim edilen cihazlar için ödeme yapmadığını, bunun üzerine ihtarname gönderildiğini, ihtarnamede gönderilen cihazların iadesinin yapılması ya da cihazların kendisinde kaldığı süre boyunca kira bedelinin ödenmesi bu iadeyi gerçekleştirmeyecek ise cihazların bedellerinin ödemesini talep ettiklerini, ikinci bir ihtarname ile cihazların satış bedelleri ve servis ücretlerinin talep edildiğini, gönderilen iki ihtarnameye karşılık herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek davalı tarafından satın alınan cihazların bedeli olan 24.658,2 Euronun, servis bedeli olan 2.500,00 TL +KDV (2.950,00 TL)'nin ve ihtarname bedeli olan 296,32 TL'nin ihtar tebliğ tarihi olan 29/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından verilen yanıt dilekçesi ile, müvekkili davalının 03/07/2020 tarihinde tek ortaklı ... Güzellik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti isimli şirketi kurduğunu, şirketin bu tarihte ticari faaliyetine başlamış olup halen devam ettiğini, şirketin kendi tüzel kişiliğine sahip olduğunu, tacir sıfatının bulunduğunu, ancak müvekkilinin tacir olmadığını, bu yönüyle davada mahkemenin görevli olmadığını, görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın müvekkili davalıya cihaz sattığını bu ürünler için sözleşme ilişkisi içerisine girildiğinin iddia edildiği, taraflar arasında davaya konu edilen cihazlar ile ilgili herhangi bir yazılı sözleşme yapılmadığını savunarak davacı taraf ile sözleşme ilişkisi içerisine girilmediğini, bunun yanı sıra cihazların müvekkili davalıya teslim edilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalının tacir olup olmadığına ilişkin inceleme kapsamında İzmir Esnaf ve Sanatkarları Odasına, Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere yanıt verildiği görülmüş, İzmir Vergi Dairesi başkanlığı tarafından verilen 20/11/2023 tarihli cevabi yazıda; davalı ... 'ın uyuşmazlık tarihi itibari ile şahsından kaynaklı mükellefiyetinin bulunmadığı, ayrıca İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından verilen cevapta davalının sicil müdürlüğünde kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüş, davalının tacir olmadığı anlaşılmıştır.
Dava, davacı tarafça davalıya satıldığı beyan edilen cihaz bedeli ile servis bedellerinin davalıdan tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.
Davacı tarafça her ne kadar uyuşmazlığın davalının beyanı üzerine kurulacak olan şirket üzerinden faturalandırma işleminin yapılacağı beyan edilmekle TTK Md.588'e göre kurulacak şirket adına hareket edildiği gerekçesi ile davalı aleyhine işbu davanın açıldığı belirtilmiş ise de, yapılan incelemeye göre TTK 588 hükmünde belirtilen koşulların gerçekleştiğini gösterir hususların dava dosyamız yönünden tespit edilemediği anlaşılmıştır.
Davalının makineyi kurulacak olan bir şirket için satın aldığının kabul edilmesi halinde dahi öncelikle makinenin şirketin envanterine kaydedilmesi gerektiği, makinenin satışı ve tesliminin bu kayıt sonrasında anlam ifade edeceği envantere kaydedilmedikçe makinenin satışı, teslimi ve bedelin ödenmesi isteminin genel hükümlere göre değerlendirilmesi gerektiği davacının fatura düzenlemek üzere şirketin kuruluşunu beklemesi gerekçesine dayanamayacağı, zira kural olarak satışın yapıldığı iddia edilen tarihte faturanın kim adına düzenleneceğinin de belirlenmiş olması gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davalıya satıldığı iddia edilen makinenin davalıya teslim tarihinin 02/03/2020 olduğu, dava dışı ... Güzellik San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin 03/07/2020 tarihinde sicile kaydedildiği bu hali ile muhatabın davalı gerçek kişi olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklı olup, satış sözleşmesine ilişkin düzenleme Türk Borçlar Kanununda bulunmaktadır. Taraflar arasında uyuşmazlığın bu hali ile TBK hükümlerine göre incelenmesi gerekli olup bu durumda davanın ticari dava olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Davalı tarafça her ne kadar davalının üstlenilen edim süresince davalı şirket çalışanı olarak çalıştığı beyan edilmiş ise de her iki tarafın edimler yönünden iradelerinin satış sözleşmesine yönelik olduğu tespit edilmiştir.
TTK mad. 4 ile ticari davaların tanımı yapılmış her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davalarında görevli Mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın hangi uyuşmazlıkların ticari dava olduğu hususu ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Bu açıklamaya göre TBK hükümlerine göre düzenlenen satış sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıkların doğrudan doğruya ticari dava niteliğinde kabul edilmediği madde metninden açıkça anlaşılmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu uyuşmazlıkların TTKmd.5 te açıklandığı ve buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK md 2 de ise Asliye Hukuk Mahkemelerinin genel görevli mahkeme olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yapılan yazışmalara göre davacının tacir olmadığı, davacıya ait bir işyeri kaydının bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın satış sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu uyuşmazlığın genel hükümler uygulanmak suretiyle çözümü gerektiği, bu haliyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin söz konusu uyuşmazlıkta görevli olduğu, HMK md 114/1-c hükmüne göre, görev hususunun dava şartları içinde sayıldığı, görevin, yargılamanın her aşamasında gerek taraflarca ileri sürülebileceği gibi gerekse mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, bu haliyle mahkememizin görevli olmadığı, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu taktirde, dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine Gönderilmesine,
Harç ve yargılama giderlerinin HMK md.331 uyarınca görevli/yetkili mahkeme tarafından ele alınmasına,
HMK 20. Md. Uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun dikkate alınmasına,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/02/2024
Yazman ...
e-imzalı
Yargıç ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:12