SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/467 E. 2024/575 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/467

Karar No

2024/575

Karar Tarihi

11 Temmuz 2024

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/467 Esas

KARAR NO : 2024/575

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 20.12.2023

KARAR TARİHİ : 11.07.2024

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı ... Sigorta A.Ş. vekili 20.12.2023 tarihli İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine açtığı davada dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde ... nolu "... Sigorta Poliçesi" kapsamında sigortalı olan ... Ticaret A.Ş.'ye ait emtianın davalı şirketin üstlendiği taşıma sırasında zarara uğradığını, taşımanın İzmir'de başlayarak emtianın teslim edileceği ... S.S. şirketinin adresine deniz yoluyla teslimini kapsadığını, taşımanın ... adlı gemi ile yapılmış olup aracın davalı şirkete ait olduğunu, 30.11.2021 tarihinde yapılan tahliye sırasında anlaşılmış olup söz konusu zararın emteanın nakliyesi esnasında yapılan sert/kaba elleçlemeler sonucu meydana geldiğini, taşınan emtiada tespit edilen hasar sonrasında bu duruma ilişkin CMR belgesi üzerinde hasar notu yazıldığını, CMR üzerine 71 adet emtianın hasarlı teslim alındığına ilişkin not yazılmasına karşılık nihai alıcının yaptığı kontroller sonrasında 61 adet emtianın bünyesinde hasar olmamasından kaynaklı kabul ettiği, kalan 10 adet için tazmin talebi olacağı bilgisinin alındığını, Ekspertiz raporuna göre hasarlı emtea bedeli 499,65 Euro olup sovtaj vs tenzili muafiyetler uygulandıktan sonra sigortalıya ödenen tazminat tutarının 449,68 Euro olduğunu, söz konusu zarar neticesinde müvekkili şirketin sigortalısına 07.06.2022 tarihinde 499,65 Euro tutarında ödeme yaptığını, söz konusu ödeme ile müvekkili sigorta şirketi halefiyet ilkesi gereği sigortalısının zarar sorumlularına karşı ileri sürebileceği tüm dava haklarına sahip olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme sonrasında hasar tazminatının rücuen tahsili için 08.07.2022 tarihli rücu mektubu ile taşıyıcıya bildirildiğini ancak sonuç alınamadığından davalılar aleyhine 25.11.2022 tarihinde İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin sigortalısına ait emtianın taşıma sebebiyle zarar görmesinden ötürü davalı aleyhine başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına; asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı ... Denizcilik Ve Nak. A.Ş. vekili 04.01.2024 tarihli cevap dilekçesinde; davacının sigortalısına ait yükün sigortalı firmanın adresinde konteynere yüklendiğini ve İzmir/Aliağa Limanı'na dava dışı üçüncü kişi tarafından kara yolu taşındığını, Aliağa Limanı’ndan Fransa / Fos Sur Mer Limanı’na dava dışı ... Konteyner Taşımacılık tarafından deniz yolu ile taşındığını, Fransa / Fos Sur Mer Limanı'ndan dava dışı alıcının adresine dava dışı üçüncü kişi tarafından kara yolu taşındığını, söz konusu taşımanın ... numaralı taşıma senedi tahtında taşıyan dava dışı 3. Kişi ... Konteyner tarafından gerçekleştirildiğini, davacı tarafça, dava dışı sigortalısının Nakliyat ... Abonman Sigorta Poliçesi ile sigorta yaptığını ve bu sigortaya konu mallarda hasar olduğunu, bu sebeple sigortalısına tazminat ödemek zorunda kaldığını iddia ettiğini ve bunu rücuen davalıdan istediğini, Hakimler Savcılar Genel Kurulu Birinci Dairesinin 10.07.2012 tarihli ve ... sayılı kararı ile daha sonrasında alınan 08.09.2014 tarihli ve ... sayılı kararlarıyla, asliye ticaret mahkemelerinin Türk Ticaret Kanunu’ndan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevlendirilmelerine karar verilmiş ve 06.10.2021 Tarihli ... Sayılı kararı ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresi İzmir ilinin mülki sınırları olarak belirlendiğini, davacının sigortalısına ait yük dava dışı gönderilen tarafından 05.11.2021 tarihinde teslim alındığını, dolayısıyla, davacının iddia etmiş olduğu hasar nedeniyle tazminat davasını ancak 05.11.2022 tarihine kadar açabileceğini, ancak, teslim tarihi olan 05.11.2021 tarihinden 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 25.11.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını belirterek davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini ayrıca davacının sigortalısının hangi incotermse dayalı olarak satış sözleşmesi yaptığının belirsiz olduğunu, taşıyanın tek hasar dosyası için iki ayrı tarafa iki ayrı ödeme yapma riskinin bulunduğunu, davacının yapmış olduğu ödemenin ex gratia ödeme ihtimalinin bulunduğunu, bu nedenle davacı aktif taraf sıfatı bulunduğunu ispatlaması gerektiğini ayrıca sigortalının zarar gören mal karşılığı bedeli tahsil etmiş olması ihtimali bulunduğunu, bu durumda incelenmesi gerektiğini, yine ... (... Nakliyet Sigorta Poliçesi) sunulmasına rağmen nakliyat abonman sözleşmesinin dosyaya sunulmadığını, ödemenin usulüne uygun olup olmadığının tespit edilmediğinin, yine davanın doğrudan acente olan ... Denizcilik ve Nakliyat A.Ş.’ye karşı açıldığını ancak faturada taşıyanın ... Konteyner Taşımacılık A.Ş. olup bu taşıyana ... Denizcilik ve Nakliyat A.Ş.’nin acente sıfatıyla fatura düzenlediğinin belirtildiğini, bu nedenle pasif taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, davacının sigortalısının usulüne uygun süre içerisinde hasar ihbarında bulunmadığını, TTK m ... ve ...’e göre süresi içerisinden yazılı bildirim yapılması gerektiğini, bu süre içerisinde yazılı bildirim yapılmadığını, taşıyanın sadece deniz taşımasını üstlendiğini, kara taşımasından sorumlu olmadığını, zararın deniz taşımasında meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğinin, konteynerde hasar / delik bulunmadığını, interchange raporunun düzenlenmediğini, malların FCL / FCL kaydıyla konteynere yüklendiğini belirterek davanın görev yönünden reddine, davanın hak düşürücü sürenin / zamanaşımının dolması nedeniyle reddine, aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, davacı taraf adına kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve masrafların davacı tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi davalı tarafın görev itirazını değerlendirerek ... Esas - ... Karar sayılı 22.04.2024 tarihli karar ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bu kararın tarafların istinaf etmemesi üzerine 04.06.2024 tarihinde kesinleşmesiyle davacı vekilinin 03.06.2024 tarihli tahrik dilekçesine istinaden dosya mahkememize gönderilmiş ve ... Esasa kayıtlanmıştır.

