İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1058 E. 2024/238 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Mahkeme Kararı
2023/1058
2024/238
21 Mart 2024
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1058 Esas
KARAR NO : 2024/238
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından verilen 28/12/2023 Tarihli dava dilekçesi ile ; Davacı şirket ile davalı arasında 12.04.2021 tarih ... yevmiye numarası ile resmi senet düzenlendiğini ve ... Mahallesi ... Ada ... Parselde... arsa paylı Giriş:... 2. Kat ... no'lu meskenin, davalının müvekkil davacı şirketten almış olduğu ve alacağı emtialara teminat teşkil etmek üzere, müvekkil şirket lehine, 1. derecede, faizsiz ve F.B.K. süre ile ipotek olarak verildiğini, davalı tarafın başlatılan icra takibine karşı itiraz dilekçesinde borcu bulunmadığını iddia etmekte ise de ...'in , ... Ürünleri Şirketi ile birlikte davacı şirketten mal alışverişi yaparak ticari faaliyette bulunduğunu, ... Ürünleri şirketinin hissedarı ve temsilcisinin davalı ...'in kızı ... olduğunu, söz konusu şirketin fiilen işlemlerini ise davacının damadı ve ...'nın eşi olan ...'nın yürüttüğünü, ... Ürünleri ile davacı şirket arasındaki ticari ilişki şüpheden uzak bir maddi vaka olduğunu, ticari ilişkiye konu malların davalı ...'in damadının işlerini yürüttüğü ... Ürünleri Ltd. Şti.'ye teslim edilmiş olduğunu, yapılan yazışmalar ve ticari ilişki açıklamalarının davalı ...'in üçüncü kişi ipoteğini ve davacı şirket ile ticari ilişkisini ortaya koyduğunu, taraflar arasındaki bahsi geçen ilişki ve ... Ürünleri Mobilya Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin davacı şirkete borcunu ödememesi sebebi ile hem davalı ...'e hem de ... Ürünleri Mobilya Gıda Tic. ve San. Ltd. Şti.'ye Manisa ... Noterliği'nin 25.11.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilmiş olup buna rağmen borç ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine İzmir .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle ilamsız takibe başlandığını, davalının takip dosyasına 21.03.2022 tarihinde itiraz dilekçesi sunduğunu, takibin durdurulmasına karar verildiğini, ilgili itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediğini, 02.11.2023 tarihinde Uyap üzerinden görüldüğünü, itiraz dilekçesinde borcun bulunmadığı ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile ipoteğin fekki davası açıldığı belirtildiğini, İpoteğin fekki davasının görevsizlik ile İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü ve 19.07.2023 tarihli karar ile davanın reddine karar verildiğini, kararda yer aldığı üzere ... ipoteğin fekki davasında dava dilekçesinde yakın akrabalık ilişkileri olan kişileri kıramayarak ipotek işlemini gerçekleştirdiğini ikrar ettiğini, dosyaya sunulan yazışmaların davacı yan ile ... Ürünleri yetkilisi ...'nın ve eşi ...'nın birlikte hareket ettiklerine karine teşkil ettiğini, davalı tarafın davacı şirkete borçlu olduğunu, davalının anılan nedenlerle itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu, Davalı-borçlunun itirazının iptali ile itirazın haksız, kötü niyetli olması ve takibe konu alacağın likit olması hususları göz önünde bulundurularak borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından verilen 17/01/2024 tarihli yanıt dilekçesi ile davalının yaklaşık 70 yaşında olduğunu, ve ev hanımı olduğunu, akrabalık bağı nedeniyle aracıların ricasini kıramadığını ve davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davacı şirket lehine 12/04/2021 tarihli 600.000,00 TL bedelli anapara teminat ipoteği tesis edildiğini, ancak davacı ile davalı arasında ticari nitelikte bir anlaşma veya sözleşme yapılmadığını, davacı tarafından düzenlenen ihtarname ile ipotek bedelinin ödenmesinin istendiğini, davalının ise ipoteğin fekkini karşı ihtarname ile istediğini, ancak davacının ipoteğin fekki işlemine yanaşmadığını, davalının davacıya herhangi bir borcunun olmadığın, bu hususun ticari defterlerde de belli olacağını, ipoteğin teminat amaçlı olduğunu, davacının dava dilekçesinde açıkladığı hususlar ile davanın mecrasını kaydırarak dava dışı üçüncü kişiler ile var olduğu iddia edilen ticarete davalıyı da dahil etmek amacında olduğunu, davalının iddia edilen ticari ilişki ile ilgisinin olmadığın ve kefil olmadığını, davacı tarafa da borcunun olmadığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istediği görülmüştür.
Dava konusu İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının sistem üzerinden dosyamız içine alındığı görülmüştür. Dosyanın yapılan incelemesinde, alacaklının dosyamız davacısı şirket olduğu, borçlunun dosyamız davalısı gerçek kişi olduğu,600.000,00 TL ipotek alacağının, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile tahsilinin istendiği, davalının takibe süresi içinde itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği görülmekle Mahkememiz dezdinde açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında mevcut hukuki ilişkinin taşınmaz ipoteğinden kaynaklı olduğu görülmekle uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre incelenmesi gerektiği anlaşılmış, davalının tacir olup olmadığı hususunda yazışmalar yapılmış, yapılan yazışmalara göre davalının tacir kaydı olmadığı gibi, esnaf kaydının da bulunmadığı, mükellefin deftere tabi olmadığı, ticari, mesleki ve zirai yönden mükellefiyetinin bulunmadığı, Gayrimenkul sermaye iradı yönünden mükellefiyet tesis edildiği, bu hali ile davalının tacir olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
Takibe dayanak ipoteğin tesis edildiği taşınmaza ilişkin tüm sınırlandırma ve sorumlulukları ile birlikte güncel tapu kaydının Tapu Sicil Müdürlüğünden istenerek dosyamız içine alındığı görülmüş, ipoteğin hali hazırda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının sistem üzerinden gönderildiği ve dosyamız içine alındığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında hukuki ilişki taşınmaz ipoteğinden kaynaklanmakta olup rehin sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği dosya kapsamında anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu uyuşmazlıkların TTKmd.5 te açıklandığı ve buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK md 2 de ise Asliye Hukuk Mahkemelerinin genel görevli mahkeme olduğu hüküm altına alınmıştır.
Yapılan yazışmalara göre gerçek kişi olan davalının tacir olmadığı, davalı hakkında yapılan tacir araştırmasına göre İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Ticaret Sicil Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, yazı yanıtlarına göre davalının tacir sıfatının bulunmadığından uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın rehin (ipotek) sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu uyuşmazlığın genel hükümler uygulanmak suretiyle çözümü gerektiği, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, HMK md 114/1-c hükmüne göre, görev hususunun dava şartları içinde sayıldığı, görevin, yargılamanın her aşamasında gerek taraflarca ileri sürülebileceği gibi gerekse mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca bu haliyle mahkememizin görevli olmadığı, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeni ile usulden REDDİNE, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
Karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içinde başvuru olduğu taktirde, dosyanın görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine Gönderilmesine,
Harç ve yargılama giderlerinin HMK md.331 uyarınca görevli/yetkili mahkeme tarafından ele alınmasına,
HMK 20. Md. Uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra başvuru olmadığı takdirde dosyanın mahkememizce ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun dikkate alınmasına,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/03/2024
Yazman...
e-imzalı
Yargıç...
e-imzalı
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_mahkeme
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:49