İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1010 E. 2024/265 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2022/1010
2024/265
28 Mart 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1010
KARAR NO : 2024/265
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 03/07/2015
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
İDDİA: Davacı vekili mahkememize verdiği 03/07/2015 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında sipariş teyit formuna göre eser sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında GMG belgesi düzenlenerek karşı tarafın onayına sunulduğunu, onayın verilmesi ile etiketlerin basılıp karşı tarafa fatura edildiğini, ilk siparişten sonra ikinci parti için sipariş verildiğini ve basımdan bir ay sonra etiketlerin ayıplı olduğunun iddia edildiğini, ayıbın süresinde müvekkiline bildirilmediğini, teslim edilen sirapişler gereğince müvekkilinin davalıdan olan alacağının tahsili için İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak Denizli Asliye Ticaret Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, esas yönünden GMG belgesinin kanuni bir düzenlemesi olmayıp davalıya kontrol ve muayene yükümlülüğü vermediğini, ürünler ile birlikte faturaların gönderilmesi ve faturaya itiraz edilmemesini ayıplı olarak gönderilen ürünler sebebiyle faturalara itibar edilmesinin talep edilemeyeceğini, barkotlardaki hatanın gizli ayıp olduğunu, davacının sorumluluğunun devam ettiğini, ürünlerdeki hatanın BİM yetkililerinin uyarısı ile anlaşıldığını ve davacı şirkete bildirildiğini, müvekkilinin seçim hakkını kullanarak sözleşmeden döndüğünü, Denizli Sulh Hukuk Mahkemesinin değişik iş dosyası ile tespit yaptırıldığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER :
Davacı vekili dava dilekçesinde; 06/03/2014 tarihli esnek ambalaj sipariş ve teyit formu, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosya ve kapsamı, GMG belgesi, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, tanık, bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ve kapsamı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik tüm evrak ve belgeler, ayıp ihbar sürelerine uygun davranıldığına ilişkin her türlü evrak ve belgeler, Denizli ... Noterliğinin 23/05/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, Beyoğlu .... Noterliğinin 30/05/2014 tarih ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi, Denizli .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası, taraflara ait ticari defter ve kayıtları, bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.
İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/38 D.İş sayılı dosyası celp edilmiş dosyamız arasına alınmış incelenmesinde dosyamızla ilgili oldukları anlaşılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Mahkememizin 2 nolu celsesinin 1 nolu ara kararı ile davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 05/05/2016 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, mali müşavir bilirkişi, matbaacı bilirkişi ve hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 23/01/2017 havale tarihli raporlarında dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak, GMG belgesinde yer alan barkod ile basılan numunelerde yer alan barkodların aynı olduğu saptanmış olmakla basılan ürünlerin davalı iş sahibi firmanın kontrolünden geçirilerek üretildiği, davalı iş sahibi firmanın "gizli ayıp" iddiasının bu nedenle de kabulüne olanak bulunmadığı, davacı firmanın GMG belgelerini onaylatıp baskı işlemine geçtiği, öğreti ve uygulamada benimsenmiş olan "Hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesine dayalı olarak zarar gören kendi davranışı ile zarara neden olmuş ise bu zararın başkasına yüklenmesini de isteyemeyeceği, davacı yüklenici firmanın uyuşmazlık konusunda kusurlu olmadığının düşünüldüğü, takip tarihi olan 16/10/2014 tarihi itibariyle davalı iş sahibi borçlu/firmadan her ne kadar takip öncesine ait faiz isteminde bulunulmuş ise de takip öncesinde iş sahibi/borçlu firmanın temerrüdü doğmadığından öncesinde faiz de istenemeyeceği, bu durumda 72.880,49-TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren icra giderleri, vekalet ücreti ve asıl alacak üzerinden reeskont avans faizi ile birlikte tahsili yönünden borçlu bulunduğuna, davanın takip öncesinde istenen faiz yönünden kısmen reddiyle takibin devamına, İİK m 67/2 hükmü uyarınca asıl alacağın % 20'si tutarındaki 14.576,09-TL inkar tazminatının da davalı-borçludan alınarak davacı-alacaklıya ödenmesine dair görüşlerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili 02/07/2017 havale tarihli dilekçesi ile rapora beyan ve itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; raporda takip öncesi faize ilişkin oluşturulan görüş ve kanaate karşı beyan ve itirazları doğrultusunda denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınmak üzere dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 07/07/2017 havale tarihli dilekçesi ile rapora itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden yeniden bilirkişi raporu tanzim ettirilmesini talep etmiştir.
Dosya kapsamı itibariyle toplanan deilller ve alınan bilirkişi raporu yeterli görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Mahkememizin 28/03/2017 tarihli oturumunda bilirkişi heyetinden tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti ibraz ettikleri 20/02/2019 havale tarihli ek raporlarında sonuç olarak; davacı vekilinin kök raporlarında itirazlarının kabulü gerektiği, bu durumda taleple bağlı kalınarak icra takibine konu edilen faiz istemlerinin haklı olduğuna, faiz itirazının da TTK m1530 kapsamında iptali gerektiğine, kurullarınca taktiri ve değerlendirmesi mahkememize ait olmak üzere davalı vekilinin itirazlarının kök raporlarında açıklanan görüş ve düşüncelerini değiştirmediğini bildirmişlerdir.
Davalı vekili 11/03/2018 havale tarihli dilekçesi ile ek rapora itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.
Davacı taraf, ek rapora beyan vermemiştir.
Dosya kapsamı itibariyle alınan rapor yeterli görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş, 11/02/2019 tarihli ek raporun sonuç kısmında bilirkişiler 6102 sayılı yasanın 1530. maddesi kapsamında davalı borçlunun faize yapmış olduğu itirazın iptalini belirtmişlerse de açılan davada faiz isteminin bulunmadığı ayrıca faiz istemi için temerrüdün oluşması gerektiğinden bilirkişilerin bu yöndeki görüşleri yerinde görülmemiştir.
Mahkememizin 31/05/2019 tarihli ara kararı ile davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi incelemesi yapılması için Denizli Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, talimat mahkemesine ibraz edilen 09/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; incelenen davalıya ait 2014 yılı ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu ve taraflara ait defter kayıtları karşılıklı birbirini doğruladığı, incelenen davalıya ait ticari defter ve kayıtlarına göre 16/10/2014 icra takip tarihi itibariyle takip konusu faturalardan dolayı bakiye 72.880,49-TL davacıya borçlu olduğunu, Denizli ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı tespit dosyasında ayıp nedeniyle tespit edilen 23.185,87-TL zarar ve kullanılmamış 43.263,80-TL'lik ambalaj bedelinin takip konusu 72.880,49-TL alacaktan mahsubundan sonra 6.430,82-TL davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğunu, davalının 215 adet 3.959,80 kg 43.263,80-TL'lik kullanılmamış ambalaj malzemesinin değerlendirilmesi söz konusu olmadığından bedel indirimi yapılmasının uygun olmadığı, davacıya teslim etmesi gerektiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir belgeye rastlanmadığından icra takip tarihine kadar faiz talep edilemeyeceği ancak davacının 2.390,17-TL faizi takip konusu yaptığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 25/09/2019 tarihli dilekçesi ile talimat bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak; 09/09/2019 tarihli bilirkişi raporunun 2 nolu sonuç bölümünde belirttiği "ticari defter ve kayıtlara göre davalının bakiye 72.880,49-TL davacıya borçlu olduğu" yönündeki görüş ve kanaati dışındaki görüş ve kanaatlerine karşı itirazlarının kabulüne, 17/01/2017 tarihli bilirkişi kök raporu ve ek rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf talimat bilirkişi raporuna karşı beyan vermemiştir.
Mahkememizin 03/12/2019 tarih, ... Esas -... sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, davalı ... Gıda AŞ. Vekilince karar istinaf edilmiş, İzmir BAM .... HD. 11/11/2022 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile;
"....Eldeki davda da, 06.03.2014 tarihli sözleşmede ürünün barkod numarası belirtilmemiş olmakla birlikte ürün ismi "... Ayçekirdeği Ambalajı" olarak tanımlanmıştır. Davacı tarafından GMG belgesi olarak adlandırılan ve basılacak ürünün basıma hazır örneğinin davalı iş sahibine gönderilerek onayının alındığı da tarafların kabulündedir. Ancak her ne kadar bu örnek davalı iş sahibi tarafından kontrol edilmiş ise de barkodun doğru olup olmadığının davalı tarafından kontrol edilmemiş olması, davacı yüklenicinin yüklendiği eseri, sözleşme ile belirlenen amaca uygun olarak üretme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Bir başka anlatımla davacı yüklenicinin, barkod okuyucu ile aynı kontrolü yaparak basım için hazırladığı GMG belgesine esas örnekteki barkodun "... Ayçekirdeği" şeklinde okunup okunmadığını kontrol ederek doğru şekilde basımını gerçekleştirmek konusundaki özen yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Belirtilen nedenle mahkemece, dava konusu ürün üzerinde de inceleme yapılmak suretiyle konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden önceki raporlardaki çelişkili hususları da giderecek şekilde rapor alınarak, ayıbın niteliğine göre TBK'nın 475. maddesi kapsamında davacının talep edebileceği iş bedelinin belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması dairemizce doğru görülmemiştir.
Kabule göre; itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekir.
