SoorglaÜcretsiz Dene

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/185 E. 2024/328 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Daire / Kategori

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/185

Karar No

2024/328

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/185

KARAR NO : 2024/328

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 02/03/2024

KARAR TARİHİ : 02/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı ... harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkilinin 12.12.2018 günü saat 07:50 sıralarında İzmir Üçkuyular İskelesinden Bostanlı İzmir İskelesine gitmek için... İşletmeciliği Nakliye Ve Tur. Tic. A.Ş.'ye ait ... adlı arabalı vapura bindiğini, varış noktası olan Bostanlı iskelesinde arabalı vapuru karaya bağlayan hareketli parçanın üzerinden geçerken havanın yağışlı, yerlerin ıslak olması sebebiyle düştüğünü, düşme noktasında korkulukların sona erdiğini, tutunacak herhangi bir yer olmadığından doğrudan yere sırt üstü düşerek yaralandığını, İzmir Adli Tıp Kurumundan alınan raporda omurilik bölgesinde meydana gelen kırıkların hayat fonksiyonlarına etkisinin orta-3 derecede olduğunun belirlendiğini, kaza sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında alınan raporda “Ahmet Priştina adlı arabalı vapurda yolcu ve araç çıkışı için kullanılan karaya bağlantı sağlayan hareketli parçadaki korkulukların son iniş noktasına kadar götürülmediği, bu alanda yer alan kauçuk malzemenin kaygan özellikte olduğu, yağmurlu havalarda zemini kayganlaştırdığı ve kaydırmaz özelliğinin bulunmadığı, yürüyüş yolu boyunca yayalar için uyarıcı levhaların da bulunmadığı” hususlarının tespit edildiğini, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin... karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada soruşturma aşamasında alınan rapora itibar edildiğini ve kazanın oluş şeklinin olay yerinde bulunan tanıkların beyanıyla da doğrulandığını, yargılama sonunda kazanın oluşumunda tedbirleri almayan şirket sorumlusunun asli kusurlu olduğuna kanaatiyle ... A.Ş. yetkilisi... hakkında mahkûmiyet verilen kararın kesinleştiğini, müvekkilinin 11 yıldır ...Tekstil A.Ş. Adlı şirkette tasarımcı olarak görev yaptığını, kaza tarihinde aylık 6.468,60 TL maaş aldığını, kaza nedeniyle yatarak tedavi gördüğü 3 aylık dönemde SGK’dan ödeme aldığını, kaza nedeniyle %23 kalıcı maluliyet oluştuğunu, müvekkilinde geçici ve kalıcı maluliyet meydana geldiğini, hastanede 5 gün ve kendi evinde 3 ay boyunca bakımının refakatçi tarafından yapıldığını ve refakatçiye aylık 3.000 TL olmak üzere toplam 9.000 TL ücret ödendiğini belirterek HMK m. 107 uyarınca hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL geçici iş görmezlik, 1.000,00 TL bakıcı gider ve 3.000,00 TL kalıcı iş görmezlik olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılar...A.Ş. ve ...’dan olay tarihinden, davalı sigorta yönünden ise sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, ayrıca 250.000,00 TL manevi tazminatın zarar ve sorumluluk kapsamı belli olduktan sonra açıklanarak olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı...Sigorta A.Ş. vekili 15.04.2024 tarihli cevap dilekçesiyle; sigortalı tarafından davaya konu alacak kapsamında davacıya ödeme yapılmadıkça müvekkiline doğrudan dava açılamayacağını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiği, TTK m. 1479 uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun sigorta limiti ile sınırlı olduğunu, davacının tazminat talebinin feri bir hak olduğunu (TTK m. 1478), TBK m. 72/1 uyarınca zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıllık süre içerisinde ve her halükarda 10 yıllık süre içerisinde davanın açılması gerektiğini, ancak davanın açıldığı tarih itibariyle zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı yönünden reddinin gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen 02.10.2023 tarihli sulh ve ibra protokolü kapsamında 13.10.2023 tarihinde davacıya 425.300,00 TL sigorta tazminatı ödendiğini, davacının ödemeden tam 21 gün sonra arabulucuya başvurulduğunu, davacının 2918 KTK’ya tabi olduğu savı ile sulh ve ibra protokolünün hükümsüz olduğunu iddia ederek ek tazminat talep ettiğini, TMK m. 2 uyarınca hakkın kötüye kullanıldığını, olay ile davacının iddia ettiği bedensel zarar arasında nedensellik ilişki bulunmadığını, davacının kaza sonrasında ambulans ve hastane yardımını ret ederek zararın artmasına sebebiyet vermesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, olay tarihinden yaklaşık iki yıl sonra tespit edilen % 23 maluliyet oranını kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alınması gerektiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunun her yönüyle kifayetsiz olduğunu belirterek davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.

Davalı ... İşletmeciliği Nakliye ve Tur. Tic. A.Ş. vekili 20.03.2024 tarihli cevap dilekçesiyle; davacının maddi zararının belirlenebilir olduğundan kısmi alacak davası açmakta hukukî yararı bulunmadığını, TBK m. 72/1'de "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" hükmünün bulunduğunu, ancak davaya konu arabalı vapurun K.T.K.'ya tabi olduğunun beyan edildiğini, Karayolları Trafik Kanunu m. 109'a göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmünün bulunduğunu, dava konusu kazanın 12.12.2018'de meydana geldiğini ve davanın zamanaşımına uğradığını, olayda müvekkilinin çalışanlarının seçiminde gereken dikkat ve özeni gösterdiğini ve tüm personelin olay günü görevlerini gerektiği gibi yerine getirdiklerini, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 13.10.2023 tarihinde 425.300,00 TL ödeme yapıldığını ve zararının giderildiğini, bu nedenle herhangi bir kusur isnat edilemeyeceğini, dava bakımından HMK 114/1-h maddesine göre hukuki yararın dava şartı olduğunu belirterek davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan ve zamanaşımından reddi gerektiğini, yolcu taşımasında kullanılan... A.Ş.'ye ait tüm gemilerin uluslararası denizcilik standartlarına uygun olarak üretildiğini ve rutin kontrollerinin aksatılmadan yapıldığını, gemilerin tümünde uyarı levhalarının ve emniyet sistemlerinin tam olduğunu, soruşturma aşamasında şüphelilerin ifadelerinden ve gerekse de bilirkişinin kendilerine kusur atfetmemiş olmasından anlaşılacağı üzere... A.Ş.'nin çalışanlarının seçiminde gereken dikkat ve özeni gösterdiğini ve olay günü tüm personelin görevlerini gerektiği gibi yerine getirdiklerini, tüm personele iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili eğitimler verildiğini, uyulup uyulmadığından da şirket yönetimince denetlendiğini, olayın davacının dikkatsizliği sonucu gerçekleştiğini, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesi ... karar sayılı dosyasında dinlenen tanık beyanlarında müşteki ile tüm gemi personelinin ilgilendiği, ancak müştekinin ambulans istemediğini belirterek normal bir şekilde yürümek suretiyle gemiden uzaklaştığını, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 4. maddesinde belirtilen yükümlülüklerine aykırı hareket etmediğini, davacının omurilik bölgesinde meydana gelen kırıkların hayat fonksiyonlarına etki etkisinin orta 3 derecede olduğunu beyan ettiğini, ancak davacıda meydana gelen bedensel zararın olaydan kaynaklanmış olsa idi davacının olaydan hemen sonra yürüyememesi ve ambulans tekliflerini de reddetmemesi gerektiğini, davacıda meydana gelen bedensel zararın davaya konu olay neticesinde meydana gelip gelmediğinin şüpheli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıdaki zararın olaydan kaynaklanmış olsa bile olay anında ambulans talebini reddederek davacının zararın büyümesine kendisinin sebebiyet verdiğini, soruşturma dosyasında olayın olduğu günde havada yağmurlu ve fırtına olmadığını, denizin dalgalı olmadığını, vapur Bostanlı İskelesi'ne yanaştığında tüm gemi personelinin görev yerinde olduğu ve ...tarafından yolcu emniyet bariyerinin açıldığını, dosyaya sunulan 27.01.2020 ve 10.09.2020 tarihli bilirkişi raporlarının isabetsiz ve yetersiz olduğunu, Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan 19.11.2020 tarihli “Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu” ile davacının davaya konu kaza nedeniyle T12 Vertebra Burs Fraktürü, Lomber Omurga Hareket Kısıtlılığı TB 1.7 nedeniyle %15 ve T12 Vertebra Burs Fraktürü Opere Enstrümantasyon nedeniyle %8 olmak üzere toplam %23 oranında kalıcı maluliyetinin bulunduğunun beyan edildiğini, bu raporun hükme esas alınmamasını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının maluliyet oranının ve bu maluliyetin davaya konu kaza sebepli olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumuna ve Ege Üniversitesi Hastanesinden rapor tanzim edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin 13.10.2023 tarihinde 425.300,00 TL davacıya ödeme yaptığını, davacı iddialarının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla ödenen bu tutar ile davacı yanın zararının karşılandığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davacı taleplerinin reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili 29.04.2024 tarihli cevap dilekçesiyle; davacının maddi zararının belirlenebilir olduğundan kısmi alacak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, TBK m. 72/1’e göre davanın iki yıllık zamanaşımı bulunduğunu, kazanın 12.12.2018 tarihinde meydana geldiğini, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığından reddi gerektiğini, kaza günü müvekkilinin sorumluluğundaki tüm personelin gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 13.10.2023 tarihinde 425.300 TL ödeme yapıldığını, davacının zararının giderildiğini, müvekkiline herhangi bir kusur isnat edilemeyeceğini, HMK m. 114/1-h’ye göre hukuki yarar dava şartının bulunmadığını, TBK m. 40’a göre temsilcinin yapılan hukuki işlemler nedeniyle hak iktisap edemeyeceğini ve borç altına giremeyeceğini, davalı... A.Ş. bünyesinde çalışan müvekkilinden tazminat talep edilemeyeceğini, işveren vekili olan müvekkiline davanın yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının HMK m. 114/1-d uyarınca pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkilinin, davalı...A.Ş.’de genel müdür yardımcısı olduğunu ve iş güvenliği komisyonunun müvekkiline bağlı olduğunu, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda komisyonda yer alan iş güvenliği uzmanı ve diğer üyelerinin kusursuz, komisyonun bağlı olduğu işveren temsilcisi konumundaki kişinin suçlu olmasının hukuken tutarlı olmadığını, ceza dosyasında dinlenen tanık beyanları ile sabit olduğu üzere gemi personelinin davacıyla ilgilendiğini, davacının ambulans istemeyerek yürümek suretiyle gemiden uzaklaştığını, iddia edilen omurilik bölgesinde meydana gelen kırıkların hayat fonksiyonlarına etkisinin orta-3 derece olduğunun beyan edildiğini, ancak kaza sonrası ambulans talebini red eden davacının zararın büyümesine sebebiyet verdiğini, soruşturma aşamasında alınan ifadelerde olay gününün yağmurlu ve fırtınalı olduğu, denizin dalgalı olduğunun belirtildiğini, Bostanlı iskelesinde tüm gemi personelinin görevde olduğunu, ... tarafından yolcu emniyet bariyerinin açıldığını, soruşturma aşamasında alınan raporların somut delillerden uzak bir değerlendirme ile yapıldığını, soruşturma dosyasındaki bilirkişinin kauçuk maddenin kaygan olduğuna ilişkin tespitinin neye dayanarak yapıldığının belli olmadığını, tüm arabalı vapurlarda bu kısmının standart olduğunu, müvekkilinin kendisinden beklenen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini belirterek davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan, zamanaşımından ve pasif husumet yokluğundan, aksi halde esastan reddini talep etmiştir.

Dava; deniz taşıma sözleşmesine dayalı olarak P&I sigortalısı ve donatana ve... İşçi Sağlığı Ve Güvenliği Kurulu Başkanı’na karşı açılan kusura dayalı tazminat davasıdır.

Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.

Arabuluculuk tutanağı, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... karar sayılı dosyası, davacıya ait sağlık kurulu raporu ve SGK hizmet dökümü, ödeme dekontu incelenmiş ve değerlendirilmiştir.

Taraflar arasındaki ihtilaf davacı Zümrüt Bulut, davalılar ... Sigorta ve ... ve... ile arasında yapılan Sulh ve İbra Protokolünün Geçerli olup olmadığı ve zamanaşımı defii ile esas yönünden davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.

İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... karar sayılı dosyası incelendiğinde; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma sayılı dosyası ile şikâyetçi... 08.03.2019 tarihli şikâyet dilekçesiyle 12.12.2018 günü saat 07.50-08.15 civarında Üçkuyular Fahrettin Altay – Karşıyaka Bostanlı Feribotu yolculuğunda Bostanlı iniş iskelesinde meydana gelen kaza nedeniyle... İşletmeciliği Nak. Ve Tur. Tic. A.Ş. aleyhine şikâyette bulunduğu, 08.03.2019 tarihli ATK raporu ile müştekinin saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiği, 27.01.2020 ve 10.09.2020 tarihli bilirkişi raporları ile şüpheli ...A.Ş. yönetimi ve İzdeniz A.Ş. sorumlusu...’ın asli kusurlu olduğu, ...’un, ...’ın, ...’ın ve...’nin kusurlarının bulunmadığının belirtildiği, ... esas – ... iddianame sayılı 20.11.2020 tarihli iddianame ile dava açılmasına karar verildiği, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin... iddianame değerlendirme sayılı 16.12.2020 tarihli kararı ile iddianamenin kabulüne karar verildiği ve dosyanın mahkemenin ... esas sırasına kayıtlandığı, mahkemece yapılan yargılama ile sanık...’ın asli kusurlu bulunarak TCK m. 89/1 ve 2 gereğince 4 ay ve artırım ile 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının karar verildiği kararın 07.04.2023 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Davacının somut olayda meydana gelen zarar nedeniyle davalıların sorumluluğuna gidebilmesi ancak donatanın ve sorumluluk sigortacısının kusuruna bağlı olarak meydana gelebilecektir. Yine diğer davalı...’ın da donatanın çalışanı sıfatı ile gemi adamı olarak değerlendirilebilmesi gerekip gerekmediği de ayrı bir tespit konusudur. Gemi adamları bir gemide görev yapan tüm zabit, yardımcı zabit, stajyer, tayfa ve yardımcı hizmet personeline denmektedir. Davalı... gemi adamı sıfatına sahip değildir. Davacı da davalıyı bu sıfatla değil... A.Ş. yetkilisi olarak dava ettiğini belirtmiştir. Bu davalı hakkında İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin...Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada da kendisinin gemi adamı olmadığını,...AŞ’nin İş ve İşçi Sağlığı Güvenliği Kurul Başkanı olduğunu beyan etmiştir. Yapılan ceza yargılamasında da sanığın yargılamasına ilişkin olarak bir bilirkişi raporu alınmaksızın mahkemenin takdiri ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği de belirlenmiştir.

Taraflar arasında yapılan yargılamada davalıların Karayolları Trafik Kanununa tabii olmayıp İzdeniz A.Ş.’nin donatan ve...sigortacısı ... AŞ’nin dava konusu gemiyi Su Araçları Sorumluluk Sigortası sertifikası ile sigortaladığı belirlenmiştir.

Taraflar arasında dosyaya ibraz edilmiş olan sulh ve ibra protokolü bulunmaktadır. Bu protokolde davacının tüketici sıfatı ile yolcu olduğu (TTK m. 1256/2) ve taşıyanın ve gemi adamlarının kusurundan dolayı TTK m. 1256/5-b olduğu iddia edilmektedir. Ancak davacı somut olayda Tüketici / taşıyanın taşıma akdine dayalı olarak bilet alıp, yolcu olarak gemiye yolcu olarak binen kişidir. Bu halde görevli mahkemenin değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı 02.10.2017 tarihli kararında yer aldığı üzere; “...1- Dava, Tekne Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine yöneliktir.

28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; davanın açıldığı 22.09.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu sigorta işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilmeksizin HMK 114/c maddesi gereğince mahkemenin görevsizliği nedeniyle HMK 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

  1. Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.” hükmü ile görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu belirtilmektedir.

6502 sayılı Tüketici Kanunu m. 3/1-L bendi) “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” hükmü bulunmaktadır.

Mahkememizce bu karara karşı taraflar arasında ki ilişkinin mesleki ve ticari olmayan kullanımdan kaynaklı yolcunun taşınmasından kaynaklanması nedeniyle Tüketici Mahkemesi görevli olduğu belirlenmiştir.

Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek ve tüzel kişilerin sigortadan doğan davalarının 6502 sayılı Kanun m. 3/k ve 3/I ile m. 73/1 gereğince Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiği belirlendiğinden mahkememizce resen görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.

Davalı tarafın cevap dilekçesinde zamanaşımı, kısmi alacak davası açılamayacağından hukuki yarar yokluğu bulunduğu belirlenmiş olmakla birlikte tüm bu hususların görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirlendiğinden mahkememizce değerlendirilmemiştir.

Mahkememizce yargılamanın uzamaması ve usul ekonomisi gereğince resen görevsizlik kararı verilmekle birlikte dosyanın görevli İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Davacının davasının taraflar arasındaki ilişkinin ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle ticari iş olmayıp ticari dava niteliği taşımaması, tüketici hukukundan kaynaklanıp tüketici mahkemesinin görev alanına girdiğinden (HMK m. 114/1/c) Mahkememizin görevsizliğine ve bu çerçevede davanın gerçekleşmeyecek dava şartı nedeniyle HMK m. 115/2. F. gereği davanın USULDEN REDDİNE,

Kararın kesinleşmesiyle ve talep halinde dosyanın görevli İzmir Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,

Davalının zamanaşımı, kısmi alacak davası açılamayacağı ve zamanaşımına ilişkin defi ve itirazların görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

Yargılama giderlerinin HMK m. 331/2 bent gereği davanın yetkili mahkemeye gönderilmesi halinde bu mahkemede karar verilmesine, aksi halde; (HMK m. 20/1-son cümle’ye göre) davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

Dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi halinde Mahkememizce verilecek hükümle; gönderilmesi halinde ise; bu mahkemece verilecek hükmün kesinleşmesiyle (HMK m. 333 gereği) yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatıran taraflara iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2024

Katip...

E imza

Hakim ...

E imza

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

SebebiylereddineVeTazminat)CismaniZararAçılanizmirhükümusuldenTazminat(Ölüm

Kaynak: karar_mahkeme

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:40:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim