İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/368 E. 2024/569 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/368
2024/569
4 Temmuz 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/368 Esas
KARAR NO : 2024/569
DAVA : Muris muvazaasına dayalı olarak açılan alacak
DAVA TARİHİ : 02.10.2023
KARAR TARİHİ : 04.07.2024
Mahkememizde görülen Muris muvazaasına dayalı olarak açılan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... ve ... vekili ihtiyati tedbir talepli olarak Foça Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı 02.10.2023 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilleri olan ...’ın muris muvazaası nedeniyle dava konusu olan davalı ... adına kayıtlı ... İsimli gezi teknesinin müvekkilleri adına tescili olmadığı takdirde 1.833.334 TL’nin davalılardan tahsiline ilişkin açtıkları davada müvekkillerinin babası olan ...’ın davalı ...’ün babası ve müteveffanın ...’ın damadı olan ... tarafından öldürüldüğünü, dava konusu olan ve davalı ... adına kayıtlı teknenin ... tarafından küçüğe …. Tarihli satış sözleşmesi ile satılmak istendiğini, bu sözleşmede satış bedelini 2.750.000 TL olarak gösterilerek 1.600.000 TL’sinin peşin ödendiğini, geri kalan 1.150.000 TL’sinin ise 01.09.2023 tarihli bono ile ödenme konusunda anlaşıldığını, murisin 50 yıldır balıkçılık yaptığını, kaptan ehliyetine sahip olduğunu, öldürüldüğü gün ... gezi teknesinin kaptanı, işleteni ve sahibi olarak çalıştığını, bu tekneden önce kendisine ait ... isimli tekneye sahip olduğunu bu tekneyi Mayıs 2023 tarihinde sattığını ve dava konusu ... isimli tekneyi satın aldığını, davalı ...’in 2014 doğumlu mesleki tecrübesi olmayan murisin torunu olup, bu teknede dedesine mutfak işlerinde yardımcı olduğunu, murisin davacı ... ve ... ile dava dışı ... isimli üç kızı bulunduğunu, ...’in ...’in annesi ve ...’ın eşi olduğunu, Annenin kız çocukları adına, ayırdığı dairelerden ...’in daireyi sattırıp tefecilere olan borcunu ödediğini, davalı ...’in ... ve ... tarafından ve Dedesi tarafından korunduğunu, ...’in babası muris ...’a eşi ... vasıtasıyla baskı kurduğunu, teknenin aslı babasına ait olduğunu, davacıların cinayet tarihi olan 10.08.2023 günü muris babalarından teknenin ... üzerine yapıldığını öğrendiklerini, tekne gelirlerinin ...’in banka hesabına yatırdıklarını, satış sözleşmesinin ve bankadaki para hareketlerinin hep ... adına yapıldığını, ancak bu teknenin ... adına olduğunun tanıkların bildiğini belirterek davalı ... adına kayıtlı Çanakkale Liman Başkanlığında bağlı olan ... isimli gezi teknesinin davacıların murisi ... mirasçıları olan davacıların payları oranında tesciline olmadığı takdirde paylarına düşen 1.833.334 TL’nin yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 02.10.2023 tarihli tensiben dava konusu tekne üzerine HMK m. 389 gereğince, üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde 30.000,00 TL teminat mukabilinde tedbir kararı verilmiş 09.10.2023 tarihinde yatırılarak tedbir kararı uygulanmıştır.
Bu karar üzerine davalı ...’ün vekilinin talebi değerlendirilerek 09.01.2024 tarihinde işten el çekildiğinden tedbir konusunda görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesi gerektiğini belirterek karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş daha sonra Foça Asliye Hukuk Mahkemesi bu karardan dönerek 10.04.2024 tarihli davalı vekilinin talebi üzerine 10.05.2024 tarihinde dosyadan el çekilmiş olmasına rağmen ihtiyati tedbirin kalktığına ve bu hususta ilgili liman başkanlığına müzekkere yazılmasına karar vermiştir.
Davalı ... vekili 12.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, müvekkilinin muvazaalı satışın alıcısı olmadığını, taraf olmaması gerektiğini, taraflar ile akrabalık bağının bulunmadığını belirterek davanın yetki ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Foça Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılamada; 24.01.2024 tarihinde davanın ticari dava olduğundan bahisle Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş bu kararın istinaf edilmeksizin 05.03.2024 tarihinde kesinleşmesiyle, davacının 06.03.2024 tarihli tahrik dilekçesiyle dosya Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiş, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E – ... K sayılı kararıyla davanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle bu mahkemeye dosyanın gönderilmesine karar vermiş ve bu karar 17.04.2024 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı vekilinin aynı tarihli tahrik dilekçesiyle dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... E sayılı dosyasına kaydedilmiştir.
Davalı ... vekilinin 23.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, müvekkili ...’ün suça iştirak eden veya azmettiren sıfatının bulunmadığının dava dilekçesinde dava değerini belirtilmediğini, harcın doğru ödenmediğini, harcın eksik ödendiğini, gezi teknesinin hiçbir zaman muris adına kayıtlı olmadığını, muris muvazaasına dayalı tescil davası açılabilmesi için tapuya kayıtlı taşınmazın muris adına kayıtlı olması gerektiği, menkul mal niteliği bulunduğundan davanın reddi gerektiğini, davanın esası hakkında ise ... isimli teknenin ... isimli tekne ile hiçbir bağlantısının bulunmadığını, ... isimli teknenin 2021 yılında ... isimli kişiye satıldığını, kira ilişkisi nedeniyle sorun olduğundan dolayı murisin bu tekneyi sattığını, herhangi bir muvazaalı bir işlem yapılmadığını, yeni bir teknenin 2021 yılında alınmadığını, ... isimli teknenin gemi malikinin ... olduğunu, müvekkili ...’ün ise teknenin kiracısı ve işletmecisi olup girişimci işletmeci niteliği bulunduğunu, sertifikalı belgelerin mevcut olduğunu, ...’in yaşı da daha önce tekne sahibi olmasından dolayı torunu ...’in işlettiği teknede yardımcı olduğunu, bu nedenle murisin teknenin sahibi olarak üçüncü kişilerin bildiğini, tekneyi ...’in satın alma gücünün bulunmadığını, teknenin kiracısı olan müvekkilinin tekneyi satın alabilecek ekonomik durumunun bulunduğunu, 16.05.2023 – 01.09.2023 tarihleri arasında kira sözleşmesi ile tekneyi kiralayıp işlettiğini, ödenen kiraların satış bedelinden mahsup edildiğini, müvekkilinin annesinin dayısının eşi olan ...’nun müvekkiline tekneyi almak için maddi destek sağladığını, 25.09.2023 vade tarihli bir senet düzenlendiğini, müvekkilinin ...’e borçlandığını, ivazlı bir işlem yapıldığını, görünürdeki işlemin mirasçıları aldatmak kastıyla muvazaalı olarak yapılması ve altta gizli bir sözleşmenin bulunmasının muris muvazaası şartları olduğunu, ancak teknenin zaten muris adına kayıtlı olmayıp üçüncü bir kişiye bedelsiz olarak devredilmediğini, yine davacıların müvekkilin annesi ...’in tefecilere para kaptırdığı iddialarının da doğru olmadığını, davacıların iddialarının mesnetsiz olduğunu ve mahkemeyi manipüle etmeye çalıştıklarını belirterek davanın reddine ve tedbir kararının kaldırılması ile davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekilinin 27.10.2023 tarihli tedbire itiraz dilekçesinde; teknenin sahibinin ... olduğunu, tedbir konulamayacağını belirtmiştir.
Davacı vekilinin ...’e karşı 30.11.2023 tarihli replik dilekçesinde; dava değerinin 1.833.334 TL olduğunu, tedbire itirazın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, teknenin taşınır olduğundan muris muvazaasına konu olamayacağını, iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Dava; Muris muvazaası iddiasına dayalı olarak açılan dava konusu olan ... isimli teknenin murise ait olduğu ve davalı ... tarafından davalı ...’e olan satışın muris muvazaasına dayandığı iddiasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Gemiye ait sicil kayıtları, banka kayıtları, dava konusu tekneye ilişkin tarihsiz satış sözleşmesi Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası, işletme belgesi, ... ile ... arasındaki 16.05.2023 tarihli Kira Sözleşmesi, Foça CBS’nin ... Soruşturma sayılı dosyası, tanık beyanları incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası incelendiğinde; tedbir isteyen ... ve ... vekilinin 28.09.2023 tarihli dilekçesiyle, dava konusu teknenin HMK m. 389 vd. göre tedbirini talep ettiği, mahkemece, aynı tarihte 30.000 TL teminat karşılığı tedbir kararı verildiği, bu tarihten sonra 02.10.2023 tarihinde dava açıldığı ve tensiben de tedbir kararı verildiği belirlenmiştir.
Mahkememize davacı tarafın 13.05.2024 tarihinde dosyadaki tedbir kararının usulsüz olarak kaldırıldığı (Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.05.2024 tarihli kararıyla)ve bu tedbirin yeniden verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davacının talebi değerlendirilmiş ve dava konusu olan talebin muvazaa iddiasına dayalı olmakla birlikte TTK m. 1352 vd. hükümlerine göre, (TTK m. 1352/1-t “Geminin Mülkiyeti ve Zilyetliğine İlişkin Her Türlü Uyuşmazlık” hükmüne istinaden ihtiyati haciz konusu olabileceği ve TTK m. 1353/1’e göre tedbire karar verilemeyeceğinden bu yöndeki talebi reddedilmiştir.
Davacı vekilinin bunun üzerine mahkememizde 13.05.2024 tarihli dilekçesiyle tekrar talebini yenilemiş ve bu kez müvekkilleri lehine gemi üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden tarafın davasında muris muvazaasına dayanmış olmakla birlikte muris muvazaasının ancak taşınmazlar hakkında uygulanabileceği, YARGITAY HUKUK GENEL KURULU Tarih: 08.06.2011 Esas: ... Karar: ...karar sayılı Kararında yer aldığı üzere 01.04.1974 tarih ve 1974/1-2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının taşınmazlar hakkında uygulandığı, menkul mal niteliği taşıyan (gemi siciline kayıtlı olmayan ve zilyetliğin devri yoluyla mülkiyet hakkı el değiştiren tenezzüh teknesi vasıflı ... isimli) teknenin muris muvazaasına konu olmayıp sadece muvazaa kapsamında değerlendirilmesi mümkün olabilecektir.
Taşınır malların mirasçılardan mal kaçırma gayesiyle muvazaalı olarak devri, muris muvazaası kapsamında değerlendirilmemektedir. Miras bırakanın mal kaçırmak için gerçekte bağışlamak istediği taşınır malını muvazaalı işlemle satış sözleşmesi olarak göstermesi halinde, görünürdeki işlem olan satış sözleşmesi muvazaa nedeniyle geçersiz olsa dahi, gizli işlem olan taşınır malın bağışlama sözleşmesi şekle bağlı olmadığından geçerli sayılacaktır. Ancak somut olayda da dava konusu teknenin davacıların murise ait olduğu belirlenememektedir. Zira davacı taraf bu teknenin muris ...’a ait olduğunu, iddia etmektedir. Fakat menkul niteliği bulunan tekne davalı ...’e aittir. O halde davacıların bu tekneyi ...’den davalı ...’e satışına ilişkin olarak murisin muvazaalı işlem yapıp bedelini ödediğini ispatlamasına ilişkin faaliyette bulunması gerekmektedir. Bu durumda dahi yine muris muvazaası hükümleri değil bağış ya da tenkis hükümlerinin uygulanmasını gerektirecektir.
Mahkememizce hem Yasa gereği ihtiyati haciz isteyen tarafın TTK m. 1363/1'e göre 10.000 ÖÇH teminat yatırması gerektiği ve fakat yatırmadığı tespit edildiğinden ayrıca deniz alacağı yönünden de TTK m. 1352/1-b hükmünün uygulanması mümkün ise de yine 10.000 ÖÇH teminat yatırılmadığından ihtiyati haciz şartları gerçekleşmediği hem de ihtiyati haczin TTK m. 1362’de ki yaklaşık ispat kurallarına göre ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Sonuç olarak davanın niteliği Dava; Muris basit muvazaasına dayalı olarak açılan muvazaaya dayalı dava konusu olan teknenin davacılar adına 2/3 payının tescili olmadığı takdirde bu payın değerinin (1.833.334 TL’nin) davacılara ödenmesine ilişkin alacak davasıdır.
Davacıların davasının muris muvazaasına dayalı olarak açıldığı, ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas - ... Karar, 12/04/1985 karar tarihli ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... karar sayılı 21.04.1978 tarihli kararı ile Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı, 17.09.2009 tarihli kararlarında yer aldığı üzere ) muvazaa iddiasının ileri sürüldüğü, söz konusu teknenin menkul niteliği bulunmakla birlikte davada ticari nitelik bulunmadığı, yani TTK m. 4 ve 5’te yer alan münhasıran ticari iş ve ticari dava olmadığı, aynı zamanda dava konusu olan teknenin mülkiyetinin tespitine ilişkin yargılamanın Deniz Ticaret Mahkemesinin görev alanına giren uyuşmazlıklarla ilgisinin bulunmadığı, dava konusu teknenin menkul mal niteliği bulunması nedeniyle herhangi bir menkul mal (araç, hisse vs.) olarak değerlendirilerek muvazaa ve diğer iddiaların tespitini gerektirmektedir. Bu halde Deniz Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görev alanına giren bir dava değildir. Bilakis davacıların talebinin tanıkla ispata dayalı olarak muris muvazaasının koşullarının bulunup bulunmadığı, muris muvazaası koşulları olmadığı takdirde murisin yaptığı iddia olunan kazandırmanın miras hakkını etkileyip etkilemediği veya tenkise ilişkin olarak açılan bir dava olduğu bu halde iddianın genel mahkemelerde de değerlendirilmesi mümkün olan hususlardan olduğu ( HMK m.208 ve devamına göre) Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasır görev alanına girmediği, bu durumda davanın münhasıran 6102 sayılı TTK m.4 ve 5 bendinde yer alan Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmediğinden, açılan davanın şahsi hakka dayalı olarak açıldığı belirlenmiş olmakla davacıların davasının; (HMK m. 114/1/c) gereğince Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m.115/2f gereği davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
-
) Davacıların davasının muris muvazaası iddiasına dayalı olarak bu iddianın gerçekleşip gerçekleşmediği ve murisin mirasçılarından mal kaçırıp kaçırmadığına ilişkin yani davacıların şahsi haklarına dayalı olarak ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas ve ... Karar, 12/04/1985 karar tarihli ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... karar sayılı 21.04.1978 tarihli kararı ile Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... esas ... karar sayılı, 17.09.2009 tarihli kararlarında yer aldığı üzere ) açıldığı mevcut durum itibariyle görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize gönderilmesine teşkil eden taleplerin değerlendirilmesinin genel görevli mahkemenin görev alanına girdiği, Deniz Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmediği, davacının talebinin tanıkla ispata dayalı olarak kendi hakkına istinaden açıldığı, bu durumda davanın münhasıran 6102 sayılı TTK m.4 ve 5 bendinde yer alan Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmediği, davanın şahsi hakka dayalı olarak açıldığı belirlenmiş olmakla davacının davasının Mahkememizin görev alanına girmediğinden; (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m.115/2f gereği davanın usulden REDDİNE,
-
) HMK m.21/1. c gereği kararın İstinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili yargı yerinin belirlenmesi için merci tayini için İzmir İstinaf 6. Dairesi’ne gönderilmesine,
-
) Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2b gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1. son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
-
) Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024
Başkan...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye...
e-imzalı
Katip...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09