Dava; sigorta sözleşmesine dayalı deniz taşımasında taşıyanın gemide taşınan araçlarda meydana gelen hasar nedeniyle sigorta konusu malın zarar görmesine istinaden açılan itirazın iptali davasıdır.

Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.

... nolu Nakliyat Sigorta Poliçesi, 07.06.2022 tarihli ödeme dekontu, Hasar Dosyası (HD:...), Dolaşım belgesi, navlun faturası, 08.07.2022 tarihli rücu mektubu, 22.02.2022 tarihli Ekspertiz Raporu, İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E., Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı Dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... Sigorta takip borçlusu ... Denizcilik Ve Nakliyat A.Ş’ye karşı 25.11.2022 tarihinde 449,68 Euro asıl alacak, 7,28 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 456,96 Euro alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçtiği, ödeme emrinin borçluya 26.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 30.11.2022 tarihinde takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğu belirlenmiştir.

Davalı tarafın cevap dilekçesine yer alan itirazlar tek tek değerlendirildiğinde;

Davalıların hak düşürücü süre itirazı incelendiğinde; TTK m. 1188 gereğince davacının bir yıllık süre içerisinde dava açması veya takip başlatması gerektiği, dava konusu konteynerin alıcıya 05.11.2021 tarihinde teslim edildiğini, davanın 05.11.2022 tarihine kadar açılabileceği, davacının İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 25.11.2022 tarihinde takibe geçtiğini, 30.11.2022 tarihinde takibin durduğunu, TTK m. 1188’deki hak düşürücü sürenin yeniden başladığını ve 30.11.2023 tarihine kadar dava açmadığını, 14.04.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurduğunu, davanın da 20.12.2023 tarihinde açıldığını belirterek hak düşürücü itirazında bulunması nedeniyle,

TTK m. 1188'de öngörülen bir yıllık dava açma süresi, hak düşürücü süre mahiyetindedir. TTK m.1188'e göre "(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer.

(2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

(3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer.

(4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." hükmü gereğince mallarda meydana gelen hasar nedeniyle taşıyana karşı tazminat talebinin gönderilene teslimden itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu belirtilmiştir. Somut olayda malın teslim tarihi dosyaya ibraz edilen tracking kayıtlarında ve liman çıkış kayıtlarında 12.11.2021 tarihinde konteynerin alıcı tarafından teslim alındığı ve bu tarihten itibaren hak düşürücü sürenin başladığı tespit edilmiş olup, davacının davalı aleyhine takibi İzmir ...İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile 25.11.2022 tarihinde alacaklı ... Sigorta A.Ş., takip borçlusu ... Denizcilik ve Nakliyat A.Ş.’ye karşı başlatmış olup, bu tarihten sonra 30.11.2022 tarihinde takibin durduğu, teslim tarihi itibariyle bir yıllık hak düşürücü süre başlamış olup, bu sürenin bitiş tarihi 12.11.2022 olup, bu tarih itibariyle takibin açılması gerekmektedir. Ancak, davacı takibi 25.11.2022 tarihinde başlatmıştır. Takibin başlamasıyla birlikte artık İzmir BAM .... Hukuk Dairesi’nin ... Esas - ... Karar sayılı 03.10.2023 tarihli kararında belirtildiği üzere hak düşürücü süre kesilmiş olup, bu tarihten itibaren yeniden başlaması veya durması söz konusu olamayacaktır. Dolayısıyla takibin başlaması itibariyle hak düşürücü süre kesilmiş olacaktır. Ancak, takibin başladığı tarihinde yine TTK m. 1188/1f’de yer aldığı üzere bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olması gerekmektedir. Oysaki davacı taraf gerek kendi beyanında ve gerekse davalıların itirazlarında belirttiği üzere takibin başladığı tarih 25.11.2022 olup, bu tarih itibariyle malın teslim tarihi olan 12.11.2021 tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre geçmiştir. Bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekmiştir.

Somut olayda da davacı sigortacının her ne kadar ödeme tarihi olan 07.06.2022 Tarihinden itibaren halefiyete hak kazanmış olduğu belirtilmiş ise de, TTK m. 1188’ye göre zararın meydana geldiği yani eşyanın ziya ve hasarının teslim edildiği ve öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiği, TTK m. 1188/3f’ye göre sigorta şirketinin açacağı davada da hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra açacağı davada da tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesinin tebellüğ ettiği tarihten itibaren 90 gün içerisinde açılması gerekmektedir. Yine TTK m. 1188/3f hükümlerine göre "Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir." hükmünün sigortacılara ilişkin olmayıp (somut olayda olduğu üzere halefiyet ilkesine dayalı olarak zarar görenin halefi olduğundan) zararı ödeyen üçüncü kişilerin dava açması için tanınan 90 günlük hak düşürücü süreyi belirttiğinden hak düşürücü sürenin davacının belirttiği süre olmadığı sorumlu olan kişinin yapmış olduğu, ödeme nedeniyle rücu halinde uygulanması gerektiği, belirlenmektedir. Sigortalı ile sigortacı TTK m. 1472 gereği birbirinin halef ve selefi olmaktadırlar. Bu halde rücu davası açabilmesi için tıpkı sigortalısının tabii olduğu hak düşürücü süreye tabii olması söz konusu olmaktadır.

Her ne kadar davacı tarafından icra takibi yapıldıktan sonra hak düşürücü süre kesilmiş ve 25.11.2022 tarihinden itibaren hak düşürücü süre işlememiş ise de, takip tarihine kadar olan sürede hak düşürücü süre geçmiştir. Bu nedenle davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekmiştir.

Yine davalının diğer itirazı olan pasif husumet itirazı incelendiğinde ise;

Davalı vekilinin pasif husumet itirazının incelenmesi için ... numaralı deniz yük senedi üzerinde yapılan incelemede taşıyanın ... ... olduğu bu konişmento da yükleme acentesinin ... Denizcilik ve Nak. A.Ş olduğu (davalının cevap dilekçesinde yer aldığı üzere), yani taşıyanın davalının dava dilekçesinde belirttiği üzere taşıyanın ... Taşımacılık A.Ş., acentesinin ise ... Denizcilik ve Nakliyat A.Ş. olduğu, ancak davanın doğrudan acenteye karşı açıldığı, davalının düzenlediği faturada da konşimentoya atıf yapıldığı ve navlun faturasının (04.11.2021 tarihli … numaralı) ... Taşımacılık A.Ş. adına acentesi sıfatıyla düzenlendiğinin belirtildiği, buna rağmen davacının davasını doğrudan acenteye karşı açtığı, bu faturada navlun bedelinin ... ve Taşımacılık SA adına ... Denizcilik ve Nakliyat A.Ş. tarafından tahsil edildiği ve taşıma işini yapan şirketin ... ve Taşımacılık SA olduğu belirlendiğinden davacının doğrudan acenteye karşı dava açmasının usul hükümlerine aykırı olduğu tespit edildiğinden, davacının davasının pasif husumet/sıfat yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.

Pasif husumet ehliyetinin bu dava ve takipte bulunmadığı, bu durumun HMK m. 119 ve 124’e göre düzeltilmesinin de mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Ayrıca 04.11.2021 tarihli ………647 numaralı 4.200 EURO bedelli faturada ... ve Taşımacılık SA adına ... Denizcilik ve Nakliyat A.Ş. tarafından acente sıfatıyla tanzim edildiği belirtilmiştir.

Davacı yapmış olduğu icra takiplerinde de doğrudan borçlu olarak ... Denizcilik ve Nakliyat AŞ'yi göstermiş olup; husumetin asıl taşıyan olan ... ve Taşımacılık SA'ya ... Denizcilik ve Nakliyat AŞ’ye yöneltilmesi gerekli olduğu halde; bunu yapmadığı, bu haliyle; husumetteki eksikliği giderse dahi; takibe devam edemeyeceği de belirlenmiştir (1).


(1)Y. ... HD ...E. ... K. Sayılı 25.04.2016 tarihli kararında “Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince somut olayda yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine; davalının dava dışı ....’ye düzenlemiş olduğu 10.01.2014 tarihli, .... ve ... numaralı faturalar ve ... nolu konşimentosu incelendiğinde; taşıyan firmanın .... acentesinin ... olduğu, taşımayı yapan asıl taşıyıcının .... olduğundan; davanın eTTK m.119/2- yTTK m.105/2’ye göre acente sıfatıyla ...’ye açılması gerektiği, ancak doğrudan ...’ye dava açıldığı, yine takibinde doğrudan ...’ye karşı yapıldığı, pasif husumet ehliyetinin bu dava ve takipte bulunmadığı, bu durumun HMK m. 119 ve 124’e göre düzeltilmesinin de mümkün olmadığı, davacının dava konusu yapmış olduğu alacağının borçlusu... olduğundan davacı-sigortacının bu taşıyıcıya izafeten acentesine dava açmadığı ve takip yapmadığı, davanın ve takibin doğrudan doğruya acenteye karşı açıldığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.”

Y. .... HD’nin ... E. ... K. 09.12.2013 tarihli kararında “Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, konişmentoda taşıyanın adının gösterilmediği, konişmentonun M/V Suat Bey gemisinin kaptanı tarafından imzalandığı, konişmento Printed by (basan) ifadesiyle ... Ltd tarafından imzalandığı, "... " standart olaylar tutanağında gemi işletme müteahhidi olarak ... 'in belirtildiği, TTK 946/2. ve 1099. maddeler gereğince davalı ... Ltd şirketinin taşıyan olduğu, HMK 124. maddesi uyarınca dava açıldıktan sonra davanın tarafının ancak karşı tarafın açık muvafakatının bulunması halinde değiştirilmesinin mümkün olduğu, karşı tarafın açık muvafakatının olmadığı, HMK 124/4.fıkrasında tarafların yanlış veya eksik gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgıya dayanması halinde hâkimin karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebileceğinin düzenlendiği, TTK 119. madde gereğince acente müvekkili namına davaya muhatap olabilir ise de davacının takipte iki nolu davalıya karşı müvekkili namına izafeten değil asaleten takip yaptığı ve davasını da asaleten açtığı, dolayısıyla taraf değişikliği talebinin HMK 124/4. fıkra kapsamında kabul edilebilir olmadığı, acente olan iki nolu davalının doğrudan doğruya meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı, husumetin taşıyana ya da taşıyana izafeten acentesine yöneltilebilecek olması karşısında davalı ... yönünden dava atiye terk edilmiş olmakla, bu davalı hakkında esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın davalı ... Kiralama ve Acenteliği Limited Şirketin yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir………. hükmün ONANMASINA…….”

Yine Y. .... HD ... E. ... K. Sayılı 20.11.2013 tarihli kararında “Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşımanın Hong Kong - Malezya arasının ... tarafından, Malezya- İstanbul arasının ... ile Lojistik Endüstrisi Hizmet ve Tic. A.Ş.'nin acenteliğini yaptığı ... tarafından gerçekleştirildiği, deniz yolu ile taşıma işini taahhüt edenin ... Uluslararası Nakliyat ve Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu, taşımayı fiilen gerçekleştiren ... Ltd. ve ... ile ... Uluslararası Nakliyat ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında alt navlun sözleşmelerinin kurulduğunun kabulünün gerektiği, asıl ve alt navlun sözleşmelerinin birbirlerinden bağımsız oldukları, alt taşıtanın asıl taşıyan ile doğrudan doğruya bir hukuki ilişkisinin bulunmadığı, husumetin taşıyan sıfatını haiz ... Uluslararası Nakliyat ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye düştüğü, ancak husumetin ... Ltd.'ne izafeten ... Uluslarası Nakliyat ve Dış Tic. Ltd. Şti. ve dava dışı ...'nin acentesi olan ... ile lojistik Endüstrisi Hizmet ve Tic. AŞ.'ye yöneltildiği davada davalıların pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı ve somut davada temsilde hata değil yanlış kişiye dava açılmasının söz konusu olduğu, dolayısı ile davanın ... Uluslararası Nakliyat ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye karşı devamının mümkün olmadığı ve HMK’nın 124/3-4. maddelerinin uygulanmasının yasal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir... kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA…”

Bu nedenle davanın diğer unsurlarının incelenmesine gerek olmaksızın davanın reddi gerekmiştir. Davalının davanın reddi ile birlikte %20 kötü niyet tazminat talebinin ise; davacının davasını haksız ve kötü niyetli açtığı tespit edilemediğinden kabul edilmemiş ret edilmiştir.

Yine davacının öncelikle hak düşürücü sürede dava açmadığından özel dava şartlarından olan bu şartın incelenmesi nedeniyle davanın hak düşürücü süre yokluğu ve pasif taraf sıfat bulunmaması nedeniyle reddi gerekmiştir. Davalının diğer itirazı olan aktif taraf sıfat yokluğu itirazının ise mevcut dosyada incelenmesine gerek olmadığı tespit edilmiştir. Yine esasa ilişkin itirazlarda bu açıdan incelenmesine gerek olmadığından değerlendirilmemiştir.

Sonuç olarak davacının davasının hak düşürücü süre ve pasif taraf sıfatı bulunmaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davalının kötü niyet tazminat talebin şartları gerçekleşmediğinden ret edilmiştir.

HÜKÜM :

Yukarda Açıklanan Sebeplerle;

Davacı davasını asıl taşıyan olan ... ve Taşımacılık SA’ya karşı ... Denizcilik ve Nakliyat AŞ’yi göstererek takip yapması ve dava açması gerekirken TTK m.105/2’ye aykırı olarak doğrudan acenteye karşı ve onu hasım göstererek doğrudan takip yaparak dava açmış olması ve davacının davayı hak düşürücü süre içerisinde açmadığından; davacının davasının reddine,

Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan dava açılışında alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 157,75‬ TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden ret edilen miktar üzerinden AAÜT m. 13/1'e göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine,

Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/07/2024

Katip...

e-imzalı

Hakim...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

Kaynaklı)İtirazınİptalionanmasına…”onanmasına……”izmirmöhukSözleşmesi(Taşımakesin

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:36:01

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim