İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/352 E. 2024/438 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/352
2024/438
30 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/352 Esas
KARAR NO : 2024/438
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 22.03.2024
KARAR TARİHİ : 30.05.2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... AŞ vekili 22.03.2024 harç tarihli İzmir ... ATM ye açtığı davada dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin sigortalısı ...’e ait, ... makine seri numaralı,... bağlama kütüğüne kayıtlı “...” isimli özel teknenin 26.07.2023 tarihinde ... Limanı'nda daimi bağlama yerine marina palamarı asistanlığında tornistan ile giriş manevraları yaptığı sırada iskele tarafından kıçtankara şeklinde bağlı duran ... teknesinin sancak baş omuzluğuna iskele bordasının vasat kısmı ile yaslaması neticesinde iskele vardavelalarının ... teknesinin çapasına takılması ve çarpması sonucu hasarlandığını, hasarın yanaşma manevraları esnasında sigortalı tekneye hatalı müdahale ederek iskele tarafındaki tekneye yanaşmasına sebep olan marina palamar botundan kaynaklandığını, Marina palamar botunun hatalı müdahalesi sonucu gerçekleşen hasardan davalının sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından sigortalıya ödeme yapıldığını, müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, sigortalısının haklarına halef olan müvekkilinin yapmış olduğu ödemeyi zarara sebep olanlardan kusuru oranında talep etme hakkına sahip olduğunu, sigortalıya zarar bedeli olarak 4.011,67-Euro ödeme yapıldığını, TTK m. 1481 gereğince ödenen bedelden zararda kusuru bulunanlardan kusurları oranında rücu edilebileceğini, davalının meydana gelen olayda % 100 kusuru bulunduğunu, rücu bedeli toplam 4.011,67 Euro tutardan davalının sorumlu olacağını, sigortalıya ait teknede hasar oluşmasına sebebiyet veren davalı aleyhine Çeşme İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, borçlu / davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas – ... Karar sayılı 25.03.2024 tarihli kararı ile tarafların arasındaki uyuşmazlığın Deniz Ticaret Hukukundan kaynaklandığından bahisle görevsizlik kararı verdiği ve dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizin ... Esas sırasına kaydedildiği belirlenmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili 23.05.2024 tarihli cevap dilekçesinde; davacı tarafından bu dava açılmadan önce davacı tarafça müvekkili aleyhine Çeşme İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe ve ferilerine itiraz ettiklerini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığından bu davanın açıldığını, tekne sahibi tarafından imzalanan bağlama sözleşmesi ve Çeşme Marina Kuralları (9.3) gereği manevra esnasındaki sorumluluğun tekne sahibine ait olduğunu, bu maddeye istinaden marinadan herhangi bir hasar ve zarar talebinde bulunulamayacağını, rücu edilemeyeceğini, ekspertiz raporundaki aleyhe hususları kabul etmediklerini, müvekkili tarafından tanzim edilen tutanaklar, kamera kayıtları ve fotoğraflardan ve dinlenecek tanık beyanlarına göre hasarın meydana gelişine tekne sahibinin hatalı manevrası ve kusurunun sebebiyet verdiğini, hasarın meydana geldiği tarihte havanın, çoğunlukla hâkim rüzgâr olan kuzey yönünden değil güney yönünden estiğini, dümendeki tekne sahibi (sigortalı) ...’in her zaman alışık olduğu kuzeyli esen havaya göre manevrayı yapmasıyla hatalı manevranın gerçekleştiğini ve kazanın oluştuğunu, ... tarafından Çeşme Marina Kuralları m. 9.3 de yer alan “TEKNE manevrası sırasında palamar botu hizmeti alıyor olsa dahi manevra esnasındaki sorumluluk TEKNE SAHİBİNE aittir. Manevra esnasında oluşabilecek her türlü hasar ve zarardan TEKNE SAHİBİ sorumludur.” Hükmüne göre müvekkiline rücu edilemeyeceğini, palamarın asli görevinin tekneye tonozu vermek olduğunu, tekne sahibinin manevrasını gerçekleştirdiği sırada, ...'in elinde hazır bulundurduğu rüzgâr üstü tonozu almak için baş tarafta bekleyen tekne sahibinin eşinin yapılan hatalı manevranın da etkisiyle tonozu alamamasından kaynaklı rüzgârın tekneyi iskeledeki teknenin üzerine düşürdüğünü, tekne sahibinin eşinin tonozu alıp hızlıca volta vermiş olsaydı teknenin başının toparlanacağını ve tornistanın manevrasına devam edebileceğini, ancak palamar elinde tonozla beklerken tekne sahibinin botla tekneye basmasını talep ettiğini, palamarın görevinin ise rüzgâr üstü tonozu vermek olduğunu, botla basamayacağını bildirdiğini, palamarın rüzgâr üstünden botla müdahale emesi halinde teknenin rüzgârın da kuvvetiyle daha hızlı şekilde iskelesindeki tekneye düşmesine sebebiyet vereceğini, tekne sahibi ve eşinin bu süreçte paniklediğini, tekne sahibinin eşinin baş taraftan tonozu almadığını ve teknenin sancak bordasından aldığı rüzgarla iskelesindeki ... teknesinin çapasına düştüğünü, teması önleyebilmek adına palamarın botla hızlıca teknenin rüzgâr altına gelerek teknenin iskele bordasından müdahalede bulunarak yan tekneye olan temasına engel olmaya çalıştığını, bu süreçte arada sıkışarak kendini de riske attığını, teknenin hızla ileri yol alıp, takılan çapanın teması neticesinde iskele bordasında hasar oluştuğunu, teknenin tekrar manevra yapmak üzere bağlama yerinden ayrılmasıyla diğer görevli palamar ...’in başka bir palamar botu ile yardıma geldiğini ve teknenin yerine yanaştırıldığını, hasarın meydana gelişinde palamarın kusurunun bulunmadığını, müvekkili marinaya kusur yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddine, alacağın % 20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davacının sigortalısına ait teknenin limana yanaşması sırasında palamar botunun hatalı müdahalesi nedeniyle başka bir tekneye çatmasıyla meydana gelen zarar nedeniyle davalı ... Marine AŞ aleyhine zararın tazminine ilişkin açılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu palamar botunun yapmış olduğu yanaşmaya yardım fiilinden sorumlu olan tarafın belirlenmesi (botun işleteni ve Marinaya bağlı olarak işletilip işletilmediği) ile bu botun Deniz Hukuku kurallarına göre Marina sahasındaki hareketinin usulüne uygun olup olmadığı ve hukuka aykırı fiilinden dolayı Marina da bağlama sözleşmesi yapan tarafların Marina’ya karşı rücu edip edemeyeceğine ve göreve ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Çeşme İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası, Sigorta poliçesi, ekspertiz raporu, mail yazışmaları, bağlama kütüğü Ruhsatnamesi ve sözleşmesi, ödeme dekontu, 30.07.2023 tarihli tutanak, kamera kayıtları, fotoğraflar, Çeşme Marina Kuralları, arabuluculuk tutanağı incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
Çeşme İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... AŞ’nin takip borçlusu ... Yatırım Turzm ve İşletmeleri A.Ş’ye karşı 4.011,67 Euro asıl alacak ve 24,64 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.036,31 Euro alacak üzerinden 20.11.2023 tarihinde takibe geçtiği, borçluya ödeme emrinin 29.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 01.12.2023 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durduğu belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın davaya konu olan “..." isimli teknenin limana yanaşırken palamar hizmeti almasında palamarın bağlı olduğu liman idaresinin kusurunun bulunup bulunmadığı, gerekli önlemleri alıp almadığı, Yat Bağlama Sözleşmesi kapsamı altında hizmet ifasında kusurlu olup olmadığı, bulunup bulunmadığı ve buna ilişkin sözleşme hükümlerinni incelenmesi ile görev, uyuşmazlık bulunduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu tekne bağlama kütüğüne kayıtlı olup özel tekne statüsüyle İstanbul Liman Başkanlığında kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. TTK m. 935/1'e göre "Aksini öngören kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu kanunu Deniz Ticareti ile ilgili hükümleri ticaret gemileri hakkında uygulanır." hükmüne göre Deniz Ticareti hükümleri ancak ticari gemiler için uygulanacaktır.
Taraflar arasında ki ilişkinin mesleki ve ticari olmayan kullanımdan kaynaklı teknenin Yat Sigorta Poliçesi ile sigortalanmasından kaynaklanması nedeniyle Tüketici Mahkemesi görevli olup olmadığı konusunda “..." isimli teknenin bağlama kütüğü, ruhsatı ve sahiplik belgesi incelendiğinde teknenin özel tekne kaydının bulunduğu belirlenmekle Tüketici Mahkemesi görev alanına girdiği tespit edilmiştir.
28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. Davacının bu tekneyle mesleki faaliyet yapması halinde (Örneğin; balıkçılık yapıp meslek icra ediyorsa) Tüketici Kanunu kapsamına girmeyecektir.
Somut olayda davacının sigortalısının teknesinin özel tekne olduğu taraf beyanlarıyla da sabittir.
Sigorta şirketleri halefiyet yoluyla dava açmakta davacı sigorta olarak yapmış olduğu ödemelere istinaden somut olayın meydana geldiği tarih itibari ile geçerli olan TTK m. 1472 gereğince rücu ilişkisine dayanmaktadır. Davacı ile dava dışı sigortalar arasında 25.05.2023 -25.05.2024 tarihleri arasında geçerli Yat sigorta poliçesi yapılmıştır. Somut olayın meydana geldiği tarih 26.07.2023’dür. Sigorta poliçesi kapsamında bulunan olay ... Hasar Yönetimi Espertiz Hizmetleri Ltd. Şti.’nin hazırladığı, 25.08.2023 tarihli rapor ile belirlenmiştir. eksper raporunda Sigorta poliçesine dayanarak meydana gelen olay nedeniyle poliçe kapsamında ödeme yapılmasına ilişkin görüş belirtmesi üzerine davacı sigortacının sigortalıya 4.011,67 Euro ödeme yaptığı belirlenmiştir.
Davacı/ sigortalısına yapmış olduğu ödemelere istinaden bağlama sözleşmesi yaptığı davalı ...’ya karşı liman sözleşmesinde palamar hizmetinin gereklerinin yerine getirilmediği iddiasına dayanarak tazminat davası açmıştır. Sigorta şirketi sigortalısı adına ödeme yaparak bu sebebe istinaden dava açmıştır. Olağan koşullarda sigorta sözleşmesi bulunmaması halinde sigortalının zararın meydana gelmesinde kusurlu gördüğü davalıya karşı Tüketici Mahkemesinde dava açması gereklidir (6502 sayılı Kanun m. 3/L Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi).
Davacının davası sigorta poliçesine dayanılarak ödediği bedelin 6102 TTK m.1472 ye dayanılarak rücuen tazminat talebine ilişkindir. TTK m. 1472'ye göre "...VI - HALEFİYET Madde 1472- (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü gereğince sigortacının halefiyet ilkesi gereğince doğrudan sorumlu olan kişiye karşı sigortalının sorumlu olduğunu iddia ettiği bağlama sözleşmesini yapan ...ya karşı açılmış olan davalara iştirak ederek davayı veya takibi kaldığı yerden devam ettirmesi de mümkündür. (TTK m.1472/1-son cümle). O halde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun vermiş olduğu 22/03/1944 tarihli ve ... esas ... sayılı kararda yer aldığı üzere davacı sigortacının açacağı dava halefiyet ilkesine dayalı olar...lının yani halef olduğu kişinin dava açtığı /açacağı görevli ve yetkili mahkemede görülmesi gereklidir. Somut olayda da davacı olması gereken taraf sigortalı tacir olmayan gerçek kişi; davalı da yine bağlama sözleşmesini yapan tüketici hizmetini sunan ... A.Ş. olmakla görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir.
HÜKÜM:
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacı tarafın davasının halefiyet ilkesine dayanılar...lı ...'in özel teknesinde bağlama sözleşmesi kapsamında davalının verdiği palamar hizmetinden doğan kusur iddiasına dayalı olarak açılan halefiyete dayalı tazminat davasında sigortalının uğradığı zarara ilişkin bağlama sözleşmesine istinaden davalıya karşı tazminat talebinde bulunduğundan taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş ve dava niteliği teşkil etmediği, Tüketici mahkemesinin görev alanına girdiğinden (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle (HMK m.115/2. f.) davanın usulden reddine,
Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce; dosyanın gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükümle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,
Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2 bent gereği davanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27