SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/420 E. 2024/465 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/420

Karar No

2024/465

Karar Tarihi

5 Haziran 2024

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/420 Esas

KARAR NO : 2024/465

DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki))

DAVA TARİHİ : 12.11.2019

KARAR TARİHİ : 05.06.2024

Mahkememizde görülen İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı ... vekili Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı ve mahkemenizin ... Esas sırasına kayıtlanan davada 12.11.2019 harç tarihli dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mah. ... Ada ... parsel ... numaralı bağımsız bölümünün alımı için ... isimli projeyi yapan ... A.Ş ile 19.04.2016 tarihli düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vadi Sözleşmesi yaptığını, ödemelerini tamamladığını, tapuyu almaya hak kazandığını, proje alt yüklenicisi şirketin sahibi ... ile yaptığı görüşmede ... A.Ş'nin davalı ... bank A.Ş'den kredi kullandığını, arsa üzerinde 27.000.000 TL tutarlı ipotek bulunduğunu, ipoteğin proje kapsamında ... adet bağımsız bölüme aktarıldığını, müvekkiline düşen ... numaralı bağımsız bölümünde ipotekli olduğunu, müvekkilinin satış bedelini ödediği halde ipoteğin kaldırılmadığını, bankanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe geçtiğini, ... ile davalı banka arasında ... imzalandığını, kredi karşılığında bu taşınmaz karşılığında 27.000.000 TL lik ipotek tesis edildiğini, ipoteğin 94 adet taşınmazda kaldırıldığını, müvekkilinin sahip olduğu 14 nolu taşınmaz dahil 30 adet taşınmazda kaldırılmadığını, 20.06.2019 tarihinde müvekkilinin tapuyu devraldığını, bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takibin yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin borçtan sorumlu olmadığının tespiti açısından dava açması gerektiğini, taşınmazın satışının durdurulmasına ilişkin İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında satış kararının durdurulduğunu belirterek tedbiren satış işlemlerinin durdurulması ve müvekkilinin davalı bankaya karşı sorumluluk miktarının tespiti, bankanın kat ihtarını düzenlemesinden takibe geçilme süresine kadar gerçekleştirdiği işlemlerin hukuka aykırı olduğunun tespitini talep etmiştir.

Davalı ... bank A.Ş. vekili 02.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde; davanın İstanbul mahkemelerinde görülmesine ilişkin yetki itirazı ile birlikte ticaret mahkemesinde görülmesine ilişkin görev itirazında bulunduğu, müvekkilinin İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını, bankanın ipoteğinin tapu kaydında görüldüğünü, ipotek yükü ile satın aldığını, ipoteklerin % 80 inin fekkedildiği iddiasının doğru olmadığını, kredi borcunun hesap kat ihtar tarihinde 20.598.364 TL ye ulaştığını, ipotek sınırı 27.000.000 TL olduğundan takibe geçildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi 21.10.2020 tarihinde ... Esas - ... Karar sayılı kararla davalının yetki itirazını kabul ederek dosyanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, kararın kesinleşmesiyle ve davacının süresinde verdiği 30.12.2020 tarihli tahrik dilekçesiyle dosya İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ... Esasına kayıtlanmıştır. Bu mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında mahkeme ... Karar sayılı 20.01.2022 tarihli kararla davanın mutlak ticari dava olduğu görüşüyle dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş ve bu karar 01.03.2022 tarihinde kesinleşmiş olup, davacının 03.02.2022 tarihli tahrik dilekçesiyle dosya İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmiştir.

İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kayıtlanan dosyada yargılamaya devam edilmiş ve bilirkişi raporu alınmıştır. 30.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalı bankaya bir kredi borcunun olmadığı, ... AŞ’nin bankaya kredi borcunun olduğu, TMK m. 873/son gereği ödenmeyen kredi borcunun teminatı olarak bütün ipotekli taşınmazların değil, borcun tamamı için takibe geçen bankanın takibinin TMK m. 873/son fıkraya aykırı olduğunu belirttiği, davacının bu arada 14.03.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle bilirkişi raporunda davalı bankanın müvekkilinden hiçbir alacağı olmayacağı, müvekkilinin davalı bankaya sorumlu olmadığı tespit edildiğinden davasını ıslah ederek taşınmaz değerini ödeyerek ipoteği kaldırma imkânı bulunduğu belirtilerek davanın 27.000.000 TL ipotek yükünün 15 bağımsız bölüme paylaştırılması ile hesaplanan 1.800.000 TL üzerinden ıslah ederek ipoteğin fekkini talep ettiği belirlenmiştir.

Mahkemenin yargılamanın bu aşamasında 05.04.2023 tarihinde heyet üyelerinden bir hâkimin dosyaya heyete göndermesiyle duruşma günü 29.09.2023 tarihine bırakılmasına rağmen heyetin duruşma gününden önce 27.04.2023 tarihinde mahkemenin yetkisiz olduğu, HMK m. 12/1 ve 18/1 gereğince taşınmazın aynına ilişkin davalarda görevli ve yetkili mahkemenin Çeşme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek yetkisizlik kararı vermiş ve bu kararın istinaf edilmemesi nedeniyle 30.05.2023 tarihinde kesinleşmesiyle dosya 25.05.2023 tarihli tahrik dilekçesiyle Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmiş ve bu mahkemenin ... Esasına kayıtlanmıştır.

Bu mahkeme tarafından dosya tensiben görevsizlik kararı verilerek görevli mahkeme “İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi” olduğu gerekçesiyle 08.09.2023 tarihinde kesinleşmesiyle davacının 31.08.2023 tarihli tahrik dilekçesiyle mahkememize gönderilmiştir. Dosya mahkememizin ... Esasına kayıtlanmıştır. Yapılan incelemede; öncelikle Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi 21.10.2020 tarihinde ... Esas ... Karar sayılı kararı ile yetkisizlik üzerine dosya önce İstanbul .... Asliye Hukuk Mahkemesine, bilahare İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı ile gönderilmiş, bu mahkeme tarafından da tekrar yetkisizlik kararı verilerek Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’ne iade edilmiş olmakla; artık iki mahkeme arasında olumsuz yetki uyuşmazlığı bulunduğu tespit edilmekle; HMK m. 21 vd. göre olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle BAM’ne başvurulması gerekmekteyse de bu yönde bir karar verilmediği tespit edilmiştir.

Mahkememizce 22.09.2023 tarihinde ... Esas – ... Karar sayılı kararla davanın davalı bankanın dava dışı ... A.Ş ile olan ...’nin teminatı için verilen ipoteklerin kaldırılmasına ve davalı bankanın İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe geçtiği ve davacının da bu takip konusu borçtan sorumlu olmadığına ilişkin olduğu belirlendiğinden davanın niteliği itibariyle mahkememizce görülmesi mümkün olmayıp, HSK’nın 25.11.2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile 15.12.2021 tarihinden itibaren “1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden,

  1. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden,

  2. 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç),

  3. 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan,

  4. 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan,

  5. 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan,

  6. 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan,

Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere” İzmir Adliyesinde İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesince bakılması gerektiğinden görevsizlik kararı verilerek dosya İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.

İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sırasına kayıtlanan dosyada mahkemece yapılan yargılama ile ... Karar sayılı 20.11.2023 tarihli kararla davanın ilk davanın devamı niteliğinde olduğu ve 07.07.2021 tarihli 608 sayılı HSK Genel Kurul kararıyla İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İzmir ili çevresinin mülki sınırları olarak belirlendiği ve bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanacağının belirtildiği, davanın 01.09.2021 tarihinden önce açılan ve derdest olan dava olduğundan Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği, ancak Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyayı görevsizlik kararı vererek İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderdiği, finans mahkemelerin ise 15.12.2021 tarihinden itibaren kurulduğu, bu tarihten önceki davalara bakmakta görevli olmadığı ve yargı çevresi yönünden uyuşmazlığın Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği görevsizlik kararı ile tevziden bu şekilde görevlendirilen İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle dosyanın merci tayini için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6./23. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verildiği belirlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... Esas – ... Karar sayılı kararla İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi arasında iş bölümü ilişkisi olduğu ve davanın sürüncemede kalmaması için ilk açıldığı mahkemede bakılıp görülmesi gerektiğinden dosyayı mahkememize göndermiştir.

Dosyada yapılan incelemede;

Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi)’nin ... E – ... K sayılı 03.07.2023 tarihli kararı ile gerekçesinde yer alan HSK’nun 07.07.2021 tarihli 608 sayılı kararında “İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İzmir ilinin mülki sınırları (Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesi yargı çevresi hariç), ...Olarak belirlenmesine, İş bu kararın 01.09.2021 tarihinden itibaren uygulanmasına, 07.07.2021 tarihinde karar verildi" Kararı ile mahkememizin yetki alanının İzmir ili sınırlarına genişlemesi sağlanmıştır. Ancak kararın uygulama tarihi itibariyle 01.09.2021 tarihi kararda yer almış olup, bu tarihten önce açılmış olan davalarda görevli ve yetkili olan mahkemenin yetkisinin ve görevinin devam ettiği, derdest olan bu davada da ticaret mahkemesiyle bakan ilgili mahkemenin yargılama, tahkikat aşamasını bitirerek sonuçlandırmasını gerektirdiği anlaşılmaktadır. Zira; HSK’nın bu kararı mahkemenin (İzmir ATM’nin) yetki alanının 01.09.2021 tarihinden itibaren genişletilmesine ilişkin olup, bu tarihten önce açılan davalarda mahkemenin yetki alanı İzmir ili sınırları içerisinde değil, sadece Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde bulunduğundan (Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile belirlendiğinden) bu yetki alanı içerisinde kalmayan davalara bakması mümkün değildir.

Mahkememizce yapılan incelemeyle davanın açıldığı mahkemenin dava tarihi (12.11.2019) itibariyle görevli ve yetkili olması (veya kesin yetki olmayan hallerde yetkisiz mahkemede açılsa bile davalının yetki itirazında bulunmamış olması) durumunda bu mahkemenin artık davaya bakması gerekmektedir. Yasa hükmünde açık bir düzenleme bulunmadığından artık yasaya aykırı olarak İzmir İl sınırları içerisinde kalan diğer mahkemelerin HSK’nın 07.07.2021 tarihli 608 sayılı kararına dayanarak görevsizlik / yetkisizlik kararları vermesi mümkün değildir.

Görev konusu kamu düzenine ilişkin olmakla birlikte kesin yetki konusu da kamu düzenine ilişkin olarak değerlendirilmektedir.

Büyükşehir Belediye sınırları içerisinde kalmayıp il mülki sınırları içerisinde kalan diğer ilçelerdeki mahkemelerin görevsizlik kararlarında ilçe mahkemesinin görevinin ortadan kalktığı gerekçesi bildirilmekle birlikte; bu durumun Anayasa’nın 37. Maddesinde yer alan Kanuni Hâkim Güvencesine aykırı olduğu, yargılamanın doğal olarak açıldığı ve görülen mahkemeden ayrılarak başka bir mahkemeye gönderilmesinin doğal hâkim ilkesini zedelediği de belirlenmektedir.

Dava açıldıktan sonra meydana gelen değişiklikler görevi ve yetkiyi etkilemeyecektir. Davanın açıldığı mahkemenin dava tarihi itibariyle görevli ve yetkili olması (veya kesin yetki olmayan hallerde yetkisiz mahkemede açılsa bile davalının yetki itirazında bulunmamış olması) durumunda bu mahkemenin artık davaya bakması gerekmektedir. Yasa hükmünde açık bir düzenleme bulunmadığından artık yasaya aykırı olarak İzmir İl sınırları içerisinde kalan diğer mahkemelerin HSK’nın 07.07.2021 tarihli 608 sayılı kararına dayanarak görevsizlik / yetkisizlik kararları vermesi mümkün değildir.

Bu tip kararların verilebilmesi için öncelikle yasal bir düzenleme gereklidir. Ayrı ve açık bir geçiş hükmü bulunmadığından bu mahkemelerin görevsizlik kararı vererek ellerindeki derdest dosyaları doğal hâkim ilkesine aykırı olarak göndermeleri mümkün olamayacaktır.

Mahkemenin yargı çevresinin hangi coğrafi alandaki davalara bakacağını düzenlemekte olup, görev kuralı niteliğinde olmadığından verilen görevsizlik kararı hem niteliği itibariyle kesin olmaması ve hem de HSK’nın 07.07.2021 tarihli 608 sayılı kararında yer almayan hükmün yanlış değerlendirilerek mahkememize görevsizlik kararı verilerek gönderilmesi nedeniyle hukuka aykırıdır.

Bu nedenle mahkememizce de karşı görevsizlik kararı verilerek dosyanın davaya bakmakla görevli ve yetkili Çeşme Asliye Hukuk (Asliye Ticaret Sıfatıyla) Mahkemesi’ne gönderilmesi gerekmektedir. (HMK m. 114/1/c). Bu kapsamda mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede talebin gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m.115/2f gereği talebin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;

Davacının davasının Mahkememizin görev alanına girmediğinden; (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m. 115/2. F. gereği davanın usulden REDDİNE.

HMK m.21/1-c gereği kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili yargı yerinin belirlenmesi için merci tayini için İzmir BAM ... Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine,

Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2b gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,

Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2024

Başkan...

e-imzalı

Üye...

e-imzalı

Üye...

e-imzalı

Katip...

e-imzalı

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

reddineKaldırılması(Fekki))(İpoteğinİpotekizmirhüküm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim