İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1059 E. 2024/285 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1059
2024/285
4 Nisan 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1059
KARAR NO : 2024/285
DAVA : Alacak (Demuraj Alacağından Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/12/2022
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... Anonim Şirketi vekili 14.12.2022 harç tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili şirketin forwarder olarak tabir edilen taşıma işi organize eden TTK kapsamına göre taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, müvekkili şirket ile davalının, davalıya ait su yükünün Mersin'den ...'a taşınması hususunda anlaşmaya vardıklarını ve ... nolu konşimentonun düzenlendiğini, taşıma işinde davalının gönderen/ yükleten/ shipper olduğunu, yüklerin boşaltma limanı Casablanca Limanına vardığında alıcı ... firmasının malları kabul etmediğini, alıcı firmanın teslim ordinosu almadığını ve yük geri çekilmediğinden tahliye limanında bekleme masrafı doğduğunu, bu masrafların tahsiline ilişkin talep bildirimlerinin yapıldığını, davalının yapılan masrafların donatan ... şirketinden indirim talep ettiğini, müvekkilinin indirim için ... ile görüştüğünü, davalının en fazla 8.000,00 USD / 9.000,00 USD ödeme yapacağını bildirdiğini, davalı şirketin buna rağmen ödeme yapmadığını, taşımanın üçüncü kişi yararına (CPT taşıma bedeli ödenmiş olarak) satış yapıldığından masraf ve zararlardan alıcının sorumlu olduğunu ileri sürdüğünü, yükün gönderilen tarafından kabul edilmediğinden ödeme yapmadığını, gönderilenin malı almadığı için taşımada sorumlu olamayacağını, fiili taşıyan ... AS’nin 12.327 USD bedelli fatura ile müvekkilden talepte bulunduğunu, müvekkilden bu bedeli davalıya gönderdiğini, davalının bu faturayı iade ettiğini, belirterek TTK m. 921 hükmü uyarınca taşıma işleri komisyoncusunun taşıma ücretinden ayrı olarak yapılan giderleri gönderenden isteyebileceğini, TTK m. 921, 1174 ve 1207 uyarınca 12.327,00 USD tutarındaki alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ambalaj Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekili 02.01.2023 ve 23.01.2023 tarihli cevap dilekçesiyle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin arızasının Ataşehir İstanbul olduğunu, malın Mersin’den yüklenerek Fas’a gönderildiğini, herhangi yetki sözleşmesinin de bulunmadığını, davanın genel yetkili mahkeme olan davalının ikametgâhında açılması gerektiğini, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının aktif taraf sıfatının bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, konteyner demuraj ve bekleme ücreti alacaklarının 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu (TTK m. 1246), ...’ın 30.09.2020 tarihinde fatura düzenlendiği ve davacıya gönderildiğini belirterek davacının 12.10.2022 tarihli faturayı düzenlediğini, müvekkilinin bu faturayı iade ettiğini, konteyner demurajının sadece fiili taşıyan tarafından istenebileceğini, geminin 06.03.2018 tarihinde yüklendiğini, 13.03.2018 tarihinde Fas Casablanca limanına vardığını, 13.12.2018 tarihinde ... Gmbh’ın 21.923 USD istediğini, davacı tarafından müvekkiline bildirildiğini, davalı şirketin bu alacaktan sorumlu olmadığını davacı tarafa bildirildiğini belirterek davanın yetki, aktif sıfat, zamanaşımı ve esas yönünden reddini talep etmiştir.
Davacı vekili 13.02.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; alacağın para alacağı olduğu için yerleşim yerinde ifa edilebileceğini ve bu nedenle TBK m. 89’a göre davanın İzmir de açıldığını, esas yönünden de müvekkilinin davalı ile çeşitli zamanlarla iletişime geçildiğini ancak dönüş yapmadığını, belirterek talebini tekrar etmiştir.
