İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/295 E. 2024/419 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/295
2024/419
28 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/295
KARAR NO : 2024/419
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 19/10/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
GÖREVSİZLİK KARARI: İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür.
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinin tarafları arasında değil ...Zemin Sistemleri İnşaat Taahhüt İzolasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Kimya Çevre Enerji Teknolojileri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında düzenlendiğini, ancak ismi geçen şirketler hakkında hak ve yükümlülük doğurabilecek nitelikte olduğunu, söz konusu belgenin dayanak yapılarak açılacak bir icra takibinde, davalı- alacaklının icra takibinde bulunmaya yetkili olmadığı gibi, yetkili tüzel kişilik tarafından başlatılacak icra takibinin muhatabının da, takip dayanağı belgenin tarafı olmayan müvekkilinin olmasının mümkün olmadığını, söz konusu icra takibinin, hem aktif husumet hem pasif husumet ehliyeti yönünden hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu takip dolayısıyla alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu takipte taraf sıfatına sahip olamayacağını ve icra takibinden süresinde haberdar olmadığından icra takibine itiraz edememiş olması nedeniyle takibin kesinleşmiş olduğunu, bahsi geçen dosyadan müvekkilinin mal varlığına haciz uygulandığını, konulan bu hacizler nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, herhangi bir yükümlülük altına girmediği açık olan müvekkilin adına hiçbir hakka dayanmadan ve kötü niyetle başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında, borçlusu olduğu icra dosyasından yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olarak ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edildiğini ve takibin de yasaya uygun olarak kesinleştiğini, Takip kesinleştikten sonra da borçlunun hissedarı olduğu taşınmazları üzerine haciz konulduğunu, davacının adına kayıtlı taşınmazlarındaki hisse üzerinde başka kişiler tarafından konulmuş hacizler de bulunmakta olduğunu, sadece müvekkilleri ... tarafından başlatılan icra dosyasından haciz konulmuş olmakla zarara uğradığını iddia etmesini kabul etmediklerini, Takibe konu olan "İbraname ve Feragatname" başlıklı belgede de yer alan; 16/04/2015 tarihli 112.280,00-TL miktarlı çek, son hamil ve bankaya ibraz eden olarak ... şirketi adına yetkilisi olan ... tarafından karşılıksız kaşesi 24.11.2015 tarihinde vurulduktan sonra, 17.08.2015 tarihinde İzmir ... İcra Dairesinin ... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve bu dosyada da borçlu ... Çevre Kimya Enerji Teknolojileri İç ve Dış Ticaret ltd. Şti. hakkında menkul ve gayrımenkul malvarlığı ile araç tespit edilemediğini, bu nedenle de alacaklı müvekkilinin bu çekten dolayı alacağına kavuşamadığını, bu dosyadaki olumsuz işlemler nedeniyle de "asıl zarara uğrayan taraf olarak" davalı ... ve sahibi ve yetkilisi olduğu "...Zemin Sistemleri İnşaat İzolasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi" olduğu, çünkü, çekin karşılığı olan işi yapan taraf "...Zemin Sistemleri İnşaat İzolasyon Sanayi ve Tic. Ltd. Şti." olması sebebiyle, çeki bankaya ibraz eden olarak ve aynı zamanda da şirketin sahibi ve yetkilisi olması sebebiyle, icra takip dosyasını açan kişinin ... olmasında hukuka aykırılık olmadığını, imzalanan çekin garantörünün ... olduğunu ve birlikte imza altına aldıklarını ve davacı tarafın takip dayanağı belge nedeniyle herhangi bir yükümlülük altına girmedikleri açık olmasına rağmen haklarında kötü niyetle icra takibi başlatıldığının beyan edilmesinin de kötü niyetli olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas (... Eski Esas) sayılı dosyası, takip dayanağı belge , tanık beyanları, bilirkişi incelemesi vesair her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ... hakkındaki takip, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası davacı hakkındaki takip dosyası, sözleşme ve şirket kayıtları, tanık anlatımları, bilirkişi incelemesi, vesair her türlü yasal delil ve belgelere dayandığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME :Dava; davacının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... (... Eski Esas) sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Dosya kapsamında, menfi tespit istemine konu İzmir ... İcra Dairesi, ... Esas (... eski esas) sayılı ilamsız icra takibinin dayanağının 17.01.2015 tarihli ibraname ve feragatname başlıklı belgenin ...Zemin Sistemleri İnşaat Taahhüt ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... Kimya Çevre Enerji Teknolojileri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi arasında düzenlendiği,
Davalının ...Zemin Sistemleri İnşaat Taahhüt İzolasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin sahibi ve yetkilisi olduğu, davacının ... Kimya Çevre Enerji Teknolojileri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ortağı ve yetkilisi olduğu,
Davacı taraf, icra takip dosyasına dayanak belgede kararlaştırılan alacağın, ... Şirketi ile ... Şirketi arasında akdedilen uzman ekip sözleşmelerinden kaynaklanmakta olduğunu ve söz konusu uzman ekip sözleşmelerinin de bahsi geçen şirketler arasında akdedildiğini kendisinin bu sözleşmelere taraf olmadığını belirttiği,
Her ne kadar şirket yetkilileri adına imzalandığı ve şirket yetkilisi olduğu belirtilmiş ise de, dosyada buna ilişkin araştırma bulunmadığı, kaldı ki şirket yetkilisi olsalar dahi şirket adına imzalandığı ancak davanın gerçek kişiler adına açıldığı anlaşılarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş olup, görevli mahkemenin; İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememiz kararının istinaf yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde Mahkememiz ile İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından görevli mahkemenin tayini için HMK 21. Ve devamı maddeleri uyarınca yargı yeri belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 ve 5. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605. maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 2/1, 2/2, 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
-
Davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
-
(a) Taraflarca mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulması ve başvurunun esastan reddine karar verilmesi halinde red kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süresi içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın İZMİR ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
(b) Taraflarca mahkememizce verilen görevsizlik kararına karşı kanun yoluna başvurulmaması ve mahkememizce verilen görevsizlik kararının bu şekilde kesinleşmesi halinde İzmir ...Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında oluşan görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
- HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:27