İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1047 E. 2024/495 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1047
2024/495
11 Haziran 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1047 Esas
KARAR NO : 2024/495 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 27/12/2023 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili şirketi ile davalı şirketin 25/07/2022 tarihinden itibaren ticari ilişki içerisine girdiğini, davalı şirketin müvekkili şirketten hizmet satın aldığını, müvekkili şirketin sağladığı hizmetlere karşılık davalının ticari defterlerine kayıt edilmiş faturalarda yer alan hizmetlere ilişkin teslim belgeleri davalı yetkilileri tarafından imzalandığını, davalı borçluya toplamda 49.924,79 TL 'lik hizmet sağlandığını, ancak toplamda 8.766,00 TL ödeme yapıldığını, 41.158,79 TL'nin ödenmediğini, bunun üzerine ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçlu şirkete tebliğ edildiğini, borçlu şirket itiraz ettiğinden takibin durduğunu, taraflarca haricen borcun ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, protokol düzenlendiğini, davalı şirketin protokol hükümlerine aykırı davrandığını, müvekkili şirket tarafından protokolün feshedildiğini ve fesih beyanının borçlu vekiline iletildiğini, borçlunun itirazının kötü niyetli olduğunu iddia ederek davanın kabulü ile %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı tarafça herhangi bir yanıt verilmediği ve dosyada temsil edilmediği görülmüştür.
Tire icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının bir örneğinin dosyamız arasına alındığı görülmüş, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı şirket olduğu, 41.158,79 TL faturadan kaynaklı genel haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığı, davalı tarafından süresi içinde 17/08/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, ve takibin durdurulmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı ile davalı arasında bulunduğu belirtilen ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dilekçesine ekli 17/11/2023 tarihli protokol başlıklı belge içeriğine göre Tire İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacağa ilişkin protokol koşullarının eksiksiz şekilde yerine getirilmesi yolu ile anlaştıkları, tarafların alacaklı dosyamız davacısı şirket ve borçlu dosyamız davalısı şirketin fatura alacağından kaynaklı 48.000,00 TL borcun borçlu tarafından alacaklıya ödenmesinde mutabık kaldıkları, alacaklı vekiline ait banka hesabına 3 eşit taksit halinde 24/11/2023-15/12/2023-28/12/2023 tarihlerinin vade tarihleri olarak belirlendiği, her ay 16.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığı, son taksit akabinde tahsil harcı borçlu tarafa ait olmak üzere haricen tahsil bildiriminde bulunulacağı, Tire İcra Müdürlüğü dosyasında işlemlere ve itirazın iptali davası açılmasına ilişkin muamelelere devam edileceği, alacaklı vekilinin bu bedel yönünden kendi hesabına 3 taksit halinde yatırılması ile faturadan kaynaklanan asıl alacak miktarı bakımından gayri kabili rücu ibra edeceği, hususunun kararlaştırıldığı ve belgenin e-imzalı olarak imzalandığı, görülmüştür. Belge altındaki imzanın davalı şirket vekiline ait olup olmadığı hususunda davalı şirket yetkilisinin isticvabı için davalı şirkete meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği halde belirlenen günde davalı şirket yetkilisi veya vekilinin duruşmaya katılmadığı ve beyanda bulunmadığı, protokol altındaki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunun kabulü gerektiği görülmüştür.
Davacı ile davalı arasında mevcut olduğu beyan edilen ticari ilişkin nedeni ile düzenlenen faturadan kaynaklı başlatılan takibe itiraz edilmesi sonrasında düzenlenen protokol ile alacağın varlığının davalı tarafından kabul edildiğinin kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafça dava dilekçesinin tebliği ve daha sonrasında yapılan işlemlerin tebliğine rağmen herhangi bir beyanda bulunulmaması isticvaba davete rağmen hazır olunmaması dikkate alındığında protokol hükümlerinin davalı yönünden bağlayıcı olduğunun kabulü gerektiği, dosyaya sunulan mevcut kayıtlara göre davalı tarafça herhangi bir ödeme yapıldığını gösterir kaydın tespit edilemediği, davacı tarafça her ne kadar protokolün feshine ilişkin beyanda bulunulmuş ise de ,protokolün içeriğine göre takibe konu alacağın kabul edildiği görülmekle belgenin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerir bir belge olduğunun bu hali ile kabul edilebileceği herhangi bir ödeme hususu belirlenememiş olmakla davalının itirazında haksız olduğu, alacağın faturaya dayalı olduğu ve hesaplanabilir nitelikte olduğu görülmekle İcra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, sonuç itibariyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
Tire İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline,
Takibin 41.158,79 TL asıl alacak üzerinden devamına,
İcra inkar tazminatı isteminin kabulüne,
Hükmolunan alacağın %20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 2.811,55 TL harçtan, peşin alınan 702,89 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.108,66 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 1.011,14 TL başvuru harcı, 516,00 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.527,14 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun mad.18/A-13 hükmü uyarınca dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve tarafların anlaşamamaları nedeni ile Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2024
Yazman ...
e-imzalı
Yargıç ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19