Davalı vekili 20.02.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; davacının alacağın para alacağı iddiasıyla yetkili mahkemeyi İzmir olarak göstererek dava açtığını, alacağın ücreti dışında, demuraj ücretine dayandığını ve rücuen tazminat talebinde bulunduğunu, malın teslim alındığı yerin Mersin olduğunu, Mersin Mahkemelerinde dava açılmadığını, seçim hakkının müvekkiline geçtiğini, davacının alacağının rücu davası olduğunu ve zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas – ... Karar sayılı 16.12.2022 tarihinde davanın görevli İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle gönderme kararı vermiş (kesin olduğunu belirterek) ve dosya mahkememize gönderilmiştir.
Bu karar taraflarca istinaf edilmediğinden dosya mahkememize gönderilmiştir.
Dava; davacı forwarderin taşımadan doğduğu belirtilen demuraj alacağının tahsili amacıyla açılan alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf bu alacağın yetkili mahkemede istenmediği ve alacağın zamanaşımına uğramış olduğu ve esasa ilişkin olduğu belirlenmiştir.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Konşimento, ihtarnameler, faturalar, defter ve kayıtlar, incelenmiş ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
Davalı tarafı yetki incelemesi değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında bir taşıma sözleşmesi yapıldığı, dava konusu ürünlerin Mersin Limanı’ndan Fas’ın Casablanca Limanına taşındığı, bir taşıma akdinin davacının davalıdan navlun bedelini tahsil ettiği ve bu taşıma akdinden sonra taraflar arasında demurajdan doğan alacağın tahsiline ilişkin bir alacak ve fatura düzenleme talebinde bulunduğu, TBK m. 89’a göre faturadan doğan alacağında alacaklının ikametgâhında dava açılabileceği belirlendiğinden HMK m. 10 ve TBK m. 89 gereği, davalının yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının diğer itirazı olan zamanaşımı definin ise taraflar arasındaki ilişkinin devamı ...’a yapılan ödeme tarihi, demuraj alacağının doğduğu tarih, ödenmesi gerekip gerekmediği, ödeme tarihinin ve rücu tarihinin değerlendirilmesi ile gecikme sebebinin davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, böylece zamanaşımının geçip geçmediği konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasından sonra karar verilmesi gerektiğinden bilirkişi SMMM ..., teknik bilirkişi ... ve kaptan ...’dan rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 03.07.2023 tarihli raporda; dava konusu taşımaya ilişkin e mail kayıtları incelendiğinde; konteynerin Fas’ta ki alıcısı tarafından liman sahasından zamanında çekilmediği için davacı ... AŞ nin fiili taşıyan ... ile demuraj ve konteynerin geri dönüşü ile ilgili yazışmaların davalı ... Ltd Şti ile paylaştığı, ...’in demuraj tarifesine göre oluşan demuraj bedelinin 21.953 USD iken ... Ambalaj Ltd’nin talebi üzerine ...’nın demuraj bedelinden indirim yaparak 12.327 USD bedel üzerinden fatura düzenlediği, davacının defter ve kayıtlarının incelenmesiyle davalı ... Ltd Şti’ye 1309 cari kod ile açık hesap üzerinde fatura düzenlediği, faturaların USD cinsinden olduğundan hem TL hem USD üzerinden takip edildiği, davacının lehe delil vasfı taşıyan defterlerinde davalının 21.240 USD borçlu olduğu, davacı tarafından davalı adına 12.10.2022 tarihinde 7710 numaralı fatura ile 12.327 USD yansıtma faturası düzenlediği, davacının faturasına karşılık davalı ... Ltd Şti’nin 13.10.2022 tarihinde faturayı iade ettiği, davacı şirket defterlerinde dava dışı ... ile arasında cari hesap ilişkisi olup, TL ve USD cinsinden hesabın kayıtlandığı, dava dışı ...’nin düzenlediği fatura ile davacı ... AŞ’nin 12.327 USD ödeme yaptığı, dava konusu ihtilafın tahliye limanında konteynerin fazla beklemesinden doğan demuraj alacağına ilişkin olduğu, navlun borçlusunun TTK m. 1200 e göre taşıtan olduğu, davacı tarafından navlun açıklamasına da haiz ücretin fatura edildiği, davalının taşıtan, davacının ise akdi taşıyan olduğu, TTK m. 917 vd hükümlerine göre fiili taşıyan ... ile anlaşarak Cosco ‘ya karşı taşıtan sıfatını kazandığı, TTK m. 921 gereğince haklar ve yükümlülükler açısından komisyoncunun taşıyan sıfatına sahip olduğu, dava konusu demuraj ücretinin taşıma işleri komisyoncusu olan davacı tarafından taşıyanın hak ve yükümlülüklerine haiz olması nedeniyle istenebileceği, sürastarya parasının borçlusunun taşıtan olduğunu, eşyanın davalı gönderilene teslim edilmediği, dava dışı gönderilenin TTK m. 1203 uyarınca malı teslim almak için herhangi bir talepte bulunmadığı, bu halde demuraj ücretinden taşıtanın sorumlu olduğu, davacının ödemiş olduğu demuraj parasını taşıtandan isteyebileceği, TTK m. 1246 uyarınca navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakların bir yılda zamanaşımına uğradığı, bu sürenin alacağın muaccel olmasıyla başladığı, geminin demuraj alacağının gönderilenin malı teslim almasıyla muaccel hale geleceğini, yükün teslim alınmaması durumunda taşımanın tamamlandığı tarihten itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin değerlendirilmesi gerektiği, taşımanın tamamlandığı tarihin 14.03.2018 olup, alacağın bu tarihte muaccel hale geldiğini, taşıyanın davacıya yansıtmış olduğu 11.08.2022 tarihli fatura ile geçerlik kazanıldığı, bir yıllık süre içerisinde dava açıldığı, alacağın 11.08.2022 tarihinde belirlendiğini belirtmişlerdir.
Bu rapora karşı davacı vekili 07.09.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; zamanaşımının faturanın müvekkiline gönderilmesinden itibaren başlayacağından geçmediğini ve davanın süresinde açıldığını belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bu rapora karşı davalı vekili 27.08.2023 tarihli beyan dilekçesiyle; ödenen tazminatın muhatabının fiili taşıyan ... GmBH olduğunu, ... Denizcilik AŞ nin ise yükün taşınmasında görevi bulunmadığını, yapılan ödemenin meşru bir ödeme olmadığını, konteyner demurajının konteyner gecikme bedeli olduğunu, taşınan eşyanın Mersin Limanından 26.02.2018 tarihinde yüklendiğini, 13.03.2018 tarihinde Fas’ın Casablanca limanına geldiğini, 30.03.2018 tarihinde davacının yükün boşaltılması için verilen 21 günlük sürenin 03.04.2018 tarihinde dolduğu ve demurajın bu tarihte başlayacağının bildirildiği, 21.10.2019 tarihinde ise konteyner içindeki eşyanın 16.07.2019 tarihinde Liman idaresi tarafından açık artırma ile satıldığının öğrenildiğini, böylece 16.07.2019 ile 03.04.2018 tarihi arasındaki sürenin demuraj için değerlendirilmesi gerektiğini, 16.07.2019 tarihi itibariyle yani konteynerin boşaltıldığı tarih itibariyle konteynerin iade edildiğini, bu durumda 5 ay fazla demuraj talep edildiğini, TTK m. 1171/5 gereğince sürastarya süresinin hesabında esas alınan zaman biriminin sonunda sürastarya parasının muaccel olacağının belirtildiğini, konteynerin en geç 13.12.2019 tarihinde boş olarak teslim alındığının sabit olduğunu, demuraj ücretinin belirlenebilir nitelikte olmadığı tespitinin gerçek dışı olup, raporda çelişki bulunduğunu, zamanaşımı süresinin 13.12.2019 tarihinde başladığını, pazarlık amaçlı yapılan görüşmelerin zamanaşımını kestiği görüşünün bildirildiğini, fatura tarihi olan 30.09.2022 tarihinde zamanaşımının geçtiğini, komisyon sözleşmesinden kaynaklanan bütün alacakların bir yıllık zamanaşımına uğradığını, raporun bilimsel ve objektif olmadığını belirterek yeni bir heyetten rapor alınmasını aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların bilirkişi raporuna itirazları gözetilerek 12.10.2023 tarihli ara kararla davacıya yansıtma faturası düzenleyen ...'nın düzenlediği faturanın hangi tarihleri kapsadığına ilişkin taraflar arasındaki e-posta kayıtları, ...'nın demuraj faturası kapsamının bildirilmesinin istendiği, ... 30.10.2023 tarihli cevabi yazısıyla; yansıtma faturasının 24.03.2018 - 15.11.2019 tarihine kadar olan dönemi kapsadığını bildirdiği görülmüştür. Mahkememizce yine 12.10.2023 tarihli ara kararla talimat yoluyla seçilen bilirkişiler ... ve gümrük bilirkişisi ... vasıtasıyla inceleme yapılarak yetki konusu ile birlikte zamanaşımı konusunun dava dışı fiili taşıyan ...'ya yapılan ödeme tarihi, demuraj alacağının doğduğu tarih, bu alacağın ödenmesinin gerekip gerekmediği, ödeme tarihi ve rücu tarihinin değerlendirilerek, gecikme sebebinin davalıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, zamanaşımının geçip geçmediği, geçmemiş ise davacının davalıdan isteyebileceği demuraj miktarı ve hesabının da yapılarak rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişilerden 29.12.2023 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; taşıyanın TTK m. 1138/1f ya göre taşımayı taahhüt eden olup, bu işi bizzat yapabileceği gibi sözleşme aracılığıyla da yaptırabileceğini ve bu sözleşmenin şekle tabi olmadığını, navlun faturasını düzenleyenin taşıyan sayılacağını, davacının 08.03.2018 tarihli ... numaralı fatura ile navlun / mühür / konşimento ücreti / ISPS / geçici kabul / free in açıklamasıyla fatura düzenlediği, davacı her ne kadar komisyoncu olduğunu belirtmiş ise de; TTK m. 921 uyarınca taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, faturanın tek bedel üzerinden (898,58 USD) düzenlendiği, bu halde davacının akdi taşıyan olarak sorumlu olduğu, davalının navlun ücreti dahil kesilen faturaya itiraz etmediğini, 05.04.2023 tarihli dilekçesiyle faturayı ödediğini kabul ettiğini, davalının taşımaya konu emtiayı CPT teslim şekli ile sattığı ve Mersin Gümrük Müdürlüğünün Gümrük Beyannamesinde CPT kaydının bulunduğu, bu teslim şeklinde malın varış yerine gönderilmesi için taşıma masrafları ödenmiş olarak ve gümrük işlemleri yapılmış olarak satış yapıldığı, navlun sözleşmesi yapma yükümlülüğünün satıcı da bulunduğu, konteynerin taşıyan tarafından sağlanması durumunda kararlaştırılan serbest süre sonunda taşıyana iadesinin gerektiği, akdi taşıyanın taşımanın icrası için dava dışı fiili taşıyan ... ile anlaştığı, taşımanın fiilen bu firma tarafından ... numaralı konşimento ile yapıldığı, TTK m. 1171/4f uyarınca boşaltma limanında doğan sürastarya parasının borçlusunun taşıtan olduğu, ancak TTK m. 1203 e göre eşya taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse navlun sözleşmesi veya konşimento ya da başka bir taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimi istendiğinde taşıma senedi hükümlerine göre alıcının tüm giderleri ödemekle yükümlü olduğu, hükümde gönderilenin ödeme yükümlülüğünün doğması için eşyayı teslim alması değil, “eşyanın teslimini istemesi” yeterli sayıldığı, eşyanın teslimini istemekle konteyner