İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/956 E. 2024/33 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2021/956
2024/33
16 Ocak 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/956
KARAR NO : 2024/33
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2021
KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; uyuşmazlık Mahkemesi'nin istikrar kazanmış kararlarına göre; elektrik dağıtım şirketlerinin taraf olduğu sözleşmelerden kaynaklı uyuşmazlıklarda; (a) dağıtım şirketinin özelleştirilmesi yanında (b) dağıtım şirketinin bu alacakları 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil etme yetkisinin olmaması gibi hususlara bakarak bu tür uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğuna karar vermektedir. tarafları tacir olan ve ticari bir alacak/verecek ilişkisinden kaynaklanan işbu davaya konu verdiğini, uyuşmazlık konusu tesisle ilgili olarak, davacı ile davalı arasında "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" imzalandığını, bu davanın ikame edildiği tarih itibarıyla müvekkilinin üreterek dağıtım sistemine verdiği her kWh elektrik enerjisine karşılık 5,6882 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alındığını, dağıtım hizmeti alan elektrik üreticileri arasında sistem kullanım/dağıtım bedelleri bakımından "üretici" ve "lisanssız üretici" şeklinde bir ayrım yapıldığını, müvekkilinden 5,688 kuruş sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken buna karşın aynı hizmeti alan diğer üreticilerden sadece 2,722 kuruş alındığını, 2016 yılı sonuna kadar üreticiler ile lisanssız elektrik üreticileri arasında dağıtım sistem kullanım bedeli olarak aynı ücret alınmaktayken, 01.01.2017 tarihinden itibaren üreticiler ile lisanssız üreticilere uygulanan sistem kullanım/dağıtım bedellerinin farklılaştırıldığını ve lisanssız üreticilerden daha fazla sistem kullanım/dağıtım bedeli alınmaya başlandığını, tamamen aynı hizmeti alan ve aralarında herhangi bir ayrım yapılmasına hukuken imkan bulunmayan elektrik üreticilerine farklı tarife uygulanmasının ve müvekkilinden üreticilere göre 2 kat fazla ücret alınmasının hukuka aykırı olduğunu, bu ayrım nedeniyle müvekkilinden haksız yere fazladan tahsil edilen tutarın 400.000,00 TL’nin üzerinde olduğunu düşündüklerini, toplam alacak miktarının yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını, haksız alınan toplam tutarın davalı taraftan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, dava konusu tahsilatın, Elektrik Piyasası Kanununa aykırı olduğunu, uyuşmazlık konusu lisanssız elektrik üretim tesislerinin hukuki altyapısının 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 14. maddesinde düzenlendiğini, anılan maddeye göre bu tesislerin yenilenebilir enerji kaynaklarının ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla desteklendiğini ve bu kapsamda ‘lisans alma’ ve ‘şirket kurma’ yükümlülüklerinden de muaf tutulduklarını, bunun dışında başkaca hiçbir konuda, lisanslı ve lisanssız elektrik üretim faaliyeti arasında ayrım yapılmadığını, nitekim 12.05.2019 tarih ve 30772 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ‘Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin 1. maddesine göre lisanssız elektrik üretimi ile küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve küçük ölçekli üretim kaynaklarının etkin şekilde kullanımının sağlanması ile elektrik şebekesinde meydana gelen kayıp miktarlarının düşürülmesinin amaçlandığının açıkça belirtildiğini, dağıtım bedellerinin nasıl belirleneceğinin 6446 sayılı Kanunun ‘Tarifeler ve Tüketicilerin Desteklenmesi’ başlıklı 17.6 maddesinin (ç) bendinde düzenlendiğini, açık kanun hükmünden hareketle üreticilerden alınan sistem kullanım/dağıtım bedeli bakımından diğer üreticilere göre farklı muamele yapılmasına imkan olmadığını, hatta bunlar arasında ayrım yapılmasının açıkça yasaklandığını, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununda dağıtım tariflerinin nasıl belirleneceğinin 17/6-ç maddesinde açıkça düzen altına alındığını, bu madde hükmüne göre davalı tarafından belirlenecek sistem kullanım/dağıtım bedelinin lisanslı – lisanssız ayrımı yapılmaksızın tüm üreticiler yönünden söz konusu maddede belirtile yöntemle dağıtım bedelini belirlemiş ise, bu tarifenin herhangi bir ayrım yapılmaksızın lisanslı – lisanssız tüm üreticiler yönünden de uygulanmasının (en fazla varsa ek maliyetler eklenmek suretiyle uygulanmasının) zorunlu olduğunu, müvekkilinden fazla dağıtım sistem kullanım tahsilatı yapılmasını gerektirecek herhangi bir sebep (ek maliyet yada farklı hizmet) olmadığını, uyuşmazlık konusu sistem kullanım/dağıtım bedelinin üretilen elektriğin sisteme verilmesi karşılığı alınan bir bedel olduğunu, yani dağıtım şirketi tarafından sunulan bir hizmetin karşılığı olduğunu, bu bedelin nasıl belirleneceğinin ve tahsil edileceğinin yani uygulanma şeklinin 31.12.2015 tarih ve 29579 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar’da düzenlendiğini, Usul ve Esasların 16.2 maddesinde düzenlemesinin bulunduğunu, müvekkili gibi lisanssız üreticilerden alınan fazla bedelin denetime elverişli hale geleceğini, halbuki uyuşmazlık konusu olay bağlamında davalı şirket tarafından lisanssız üreticiler bakımından hazırlanmış herhangi bir ‘fiyata dönüştürülmüş maliyet analizinin olmadığının aşikar olduğunu, ek maliyet olmadığı yönündeki iddialarının doğrulanması için her tarife dönemine ait olmak üzere hazırlanmış ‘fiyata dönüştürülmüş maliyet analizlerinin’ olup olmadığının davalı şirketten sorulmasını talep ettiklerini, dolayısıyla somut olay bağlamında davalı şirketin, mevzuatta açıkça belirlenen Ek Maliyet sebebini ortaya koymadan sanki ek maliyet varmış gibi müvekkilinden fazla ve fahiş miktarda tahsilat yaptığını, müvekkilinden daha fazla dağıtım sistem kullanım bedeli alınmasının herhangi teknik veya finansal sebebinin olmadığını, birbirine komşu parsellerde kurulu olan ve her ikisi de aynı trafo üzerinden dağıtım sistemine bağlanan iki farklı ...’in olduğu bir örnekte, her iki tesisin de sistem üzerinde oluşturduğu maliyet tamamen aynı olduğu halde, müvekkilinden (üretilen 1.800.000 kWh karşılığı) 100.142,88 TL yıllık sistem kullanım/dağıtım bedeli alınırken diğer üreticiden sadece 55.627,56 TL yıllık sistem kullanım bedeli alınmakta olduğunu belirterek öncelikle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve yargılama sırasında ortaya çıkacak gerçek alacak tutarına talebin artırılmak üzere müvekkilinden iş bu dava tarihine kadar fazladan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedelleri ve KDV ile birlikte oluşan toplam tutar için şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalı taraftan tahsiline, alacağa konu bedeller için her bir faturada fazladan ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faiz veya her halükarda en yüksek ticari faiz/değişken oranda avans faizi uygulanmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle;Davacı şirketin lisanssız elektrik üretim tesisi işletmekte olduğunu, 12.09.2017 tarihinde ... tarafından geçici kabulü yapılarak devreye alınan üretim tesisi için Sistem Kullanım Anlaşmasının 25.09.2017 tarihinde davacı şirket ile yapıldığını, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Yönetmeliği kapsamında düzenlenmesi gereken sistem kullanım bedellerinin davacı şirkete aylık olarak tahakkuk ettirilmekte olduğunu, sistem kullanım bedeli fiyatlarının ... tarafından 29.12.2016 tarih – 6368 sayılı Kurul Kararı ile 11.05.2017 tarih ve 7070 sayılı Kurul Kararı çerçevesinde belirlendiğini, kurul kararlarında 31.12.2017 tarihinden önce geçici kabul tutanağı alan ve 31.12.2017 tarihinden önce ilgili şebeke işletmecisinden geçici kabule hazır tutanağı alan tesisler için sistem kullanım bedelinde ... tarafından belirlenen birim fiyatlara %75 oranında indirim uygulanacağının belirtildiğini, bu şartları sağlamayan lisanssız üreticiler için ise, ... tarafından belirli periyotlarla yayımlanan tarifeler ile belirlenmiş olan, 31.12.2017 tarihinden sonra geçici kabul alan lisanssız üreticilere uygulanacak birim fiyat üzerinden sistem kullanım bedellerinin hesaplandığını, davacının talebinin Elektrik Piyasası mevzuatına, Sistem Kullanım Anlaşmasına ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu Kurul Kararlarına açıkça aykırı olduğunu, yürürlükteki mevzuat düzenlemeleri ve kurul kararları iptal edilmedikçe müvekkili şirket tarafından uygulamaya devam edileceğini, davacı şirketin lisanssız üretim tesisine sahip olduğunu, davacı lisanssız elektrik üreticisi olduğu halde, ... tarafından belirli periyotlarla yayımlanan elektrik tarife tablolarında ‘üretici’ (Lisanslı) tesisler için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesi üzerinden sistem kullanım bedeli alınması gerektiği iddiasında bulunduğunu, haksız olarak bedel iadesi talebinin, davacı için sebepsiz zenginleşmeye neden olabileceğini, davacı tarafın açık mevzuat hükümlerine, Kurul Kararlarına rağmen, iptal talebinde bulunmadan, mevzuata aykırı sonuç çıkaracak talepte bulunmasının hak arama özgürlüğünün aşılması olduğunu, davacı tarafın Elektrik Piyasası Kanununa aykırı olarak nitelendirdiği olay ve işlemin, bizzat kurum tarafından aynı Kanuna göre çıkarılan Kurul Kararları çerçevesinde gerçekleştirildiğini, Kanuna ve Kurul Kararlarına aykırı bir durumun bulunmadığını, şayet davacının Kurul Kararlarının Kanuna aykırı olduğu iddiası varsa, bu iddianın başvuru yeri adli yargı mercileri olmadığını, muhatabının da müvekkil şirket olmadığını, hukukun genel ifadelerine (eşitlik, dürüstlük kuralları gibi) dayanılarak, hukuka uygun bir işlemin hukuka aykırı olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının talebinin ve iddiasının muhatabının ... olması gerektiğini, müvekkil şirketin Elektrik Piyasası mevzuatını uygulamak ve buna uymakla yükümlü olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini ve dava konusu işlemin asıl muhatabının ... olması nedeniyle davanın ...’na ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafın Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına yer vermek suretiyle lisanssız elektrik üreticisi ile dağıtım şirketi arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerektiğini belirttiğini, dağıtım şirketlerinin lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerine uyguldığı tarifeler Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlendiğini, ...’nun düzenleyici nitelikteki bu tarifelerinin dağıtım şirketleri tarafından değiştirilmesi yada uygulanmamasının mümkün olmadığını, davacı tarafça her ne kadar davaya konu alacağının dayanağının Sistem Kullanım Anlaşması olduğunu ve bu anlaşmazlıktan doğan uyuşmazlıkların çözümünde adli yargının görevli olduğunu belirtmiş olsa da; 26.06.2012 tarih – 28335 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 06.06.2012 tarih ve ... sayılı kararı ile ‘Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının’ kabul edilmesine karar verildiğini, Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının, ...’nun regüle anlaşması olduğu gibi, iki özel hukuk kişisi arasında imzalanmış bir sözleşme gibi görülmekle beraber, sözleşmede, sözleşme konusu işin yürütülmesine ilişkin esasların yanında, mali hükümlerin, karşılıklı edimlerin de, ... tarafından belirlendiği sözleşmeler olduğunu, dolayısıyla bu sözleşmenin müvekkil şirket tarafından da değiştirilmesi mümkün olmadığı gibi, uygulaması sırasında kullanılan tarifeler de ... tarafından çeyrek dönemler için onaylanarak belirlenen ve dağıtım şirketleri tarafından aynen uygulanması zorunlu olan tarifeler olduğunu, yine davayı ve husumeti kabul anlamına gelmemek kaydıyla söz konusu davanın yasada öngörülen sürede açılmadığından davanın zaman aşımı nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, davanın belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği dikkate alınarak huzurdaki davanın esasa ilişkin inceleme yapılmadan usulden reddini talep ettiklerini, lisanssız üretim yapan gerçek yada tüzel kişilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmalarının esas olduğunu, İlgili şebeke işletmecisinin her üretici için ikinci fıkra kapsamında elde edilen saatlik verileri kaynak bazında bir araya getirerek fatura dönemi bazında şebekeye verilen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi miktarını belirlediğini ve her ayın 6. gününe kadar görevli tedarik şirketine bildirdiğini, görevli tedarik şirketinin de ... kapsamında satın almakla yükümlü olduğu enerji miktarı için her bir üreticiye her fatura dönemi için yapacağı ödeme miktarını hesaplayarak ödeme yaptığını, bu ödeme tutarının hesaplanırken 5346 sayılı Kanunun I sayılı cetvelinin dikkate alınarak güneş enerjisinden üretilen elektrik enerjisinin 13,3 cent üzerinden ödeme yapıldığını, ...’nun da lisanssız elektrik üreticilerinin tahsil ettiği bu bedeli nazara alarak lisanslı – lisanssız enerji üreticilerini farklı abone gruplarına dahil ederek üreticiler arasındaki dengeyi korumaya çalıştığını, davacı tarafın fatura ödemelerinde herhangi bir ihtirazi kaydın bulunmadığını, Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereği, ihtirazi kayıt olmaksızın yapılan ödemenin istirdadının mümkün olmadığını belirterek öncelikle davanın, dava konusu işlemlerin dayanağı olan ve tüm Dağıtım Şirketlerinin uymak ve uygulamakla yükümlü olduğu Kurul Kararlarını çıkaran Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna ihbarına, davanın pasif husumet nedeniyle usulden reddine, davanın görevli yargı yerinde açılmamış olması nedeniyle usulden reddine, davanın zamanaşımı itirazı nedeniyle usulden reddine, davaya konu işlemlerin tamamen mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmiş olması, hukuka aykırılık bulunmaması nedenleriyle dayanağı bulunmayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; taraflar arasındaki dağıtım sistem kullanım anlaşması ile anlaşmanın ilk kuruluşundan itibaren tutulmuş tüm kayıt ve belgeleri ihtiva eden uyuşmazlık konusu tesise ait dosyanın tamamının celbi, tarifeler davalıdan celbi, Uyuşmazlık konusu tesisin devreye alınmasından itibaren davalıya kesilen Sistem Kullanım Bedeli/Bağlantı Bedeli faturalarının tamamının davalıdan celbi, Uyuşmazlık konusu tesise ait her türlü kaydın davalıdan celbi, elektrik üretim verilerine dair davalıdan kayıtlarının celbi, keşif icrası, bilirkişi incelemesi, davalının ticari defterleri ve kayıtları ile teknik veri ve kayıtları yanında uyuşmazlık konusu dönemlere ait tarife başvuruları ile lisanssız üreticilerin dağıtım sistemi üzerinde oluşturdukları ek maliyetin hesaplandığı "fiyata dönüştürülmüş maliyet analizleri" ile dava dışı ...'dan uyuşmazlık konusu dönemlere ait dağıtım şirketleri tarafından kendilerine sunulan tarife başvuruları ile lisanssız üreticilerin dağıtım sistemi üzerinde oluşturdukları ek maliyetin hesaplandığı "fiyata dönüştürülmüş maliyet analizleri", yapılan tahsilatlar bakımından davalının banka kayıtları ve sair her türlü hukuki delile
dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; Dava konusu işleme ilişkin yapılan tüm yazışma ve kayıtları, davacının Lisanssız elektrik üretimi başvuru dosyası, Bağlantı Anlaşması, Kurul Kararları, ...'nın 17.09.2018 tarih ... sayılı görüş yazısı, Müvekkil Şirket Kayıtları, Bilirkişi incelemesi, ... ile konu hakkında yapılan/yapılacak yazışmalar, Emsal kararları vesair her türlü delile dayandığı görülmüştür.
Uyuşmazlığın tacir olan taraflar arasında imzalanmış olan "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasından" kaynaklanmakta olduğu, TTK'nın 4. maddesi uyarınca nispi ticari dava olduğu, aynı Yasa'nın 5. maddesi uyarınca davaya bakmaya görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yargı yolu itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili husumet itirazında bulunmuş ise de, yasal düzenlemeler kapsamında Elektrik dağıtım şirketleri ... Kurul Kararları ile onaylı tarifeleri uygulamakla yükümlü olup, buna göre davanın ... kararlarını uygulamakla yükümlü olan davalı şirkete yöneltilebileceğinden husumet itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de, dava konusu alacağın sözleşmeden kaynaklandığı ve davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Davanın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na ihbarına karar verildiği görülmüştür.
Tarafların dosyaya celbini talep ettiği belge ve kayıtların dosyaya teminine müteakiben tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda, davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılan 01.07.2018 tarihli “Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistemine Bağlantı Anlaşması” gereğince davacının güneş enerjisi santralini işletmesi nedeniyle davalı şirket tarafından davacıdan tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin tahsilinde, lisanslı güneş enerjisi elektrik üretimi yapan şirketlere uygulanan tarifeden farklı tarife uygulanmasının, taraflar arasındaki Lisanssız Elektrik Üreticileri Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması hükümlerine, 6446 sy Elektrik Piyasası Kanunu ile elektrik üretimi, dağıtımı, üretimi ile ilgili diğer mevzuat hükümlerine aykırı olup olmadığı, lisanssız güneş enerjisi elektrik üretimi yapan davacı şirketin, sistem üzerinde, eşdeğer lisanslı güneş enejisi elektrik üretim yapan şirketlere oranla ek bir maliyet oluşturup oluşturmadığı, 6446 sy Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca lisanslı üretim yapan şirketler ile lisanssız üretim yapan davacı şirket arasında dağıtım maliyet kalemleri yönünden bir farklılık bulunup bulunmadığı, maliyet kalemleri arasında farklılık bulunmaması halinde lisanslı üretim yapan şirket ile lisanssız üretim yapan davacı şirket arasında tarife ile dağıtım sistemi kullanım bedellerinin farklılaştırılmasını öngören tarife hükümlerinin uygulanmasının genel işlem koşullarına, 5346 sayılı Kanunun 6/a maddesi uyarınca ihtiyaç fazlası enerji bakımından enerji üretenin ve sisteme verenin kim olduğunun tespitine, ihtiyaç fazlası enerji bakımından ne kadar dağıtım bedelinin alındığının tespitine, haksız rekabet hükümlerine ve dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı,davacının istirdadını isteyebileceği sistem kullanım/dağıtım bedelli miktarının ne olduğu, iadesi gereken kısım var ise hangi tarihten itibaren davacının faize hak kazanacağı hususlarında dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor alınması hususunda dosya konusunda uzman bilirkişi elektrik mühendisi ..., enerji hukuku uzmanı ... ve elektrik mühendisi ... 'tan oluşan bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 20/06/2023 havale tarihli düzenlenen raporda ; Dosya içeriğindeki belgeler ve bu konudaki yasal mevzuat incelendiğinde;
a) Davacı şirketin işletmekte olduğu ... - 9 ... için davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ile ... Enerji Üretim Dan. San. Tic. A.Ş. arasında 25.09.2017 tarihinde ‘Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması’ imzalanmıştır.
Bu Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının ‘Karşılıklı Yükümlülükler’ başlıklı 4. maddesinin ‘A-Mali Yükümlülükler’ bölümünde;
‘1. Dağıtım Sistemi Kullanım Fiyatı Üzerinden Hesaplanan Bedellerin Ödenmesi:
(1) a) Üretim ve tüketim tesislerinin aynı yerde olması halinde sisteme verdiği ve sistemden çektiği net enerji miktarları için ayrı ayrı,
b) Üretim ve tüketim tesislerinin aynı yerde olmaması halinde sisteme verdiği ve sistemden çektiği enerji miktarları için ayrı ayrı,
dağıtım sistemi kullanım bedeli öder.’ denilmektedir.
b) Lisanslı yada Lisanssız elektrik üreticilerine uygulanacak ‘dağıtım sistem kullanım bedeli birim fiyatları’ Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirli periyotlarla belirlenerek yayımlanmaktadır.
4628 sayılı ...’nun Görev ve Yetkileri hakkında Kanunun 4. maddesinde;
‘Madde 4 – Kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip ve bu Kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuştur.
Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur.’ denilmektedir.
4628 Sayılı Kanunun‘Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu ve Kurul Başkanlığı’ başlıklı 5. maddesinde;
‘ …..
l) Bu Kanun hükümlerine, çıkarılan yönetmelik hükümlerine, Kurul tarafından onaylanan tarife ve yönetmeliklere, lisans hüküm ve şartlarına ve Kurul kararlarına aykırı davranıldığı durumlarda, idari para cezası vermek ve lisansları iptal etmek.’...’nun görevleri arasında sayılmıştır.
- 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanununun‘Tarifeler ve Tüketicilerin Desteklenmesi’ başlıklı 17. maddesinde;
‘MADDE 17 – (1) (Değişik: 4/6/2016-6719/21 md.) Bu Kanun kapsamında düzenlenen ve bir sonraki dönem uygulanması önerilen tarifeler, ilgili tüzel kişi tarafından Kurulca belirlenen usul ve esaslara göre, tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerini içerecek şekilde hazırlanır ve onaylanmak üzere Kuruma sunulur. Kurul, mevzuat çerçevesinde uygun bulmadığı tarife tekliflerinin revize edilmesini ister veya gerekmesi hâlinde resen revize ederek onaylar. İlgili tüzel kişiler Kurul tarafından onaylanan tarifeleri uygulamakla yükümlüdür.’ hükmüne haizdir.
Dolayısıyla davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ... tarafından onaylanan tarifeleri aynen uygulamakla yükümlüdür. Farklı bir tarife uygulaması halinde ... tarafından davalı şirkete verilen dağıtım lisansının iptali söz konusudur.
c) ‘Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği’nin ‘İhtiyaç Fazlası Enerjinin Tespiti’ başlıklı 23. maddesinde;
‘MADDE 23 – (1) Lisanssız üretim yapan gerçek ve tüzel kişilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmaları esastır.’denilmektedir.
Görüleceği için gerek 5346 sayılı Yasada gerekse Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde, ‘lisanssız üretim yapan gerçek yada tüzel kişilerin kendi ihtiyaçları için üretim yapmaları’ esas alınmış, bunların ürettikleri ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin sisteme vermeleri halinde belirlenen bedelden 10 yıl süre ile satın alınacağı belirtilmiştir.
Uygulamada ise yenilenebilir kaynaklardan üretim yapacak lisanssız üretim tesislerinin hangi tüketim tesisi ile ilişkili olacağı ve üretiminin ne kadarının ihtiyaç fazlası olacağı gözetilmeden kurulmalarına izin verildiği için, Yasa ve Yönetmelik ile belirlenen ‘kendi ihtiyaçları için üretim yapması’ koşulu 2. planda kalmıştır.
Yasanın ve Yönetmeliğin en önemli amaçlarından biri olan ‘kendi ihtiyacı için üretim yapılması’nın sebebi; üretilen enerjinin tamamı yada önemli bölümünün üretildiği yerde (çatı uygulamalarında olduğu gibi) tüketilmesi, böylece tüketim tesisinin dağıtım şebekesini kullanmadan enerji ihtiyacının hemen yanındaki üretim tesisinden karşılanarak elektrik dağıtım şebekesinde enerjinin iletilmesi sırasında oluşan kayıpların önlenmesidir.
Buna karşılık lisanssız yenilenebilir elektrik üretim tesislerinin kurulumunun başlangıç sürecinde öncelik ‘kendi tüketim ihtiyacının karşılanması’ olarak alınmadığından, kurulan üretim tesisleri, tüketim noktalarından kopuk, tüketim olarak sadece kendi iç ihtiyacının olduğu, ürettiği elektrik enerjisinin binde 5’i – 6’sı seviyesinde tüketim yapan tesisler olarak kurulmuştur.
Lisanslı Elektrik üretim santralleri ise; lisans alma, şirket kurma, yarışmaya katılma prosedürlerini yerine getirerek sadece elektrik üretimi amaçlı olarak kurulan ve ürettikleri elektrik enerjisini satarak faaliyet gösteren şirketlerdir.
Özetle; yasa ve Yönetmelikte lisanssız yenilenebilir elektrik üretim tesislerinin kurulum amacı ile lisanslı elektrik üretim tesislerinin tümüyle farklı olduğu görülmektedir.
Bu yüzden lisanslı elektrik üreticileri ile yenilenebilir enerji kaynaklarından üretim yapan lisanssız elektrik üretim tesislerinin ‘eşit taraflar olmadığı’, lisanslı üreticilerin kendi aralarında ‘eşit taraf’, lisanssız elektrik üreticilerinin de kendi aralarında ‘eşit taraf’ değerlendirilebileceği görüşüne varılmıştır.
d) Yenilenebilir enerji kaynaklarından lisanssız elektrik üretiminin başladığı tarihten bu yana yurt genelinde 10738 üretim tesisi yapılmış olup, bunun çok büyük kısmı (10492 adedi) lisanssız ... projelerinden oluşmakta, yine bu tesislerin büyük bölümü de kendi ihtiyaçları için değil, ürettikleri enerjiyi devlete satmak amacıyla faaliyet göstermektedir.
Lisanssız ... tesislerinin gün içindeki üretim profilleri incelendiğinde; saat 06.00 – 18.00 arasında üretim yaptıklarından bu saatler arasında dağıtım şebekesinin yoğun olarak kullandıkları, diğer saatler içinde şebeke kullanımı olmadığından dağıtım şebekesinin söz konusu santrallerin üretim yaptığı bu pik saatlere göre revize edilmesi/planlanması gereğinin ortaya çıktığı görülmektedir.
Lisanssız ... tesislerinin üretim profili ‘Orta Gerilim Ticarethane’ abone grubunun tüketim profili ile benzerlik göstermektedir. Lisanssız dağıtım tesisleri en fazla 1 MW gücünde olduğundan dağıtım şebekesine bağlanmakta, bu yüzden hem dağıtım sistemini hem de iletim sistemini kullanmaktadır.
Lisanslı üretim tesislerinin üretim güçlerinin daha büyük olması sebebiyle ilgili TEİAŞ trafo merkezine kadar dağıtım hattı bu şirketler tarafından kurulduğundan, lisanslı üretim tesislerinin büyük çoğunluğu dağıtım sistemi için yük oluşturmamakta, sadece iletim sistemini kullanmaktadır. Ayrıca lisanslı üretim tesislerinin yük profillerinin günün her saatinde daha düzgün olduğu görülmektedir.
Lisanslı üretim tesisleri ile lisanssız üretim tesislerinin ulusal elektrik sistemini kullanımlarının çok farklı olması dikkate alındığında bu iki üretici grubunun farklı (lisanslı üreticilerin daha düşük, lisanssız üreticilerin daha yüksek) dağıtım sistem kullanım bedeli ödemelerinin doğal olduğu kanaatine varılmıştır.
e) Lisanslı elektrik üreticileri şirket kurma ve lisans alma suretiyle faaliyet gösterirken, lisanssız elektrik üreticileri şirket kurma ve lisans alma işlemlerinden muaf tutulmuştur.
Bunun dışında lisanslı üreticiler devletin belirlediği alanlarda üretim yapabilmek için ihaleye/yarışmaya girme, gerektiğinde uzun süreli kaynak ölçümü yapma zorunluluğunda iken, lisanssız elektrik üreticileri için böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır.
f) Lisanslı elektrik üreticileri doğrudan TEİAŞ iletim sistemine ayrı ayrı bağlı olduğundan ürettikleri elektrik enerjisinin gerilim, frekans ve verilen güç yönünden istenilen koşulları sağlayıp sağlamadığı sürekli ölçülerek denetlenmekte, herhangi bir aykırı durum oluşması halinde cezai yaptırımlarla karşılaşmaktadır.
Lisansız elektrik üreticisi birden fazla tesisin aynı dağıtım fiderine bağlanması halinde ise; bu tesislerden kaynaklı gerilim yada frekans den...izliğinin hangi tesisten kaynaklandığının tespiti mümkün olmamaktadır.
Ayrıca, lisanssız elektrik üretim tesislerinin tüketim noktalarından uzak, dağıtık yapıda kurulmuş olmaları sebebiyle gerek bu tesislerde üretilen enerjinin iletimi, gerekse dağıtık şebekenin yönetilmesi dağıtım şirketleri açısından ek yük anlamına gelmektedir.
g) Bunun dışında lisanslı elektrik üreticileri ürettikleri enerji için EPİAŞ sistemine bildirimde bulunmak ve taahhüt ettikleri elektrik enerjisini sisteme vermek durumundadır. Taahhüt edilen enerjinin sisteme verilememesi yada taahhüt edilenden daha fazla enerji verilmesi halinde lisanslı üreticiler Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğine göre hesaplanacak ‘den...izlik maliyeti’ne katlanmak durumundadır.
Buna karşılık lisanssız elektrik üreticileri dengeleme uygulamasından muaf olduğundan bu tür bir maliyete katlanmaları gerekmemektedir.
h)29 Aralık 2016 tarih ve 29933 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 26.12.2016 tarih ve 6808 sayılı Kurul Kararı ile Dağıtım Lisansı sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin, Tarife Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslarda değişikliğe gidilerek yapılacak düzenlemenin alt yapısı oluşturulmuştur. Söz konusu düzenlemenin 16. Maddesinin ikinci fıkrasının;
“21 inci maddede belirtilen bağlantı durumuna göre, dağıtım sistemi kullanıcısı üreticilere üretim faaliyetleri için dağıtım bedeli, güç bedeli ve gerekmesi halinde güç aşım bedelinin yanı sıra bu maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen koşullar çerçevesinde reaktif enerji bedeli de uygulanır. Elektrik Piyasası Kanununun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının b bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabilir. Söz konusu lisanssız üreticilere dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, 31/12/2017 tarihinden önce geçici kabul alan tesisler için 10/5/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun kapsamında belirlenen fiyatlardan yararlanılan süre boyunca Kurul tarafından belirlenecek oranda indirimli uygulanır.”şeklinde değiştirilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu kurul kararı ile 01.01.2017 tarihinden itibaren lisanslı ve lisanssız elektrik üreticilerine uygulanan dağıtım sistemi kullanım bedelleri farklılaştırılmıştır.
Bu kurul kararının iptali için bazı lisanssız üreticiler tarafından idari yargıda davalar açılmış olup, Lisanssız üreticilere yönelik dağıtım tarifesi bakımından iptal davasına konu olan düzenlemeler Danıştay 13. Dairesi tarafından hukuka aykırı görülmemiştir. Danıştay 13.Dairesinin 26.10.2021 tarihli ve 2020/3582 E – 2021/3539 K sayılı kararında;
‘Bu itibarla, 6446. sayılı Kanunun 14.maddesinin 1.fıkrasının (b) bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılmasında ve söz konusu farklılaştırmaya istinaden dağıtım bedelinin belirlendiği üreticiler için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesine yönelik dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır’ denilmektedir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından yapılan incelemede oybirliği ile temyiz başvurularının reddine karar verilmiş, dolayısıyla ilk derece kararları kesinleşmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacı şirkete ait lisanssız elektrik üretim tesisi için, bu tesisin sisteme verdiği ihtiyaç fazlası elektrik enerjisine lisanslı elektrik üreticilerinden farklı dağıtım sistem kullanım bedeli uygulanmasının yürürlükteki mevzuata ve Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği amacına uygun olduğu ve objektif teknik gerekçelerinin bulunduğu görüşüne varılmıştır.
Ayrıca lisanssız ...’leri arasında da 31.12.2017 tarihi esas alınarak farklılık yaratılmasının da, hukuki anlamda objektif gerekçesinin bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Bu nedenle davacı şirketin, davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.’den fazladan ödediğini beyan ettiği ‘dağıtım sistem kullanım bedellerini’ talep edemeyeceği görüşü oluşmuştur.
Mahkemece aksi görüşe varılması halinde;
Buna göre davacı şirketten dava tarihine kadar tahsil edilen dağıtım sistem kullanım bedeli tutarı KDV hariç: 274.769,35 TL, KDV dahil: 324.227,83 TL’dir.
Davacı şirkete, lisanslı elektrik üreticilerine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli uygulanmış olsa dava tarihine kadar ödemesi gereken bedel KDV hariç: 129.869,73 TL, KDV dahil: 153.246,28 TL’dir.
Lisanslı elektrik üreticisine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli ile lisanssız elektrik üreticisine uygulanan dağıtım sistem kullanım bedeli arasındaki fark; KDV hariç: 144.899,63 TL, KDV dahil: 170.981,56 TL olarak hesaplandığı rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazlarının bilirkişi raporu içeriği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde reddine karar verilmiştir.
DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlık, davacı ile davalı arasındaki lisanssız elektrik dağıtım sistem kullanım anlaşması sebebiyle davacı şirkete ait ... tesisinin sistem üzerinde ek maliyet oluşturmamasına rağmen davalı tarafından haksız olarak ek maliyet oluşmuşçasına davacıdan tahsil edildiği iddia edilen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.
30772 Sayılı ve 12/05/2019 tarihli resmi gazetede yayınlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği 1. maddede belirtildiği üzere yönetmeliğin amacı elektrik piyasasında, tüketicilerin elektrik ihtiyaçlarını tüketim noktasına en yakın kendi üretim tesisinden karşılaması, arz güvenliğinin sağlanmasında küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve küçük ölçekli üretim kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması ve elektrik şebekesinde meydana gelen kayıp miktarlarının düşürülmesi amacıyla lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın, elektrik enerjisi üretebilecek ve gerçek veya tüzel kişilere uygulanacak usul ve esasların belirlenmesidir.
Dava dosyasının ve ilgili mevzuatın irdelenmesinde davalı şirketin tarifeleri belirleme, düzenleme, değiştirme, onaylama yetkisi bulunmadığı, şirketin sadece üreticilerle yapılan sistem kullanım dağıtım sözleşmelerinde ... tarafından belirlenen tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğu görülmüştür. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun 11/05/2017 tarihli ve 7070 sayılı kurul kararı ile lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabileceği belirtilmiştir. ... bu yetkisini Elektrik Piyasası Kanunundan almaktadır. Nitekim anılan kurul kararının iptali için dava açılıp ilgili kararın iptali sağlanmadan mahkememizin yönetmeliği doğrudan denetleyebileceği ve fazladan tahsil edildiği iddia edilen bedellerin davalıdan talep edilebileceği düşünülemez. Aksi durum yürütme yetkisinin gaspı anlamına gelip kabulü mümkün değildir. Zira anılan kurul kararı idari yargı mercilerince iptal edilmemiştir, bu sebeple hukuka uygunluk karinesinden yararlanır. İdarenin işlemleri aksi yargı kararlarıyla ispat edilinceye ya da hukuka aykırılık sebebiyle idarece geri alınıncaya kadar hukuka uygun kabul edilir ve sonuçlarını doğurur. Kurulun tarifelerin farklılaştırılmasına yönelik benzer nitelikteki kararları iptal davası konusu edilmiş ancak Danıştay nezdinde açılan bu davalar reddedilmiştir (D.13D 21/12/2021 T. 2020/3347 E. 2021/5242 K. sayılı ilamı, D.13D 23/09/2020 T. 2017/461 E. 2020/2230 K. sayılı ilamı, D.13D 23/09/2020 T. 2018/880 E. 2020/2228 K. sayılı ilamı).
30772 Sayılı ve 12/05/2019 Tarihli resmi gazetede yayınlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinde belirtilen lisanssız elektrik üretiminin amacına dönüldüğünde esas olanın lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğü bulunmaksızın küçük ölçekli üretim tesislerinin kendi elektrik enerjisini üretmesi olduğu görülmektedir. Yine ilgili yönetmeliğin 24. maddesinde ihtiyaç fazlası elektriğin tedarik şirketi tarafından ilgisine göre belirtilen fiyattan ... kapsamında on yıl süre ile satın alınacağı düzenlenmiştir. 26. maddede ise ihtiyaç fazlası elektrik enerjisi konusunda dağıtıcı ile üreticinin mahsuplaşabileceği belirtilmiştir.
Her ne kadar 6446 Sayılı Kanunun 17. Maddesine 6719 Sayılı Kanunla tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerinin uygunluğunun denetimi ile sınırlı olmasına ilişkin fıkranın Anayasa Mahkemesinin 28/12/2017 T. 2016/150 E. ve 2017/179 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi sebebiyle mahkememizin kurulun düzenleyici işlemi hakkında yargılama yetkisi bulunduğu iddia edilse de Anayasa Mahkemesi kararının ilgili bölümü tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin olup eldeki ticari uyuşmazlığa ilişkin değildir.
Davalının kurul tarafından belirlenen tarifelerde değişiklik yapması mümkün olmamakla birlikte esasen davacı tacir olduğundan ve tarifeler ile kurulun tarifelerde değişiklik yapması yetkisi bulunduğundan basiretli tacir yükümlülüğü gereği haberdar olması gerektiğinden genel işlem koşullarına ilişkin iddialar hukuki dayanaktan yoksundur.
Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur;
davacının lisanssız elektrik üretim yönetmeliğinde belirtilen amacı aşan şekilde üretim yapması, sözleşme esnasında tarifelerden ve kurulun bu tarifelerde değişiklik yapma yetkisinden haberdar olmasına rağmen huzurdaki davanın basiretli tacir yükümlülüğüne aykırı olarak ikame edilmesi, lisanslı üreticilere yönelik tarifelerden ve ayrıcalıklardan yararlanmak için gerekli şartları sağlamadan lisanslı üreticilerle aynı tarifelerin uygulanması gerektiği iddiasının açıkça dayanaktan yoksun olması ve tarifelerin hukuka uygunluk karinesinden yararlanması bir arada değerlendirildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
-
Davanın REDDİNE,
-
Alınması gereken 427,60. TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 59,30. TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30. TL 'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
-
Dava reddolduğundan, yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
-
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A. 13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davacıdan alınarak HAZİNE'ye gelir kaydına,
-
Dava reddolduğundan; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin göre hesap edilen 1.000,00. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/01/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:29