İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/212 E. 2024/362 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2024/212
2024/362
9 Mayıs 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/212 Esas
KARAR NO : 2024/362
DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12.03.2024
KARAR TARİHİ : 09.05.2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... Sigorta AŞ vekili 12.03.2024 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili sigortalı olan ... A.Ş’ye ait dekoratif cam emtiasını 03.03.2022 tarihli, ... numaralı konşimento tahtında Türkiye'den İngiltere'ye taşınmak üzere taşıyan davalı ...’a ait "..." isimli gemiye hasarsız ve eksiksiz bir şekilde yüklendiğini, emtianın içinde bulunduğu ... numaralı konteyner muhteviyatı cam emtiasının taşıma sırasında kırıldığını, hasarın eksper raporu ile tespit edildiğini, hasarın davalıya ihbar edildiğini, davalının navlun faturası düzenlediğini ve navlun ücretinin tahsil edildiğini, davalının TTK m. 1138 gereğince akdi taşıyan olarak hareket ettiğinden sorumlu olduğunu, müvekkilinin sigortalının uğradığı zararı tazmin ettiğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu, TTK m. 1178 uyarınca taşıyanın kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, hasarın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğinden taşıyanın hasardan sorumlu olduğunu, borçlular aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. dosyası sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Denizaşırı Nak. A.Ş vekili 22.04.2024 tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu emtianın davacının adresi Manisa'dan yükleme limanı olan İzmir Aliağa Limanına dava dışı üçüncü kişi tarafından kara yolu ile, İzmir Aliağa Limanı'ndan müvekkili şirketin acenteliğini yaptığı ... Aktiengesellschaft tarafından Felixstowe'/İngiltere'ye denizyolu ile taşındığını, taşımaya ilişkin ... numaralı taşıma senedinin düzenlendiğini, müvekkilinin acentesi ...’in taşımanın Aliağa Limanından Felixstowe Limanına olan deniz yolu taşımasının gerçekleştirdiğini, kombine taşımanın kara yolunda gerçekleştirilen ön taşıma ve son taşıma aşamalarının müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, taşımaya konu konteynerin 13.02.2022 tarihinde ... Limanında hazır olacağının davacının sigortalısına bildirildiğini, usule ilişkin olarak; ... numaralı sea ... (taşıma yük senedi)’da taşımanın armatör firmanın taşımaya ilişkin şart ve koşulları altında yapılacağının belirtildiğini, sea waybill şartlarının 24. maddesi ile taşımaya konu uyuşmazlıklarda yetkili mahkemeyi tarafların kesin olarak belirlediğini, sea waybill tahtında yapılan kırkambar taşımalarında ayrıca bir navlun sözleşmesi düzenlenmediğini, sea waybill’de yer alan taşıma şartlarının navlun sözleşmesinin kendisi olduğunu, davaya konu olan uyuşmazlığın, taşımaya ilişkin taşıma senedinin ön yüzündeki kayıtlar ve arka yüzünde bulunan veya internet sitesinde ilan edilen navlun sözleşmesi hükümleri tahtında değerlendirilmesi gerektiğini, taşıma senedinin 24. Maddesine göre taşıma senedi tahtında kaynaklanacak tüm uyuşmazlıklarda Alman Hukukunun uygulanması ve Hamburg mahkemelerinin yetkili mahkeme olduğunun kararlaştırıldığını, taşımada birden fazla yabancılık unsuru bulunduğunu, 5718 sayılı MÖHUK gereğince yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda konşimento ve taşıma senetlerinde yer alan yetki sözleşmelerinin taraflar için kesin suretle bağlayıcı olduğunu, MÖHUK m.24/1’e ve MÖHUK m.29/1’e göre eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmelerde tarafların seçtikleri hukuka tabi olunacağını, davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, pasif husumete ilişkin olarak; taşıma senedinde yer aldığı üzere dava konusu malı dava dışı Hapag-Lloyd Aktiengesellschaft’ın müvekkili şirketin acentesi olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş.'nin taşıyan sıfatı bulunmadığını, davanın doğrudan müvekkili aleyhine değil, dava dışı taşıyan ... Aktiengesellschaft'e “...” acentesi sıfatıyla müvekkili aleyhine açılabileceğini, müvekkilinin pasif husumetinin olmadığını belirterek davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının taşıma konusu navlun faturasının müvekkili tarafından kesildiği iddiasıyla doğrudan müvekkiline dava açtığını belirtmiş ise de; müvekkili acentenin faturayı ... AG adına düzenlediğini, aktif husumet yönünden; davacının sigortalısı ve alıcı arasında yapılan alım – satım anlaşmasında DAP teslim şeklinin belirlendiğini, DAP teslim şekline göre eşyanın alıcı ve satıcı tarafından belirlenen boşaltma yerinde nakliye aracının üzerinde alıcı emrine bırakıldığı andan itibaren riskin dava dışı gönderilen alıcıya geçtiğini, riskin boşaltma limanında nakliye aracına yüklendiği andan itibaren alıcıya geçtiğinden sigortalının hasardan sorumlu olabileceğini, emtianın boşaltma limanından nakliye aracına bırakıldığı andan itibaren emtiada meydana gelebilecek hasarlardan davacının sigortalısı olan satıcı değil dava dışı alıcının sorumlu olduğunu, dava konusu olayda eşyadan doğan riskin DAP kaydına göre taşımanın dava dışı alıcısına geçtiği andan sonra satıcının mal üzerinde sigortalanabilir bir menfaati kalmadığını, sigortalı satıcının sigortalanabilir bir menfaati bulunmadığından davacı sigortalısının alacağın temliki suretiyle dahi taraf sıfatı kazanmayacağını, davacının “ex gratia” ödemesi (hatır ödemesi) yaparak usulüne uygun şekilde halefiyet kazanmadığını, bu nedenle davanın öncelikle aktif dava ehliyeti yokluğundan reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak; sigortalıya usulüne uygun süresi içerisinde TTK m. 1184- m. 1185’e göre hasar ihbarı ve taraflarının katılımıyla bir inceleme yapılmadığını, TTK m. 1185’e göre gönderilenin eşyanın teslimi sırasında taşıyana yazılı bildirim yapmak zorunda olduğunu, eşyadaki ziya veya hasar haricen belli değil ise kanun, gönderilene teslim tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde bildirim yapma hak ve yükümlülüğü verdiğini, TTK m. 1184 – m. 1885 gereğince gönderilenin teslimden önce tarafların katılımı ile inceleme yaptırmaması veya üç günlük yasal süresi içerisinde hasar ihbarında bulunmaması nedeniyle yükü taşıyanın taşıma senedinde yazılı şekilde ve tam olarak teslim ettiği, eğer yükte bir eksiklik, hasar var ise bunun taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği hususlarında taşıyan lehine karine oluştuğunun kabulünün gerektiğini, TTK m. 1184/1’e göre mahkemece tayin edilecek uzmanlar tarafından inceleme yapılmasının zorunlu olduğunu, emtia üzerinde böyle bir inceleme yapılmadığından ispat yükünün davacıda olduğunu, emtianın yüklemeye hazır hale getirilmesi ve konteynere tekniğe uygun şekilde istiflemekten yükletenin sorumlu olduğunu, yükletenin emtiayı kendi fabrikasında konteynere yerleştirdiğini, davacının sigortalı yükletenin tekniğe, usulüne uygun yükleme yaptığını ispatlayamadığını, emtianın emniyete alınması, sağlamlaştırılması ile konteyner içine yükletilmesinin davacının sorumluluğunda olduğunu, taşıma senedine göre taşımanın “...” olarak gerçekleştirildiğini, yani konteynerin yükleten tarafından tamamen doldurulduktan sonra taşıyana mühürlü durumda teslim edildiğinin anlaşıldığını, yine taşıma senedi üzerindeki “..., ...” yani yükleyici yükledi, istifledi, saydı, mühürledi klozu bulunduğunu, müvekkilinin malların istiflenmesi, emniyete alınması ve sağlamlaştırılması işlemlerine nezaret yükümlülüğünün bulunmadığını, bu yüzden sorumluluğun yükletende olduğunu, davacının dayandığı tek taraflı ekspertiz raporunda, fotoğraf üzerinden inceleme yapıldığını, fotoğrafların hangi konteynere ilişkin olduğunun dahi anlaşılamadığını, davaya konu konteynerin yükleten tarafından doğru yüklendiği, istiflendiği ve sabitlendiğinin anlaşılamadığını, davaya konu konteynerin ve yükün niteliği göz önüne alındığında, yükletenin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirip getirmediğinin açıkça tespit edilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan ekspertiz raporunda bu durumun ispat edilemediğini, davaya konu konteynerlerin alıcı tarafından eksiksiz olarak teslim alındığını, alıcının konteynerleri tesliminde herhangi bir ihtirazı kaydı bulunmadığını, konteynerin herhangi bir yerinde hasar olması halinde limanda tutulan bir interchange raporu (Konteyner Hasar Raporu & El Değiştirme Evrakı) da bulunmadığını, bu nedenle konteynerin boşaltma limanına hasarsız olarak indirildiği ve alıcıya ulaştırıldığının ispatladığını, zarar hesabının dayanağının bulunmadığını, müvekkili şirketten talep edilen rakamın fahiş olduğunu, davacının sonradan sunacağı belgelere muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının sigortalısı firmanın malların değerini bildirmediğini, müvekkil şirkete ait taşıma senedine mal bedelinin yazılmadığını, taşıyanın mal bedelini bilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın öncelikle yetki itirazları doğrultusunda reddine, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; sigorta sözleşmesine dayalı taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden açılan rücuen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf davalının cevap dilekçesinde bildirmiş olduğu, yetki, pasif husumet, aktif husumet ve esasa ilişkindir.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Sigorta poliçesi, faturalar, çeki listesi, ekspertiz raporu, navlun faturası, İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası, ... no’lu taşıma senedi ve tercümesi, fotoğraflar, gemi kayıtları, arabuluculuk tutanağı, gümrük beyannamesi, incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... Sigorta A.Ş.’nin takip borçluları ... Overseas Transport SA'ya izafeten ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş ve ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş aleyhine 18.01.2023 tarihinde 5.290,53 Euro alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, borçlulara ödeme emrinin 07.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 14.03.2023 tarihinde takibe, ferilerine, borcun tamamına itiraz ettiği ve takibin 14.03.2023 tarihinde durduğu belirlenmiştir.
Davalı ... Denizaşırı Nakliyat AŞ'nin yetki itirazının değerlendirilmesinde; davalı şirketin fiili taşıyanın acentesi olduğu ve yükletenin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş olduğu taşıma ilişkisinde ... Aktıengesellschaft’ın fiili taşıyan olduğu, taşıma senedindeki 24. Maddenin yetkili mahkemeyi kesin olarak belirlediği iddiasının kabul edilemeyeceği, belirlenmiş olup, bu yöndeki yetki itirazı da red edilmiştir. Konşimentoda yer alan yetkili mahkemenin madde 24’e göre ... numaralı milletlerarası yetki kaydını içeren konşimento kuralının genel işlem şartı niteliğinde bulunduğu açıktır. Buradaki genel işlem şartı, ticari nitelikte olsa da, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 20-25’te yer alan denetime tabidir. Söz konusu denetim gerek tüketici gerekse de ticari nitelikteki genel işlem şartlarına uygulanmaktadır. Ayrıca söz konusu hükümler, tarafların iradelerinden bağımsız olarak emredici nitelikte kurallar barındırması nedeniyle kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 2 uyarınca, hukuki işlemin tarihine bakılmadan, TBK m. 20-25’de yer alan kurallar geçmişe yönelik olarak da uygulanabilecektir. Öte yandan somut olayda yabancılık unsurunun bulunması da, kamu düzeni ile ilgili bulunan söz konusu hükümlerin uygulanmasını engellememektedir. Çünkü bu konuda “Türk Hukukunu Doğrudan Uygulanan Kuralları” başlıklı MÖHUK m. 6 uygulama alanı bulur: “Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır”. Öğretiye göre, iç hukukta sözleşmeler için getirilmiş olan ve kamu yararı açısından önemli olan hükümler (Örn. kira hukukuna ilişkin emredici hükümler, hâkimin fahiş cezai şartı indirmesi gibi), Türkiye’de yabancı bir hukuka tabi olan sözleşmelere de doğrudan uygulanır (Bkz. ... /...: Milletlerarası Özel Hukuk, 11. Bası, 2012, s. 155). Genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin bu kapsamda değerlendirileceği açıktır. Dolayısıyla yabancılık unsurlu olaylarda dahi, mahkemenin TBK’da yer alan genel işlem şartlarına ilişkin denetim kurallarını uygulaması gerekmektedir.
Olayda konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edildiği kabul edilse dahi, TBK m. 25’e göre söz konusu genel işlem şartı içerik denetimine tabidir. Bu maddeye göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler konulamaz”. Somut olaydaki yetki kaydının geçerli olduğu kabul edildiğinde, söz konusu konşimento tahtında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlıkta davacının yükle ilgilinin Hamburg mahkemelerine başvurması gerekecektir. Bu halde TBK m. 25 çerçevesinde söz konusu yetki kaydının geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde, Türk içtihat hukukunda TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi konşimentolar da yer alan uluslararası yetki ve tahkim kayıtları için uygulanmıştır. Bu hususta verilen yerel mahkeme kararlarının Yargıtay ...’inci Hukuk Dairesi tarafından da onaylandığı görülmektedir. (Örneğin: İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-) ... Esas, 2-) ... Esas, 3-) ... Esas, 4-) ... Esas, 5-) ..., Esas 6-) ... Esas, 7-) ...Esas, 8-) ... Esas, 9-) ... Esas, 10-) ... Esas, 11-) ... Esas, 12-) ... Esas, 13-) ... Esas, 14-) ...Esas, 15-) ... Esas, 16-) ... Esas, 17-) ... Esas, 18-) ... Esas, 19-) ... Esas, 20-) ... Esas, 21-) ...Esas, 22-) ... Esas, 23-) ... Esas, 24-) ... Esas, 25-) ... Esas, 26-) ... Esas, 27-)...Esas, 28-)...Esas, İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin – 1-) 2014/428 Esas, 2-) 2014/443 Esas, 3-) ... Esas, 4-) ... Esas, 5-) ... Esas, 6-) ... Esas, 7-) ... Esas, 8-) ...Esas, 9-) ... Esas, 10-) ... Esas, 11-) ... Esas, 12-) ... Esas, 13-) ... Esas, 14-) ... Esas, 15-) ... Esas, 16-) ... Esas, 17-) ... Esas, 18-) ... Esas, 19-) ... Esas) Dolayısıyla, Yargıtay İhtisas Dairesi tarafından da, konşimentolardaki yetki tahkim kayıtları açısından TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi hâli hazırda kabul gören ve uygulanan bir yoldur.
Ayrıca, Konişmentoda m. 24'de yer alan yetki kaydı incelendiğinde "Uygulanacak hukuk ve yetki anlaşması / Aksi burada kararlaştırılmadıkça, taşıyan ile taşıtan arasında iş bu taşıma senedi sözleşmesinden doğan herhangi bir dava, talep, uyuşmazlık veya yargılama Alman Hukukuna tabi olacak ve Hamburg Mahkemelerinde görülecek. Taşıyanın, tacirin ticari ikametinde dava açması da mümkündür." bu kaydın her iki taraf için belirli bir mahkemeyi yetkili kılmadığı, taraflardan birinin menfaatlerinin üstün tutulduğu ve karşılıklı dengenin bulunmadığı bir mahkeme seçimi yapıldığı görülmektedir. Uluslararası Usul Hukuku açısından bu tür yetki kayıtları “Asimetrik Yetki Kaydı” olarak anılmaktadır. Bu tür kayıtların mahkemenin taşıyan açısından belirli olmaması sebebiyle geçerli olarak kabul edilmemektedir. Ayrıca bu durum, genel işlem şartı denetimi dışında ortaya çıkmaktadır. Mahkemeye sunulan asimetrik yetki kaydının geçersizliği için genel işlem şartı denetimine başvurmaya dahi gerek yoktur.
Sonuç olarak MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince somut olayda yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş.’nin aktif husumet itirazı değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalı (Nakliyat ... Sigortası Abonman sözleşmesi) kapsamında sigortalı ... San. ve Tic. A.Ş’nin emtianın taşınması konusunda sigorta yaptığı ve sigorta ettiği, davalı tarafın aktif husumet itirazında DAP teslim şeklinin bulunduğu ve dava dışı alıcının bu hakkını davacının sigortalısına devrettiğine ilişkin belge bulunmadığını belirttiği, ancak davacının bu konuda beyanda bulunmadığı görülmüştür.
Aktif husumet itirazının diğer itirazlarla birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemenin ex gratia ödeme olup olmadığı konusunda SMMM bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılması gerekli ise de; pasif husumet yönünden yapılan değerlendirme nedeniyle aktif husumet yönünden bu incelemenin yapılmasına gerek olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı taraf davada husumeti doğrudan ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş’ye göstermiş olmakla birlikte İzmir .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasında takip borçlusu olarak ... Aktıengesellschaft İzafeten ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş’yi ve ... Denizaşırı Nak. A.Ş’yi ayrı ayrı göstermiş ve takip yapmış olup, her iki borçlunun itirazı üzerine yapılan arabuluculuk görüşmelerinde yine her iki borçluya ayrı ayrı husumet yönelterek arabuluculuk görüşmesi yapmış olmasına rağmen davayı sadece ... Denizaşırı Nak. A.Ş’ye karşı açmış ve dilekçesinde bu davalının akdi taşıyan olduğunu iddia ederek dava açtığını belirtmiştir.
Mahkememizce davacının bu iddiası ve Davalı ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş.’nin pasif husumet itirazı araştırıldığında, Dava konusu konşimento üzerinde yapılan incelemede; taşıyanın ... Aktıengesellschaft olduğu bu konşimentoda yükleme acentesinin ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş. (... Overseas Transport SA AS Agent) olarak yer aldığı, bu halde davacının davalı olarak asıl taşıyan ... Aktıengesellschaft göstermesi ve ona izafeten TTK m. 105/2’ye göre ... Aktıengesellschaft İzafeten ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş'ye karşı dava açması gerektiği gibi aynı zamanda davacının sigortalısına düzenlenen 04.03.2024 tarihli I... numaralı navlun faturasında navlun bedelinin ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş. tarafından tahsil edildiği ve taşıma işini yapan şirketin ... Aktıengesellschaft olduğu, faturada da konşimentoya ve taşımaya atıf yapıldığı, böylece acentenin taşıyan adına fatura düzenlediği belirlendiğinden davacının doğrudan acenteye karşı dava açmasının usul hükümlerine aykırı olduğu tespit edildiğinden, TTK m. 105/2’ye göre ... ... SA’ya karşı takip yapması ve dava açması gerekirken davacının doğrudan acenteye karşı takip yapması ve dava açmasının usule aykırı olduğundan davacının davasının pasif husumet / sıfat yokluğu bulunmadığı belirlenmekle davacının davasının pasif husumet / sıfat yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar aktif husumet yönünden de davanın incelenmesi gerekli ise de pasif husumet yönünden davanın reddi gerektiğinden aktif husumet inceleme yapmaya gerek kalmamıştır.
Davacı yapmış olduğu icra takiplerinde de doğrudan borçlu olarak ... ... SA’ya izafeten ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş’yi ve ... Denizaşırı Nak. A.Ş'yi ayrı ayrı göstermiş olup; açtığı davada ise husumetin sadece ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş’ye karşı gösterilmiş olması ve asıl taşıyan olan ... Aktıengesellschaft İzafeten ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş.’ye yöneltilmediği tespit edilmiştir.
Her ne kadar davalı taraf % 20 kötü niyet tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacı haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. (İİK m. 67/2f)
HÜKÜM :
Yukarıda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasını asıl taşıyan olan ... Aktıengesellschaft İzafeten ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş.’yi göstererek takip yapmasına rağmen davayı sadece ... Denizaşırı Nakliyat A.Ş’ye karşı açması nedeniyle TTK m.105/2’ye aykırı olarak doğrudan acenteye karşı ve onu hasım göstererek doğrudan dava açmış olması nedeniyle davacının davasının pasif sıfat yokluğu nedeniyle reddine,
Davalının kötü niyet tazminat talebinin davacı taraf haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından şartları gerçekleşmeyen kötü niyet tazminat talebinin reddine,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harcın dava açılışında alınan 2.630,54 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.202,94 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Yargılama giderlerinin davacının üzerine bırakılmasına,
Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden ret gerekçesi dikkate alınarak AAÜT m. 7/2'ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine,
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A-13 uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32