demurajını da ödeme yükümlülüğünün doğduğu, dosyadaki e-posta kayıtlarında ... yetkilisi Tarık Syed tarafından ... yetkilisi ...’a 29.01.2020 tarihinde gönderilen e-posta da alıcının ordino almadığını bildirdiği, bu mesaja göre gönderilenin eşyayı teslimini talep etmediği, TTK m. 1207/1f uyarınca gönderilenin eşyayı teslim almak istememesi durumunda navlun sözleşmesi gereğince navlunu ve diğer alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olduğu, varma limanında tahakkuk eden konteyner demuraj ücretinden sorumlu olduğu, bu halde alıcı ile satıcı arasındaki satım sözleşmesindeki teslim şeklinin de önem taşımadığı, navlun sözleşmesinin satım sözleşmesinden farklı olduğu, davalı satıcının malı CPT teslim şekli ile satmış olmasının navlun sözleşmesinin taşıtanı olarak TTK m. 1207/1f ya göre doğan borçları ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, akdi taşıyanın demuraj ücretini taşıtandan talep edebilmesi için fiili taşıyana ya da konteyneri tahsis edene demuraj bedelini ödemesi gerektiğini, fiili taşıyan ...’ın acentesi ... AŞ tarafından 11.08.2022 tarihli 12.327 USD bedelli demuraj ve işgaliye ücreti faturasının dosyaya sunulduğunu, bu bedelin önceki bilirkişi raporunda acente tarafından fiili taşıyana ödendiğinin belirlendiği, TTK m. 1246/1-2f uyarınca alacağın muaccel olması ile birlikte taşıyanın charter sözleşmesi veya navlun sözleşmesinden doğan alacakların bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunun belirtildiği, öyle ise alacağın ne zaman muaccel olduğunun tespit edilmesi gerektiği, akdi taşıyanın fiili taşıyana ödediği konteyner demuraj bedeli taşıyanı olduğu alt navlun sözleşmesinin alt taşıtanından talep ederken zamanaşımının başladığı tarihin önem taşıdığı, akdi taşıyanın kendi taşıtanından demuraj bedeli talep edebilmesi için öncelikle bu bedeli fiili taşıyana ödemesi gerektiği, bu ödeme ile alacağın muaccel olduğu, zamanaşımının da bu tarihten başladığı, dolayısıyla somut olayda alacak 30.09.2022 tarihinde muaccel olarak bir yıllık zamanaşımının bu tarihte başladığı ve zamanaşımının dolmadığı, akdi taşıyanın fiili taşıyana yaptığı ödeme bakımından fiili taşıyanın alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının ise ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, taraflar arasındaki görüşmelerin 01.08.2022 tarihinde sonlandığı, tutarın bu tarihte netleştiği, yine taşıma işleri komisyoncusu olan davacının ödediği demurajın fiili taşıyan ...’ın hizmet tarifesine göre 03.04.2018 - 21.10.2019 tarihleri arasında 1 yıl 6 ay 17 günlük – 562 günlük sürede yapılan hesabının incelenmesinde 12.327,00 USD olduğu, fiili taşıyan ... ya 02.09.2022 tarihinde ödeme yapıldığı ve davacının davalıya 12.10.2022 tarihinde rücu davası açtığı belirtilmiştir.
Bu rapora karşı davacı vekili 22.01.2024 tarihli beyan dilekçesiyle; her iki raporda da müvekkilinin akdi taşıyan davalının taşıtan olup, demuraj bedelinden sorumlu olduğunun belirtildiği, alacağın zamanaşımına uğramadığının belirlendiği, davalının borçtan kurtulmaya yönelik iddialarının kabul edilemeyeceğini, davalının 17.12.2019 tarihli e-postasında demurajla ilgili olarak pazarlık yapmak istediğini bildirdiği, bu pazarlıklar sonucu 01.08.2022 tarihinde görüşmelerin sona erdiği ve alacağın belirlendiği, davalının zamanaşımı iddiasını dinlenemeyeceğini, navlun faturasının 08.03.2018 tarihli olup, 17.12.2019 tarihinde borcu ikrar edip müvekkilini oyaladığını belirterek davanın kabulüne talep etmiştir.
Bu rapora karşı davalı vekili 23.01.2024 tarihli beyan dilekçesiyle; 29.12.2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, her iki raporun birbirleriyle çeliştiğini, ilk raporda demuraj ücretinin belirlenebilir olmaması nedeniyle zamanaşımının başlamadığı, ikinci raporda ise akdi taşıyanın demuraj ücret alacağının fiili taşıyana yaptığı ödemeden başlayarak muaccel olduğunu belirttiği, her iki raporunda hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, dosyanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, konteyner beklemeleri için TTK da düzenlenmiş bir sürastarya demuraj parası bulunmadığını, konteynerin 16.07.2019 tarihinde liman idaresi tarafından açık artırma ile satıldığını, bu tarih itibariyle konteynerin demurajının sona erdiğini, zamanaşımı süresi alacağın muaccel olduğu 16.07.2019 tarihinde başlarsa zamanaşımının geçtiğini, davacının fiili taşıyana karşı navlun sözleşmesi nedeniyle sorumlu olduğunu, bir yıllık zamanaşımının ileri sürülmesi gerektiğini, zamanaşımının geçmiş olması nedeniyle davacının bu alacağı talep edemeyeceğini, esas yönünden de taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadığını, ... A.Ş.'nin sadece taşıma işleri komisyoncusu olduğunu, akdi taşıyan olmadığını, bilirkişilerin görüşlerinin doğru olmadığını, sürastarya parasının kanuni dayanağının bulunmadığını, komisyoncunun alacak zamanaşımına uğramışsa ödememesi gerektiğini belirterek davanın yetki, zamanaşımı, davacının aktif tarafının bulunmadığı ve esas yönünden reddini talep etmiştir.
Davacı vekili 07.03.2024 tarihli beyan dilekçesiyle; ... A.Ş.’nin TTK m. 921 vd. uyarınca akdi taşıyanın hak ve yükümlülüklerine sahip olduğunu ve demuraj bedelini talep etmeye hakkının bulunduğunun tespit edildiğini, davalı ... Ltd. Şti.’nin ise taşıtan sayıldığını, müvekkilinin bu taşıtana karşı akdi taşıyan sıfatına haiz olduğunu, müvekkilinin demuraj bedelini talep edebilmesi için konteyner tedarik eden veya fiili taşıyana demuraj bedelini ödemesi gerektiğinin istinaf kararlarında yer aldığını, 14.03.2018 tarihinde Mersin’den ...’a taşınan su yükünün alıcısına teslime hazır hale geldiğini, davalının 15.03.2018 tarihinde müvekkiline alıcının değiştirilmesini istediğini, talimat üzerine müvekkilinin fiili taşıyıcıyla iletişime geçerek değişiklik için gerekli prosedürü yaptığını, fiili taşıyanla yapılan görüşmelerde alıcının değiştirilebileceğini, 19.03.2018 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.’ne bildirildiğini, davalının alıcı değişikliğine ilişkin talimatın 29.03.2018 tarihli e-posta ile geri aldığını bildirdiğini, yüke ilişkin varış ihbarıyla serbest süre ve demuraj başlangıcıyla ilgili gerekli bilgilendirmelerin 30.03.2018 tarihli e-postayla davalı tarafa yapıldığını, davalının bu tarihten sonra dönüş yapacaklarını bildirdiklerini, ancak herhangi bir talimat vermediğini, 10.09.2019 tarihinde fiili taşıyandan gelen ihbarın davalıya bildirildiğini, davalının cevaben yükün alıcı tarafından çekildiğini bildirdiğini, ancak yükün alıcı tarafından çekilmediğinin fiili taşıyan ...’ten öğrenilmesiyle davalıya durumun bildirildiğini, 16.09.2019 tarihinde yükün iadesiyle ilgili hususun tekrar değerlendirildiğini, davalıya 26.10.2019 tarihinde iadeyle ilgili masrafların tekrar bildirildiğini, fiili taşıyana bilgi verileceğinin bildirildiğini, buna rağmen davalının müvekkiline cevap vermediğini, müvekkiline atfedilecek bir kusur olmadığını, davalı savunmasının sorumluluktan kurtulmaya yönelik olduğunu, alacağın zamanaşımına uğramadığını, 01.08.2017 tarihinde fiili taşıyandan son alınan indirim ile fiili taşıyanın 30.09.2022 tarihinde düzenlediği faturaya istinaden müvekkilinin fiili taşıyana ödeme yaptığını, bu faturayı 12.10.2022 tarihinde davalıya yansıttığını, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, davanın bu nedenle zamanaşımı süresi geçmeden açıldığını, bir yıllık zamanaşımı süresinin 30.09.2022 tarihinde başladığını, demuraj bedelinin serbest sürenin dolması ve konteynerin fiili taşıyana boş olarak teslim edildiği 24.03.2018 ve 15.11.2019 tarihlerinde işletildiğini, 596 günlük demuraj ücretinin 50.800 USD olduğunu, davalının 12.12.2019 tarihinde demuraj da indirim talebinde bulunduğunu, 17.12.2019 tarihindeki e-posta kaydı ile 8.000-9.000 USD civarında ödeme yapabileceklerinin bildirildiğini, müvekkilinden indirim için görüş istediklerini, ... ile bu arada indirim görüşmelerinin devam ettiğini, 01.08.2022 tarihinde sona erdiğini, fiili taşıyandan son olarak 12.307 USD rakam alabildiklerini, müvekkilinin 28.09.2022 tarihinde ödeme yaptığını, 30.09.2022 tarihli faturayı aldığını, bu nedenle zamanaşımının geçmediğini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili 07.03.2024 tarihli beyan dilekçesiyle; davacı, davalı ve dava dışı ... arasında e-posta yazışmalarından safahatın takip edilebildiğini, yükün 26.02.2018 tarihinde gemiye yüklendiğini, konşimentonun 06.03.2018 tarihli olduğunu, 13.03.2018 tarihinde yükün Casablanca’ya ulaştığını, 15.03.2018 tarihinde gönderilenin değiştirileceğinin bildirildiğini, davacının bunu kabul ettiğini, + 200 USD istediğini, aynı zamanda 350 USD gümrük cezası ödeneceğinin bildirdiğini, yükün boşaltılması için verilen 21 günlük bedelsiz sürenin 03.04.2018 tarihinde dolacağının müvekkiline bildirildiğini, bu tarihten sonra 10.09.2019 tarihine kadar komisyoncudan haber alınamadığını, bu tarihte yükün çekilmediğini, imha sürecine girdiğini, formun doldurularak kendilerine iletilmesini istediklerini, gönderilen alıcıdan feragatname alınması gerektiğinin bildirildiğini, 21.10.2019 tarihinde 16.07.2019 tarihi itibariyle Liman İdaresinin konteyneri açık artırma ile sattığını, 13.12.2019 tarihinde fiili taşıyan ...’in 21.923 USD alacağının olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin bedelde indirim istediğini, 18.12.2019 tarihinde 14.250 USD + 520 USD bildirildiğini, 22.01.2020 tarihinde müvekkilinin ödeme yapmayacağını bildirdiğini, bu tarihten itibaren 22.01.2021 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, ...’e ödenen faturanın 30.09.2022 tarihli olduğunu, bu nedenle zamanaşımı geçtikten sonra ödeme yapıldığını, 01.08.2022 tarihinde ...’in yöneticisinin davacıya gönderdiği e-posta da demurajın 12.320 USD olarak kesileceğinin bildirildiğini, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının vekaletsiz iş görme hükümlerine göre TTK m. 926’daki asıl taşıyan olduğunu ve akdi taşıyıcı sayılacağı görüşüne itibar edilemeyeceğini, konteynerin taşıyan tarafından temin edildiğini, bu gecikme bedelinin istenebilmesi için taşıyan ile borçlu arasında bir sözleşme olması gerektiğini, müvekkili ile ... arasında böyle bir sözleşme bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, borcun 16.07.2019 tarihinde muaccel olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, 17.07.2020 tarihinde zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre;
Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında belirlendiği üzere dava konusu yükün davacı ... A.Ş.’nin davalı ... Ltd. Şti. ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında Mersin Limanından ...’a taşınması konusunda anlaştıkları, yükün akdi taşıyan davacı tarafından fiili taşıyan ... vasıtasıyla taşındığı ve yükün ...’ta tahliye edildiği, ancak alıcının malı teslim almak için TTK m. 1203’ye göre teslim alma iradesini göstermediği, bu nedenle navlun ve diğer alacakları taşıtanın TTK m. 1207’ye göre ödemesi gerektiği belirlenmiştir.
Somut olayda davacının TTK m. 921 vd. hükümleri uyarınca taşımayı üzerine aldığı ve tek bir fatura düzenleyerek davalı taşıtandan 08.03.2018 tarihli ... numaralı fatura ile navlun / mühür / konşimento ücreti / ISPS / geçici kabul / free in açıklamasıyla fatura ile alacağını tahsil ettiği, davalının da bu faturayı ödediği belirlenmiştir.
Davacının akdi taşıyan olarak hareket ettiği sabittir.
Dava dışı ... ise ... numaralı konşimento ile fiili taşıma işini yaptığı ve bu taşıma kapsamında 29.01.2020 tarihinde akdi taşıyan yetkilisine alıcının ordinoyu almadığını belirtir e-posta kaydı gönderdiği, dolayısıyla dava dışı gönderilenin yükü teslim almadığı tespit edilmiş olup, davalı taşıtan ile akdi taşıyan ve fiili taşıyanın aralarında demuraj bedeline ilişkin olarak e-posta kayıtlarının da bulunduğu, davalının e-posta kayıtlarında demuraja ilişkin pazarlık yapmayı teklif ettiği, bu görüşlerin 01.08.2022 tarihine kadar sürdüğü, bu tarih itibari ile davacının fiili taşıyanın ...’e 12.320 USD bedelli faturayı ödediği, defter ve kayıtlarında bu faturanın ödendiğine ilişkin incelemenin yapılması ile ödemenin sabit olduğu belirlenmiştir.
Davalı taraf demuraj bedelinden sorumlu olmadığını belirterek zamanaşımı definde bulunmuş ise de TTK m. 1246’ya göre zamanaşımının alacağının muaccel olduğu tarihten başlamak kaydıyla charter sözleşmesi / navlun sözleşmesi / konşimentodan doğan alacaklar için 1 yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiştir. Somut olayda da alacağın muaccel olduğu tarih taraflar arasında demuraj alacağı konusunda görüşmeleri biterek bu konuda düzenlenen faturaların ödenmesinden itibaren yani 30.09.2022 tarihinden başlayarak 1 yıllık zamanaşımına tabidir, davacı da bu tarih itibari ile fiili taşıyana ödeme yapmış olup, davalıdan bu bedelin ödenmesini dava tarihi itibari ile talep etmiş olup, 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan talep etmiştir.
Davalı tarafın yetki itirazı da değerlendirildiğinde; davacının alacağının para alacağı olması ve faturaya dayalı olması nedeniyle TBK m. 89 ve HMK m. 10 gereğince davacının ikametgâhın bulunduğu yerde yani İzmir de açılmasında mümkün olduğu tespit edilmesiyle yetki itirazının reddi gerekmiştir.
Demuraj bedeli konusunda mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde, demuraj bedelinin (562 günlük) 03.04.2018 ve 21.10.2018 tarihlerini kapsayan döneme ilişkin olduğu ve tarifeye uygun olarak demurajın belirlendiği, 12.327 USD tutan demurajın davacı tarafından fiili taşıyana ödendiği, dolayısıyla davacının ödeme tarihinden itibaren davalıya rücu edebileceği tespit edilmiştir.
Sonuç olarak davacının davasının kabulü ile 12.327 USD demuraj alacağının davalı taşıtandan dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun m. 4/a da ki faiz oranıyla tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarda Açıklanan Sebeplerle;
Davacının davasının KABULÜ ile;
Davacı ... AŞ’nin davalı ... Ltd. Şti. aleyhine 12.327 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca ABD doları cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline,
Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 15.736,54 TL harçtan dava açılışında alınan 3.934,14 TL peşin harcın mahsubu ile eksik alınan 11.802,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 80,70 TL ve peşin harç 3.934,14 TL ile yazışma, tebligat ve talimat dosya gönderme gideri 300,00 TL, ilk bilirkişi inceleme ücreti 3.750,00 TL ve ikinci bilirkişi inceleme ücreti 10.000,00 TL olmak üzere toplam 18.064,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 36.555,42 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine,
Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde yatırına iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/04/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49