Somut olayda, alacağın varlığı yapılan yargılama ile belirlenebileceğinden, bu nedenle alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-6. maddesinde de; "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması" halinde, HMK'nın 353/(1)-a bendi uyarınca bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği yönünde düzenleme getirilmiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir..." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememizin ... Esasını alarak yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 28/02/2023 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, bilirkişi heyetinin 28/09/2023 tarihli bilirkişi raporu ile sonuç olarak;
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler, Sayın mahkemenizin dosyada bulunan davacı ve davalı tarafların sunduğu GMG belgelerinin kabulü halinde, Yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle; TBK 470 ve 471 maddeleri dikkate alındığında iş bu uyuşmazlıkta Davacı yüklenicinin eser meydana getirme borcunu ifa ettiği sonuç ve kanaatine yukarıda yer verilen teknik incelemeler neticesinde ulaşılması mümkün olup; iş bu kanaatin Sayın Mahkeme tarafından da benimsenmesi halinde davalı işsahibinin eser bedelini ödeme borcunun muaccel hale geldiği; Sayın Mahkeme tarafından onay verilen barkod çizgilerinin doğruluğunu temin etme yükümlülüğünün davalı işsahibinde olduğu ve davacıya herhangi bir sorumluluk yüklenemeceği görüşünün benimsenmesi halinde 16.04.2014 takip tarihi itibariyle, takibe konu faturalardan dolayı bakiye 72.880,49-TL davacıya borcun olduğu, taraf kayıtlarının bir birini teyit ettiği ve Davacı Yüklenicinin davalı iş sahibinden 72.880,49-TL alacaklı olduğu; Sayın Mahkeme tarafından ONAY verilen barkod çizgilerinin doğruluğunu teyit etme yükümlülüğünün davacı yüklenicide olduğu görüşünün benimsenmesi halinde Davacı Yüklenicinin davalı İş Sahibinden 49.694,62-TL TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekilinin 24/10/2023 uyap tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunarak davanın kabulüne olmadığı takdirde ek rapor alınmasını talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekilinin 25/10/2023 uyap tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını bildirerek yeni bilirkişi yeni bilirkişi raporu alınmasını talep ettiği görülmüştür.
Dosya kapsamı itibariyle alınan rapor yerinde görüldüğünden yeni bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiştir.
Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacı ile davalı arasında sipariş teyit formuna göre eser sözleşmesi kapsamında davalı için etiket basım işi yapıldığı, bu sebeple oluşan alacağın tahsilinin talep edildiği, İstinaf Kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda barkod onay sorumluluğunun davalıda olması halinde davacı alacağının 72.880,49 TL olacağı, onay verilen barkod çizgilerinin doğrulunu teyit etme yükümlülüğünün davacı yüklenicide olduğu görüşünün benimsenmesi halinde davacı alacağının 49.694,62 TL olacağının bildirilmiş olduğu, İzmir BAM .... Hukuk Dairesinin 11/11/2022 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kaldırma kararında barkod kontrolünde davacının da kontrol ve özen yükümlülüğünün olduğunu belirtmiş olduğu, bu durum itibariyle davalının imal edilecek ürün barkodu yönünden 17/01/2017 tarihli raporun 4. Sayfasında belirtildiği şekilde siparişi veren davalı firmanın baskı grafiği düzenlenen işi barkod uygulamasını içerecek şekilde tüm kontrollerini yapması ve ondan sonra baskıya esas olan GMG belgesini imzalayarak onayını vermesinin ön görüldüğü, İzmir BAM kararınca da davacı iş sahibinin de onay verilen GMG belgesinin kontrol edilip doğru şekilde basımı gerçekleştirmek üzere özenli davranması gerektiği, her iki tarafında baskısı yapılacak ürünlerin nitelik ve barkodu konusunda yeterli özen göstermediği, ve hatalı imalatın ortaya çıktığı, bu şekilde oluşan zarardan %50, %50 oranında sorumlu olmaları kanaatine varılarak imal edilen ürünlerin hatalı olması sebebiyle oluşan zararın 23.185,87 TL olduğu, 1/2'nin 11.592,93 TL olduğu, davacı alacağı 72.880,49 TL'den mahsubu ile davacı alacağının 61.287,55 TL olduğu ve davalıdan tahsili gerektiği, davacı alacağı likit vasıflı olmadığından icra inkar tazminatı yerinde olmadığı anlaşıldığından;
Davanın kısmen kabulü ile, davalının İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile , takibin 61.287,55 TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, Hüküm altına alınan itirazlı alacak likit vasıflı olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;
- Davanın kısmen kabulü ile, davalının İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 61.287,55 TL üzerinden ve icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,
Hüküm altına alınan itirazlı alacak likit vasıflı olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine,
-
Alınması lazım gelen 4.186,55. TL harçtan, peşin alınan 868,32. TL harcın mahsubu ile bakiye 3.318,23. TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 11.592,94. TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-
Davacı tarafından yatırılan 868,32. TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
Davacı tarafından bozmadan önce 2.857,62. TL, bozmadan sonra 6.083,75. TL olmak üzere toplam 8.941,37. TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre taktiren 7.519,08. TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-
HMK 333 md gereğince davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49